Ahmet Özbuluk
10 yıl önce - Cum 01 Şub 2013, 00:41
ne var ne yok dökmüş içindeki. kalbimizi okudun kardeşim kalemine sağlık
MEHMET ÇAĞATAY ABUŞOĞLU
TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ ?
Celal Doğan'ın Gaziantepspor yönetiminden ayrılmasının ardından başkan olan İbrahim Kızıl geldiği dönemde bir çok zorlukla karşılaştı. Bu zorluklardan en önemlisi kulübün içerisinde bulunduğu borç batağıydı. Özverili davrandığını ve cebinden para koyduğunu izah eden Kızıl taraftarın kısa sürede sevgisini kazandı. Diğer bir sorun da yönetimin göreve geldiğinde kadro kalitesinin ligi kaldırabilecek düzeyde olmayışıydı. Transfer konusunda da yeterliliği sağlayan İbrahim Kızıl kaliteli bir kadro kurabildi. Başkanlığının ilk yıllarında inişli çıkışlı bir grafik sergilese de Gaziantepli'nin güvenini kazanmayı başardı. Tüm bu pozitif durumların ışığında ne olduysa son iki buçuk yılda oldu. 2010-2011 sezonu ise kırılma noktası oldu. Kadro kalitesi arttı, önemli oyuncular alındı bununla birlikte Tolunay Kafkas'ın göreve gelişi başarıyı getirdi. Gaziantepspor 2010-2011 sezonunu 4. sırada bitirdi ve Avrupa Ligi'nde ön eleme oynama hakkı kazandı. Türkiye Kupası'nda da önemli bir yol alındı ve yarı final oynandı. Bu denli heyecanlı bir sezonun ardından taraftar çıtayı yükseltti ve Şampiyonluk sesleri yükseldi. Bu güzel sezonun ardında yönetim agresif bir transfer politikası izledi ve hızlı bir satış içerisine girdi. Böylece önemli oyuncular kaybedilmeye başlandı fakat konuşulan paraların büyük olması tepkileri dindirdi. Transferdeki başarısızlık kendisini maç sonuçlarında da gösterdi ve sonraki sezon çok sancılı oldu. Sonuç olarak Gaziantepspor yılın hayal kırıklığı oldu. Buna bir de yolsuzluk haberleri eklenince Kızıl taraftarın gözündeki tüm güvenini kaybetti. Tabata ve Köybaşı bonservis satışlarından gelen paraların ne olduğu konusu hala aydınlanmış değil. Bununla birlikte Wagner transferinde paranın ödenmemiş olması takıma en büyük buhranı getirdi ve UEFA Gaziantepspor'u Avrupa kupalarından men etti. Son dönemde ise Turgut Doğan Şahin'in bonservis ücretinin ödenmemesinden dolayı Ankaragücü'nün dava açacağı konuşulmakta. Bu para ödememe konularının en can sıkan noktaları ise takımdaki tüm yıldızların satılması fakat ortada paranın olmamasıydı. Olcan Adın, Rodrigo Tabata, İsmail Köybaşı, Dany gibi takımın kilit oyuncuları satıldı. Şaşkınlık içerisindeki Gaziantepsporlu taraftarlar şampiyonluk hedefini ligde kaymaya çevirmek zorunda kaldı. Taraftar içerisindeki bazı önemli kesimler Avrupa'dan men edilmeyi, kasanın soyulmasını umursamadı. Bu vaziyet ortak bir tepki göstermeyi engelledi. Gaziantepspor taraftarının bölük pörçük olması yönetimin takımı çiftliği gibi yönetmesine yol açtı ve Kızıllar yönetimlerini kötüye kullanmaya devam etti çünkü ses çıkaran kimse yoktu. Maçlarda ses çıkarıp yönetimi istifaya davet eden Gazianteplilere Kızıl "3-5 çapulcu" diyerek hakaret bile etti. Hikmet Karaman'ın