İslam dünyada en hızla yayılan din. Bu yüzden nefretin arkasında korku var aslında.
Daha 1400 yıl önce bu dünyada sıfır kişi müslüman iken, bugün milyarlar ile ölçülen müslüman sayısını görünce, ben de gavur veya ateist olsam, ben de korku duyardım, ben de yok olmasını isterdim.
Bir din kendi mensuplarının diğer inançların ibadet ve geleneklerini yasaklaması gayet normaldir. Sırf Mecusilerle karıştırılmamak için Güneş doğarken ve batarken namaz kılmak yasaktır.
Müslümanlar, Hristiyanların Noel kutlamasına tahammülsüz değildir. Müslüman olduğunu söylediği halde başka dinlerin ibadet ve geleneklerini yerine getirenlere karşı hatta tahammülsüzüz. Git Hristiyan ol, istediğin Hristiyan ibadet ve geleneğini yerine getir.
BİRKAÇ ay cezaevinde kalan biri, bir kitap çıkartmış, “Ben Atatürkçü ve laik bir kimseyim, benden terörist olmaz, kimseye zarar gelmez” diyor.
Laiklerden kimseye zarar gelmez mi?
Şapka Kanunu’ndan önce yayınladığı risalesi yüzünden, hukukun ve adaletin cezalar mâkabline şâmil olmaz ana prensibini ayaklar altına alarak, ulemadan İskilipli Âtıf efendiyi asmak terör değil de nedir?
Yine şapka meselesi yüzünden binlerce vatandaşa harbî düşman muamelesi yapmak, kimisini tutuklamak, kimisini idam etmek terör değil midir?
1924’te Müslümanların Halifesi Abdülmecid Efendiyi Dolmabahçe sarayından paldır küldür alıp, Çatalca’da trene bindirip yurt dışına sürmek terör değil midir?
Avukatsız ve Yargıtaysız muhakeme eden zâlim İstiklal Mahkemelerinin karakuşî kararlarıyla binlerce vatandaşı asmak, zindanlarda çürütmek, ezmek, sindirmek terör değil midir?
Nice Kürt ulemasını, şeyhlerini, seyyidlerini sürmek terör değil midir?
Seyid Rıza’yı asmak terör değil midir?
Medreseleri, tasavvuf tekkelerini kapatmak, Konya Mevlevihanesinde zikrullah yapılmasını yasaklamak terör değil midir?
1930’lu yıllarda Bursa’da Ulucami’de Ezan-ı Muhammedî okuyan zavallı Müslüman’ı tutuklayıp işkence etmek, canına okumak terör değil midir?
On bine yakın tarihî camiyi, mescidi, medreseyi, taş mektebi, imareti, tekkeyi, hayrat vakfı binasını; yıkmak, satmak, kiraya vermek, kuruluş gayesinden başka işlerde kullandırmak terör değil midir?
Faşist tek parti baskıları terör değil midir?
Gazetelere resmî genelge göndererek, bundan sonra din konulu yayınlar yapmayacaksınız demek terör değil midir?
Bu milletin bin yıldan beri kullandığı millî yazıyı yasaklamak bir kültür terörü değil midir?
Atatürkçüymüş, laikmiş, ondan terörist olmaz, kimseye zarar gelmezmiş… Sevsinler…
Komünist bıyıklı soytarı, Peygamber Efendimiz'e saldırdı!
Yakup Deniz isimli ahlaksız bir kişi "Akıl ve Bilim" adlı Youtube kanalında yayınladığı video ile Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed SAV'e ahlaksızca hakaretler etti. Kamuoyu, halkın manevi değerlerine alenen hakaret eden bu küstaha karşı devletin yetkili birimlerinin harekete geçmesini bekliyor.
Yükselen Islam düşmanlığı bir vaka. Bu durumu iki aşamada ele almak lazım.
Öncelikle; ateizm/agnostisizm/dinsizlik gibi akımlar bütün dünyada yükselişte. Yani antiteist fikirlerin yaygınlaşması Türkiye'ye has bir durum değil, dünya genelinde olan bir durum. Bilimin, eğitimin, iletişimin yaygınlaşması ile beraber insanlar daha çok sorgulamaya başladı. Artık kendilerne anlatılanları sorgusuz sualsiz kabul etmiyorlar. Başkaları ne diyor onu da araştırıyorlar. Mesela; dinle alakalı, gençler ateist sitelere giriyor, oradaki din ile alakalı eleştirileri okuyorlar. Youtube'a giriyor, ateistler tarafından hazırlanmış videoları izliyorlar. Yani farklı farklı görüşlere maruz kalıyorlar. Bundan 50 sene böyle birşey sözkonusu bile değildi. 50 sene önce gençlerin düşünmeye dahi korkacağı şeyleri bugünün gençleri ateist sitelerde, youtube'da, sosyal medyada, her gün görüyor ve duyuyor. Eskiden tek yönlü propagandaya maruz kalan insanlar bugün her türden propagandaya maruz kalıyorlar ve tabii olarak da daha çok sorguluyorlar. Ve bu sorgulama sürecinin sonunda bazıları dini öğretileri reddediyor. Bu durum zamanla daha da yaygınlaşacak. Bu sürecin önüne geçilmesi mümkün değil. Dindar camia bu durumdan çok rahatsız ama bu duruma alışmak zorundalar. Özellikle internetin ortaya çıkması Ortaçağ'da matbaanın Hristiyan Avrupa'da yaptığına benzer bir etki yarattı.
İkinci olarak; elbette dinsiz/inançsız olmak ile Islam düşmanı olmak aynı şeyler değil. Bir kişi dinsiz olabilir ama eğer dinsizlik aynı zamanda belirli bir dine olan tepkiselliğe dönüşüyorsa bu durumu ayrıyeten ele almak ve açıklamak gerekir. Bana göre bu durumun açıklaması çok basit--siyasal Islam. Batı'da dinsiz/inançsız kesim Hristiyanlığı bir tehdit olarak görmüyor--çünkü Batı'da siyasal Hristiyanlık yok. Siyasal Hristiyanlık ile kastım, kendisini Hristiyan olarak tanımlayan bir kesim kendi inançlarını devlet eli ile zorla bütün topluma dayatmak için organize olmuş değil. Böyle çabası olanlar varsa da yeterince güçlü değiller. Dolayısı ile inançsız kesim Batı'da rahat. Hristiyanlığı kültürlerinin bir parçası olarak görüyorlar. İnanmıyorlar ama kültürel bir değer olarak gördükleri için Noel'i aileleri ile beraber kutluyor olmaktan da rahatsız değiller. Islam coğrafyasında ise durum çok farklı. Islam coğrafyasında siyasal Islam var. Yani dindar kesim organize olmuş ve inançlarını devlet üzerinden inançsız kesime zorla dayatmaya çalışıyor. Pakistan/Arabistan gibi ülkelerde bu durum çok net. Buralarda ateist olmanın ya da Islam'dan ayrılmanın cezası ölüm. Dolayısı ile bu ülkelerde insanlar Islam nefretlerini iç dünyalarında yaşıyorlar, ya da internet üzerinden anonim olarak dile getiriyorlar. Türkiye'de durum bu kadar ileri değil. Ama Türkiye'de de siyasal iktidar zorunlu din dersleri ile, evrimi müfredat dışı bırakarak, alkole çok yüksek vergiler uygulayarak seküler kesimi sürekli baskı altında tutuyor. Seküler kesim de bu baskının altında yatan motivasyonun siyasal iktidarın dini değerleri olduğunu görüyor. Ve dolayısı ile tepkisellikleri dine yöneliyor. Ben Türkiye'de siyasal iktidara olan nefretin giderek daha çok dine olan nefrete dönüştüğü kanaatindeyim. Örnek vermek gerekirse: Eski jenerasyon CHP'liler "biz müslümanız ama laikiz, şeriat istemiyoruz" der, namaz kılmaz belki ama orucunu tutardı. Artık bunların çocukları açıktan "müslüman değiliz, Islam'dan nefret ediyoruz, bu ülkenin geri kalmasının, fakir olmamızın nedeni Islam" diyorlar.
İkinci olarak; elbette dinsiz/inançsız olmak ile Islam düşmanı olmak aynı şeyler değil. Bir kişi dinsiz olabilir ama eğer dinsizlik aynı zamanda belirli bir dine olan tepkiselliğe dönüşüyorsa bu durumu ayrıyeten ele almak ve açıklamak gerekir. Bana göre bu durumun açıklaması çok basit--siyasal Islam. Batı'da dinsiz/inançsız kesim Hristiyanlığı bir tehdit olarak görmüyor--çünkü Batı'da siyasal Hristiyanlık yok. Siyasal Hristiyanlık ile kastım, kendisini Hristiyan olarak tanımlayan bir kesim kendi inançlarını devlet eli ile zorla bütün topluma dayatmak için organize olmuş değil. Böyle çabası olanlar varsa da yeterince güçlü değiller. Dolayısı ile inançsız kesim Batı'da rahat. Hristiyanlığı kültürlerinin bir parçası olarak görüyorlar.
