Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 4
soner_caylak
9 yıl önce - Prş 09 Arl 2010, 01:50

Alıntı:
çamur atma siyasetinden yumurta atma siyasetine döndük abileri ceplerine para koyuyo 5 10 kolide yumurta veriyo sonra vurun abalıya


burada burhan kuzu abalı mı oluyor vay be

acındırığın da bukadarı pes


osmancık
9 yıl önce - Prş 09 Arl 2010, 01:57

Alıntı:
Demek bunların sayısı fazla olsa karşı görüşten kimseyi yaşatmazlar bu ülkede. KKoreden farkımız kalmaz!!!!!!!!!!!!


Altina imzami atiyorum.
Ozgurluk ve konusma hakki isteyenlere bakin, insanlarin konusmasindan degil varligindan bile rahatsizlar.

Bunlar cogunluk olsa, kendilerine uygulananlari mumla aratirlardi karsi goruste olanlara.


En son osmancık tarafından Prş 09 Arl 2010, 02:01 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


tfnyldz
9 yıl önce - Prş 09 Arl 2010, 02:07

haklı haksız tartışılır, hiç biber gazı yediniz mi bilmiyorum ama bir kere tribünde yedim lanet birşey.
Ankara'dan - İstanbul'a bu insanlar giderken biber gazı yiyor joplanıyor bir tanesinin burnu kırılıyor. Sonrasında Burhan Kuzu denen sözde anayasacıya yumurta atıyorlar seslerini çıkarmak için.

kolektiflerin siyasi görüşü bana hiç yakın olmayan uç bir nokta ama eylemlerinde gayet haklılar en azından seslerini çıkarmaya çalışıyorlar açıkça söylüyorlar "parasız eğitim istiyoruz" diye. en azından diyorlarki Mülkiye'de DTCF'de İÜ'de İTÜ'de istemiyoruz kardeşim sizi. ben derse giderken binanın içinde özel güvenlik hatta sivil polis görmek zorunda mıyım?


okayilkiz
9 yıl önce - Prş 09 Arl 2010, 02:16
TBMM DEN UNIVERSITEYE HEP AYNI MANZARA. NE ZAMAN DINLEMEYI VE TARTISMAYI OGRENECEGIZ?


TBMM ye bak, ayni. Universitelere bak, ayni. Universiteye gelip de tartismayi ve dinlemeyi ogrenememisseniz soyleyeceginiz cok az sey var demektir. Hepimiz ogrenci olduk. Heyecanini biliriz. Ama bir gurup marjinalin protestosu yuzunden salonda bulunan butun ogrencilerin dinleme ve tartisma hakkini kullanamamalari cok uzucu. Protestolar tabii yapilmali ama olgunlukla ve esas tezlerin unutulmamasi sartiyla.

Bu ulkede politikacisindan ogrencisine kadar hic kimse demokratik hakkin ne oldugunu nasil kullanilmasi gerektigini bilmiyor. Kulturumuz eksik. Cocuklugu boyunca evde okulda susturulmus bir genc universiteye gelince aptallasiyor, nasil davranmasini, kendisine taninan, kisitli veya degil, hakkini nasil savunmasini bilemiyor.

Ogrenci dernekleri slogan atmak yerine olgunlukla tartismayi bilseler belki karsilarinda birkac aklibasinda rektor ve siyasetci bulabilecekler. Ama TV de gorunen tablo sanki her kesime savas acmis gibiler. Oysa kendilerini karsindakine dinletemezlerse hicbir eylemleri basariya ulasamayacak.


zeki bütün
9 yıl önce - Çrş 15 Arl 2010, 18:56

Alıntı:
15.12.2010 17:41:14 ODTÜ'de Başbakan'a protesto

Yumurta yoktu ama öğrenci protestolarına bugün bir yenisi daha eklendi. Bu kez yer Ortadoğu Teknik Üniversitesi, hedefte ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan vardı. Ama öğrenciler Başbakan'a seslerini duyuramadan gözaltına alındılar.

(CNN TÜRK) -- Başbakan Erdoğan, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu toplantısı için Ortadoğu Teknik Üniversitesi'ne gitti.

Erdoğan içerideyken yaklaşık 20 kişilik bir öğrenci grubu salona yakın bir yerde toplandı.

