Eski Ankaragücü Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Faruk Mangırcı, ''Kulüp başkanı Sami Altınyuva, 'Zübükvari' bir adam. 102 yıllık büyük camiayı kandırıyor'' dedi.
Mangırcı, sahibi olduğu restoranda düzenlediği basın toplantısında, Türk sporunun güzide kulübü Ankaragücü'nün içinde bulunduğu kaos ortamının herkesin malumu olduğunu kaydetti.
Ankaragücü'nün kimler tarafından yönetildiğine işaret etmenin bir Ankaragücü taraftarı olarak boynunun borcu olduğunu belirten Faruk Mangırcı, yapacağı değerlendirmelerin de son kongrede kulüp başkanlığı koltuğuna oturan Sami Altınyuva'nın şahsıyla ilgili olacağını ifade etti.
Mangırcı, geçen hafta bir internet sitesinde, ''İlginç bir başkan vesselam'' başlıklı bir analiz yazısı gördüğünü, bu yazıda başkan Altınyuva'nın kişisel internet sitesinin adres gösterildiğini dile getirerek, ''Bu yazıyı okuduktan sonra başkanın kişisel web sitesine girdim. Genç iş adamı başkanın, iş hayatı ve cemiyet hayatından fotoğraflar ve haberler vardı'' diye konuştu.
Bir gün sonra yine siteye girmek istediğinde bu sitenin kapatıldığını fark ettiğini anlatan Mangırcı, şunları kaydetti:
''Site kapatılmıştı ama önbelleklerin kapatılması unutulmuştu. Başkanın öz geçmişinin anlatıldığı bölümde kendisinin 1976 doğumlu olduğu, 13 şirketi bünyesinde bulunduran Altınyuva Holding A.Ş'nin Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı yürüttüğü ifade ediliyordu. Sitede belirtilen şirketlere bakınca içime kuşku düştü. Bu kadar şirketler grubunun sahibinin Ankara kamuoyunda bilinmemesi mümkün değildi. Ankara Ticaret Odası kayıtlarından araştırdım. Ancak, başkana ait olduğu ifade edilen şirketlerin sayısı 13 değil, sadece 4 görünüyordu. Ankara Ticaret Odası kayıtlarında böyle bir holdinge de rastlanmadı. En az bunlar kadar önemlisi, kişisel web sayfasında sayın Altınyuva'nın 1976 doğumlu olduğu belirtiliyor. Fakat ilginçtir ki, ticaret odası ve Ankaragücü'nün üye kayıt defterindeki kayıtlarda başkanın doğum tarihi 11 Ağustos 1980 olarak görünüyor.''
Faruk Mangırcı, Sami Altınyuva'nın internet sitesinde iş hayatı ile ilgili verilere bakarken bazı konut projelerine de rastladığını vurgulayarak, yaptığı araştırmalarda ise bu projelerin Altınyuva'nın kendisine ait olmadığını, sadece satış organizasyonunu yaptığını öğrendiklerini söyledi.
Altınyuva'nın Ankaragücü Kulübü üzerinden tanıtım çalışması yapmak istediğine şahit olduklarının altını çizen Mangırcı, şöyle konuştu:
''Kulüp başkanı Sami Altınyuva, 'Zübükvari' bir adam. 102 yıllık büyük camiayı kandırıyor. Ben 'hırsız, dolandırıcı' demiyorum ama ortada düzenbazlık var. En az bunun kadar üzücü olan, ihtirasları uğruna koskoca bir camiayı yerlerde süründüren eski başkan Cemal Aydın'ın kulübü el altından idare etmek uğruna kimleri başkanlık koltuğuna oturttuğudur. Nurettin Çarmıklı'lardan, Sabri Mermutlu'lardan, Vedit Arığ'lardan, Emin Gök'lerden sonra gelinen nokta, Ankaragücü camiası için üzüntü vericidir.''
Toplantının ardından Mangırcı, basın mensuplarına ''Zübük'' adlı tiyatro oyununun biletlerini de vererek, ''İzleyin, arada fark var mı görün'' dedi.
