ÖNDER FAHRİ
11 yıl önce - Sal 13 Arl 2011, 17:33
Zaten hep bu molozlar, bizim içimizdeki Konya sevdası sayesinde dimdik ayakta kalıp, tüm bu yontulmamışlıklarına rağmen haksız yere kazanç elde ederek varlıklarını devam ettirip gitmektedirler. Yanlış anlaşılmasın Konya şirketlerinin, dünya şirketleri arasına girmesini belki de en çok arzu eden, hatta çaba gösteren insanlardan birisiyim. Ama bunun insanlara hakaret ederek olamayacağını çocuklar dahi bilir, anlar. Henüz, hizmet sektöründe faaliyet yürütmenin ilk şartı olan, "müşteri olsun ya da olmasın insanlara nazik davranmak" prensibini bile uygulayabilmekten aciz ve aliller. Hipermarketçilik yapmanın malı kamyondan indirip, depoya koyup reyona dizmek, kasada parasını tahsil etmekten ibaret olduğunu zannediyorlar. Bu sözümona büyük tüccarlara göre, bunları yapıyor iseniz hipermarketçilik yapıyorsunuz demektir. Konyamıza ne büyük kötülük yaptıklarının farkına varamadan, gerçekten insanlara hizmet ettiklerini zannederek kendilerini aldatmaya devam edip gidiyorlar. Birde nasıl olsa, sözüm meclisten dışarı, bizim gibi şamar oğlanı misali zılgıtı yiyip yiyip ayağıyla tekrar gelip alışveriş yapan, para bırakan Konya sevdalıları varya, işler tıkır tıkır yürüyor. İşler tıkır tıkır yürüyüp, bizlerin sayesinde paralar tıkır tıkır aktığına göre, sanıyorlar ki doğru yoldayız. O halde insanlara hakaret etmeye, sığır muamelesi yapmaya devam edebiliriz. Hiç bir eğitimleri, kültürleri olmasa dahi, Konya'da yaşıyor olmalarının sağlamış olduğu avantaj ile, yalnızca Mevlanamızın felsefesini ve ışığını insanlara yansıtmaları bile, insanlara karşı nazik olmaları için yeterlidir. Hatta Konya'da yaşadıkları için bu davranış tarzını göstermeye mecburdurlar da. Bunların gerçekten hatırı sayılır kar elde etmelerinde en önemli ikinci etken ise, Konyamıza günübirlik veya kısa süreliğine gelen misafirlerimiz ve onların yapmış olduğu alışverişlerdir. İşin kötüsü, hadi biz Konyalılar olarak bu muameleleri Konya sevdamız sayesinde tolare edebilmekteyiz. Ancak, dışarıdan Konyamıza gelen misafirlerimiz bizim gibi değillerdir. Kötü muameleye maruz kalan misafirlerimiz, tekrar Konyamıza gelmek konusunda hiç de istekli davranmamaktadırlar. Mevlanamızın "Gel" çağrısına icabet edip de gelen misafirlerimizin kalplerindeki Konya sempatisi, bunlar sayesinde antipatiye dönüşmekte ve ülkemizin her yerinde, Konya'da maruz kaldıkları kötü muameleyi fırsat buldukça dile getirmektedirler. Hani sürekli hayıflanıp duruyoruz ya tüm çabalarımıza rağmen Konyamızın imajı neden bozuk diye, işte bunların yüzünden. Konyamızı böylesine büyük bir zarara maruz bırakan sözümona esnaflara,tüccarlara fırsat verilmemesi, en sert yaptırımların uygulanması, bertaraf edilmesi taraftarıyım. Bu görevde en başta Belediyemize düşmektedir. Bana göre Konyamızın en önde gelen sorunlarının başında hizmet sektöründe çalışan insanların kalitesizliği ve eğitimsizliği gelmektedir. Belediyemiz, Konyamıza çok az bir yatırım ve harcama ile, en büyük hizmetlerden birisini yapıp, en büyük kazanımlardan birisini sağlamak istiyor ise, tez elden, hatta derhal hizmet sektöründe çalışanlar soruna el atmalıdır. Şayet bunu yapmaz ise turizmle ilgili yapılan planların ve yatırımların hiç birisinin zerrece hükmünün olmayacağı, milletin parasını, emeğini çöpe atmaktan öte bir anlam ifade etmeyeceği bilinmelidir. Milletimizin adına bizden söylemesi, bu çağrıya inşallah tez elden kulak verirler.
|