Başbakan ve AK Parti aleyhine sloganlar atmaya başladı. Başbakan ile konuşmak isteyen öğrenciler arbede sonrasında gözaltına alındı.

Daha sonra yeniden bir araya gelen başka bir grup öğrenci toplantının yapıldığı salonun arkasında slogan atmaya başladı. Kar topu atan öğrencilere polis gazla müdahale etti. Gruptaki öğrenciler gözaltına alındı.

Eylem sona erdi

Bu arada, arkadaşlarının gözaltına alınmasından sonra bina önünde protesto gösterisinde bulunan ODTÜ'lü öğrencilerin eylemi sona erdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık ettiği BTYK toplantısını protesto eden öğrenciler, enstitüye yürümek istedi. Bu sırada polis ile öğrenciler arasında arbede yaşandı.

Polise taş ve yumurtayla saldıran öğrencilere, polis biber gazıyla müdahale etti.

Hükümet aleyhine slogan atan öğrenciler, "gözaltına alınan arkadaşlarının akşam saatlerinde serbest bırakılacağının" belirtilmesine rağmen dağılmadı.

Uzun eşek oynadılar

Polis ekiplerinin kampüs dışına çıkmasını isteyen öğrenciler, protestoları sırasında polisin kalkanına sırtlarını dayayarak "uzun eşek" oynadı.

Başbakan Erdoğan'ın binadan ayrıldığını duyan öğrenciler, ıslık ve alkışlarla protesto gösterisini sürdürdü.

Burada açıklama yapan ODTÜ Öğretim Elemanları Derneği Başkanı Prof. Dr. Ali Gökmen, öğrencilerin gözaltına alınmasını doğru bulmadıklarını ve serbest bırakılmalarını istediklerini söyledi.

Polisin öğrencilere biber gazı sıktığını ifade eden Gökmen, "Bu şiddeti onaylamıyoruz. Polisin kampüs içinde olmasını doğru bulmuyoruz. Başbakanın buraya gelmesini toplantının burada yapılmasını kışkırtma olarak görüyoruz" dedi.

ODTÜ Mezunlar Derneği Başkanı Himmet Şahin, öğrencilerin gözaltı sürecinin ODTÜ'de devam ettiğini belirterek, "Bu üniversite açılımı mıdır, bunu tekrar sorgulamak gerekiyor. Bugün gözaltına alınan öğrencilerin serbest bırakılmalarını talep ediyoruz" diye konuştu.

Öğrenciler, polis ekiplerinin kampüsten ayrılması üzerine eylemlerine son verdi.

Protestolar sırasında kampüs içindeki bazı araçların zarar gördüğü gözlendi.

Toplantıya kimler katılıyor?

TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsündeki BTYK'nın 22. toplantısına; Başbakan Erdoğan'ın yanı sıra çok sayıda bakan, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala, rektörler, bakanlık müsteşarları ve ilgili kurum yöneticileri katılıyor.

Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği'nin açıklaması

Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği'nden yapılan yazılı açıklamada, "Gençlerin şiddet içermeyen protesto eylemlerinin polis şiddetiyle dağıtılmasını ciddi yanlış olarak gördükleri" bildirildi.

Öğretim elemanlarından yumurta atan öğrencilere destek

Öte yandan, Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim elemanları ve idari personeli, yaptıkları ortak basın açıklamasında, fakültede yaşanan yumurta atma ve protesto olaylarının ardından öğrencilerin kategorik olarak şiddet yanlısı, eylemlerin şiddet eylemi olarak takdim edilmesi ve buna dayanılarak cezalandırılmaları girişimlerinin kabul edilemez olduğunu bildirdi.

Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mekteb-i Mülkiye) öğretim elemanları ve idari personeli, ortak yazılı bir açıklama yaparak, fakültede yaşanan "yumurta atma ve protesto" olayına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Açıklamada, öğrencilerin 8 Aralık 2010 tarihinde düzenlediği bir etkinlikte ana muhalefet partisi CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum ile AK Parti Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu'ya karşı protestoda bulundukları anımsatıldı.