Maddi sıkıntılarla boğuşan Ankaragücü kulüp başkanı Sami Altınyuva, kendisine ait Ferrari'sini sattı
20 Aralık 2011 - 13:16
Yazı Boyutu:
Sarı-lacivertli kulübün 18 Kasım’da yapılan olağanüstü genel kurulunda göreve gelen başkan Sami Altınyuva, 2009 yılında satın aldığı 06 SA 526 plakalı, yaklaşık 300 bin TL değerinde olan özel yapım Ferrari marka otomobilini yaşanan maddi sıkıntılara çözüm bulma amacıyla sattı.
Başkan Altınyuva’nın, aracının parasıyla yeni teknik heyet, oyuncular ve personelin alacaklarının bir bölümüyle bazı acil ödemeleri gerçekleştirdiği öğrenildi.
"GEREKİRSE EVİMİZİ DE SATARIZ"
Altınyuva, bu konuyla ilgili pek fazla konuşmak istemediğini belirterek, "Ankaragücü için gerekirse arabamızı da evimizi de satarız, canımızı, malımızı veririz. Bu hiç önemli değil" dedi.
Sarı-lacivertli kulüpte 32 gündür başkanlık görevini sürdürdüğünü ifade eden Altınyuva, günün 16-18 saatlik bölümünü de kulüpte çalışarak geçirdiğini belirtti. Altınyuva, kulüpte daha önce yöneticilik şimdi de başkanlık görevinde bulunmanın onurunu yaşadığını da anlatarak, "Görevim ne olursa olsun ben Ankaragücü Kulübü için alnımın akıyla en iyi şekilde çalışmak istiyorum. Kimseye mahçup olmak istemiyorum.
Kimseyi de zor durumda bırakmak istemiyorum. Ticaretle uğraşıyoruz, bugün verirsin yarın alırsın. Ama Ankaragücü için malımı, canımı herşeyimi vermeye hazırım. Burada önemli olan Ankaragücü Spor Kulübü’nün şu an bulunduğu durumdan çıkması" diye konuştu.
"102 YILLIK CAMİA YALNIZ BIRAKILMIŞ"
Altınyuva, kulübün içinde bulunduğu bu zor günlerin ancak birlik ve beraberlikle aşılabileceği yönündeki çağrılarına şu ana kadar bir yanıt alamadığından yakınarak, şunları söyledi: "Eski yöneticilerimizden bir iki kişi hariç bu seslenişime kulak veren olmadı. Şu an bir iki arkadaşımla birlikte tek başımıza mücadele ediyoruz.
Kulübümüzü yaşatmaya, sorunları gidermeye çalışıyoruz. Bu sorunlarla uğraşırken teknik kadromuz, futbolcularımız, bir kaç yöneticimiz ve taraftarımız dışında kimse yanımızda değil. Büyük Ankaragücü taraftarına teşekkür ederim. Her gün benim yanımdalar. Durumu da en iyi gören onlar.
Onun dışında ne yazık ki 102 yıllık camia yanlış bırakılmış durumda. Ben yine de yılmadan, pes etmeden sesleniyorum; telefonum, kapım 24 saat açık. Adı, sanı kim olursa olsun Ankaragücü için ne yapacaksa, ne yapmak istiyorsa, ne projesi varsa gelsin oturalım, konuşalım. Kulübümüze katma değer sağlasın ben onun yanında çanta taşımaya razıyım.
ankaragücü bu sene düşecek galiba
en son 1981 yılında düşmesine rağmen kenan evren sayesinde liğde kalmışlardı
Kenan Evren sayesinde filan ligde kalmadı. Ankaragücü düştü bir sene aşağı ligde oynadı ve aşağı ligde Türkiye Kupası alma başarısını gösterdi. Herkes 2. ligden bir takım nasıl olur da Türkiye Kupası'nı alır diyordu ki Kenan Evren bunun üzerine 2. ligden Türkiye Kupası alan takımların Süper Lig'e çıkmasını sağlayan kanunu çıkarttı. Yani Ankaragücü'nün üst lige çıkmasında emeği büyüktür.
en son 1981 yılında düşmesine rağmen kenan evren sayesinde liğde kalmışlardı
Hükümet düşer Ankaragücü düşmez ,derler büyüklerimiz.Şaka bir yana Ankaragücü taraftarına layık olan bu değil.İnşallah kulübün büyükleri bir araya gelip Ankaragücü'ni tekrar ayağa kaldırır.Taraftar zaten hep destek veriyor,bu çınar ayağa en kısa zamanda kalkacak.