Tamamiyle yanlış. Avrupa'da sağ güçleniyor. Söylediğin tez gerçek değil gerçi tez bile değil hiç bir dayanağı yok. Tüm Avrupa ülkelerinde seçimleri önceki seçimlerle kıyaslarsanız sağ partilerin nasıl yükseldiğini görürsünüz. Ayrıca çoğu Avrupa ülkesinde yönetime geçenler hala incile el basıyor. Bu işin ağa babası da ABD bırak başkanlığı mahkemelerinde bile her konuşan incile el basıp yemin ediyorken sen nasıl olurda Avrupa'da bu iş çok yumuşak orda daha az katı diyip Türkiye'de de baskı olduğunu söyleyebiliyorsunuz? Şimdi şu açıdan bak Türkiyede Cumhurbaşkanı yada mahkemelerde yemin ederken Kur'an kullanılması gündeme gelse nasıl bir kıyamet kopar tahayyül bile edemiyorum. Müslüman ülkede bunu yapamayıp hatta yapmayı bile düşünezken nasıl bir Müslüman baskısından bahsediyor olabilirsiniz? Zamannında Türkiye Müslüman olmasına karşın burda başı kapalı okuyamayıp Hrıstiyan ülkelerde okuyanlarla doluydu.
Bir konuda haklısınız ama internet sayesinde ateizmin yaygınlaştığı aşikar. Sadece oda değil deizm veya hadis inkarcıları internet ortamında yaptığı akımlarla kendilerini daha geniş kitlelere duyurdular. Ehli sünnetse zaten herkes biliyor yada camilerde kurslarda öğreriliyor diye internete hiç bulaşmadığı kitap yazmakta takılıp kaldığı aşikar ama gerçek şu ki sokakta 10 genç adamla röportaj yap yarısı adamakıllı şehadet getiremez berki biri anlamını bilebilir. Müslümanlık hakkındada sadece internetteki karamaları duyup fikir sahibi olanlar yine internette onları bağırlarına basan sitelere koşup tercihlerini seçiyorlar. Cami kurslarına giden nufus internetteki ulaşılan nufusa göre damla bile değil kitaplarıda kimse okumuyor. Anca bu işlerle uğraşanlar okuyor. Bu çağı kaçırmalarıda gençler arasında kuul olabilmek için müslümanlığı dışlamak safhasına kadar bile getirtti. Artık bişeyler yapılmaya çalışılıyor ancak ne kadar geçerli bilemiyorum.
Bir konuda haklısınız ama internet sayesinde ateizmin yaygınlaştığı aşikar. Sadece oda değil deizm veya hadis inkarcıları internet ortamında yaptığı akımlarla kendilerini daha geniş kitlelere duyurdular.
------------------------
buradaki soru aslinda sudur, deistler/ateistler mi islam icin daha zararli ve islam düsmanidir yoksa kuranda ve hadislerde yazilanlari bunca yil sonra kendi lehine saptirmasi mi? kurancilar var, hadislere yalan diyenler var son zamanlarda evrim bir gercek diyen müslümanlar ortaya cikti. insanlari ateizme sürükleyen bunlar degil mi? evrim gercek dedigin an bir cok seyleri inkar ediyorsun. hz. adem maymun muydu? adeta yeni bir din yaratmak istiyorlar. bu birilerini mutlu edebilir onlar kendini modern sayabilir ama islami yok ediyorlar.
Bakın siz batıda sağın yükselişini dinin yükselişi olarak yorumluyorsunuz ki bu çok yanlış. Kim sağ batıda? Geert Wilders mi? Adam ateist. Trump mı? Çok muhtemel o da ateist. Gidin hangi ciddi anket kuruluşunun bulgularına bakarsanız bakın, sonuç aynı. Bütün dünyada genç jenerasyonda ateizm/agnostisiz/deizm/apateizm--özetle dinsizlik, yükselişte. Yok Abd'de incile el basıyorlarmış vs, bunların hiçbir önemi yok. Sağ = din gibi bir algı ile yazmışsınız ama bu doğru bir eşitlik değil. Türkiye için bile doğru değil, batı için hiç değil. Geert Wilders mesela ateist bir Islam ve göçmen karşıtıdır ama partisi sağ bir parti olarak niteleniyor. Sağ/sol ayrımında ekonomik (sağ liberal sol sosyalist), milliyetcilik (sağ milliyetçi sol enternasyonalist) ve sosyolojik etmenler de var.
Batıda olan şu: Hristiyanlık ideolojik anlamda yenilgiye uğramış vaziyette. Gençler ya hiç inanmıyor, ya da reforme olmuş, çok yumuşamış, hayatlarını kısıtlamıyan bir Hristiyanlığa inanıyorlar--yani evlilik dışı seksini yapıyor, pazar günü kiliseye gitmiyor, günah çıkarmıyor alkol alıyor ama hristiyanım, "i love jesus" diyor.
Biz de oraya gidiyoruz. Dip dalga aynı. Sadece batıyı biraz geriden takip ediyoruz. Uzun vadede Islam giderek inançtan çok kültürel bir olguya dönüşecek. Türkiye özel bir ülke değil. Bütün dünyada patern bu şekilde ve bizde de benzet şeyler oluyor ve olacak.