"Hak verilsin verilmesin, nedenleri kolayca anlaşılabilecek bir protesto gerçekleştirilmiştir" denilen açıklamada, "Bu ve benzeri olaylarda, öğrencilerimizin kategorik olarak şiddet yanlısı kabul edilemeyeceğini baştan beyan ederiz. Öğrencilerimizin protestolarının şiddetli bir biçimde cereyan etmesinin altındaki temel nedenlerden en başta geleni, üniversite öğrencilerinin bir muarız olarak kabul edilmemesi olduğunu düşünüyoruz" ifadesi kullanıldı.

Konuşma, eleştiri ve demokratik eylem haklarını kullananların polis baskısı ve şiddet, şiddete dayalı araçlarla engellendiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Bu çerçevede, öğrencilerimizin eylemlerinin protesto yöntemleri ve araçları üzerinden, bağlamlarından, siyasal konjonktürden, tarafların konumlarından koparılarak tek başına şiddet eylemi olarak takdim edilmesi ve buna dayanılarak cezalandırma girişimleri kabul edilemez. Bu bağlamda, hükümetin, öğrencilere uygulanan baskı ve şiddeti ortadan kaldırmasının, sağlıklı bir tartışma ortamının yeniden yaratılması için gerekli bir ilk adım olduğunu düşünüyoruz. Öğrencilerimizin protesto etkinliği, inanılmaz bir biçimde terörle ya da çeşitli karanlık odakların faaliyetleriyle ilişkilendirilerek kriminalize edilmeye ve bunun üzerinden öğrencilere yönelik soruşturmalar haklı çıkarılmaya çalışılmaktadır.

Aynı bağlamda kimi yayın organları tarafından öğrencilerimizin isim isim teşhir edilerek niteliği belirsiz odaklara hedef gösterilmesi, öğrencilerimizin öğrenim hak ve özgürlükleri bir yana, can güvenlikleri açısından büyük bir endişe kaynağıdır. Gerek yaşanan üzücü olayların medyada sunumu, gerek Sayın Burhan Kuzu'nun beyanları ve nihayet, 12.12.2010 tarihli SBF Dekanı Prof. Dr. Celal Göle'nin açıklamaları göstermektedir ki protestoya uğradığı için özgürlüklerinin engellendiğini ve mağdur edildiğini ileri sürerek, fakültemize karşı adeta bir linç kampanyasına öncülük eden Sayın Burhan Kuzu, olayların öncesinde, olaylar sırasında ve sonrasındaki tutumuyla ve açıklamalarıyla olayın mağduru durumunda değil, aksine olayın parçasıdır."

Açıklamada, ayrıca Burhan Kuzu'nun, Fakülte Dekanı Prof. Dr. Celal Göle ve Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Taluğ'u istifaya çağırmasının hiçbir şekilde kabul edilemez olduğu belirtildi.

Açıklamayı, aralarında Prof. Dr. Çağrı Erhan, Prof. Dr. Ruşen Keleş, Prof. Dr. Serpil Sencer ve Prof. Dr. Ahmet Makal'ın da bulunduğu 110 öğretim elemanı imzaladı.
Bu gün ODTÜ'ne de ileri demokrasi gelmiş. Öyle anlaşılıyorki Sn. Başbakanı alkışlamak mecburi ve serbest. Protesto etmek, eleştirmek te serbest. Sadece küçük bir sorun var ; bunu yaptığınızda orantısız güç ,biber gazı ile muhatap oluyorsunuz ve, gözaltı ile bitiyor. Devamında ise,bu çok ağır suçtan ergenekon (varlığı hala kanıtlamamaış ve kuşkulu) üyeliği ile yaftalanıyorsunuz.

dmusa
9 yıl önce - Çrş 15 Arl 2010, 19:05

Arkadaşlar bu tür eylemleri değerlendirirken dikkatli olmak gerektiğini düşünüyorum. Yarın hükümet yanlısı bazı gençlerde muhalif parti üyelerine yumurta atmaya başlarsa ve buna muhalif partilerini destekleyen öğrencilerde karşı çıkmaya kalktığında neler olabileceğini bir düşünelim. Yani bu işin sonu üniversitelerde karşıt görüşlü öğrenciler arasında çatışmaya kadar gidebilir. bunu da bir düşünelim derim.



sayfa 4
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET