Misafir 50c
5 yıl önce - Prş 09 Ağu 2018, 12:59
Yeni yönetim sistemini biçimlendiren kararnameleri okuyup anlamak özel bir uzmanlık alanı olacağa benziyor. Başlıkları, bölümleri olan anlaşılabilir çeşitleri de var, on sayfalık şunun yerine şu, bunun yerine bu yazılmıştır, içerikli olanlar da var. Kararnameler çıkmaya başladığından bu yana başta Yüksek Planlama Kurulu olmak üzere bazı kurulların yerlerini bulmaya çabalıyorum. Çabam sürüyor.
Malum 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile “planlama” kelimesi kaldırılmış, ardından Devlet Planlama Teşkilatı kapatılıp Kalkınma Bakanlığı içinde eritilmişti. Yeni sistemde artık Kalkınma Bakanlığı da yok. Planlamanın içinde bir kurul olan Yüksek Planlama Kurulu da bir süre Kalkınma Bakanlığı içindeydi, artık o da yok. Gerçi Yüksek Planlama Kurulu başbakanın başkanlığında kimi bakanlardan oluşuyordu, ama bu Kurul’a Kalkınma Bakanlığı görüş veriyordu ve bunun mevzuatta bir karşılığı vardı. 2 Ağustos 2018 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile kurulların yetkilerine ne olduğu belirlendi.
Şehir hastanelerinin yapımına Yasa gereği Yüksek Planlama Kurulu karar veriyordu. Yapılan değişiklikle artık bu kararı tek başına Cumhurbaşkanı verecek. Bu kararı kişisel olarak mı verecek, kendisine bağlı başkanlıklar, ofislerden görüş alarak mı verecek bilemiyoruz.
Geçen hafta açıklanan 100 günlük İcraat Programı’nda “Manisa, Elazığ, Ankara-Bilkent ve Eskişehir’de yüksek teknolojili 4 şehir hastanesinin açılması” da yer aldı ve hatta Elazığ Şehir Hastanesi de derhal hasta kabulüne başladı. Böylece şehir hastanesi sayısı bugün itibariyle altı (Yozgat, Mersin, Adana, Isparta, Kayseri, Elazığ) oldu.
Bu hastanelerin tamamının önfizibilite raporları 2009 yılında hazırlandı ve döviz kuru öngörüsü 1 ABD Dolarının 1,5 TL olması yönündeydi. Şehir hastanesini yapan şirketlere hem döviz kuru hem de enflasyon farkı garanti edildiğini hatırlatalım.
Sağlık Bakanlığı’nın mali tablolarından çıkan aşağıdaki tablonun bize söylediği nedir?
TARİH
KİRA
HİZMET
TOPLAM
Ekim 2017
124.721.247 TL,14 Krş
15.499.907 TL, 60 Krş
140.221.154 TL, 74 Krş
Kasım 2017
124.721.247 TL,14 Krş
70.498.055 TL, 11 Krş
195.219.302 TL, 25 Krş
Aralık 2017
124.721.247 TL,14 Krş
185.609.969 TL, 81 Krş
505.550.519 TL, 20 Krş
Ocak 2018
137.976.968TL,49 Krş
25.904.983 TL, 51 Krş
163.881.952 TL
Şubat 2018
144.309.944 TL, 51 Krş
77.929.230 TL, 61 Krş
222.239.175 TL, 12 Krş
Mart 2018
150.833.311 TL
178.469.240 TL, 24 Krş
329.302.551 TL, 24 Krş
Nisan 2018
301.782.738 TL, 98 Krş
237.695.331 TL, 64 Krş
539.478.070 TL, 62 Krş
Mayıs 2018
308.412.126TL, 90 Krş
314.431.182TL ,61 Krş
622.843.309 TL, 51 Krş
Haziran 2018
324.485.148 TL, 06 Krş
381.987.704 TL, 24 Krş
706.472.852 TL, 30 Krş
TOPLAM
1.741.963.979TL, 36 Krş
3.303.565.162 TL, 07 Krş
5.045.529.141 TL,43 Krş
Yazıyla dokuz ayda şehir hastaneleri Sağlık Bakanlığı bütçesinden 5 Milyar 45 Milyon 529 Bin 141 TL, 43 Kuruş çekmiş.
Son olarak, şehir hastaneleri açıldıkça maliyetlerine yakışmayan biçimde kötü metin yazarlarının kaleminden çıktığı belli olan tanıtım metinleri hazırlanıyor. Bu metinlerde şehir hastanesinin “son teknoloji” veya “ileri teknoloji” sahibi olduğu yazıyor. Sağlık Bakanlığı’nın 2017 istatistiklerine baktığımızda memlekette hiç olmayıp da sadece bu hastanelerde olan herhangi bir teknolojik aygıt olmadığı görülüyor. Hatta bu hastaneler uğruna kapatılacak devlet hastanelerinin hemen tamamında halihazırda bu teknolojiler var. Yani, bu hastanelerle Türkiye hiçbir kazanım elde edememiş sadece akıldışı biçimde borçlanmış.
|