Ben de Trabzonspor taraftarı olmama rağmen gidebildiğin kadar Ankaragücü maçına gidip nacizane bir destek veriyorum.Güçlüler sağolsun Ankara'da bize hep destek veriyorlar,biz de onların bu kötü gününde yanlarında oluyoruz.Eğer Trabzonspor'lu olmasaydım kesinlikle şehrimin takımını tutar Ankaragüçlü olurdum.
Ankaragücü'nün taraftarı stadta ''GURURLUYUZ,GÜÇLÜYÜZ;ANKARAGÜÇLÜYÜZ'' dediği müddetçe bu çınar DÜŞMEZ
Ankaragücü tesisleriyle, taraftarlarıyla, stadıyla süper lige yakışan bir takım. Süper ligdeki birçok takımdan daha fazla seyircisi var. Türkiye’de acaba başka takım var mıdır ki, kümede kalmaya çalışırken, kendi sahasında yaptığı tüm maçlarda stad böylesine dolu dolsun? (ortalama 9.500 kişi)
Ankaragücü, ya bir de şampiyonluğa oynasaydı?
KARANLIĞIN ARDINDAN ELBET BİRGÜN GÜNEŞ DOĞAR. YETERKİ SEN YIKILMA EY KOCA ÇINAR...
Yağmur yağıyor yine Ankara'nın içine...
Hava çok soğuk ama caddeler buz içinde...
Benim kalbim burada ateşler üzerinde...
Umudum kalmasa da Güçlüyüz biz yine...
Yönetmen filmi bildiği gibi yönetmekten vazgeçmiyor.
Melih GÖKÇEK'in zamanında yaptığı bir açıklama;
Alıntı:
"Ankaraspor'u Ankaragücü için feda etmedik mi? Ankaraspor'un değeri neresinden baksanız 50 trilyon, uçtu gitti, hiçbir şeyi kalmadı, buna karşılık, Ankaragücü'nün 40 trilyonluk borcunun altına girilip, parası ödendi mi ödendi. Melih Gökçek ve arkadaşları Ankaragüçlü olduklarını ispat için daha ne yapmalılar? Şu anda 50-60 trilyonluk bir takım var. Birkaç gün sonra futbolcuları serbest kalmasıyla birlikte birçok yönetici atmaca gibi bunun üzerine atlamaya ve Ankaragücü'nü yok etmeye hazır. Ondan sonra ne yapacaksın? Sayın Cemal Aydın, Sayın Cengiz Topel Ankaragücü'nü seviyorsanız ya pazartesi gelir kulübü teslim alırsınız, futbolcuların parasını verirsiniz ki bir yere gitmesinler, veya arkadaş ‘biz bu işte yokuz' deyip, kulüpten istifanızı verip gidersiniz. Kalan yönetim de gönül rahatlığıyla futbolcuların parasını verir ve sorunu çözer."
Melih GÖKÇEK, geçtiğimiz günlerde Turgut Doğan ŞAHİN'in alacaklarını ödeyen malum sıkıntı yaratıcısı kişinin çok geçmeden Turgut'u takımdan para karşılığı göndereceğini, bu ödemenin "Kaz gelecek yerden, tavuk esirgememe" olduğunu beyan etmişti. Hiç de yanılmadı C.A. gelen kişi ne harcarsa ben iki katını harcayacağım demişti ama şuan, C.A. sadece Turgut'a olan 205.000 TL'yi verdi, Turgut şuan Galatasaray'a sakat gitmemek için sadece düz koşu yapıyor.
