Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Ağrı - Eski Fotoğraflar
12345   sonraki »

ANA SAYFA -> Diğer Şehirler
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 1
Ahmet Nadir İşisağ

8 yıl önce - Cmt 04 Arl 2010, 18:34
Ağrı - Eski Fotoğraflar


AĞRI TARİHİ:
Alıntı:
Orta Asya’dan gelen kavimlerin Anadolu’ya girişleri sırasında Ağrı, bir geçiş oluşturmuş, dolayısıyla bir çok medeniyete sahne olmuştur. Ancak bu medeniyetler Ağrı’yı bir giriş kapısı olarak gördüklerinden burada çok köklü bir uygarlık oluşturamamışlardır. Bölgede egemenlik kurdukları sanılan Hititler’in güçlerini yitirmeleri üzerine, M.Ö.1340-M.Ö.1200 tarihleri arasında Hurriler bölgeye yerleşmişlerdir. Hurriler krallık merkezi olan Urfa’dan uzak olan Ağrı’yı ellerinde tutamamışlardır.
En köklü uygarlığı Urartular oluşturmuştur. Urartu’nun Van Gölü’nün kuzey ve kuzeydoğusundaki ülkeler üzerine, Kral İspuini (M.Ö.825-M.Ö.810) döneminde seferler başlamış, Kral Menua(M.Ö.810-M.Ö.786) döneminde bu akınlar daha da ağırlık kazanmıştır. Kuzeye ve kuzeydoğuya giden yollar üzerinde inşa edilen kaleler, buraya yapılan seferlerin önceden planlandığını göstermektedir.
Ağrı Dağı’nın yamaçlarında, Karakoyunlu ve Taşburun köylerinin arasında ele geçen bir Urartu yazıtı Kral Menua’nın bu bölgedeki egemenliğinin kesin kanıtıdır. M.Ö.712 yıllarında Kızılırmak boylarına kadar uzanan Kimmerler, Ağrı’da geçici de olsa bir hakimiyet kurmuşlardır. Medler ( M.Ö.708-M.Ö.555 ) Asur Devleti’nin yıkılması ile birlikte bir yayılma ürecine girmiş, bunun sonucu olarakta Ağrı ve çevresini topraklarına katmışlardır. Medler’in yıkılması ile birlikte Persler; Büyük İskender’in Pers Kralı III.Darius’u ( M.Ö.331 ) yenerek Anadolu’yu ele geçirdiği zamana kadar yaklaşık iki yüzyıl kadar bölgede yaşamışlardır. Büyük İskender’in ölümü üzerine oluşan boşluktan faydalanan Ermeniler bölgeyi ele geçirmişlerdir.
Doğu Anadolu’ya gelip yerleşen ilk Türk topluluğu M.Ö.680 yılında bölgeye gelen Sakalardır. Murat Nehri ve Doğubeyazıt çevrelerine kısa sürede yerleşmişlerdir. Daha sonraları Arsaklılar ve Artaksıyaslı Krallığı, Ağrı ve çevresine hakim olmuştur. Bölge, Hz.Osman zamanında islam orduları tarafından fethedilmiştir. 872 yılına değin Abbasilerin kontrolü altında kalan Ağrı, daha sonra Bizans’ın kontrolüne geçmiştir.
1071 Malazgirt Savaşı sonrası bölgeye Türk boyları gelmeye başlamıştır. Ağrı, yüzyıla yakın bir süre Sökmenli Devleti’nin sınırları içine girmiştir. 1027-1225 yılları arasında Ani Atabekleri, 1239’da Cengizliler, 1256-1358 yılları arasında İlhanlılar ve Celayirliler Ağrı’da hüküm sürmüşlerdir. İlhanlılar bazen kurultaylarını Ağrı Dağı’nda yapmış, Anadolu ve İran’ı buradan yönetmişlerdir. 1393’de Moğol hakanı Aksak Timur, Ağrı bölgesini ele geçirmiştir.
1405-1468 tarihleri arasında Ağrı, Karakoyunlu toprakları içinde yer almış, Karakoyunlular yıkılınca Ağrı Akkoyunlular’ın egemenliğine geçmiştir. Ağrı, Yavuz Sultan Selim tarafından Çaldıran Savaşı sonrası Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Osmanlı döneminde Şorbulak olarak anılan ilin adı, Ermeniler zamanında Karakilise olarak değiştirilmiştir. Kazım Karabekir Paşa zamanında Karakilise ismi değiştirilerek Karaköse diye adlandırılmıştır. Nuh Tufanı ile ilgisinden dolayı Tevrat’ta adı geçen Ararat Dağı ve ülkesinin, Ağrı ve çevresinin olduğu sanılması dolayısıyla Ağrı’ya batılılar tarafından Ararat da denilmektedir. 1834 yılında bucak, 1869 yılında ilçe olan Ağrı, 1927 yılında il merkezi olmuştur. 5165m. yüksekliğiyle Türkiye’nin en büyük dağı olan Ağrı Dağı’ndan dolayı da AĞRI adını almıştır.



(+)

Ağrı'dan bir görünüm-1981


(+)

Ağrı-Orduevi-1982


(+)

Ağrı merkezden bir görünüm-1982
Ağrı tarihi bilgileri Ağrı Belediyesi sitesinden alınmıştır [/b]
(Ağrı Eski Fotoğraflar başlığı bulunmuyordu.Umarım faydalı olmuşumdur.)



İsmail Kılıçaslan

8 yıl önce - Cmt 04 Arl 2010, 18:47

Günümüz Ağrısı ile ilgili fotograf bulamazken sağolsun Nadir abi araştırıp eskilerden fotograf bulup yüklemiş

yılmaz büktel

8 yıl önce - Cmt 04 Arl 2010, 19:26

Ahmet Nadir Işısağ'ın birinci resminde caminin arkasındaki, üzerinde antenler olan 3 katlı bina PTT binasıydı. 1983 yılında ankesörlü telefonlarla konuşabilmek için burada kuyruğa girerdik. Telefon yazdırıp saatlerce beklemek yok, jetonu atıyorsun istediğin şehirle konuşuyorsun, tanrım ne modernlikti o.

2. resimdeki orduevinde 4 ay kaldım. Dahası resimde görünen ön bahçeye mimar arkadaşlarım ve askerlerimle yeni bir bahçe düzenlemesi ve yanlış hatırlamıyorsam bir havuz yapmıştık.

3. resimde görünen yol bizim Batı Kışlanın ve Erzurum'un İzmir'in İstanbul'un yolu. 1983 yılında camiye giden yolun bu caddeyi kestiği kavşağa trafik ışıkları konmuştu. O zamana kadar yolu canının istediği noktadan geçmeye alışmış olan Ağrılıları disipline etmek için polis gün boyu anons yapıyordu: sayın yayalar lütfen ışıklara uyun, yaya geçidinden geçmeyenlere ceza uygulaması başlamıştır.

Alıntı:
1983 yılı kışını ve yazını ağrıda yedek subay olarak geçirdim. Ağrıdan çok güzel anılarım var ama burası yeri değil. ancak Ağrı'daki askerliğim sırasında, ağrı merkez olmak üzere tüm doğu anadolu illerini sayısız kere turladığımı söyleyebilirim. o zaman askeri kimliğimizin tehlikesi değil forsu vardı, güney-doğu olayları başlamıştı ama yaygınlık kazanmamıştı.
aşağıdaki resim 1960ların başında ağrı il merkezini gösteriyor. ön plandaki piramidal çatılı yapı yanılmıyorsam cami olmalı. 1983 te onun tam karşısında ptt ve sağ tarafındaki alanda orduevi vardı.




(+)


Bu da sevgili Gökhan Asgül'ün Ağrı başlığına yüklediği bir eski resim. Ben elimde fazla resim olmadığı için başlığı açamamıştım. Kısmet sizeymiş.



(+)




En son yılmaz büktel tarafından Cmt 04 Arl 2010, 19:38 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


yılmaz büktel

8 yıl önce - Pzr 05 Arl 2010, 03:21

Ağrı'nın Cumhuriyet, biz asteğmenlerin Mecburiyet caddesi. Küçük şehirlerde askerlerin mecburiyet caddesi olarak adlandırdıkları ana caddeler vardır. İşte bizim ki de bu cadde idi.

Askerler izin günlerinde gidecek yer bulamadıklarında hep bu caddede turalarlar çünkü başka gidecek yerleri yoktur.



(+)


Ancak doğrusunu söylemek gerekirse ben hafta sonları çoğu kez başka şehirlere gittiğim için Mecburiyet caddemizi ancak haftaiçi öğlen vakitlerinde ziyaret ederdim. Orduevinin yemekleri sıkarsa resimdeki caddenin başında görülen Kebab74 adlı lokanta benim ikinci adresimdi ve 1 numaralı veresiye defteri de benimki idi. Yemeği yer, hesabı sorar ve tutarı kendi el yazımızla veresiye defterimize işlerdik. Ay sonunda da hiçbir maraza çıkmadan hesabımızı öderdik. Veresiye defterini kendin yazma usülünü de başka yerde bir daha görmedim. O lokantada çok iyi dostlarım vardı ama bir daha Ağrıya bir kez 3 yıl sonra gidebildim ama kimseyi bulamadım.


Ahmet Nadir İşisağ

7 yıl önce - Cum 21 Oca 2011, 00:41



(Ağrı-Merkez Camii)




sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> Diğer Şehirler