Bütün futbolcular gidecek demişti Melih GÖKÇEK, öyle oldu gidiyor hepsi ve işin kötü yanı transfer yasağı var ne içler acısı durum değilmi zamanında 40 küşür futbolcu vardı ama şuan A2 çoğunluklu bir kadro söz konusu ve takımımız ilk yarıyı 7 puan ile tamamladı.
Şimdi arkadaşlar Gökçek'ler 50-60 Trilyon değerinde Ankaraspor'u lav ettiler ve Ankaragücü'ne geldiler sonra denildi ki; 40 Trilyon borcu nereye yaptın sen;
Robert VİTTEK
Geremi
Rothen
Sapara
Sestak
Rajnock
Broggi
Ankaraspor'dan gelenler
Uğur Uçar
Fatih Tekke
Turgut Doğan Şahin
Güven Varol
Aydın Toscalı
Aklıma gelenler bunlar arkadaşlar bu adamlar para ile gelmediler mi bu kulube 40 Trilyonun sadece 6 Trilyonu Vittek'e gitmedimi arkadaşlar 2,300,000 € gibi bir ücret ile Lille'den transfer edilmedimi Vittek peki Sestak, Sapara, Rajnock ücretsizmi geldi arkadaşlar peki Turgut 1,000,000 €, Uğur Uçar 1,000,000€ değeri ile transfer edilmedi mi arkadaşlar yapılacak iki seçenek vardı yanlış olanı yapıldı;
Gökçek'ler çekildi CTY ve C.A. ya teslim edildi
CTY ve C.A. çekilse Gökçek'lere teslim edilse şimdi daha farklı olabilirdi.
Tesis, Otobüs, Futbolcular kaybedilecek herşey kaybedildi, kaybedilmeyecek bir tek şey var o da taraftar, taraftar ise çok acı çekiyor, herşeyden çok acı çekiyor, Ankaragücü taraftarına bu acıyı layık gören takımı bugünlere sürükleyen herkese yazıklar olsun.
AHİR DÜNYA DA Kİ BEŞERİ RÜTBELER İÇERİSİNDE EN YÜCE MAKAMA SAHİP BİRİ OLMANIN ADIDIR, ANKARAGÜÇLÜLÜK
Ankaragücü Başkanı Sami Altınyuva, Serdar Özkan sorununu bir ev ve 75 bin TL'lik çek vererek çözüme kavuşturmuştu. Ancak bugün Ankaragücü Beştepe Tesisleri'ne gelen Serdar Özkan'ın "Başkanım ben kalmak istemiyorum" demesi üzerine taraflar tekrar masaya oturdu.
Başkan Altınyuva, Ankaragücü Kulübü'nden 1 milyon 100 bin TL alacağı olan Serdar'a, "Kalmak istemiyorsan şartlarda anlaşalım karşılıklı olarak sözleşmeni feshedelim" teklifinde bulundu.
Uzun pazarlıklar sonucunda, Serdar Özkan alacaklarının yarısından vazgeçtiğini ve sadece 550 bin TL sini istediğini belirtmesi üzerine Altınyuva, teklifi kabul ederek futbolcuya senet verdi ve sözleşmesini feshetti. Böylece Ankaragücü Kulübü, Serdar Özkan'dan 550 bin TL kar elde etmiş oldu.
KAPTAN HÜRRİYET DE GÖÇÜYOR
Öte yandan sözleşmesini feshedenler kervanına Serdar, Özden, Theo, Tisdell, Özgür, Murat, Uğur, Kaan, Güven, Umut ve son olarak kaptan Hürriyet de katıldı.
Muhammet, Ediz, Aydın ve Mehmet'in de fesih hakkı elde ettiği fakat henüz işlem yapmadıkları belirtildi. Bugüne kadar alacakları için Ankaragücü Kulübü'ne İhtar çekmeyen Ergin Keleş'in de bugün kulübe ihtar çektiği ve yasal bir aylık süreyi başlattığı öğrenildi.