geçtiğimiz sezonda göreve gelmesiyle yakalanan başarısızlık içerisindeki başarı tansiyonu düşürdü. Fakat her şeye rağmen umutlarla girilen bu sezon içerisinde de kan kaybı devam etti. Olcan ve Dany'in yanı sıra Elyasa, Ivan, Murat Ceylan da takımdan ayrıldı. Maddi konularda dış transferlerdeki sıkıntılar içeriye de yansıdı. Oyuncuların paraları ödenmekte zorlanıldı. Bu skandal oyuncuların maça çıkmama kararı almasına kadar geldi. Buna rağmen Gaziantepspor'lu futbolcular özverili bir davranışla maçlara çıkmaya devam ettiler ve sorun giderildi. Bu yine de kulüpten kopuşları engelleyemedi. Hücumun en önemli oyuncusu olan Popov sezon başlamadan sürpriz bir şekilde, Sosa ise devre arasında tabiri caizse takımdan kaçtılar. Büyük umutlarla gelen İbricic ise apar topar takımdan ayrıldı. Takıma yapılan takviyeler ise 2.lig kalitesinde oldu. Kadroya katılan oyuncular ya emeklilikten dönme bonservisi elinde evinde televizyon izleyen oyuncular ya da takımında 90. dakikada oyuna giren oyuncular oldu. Bu durumda başarının gelmesi elbette imkansız. Tolunay Kafkas döneminde bırakın 18 kişilik kadroya girmeyi memleketine yollanan oyuncu bugün ilk 11'in değişmez oyuncusu oldu. Bu değişimin sebebi oyuncunun muhteşem bir gelişim grafiği göstermesi değil, muhtaç kalınmasıdır. Kadro kalitesinin ne denli düştüğünü buradan anlayabiliriz. Yönetimi istifaya çağıran Gaziantepspor'un gerçek sahibi taraftar ise sürekli horlandı. Yönetimin bu tavrı işi düşmanlık seviyesine çıkardı. Şu an takıma alınan oyuncuların durumu ortada ayrıca bu oyuncuların çoğu kiralık olarak alınıyor. Takımdan kopmalar da devam ediyor. En son haber ise Kaptan Kurtuluş'un Kasımpaşa'ya gittiği yönündeydi. Milli oyuncunun ayrılışı takımın savunmasının sıfırlanması anlamına gelecek. Tüm bu eylemleri gerçekleştirmek için ya hiç bir işten anlamamak gerekir ya da Gaziantepspor'un düşmanı olmak. Yönetimi elinde bulunduranlar şehrimizde önemli bir holdingin sahibi olan iş adamları olduğundan işten anlamamaları söz konusu olamaz. Bu durum akla sadece yönetimin Gaziantep'liden intikam almaya çalıştığını getiriyor. Gaziantepspor yönetimine talip olan insanları ise borç içerisinde, kadrosu boş (çünkü oyuncular kiralık) ve Avrupa'dan men edilmiş bir takım bekliyor. Bu resme bakıldığında göz önüne gelen görüntü tam bir enkaz olduğudur. Takımımız 21 puanla 15. sırada, önündeki maç periyodu ise bir hayli zorlu. Karşılaşacağımız takımlar sırasıyla Trabzonspor, Kasımpaşa, Beşiktaş, Bursaspor ve Antalyaspor, ligin bu kalburüstü takımlarına karşı koyamazsak ligin dibine demir atar ve bir devin yıkılışını hep birlikte izleriz. Gaziantepspor'un küme düşmemesi için kalan 15 maçtan 6sını kazanması gerekiyor fakat bunu yapabilecek güçte olup olmadığımız şüpheli. Küme düşme hattındaki rakiplerimiz Mersin İY, Elazığspor takviyeler yaptı ve daha da güçlendiler. Yönetime buradan bir tavsiyede bulunmak gerekirse takımda kalan tek kaliteli oyuncu olan Karcemarskas'ı satmalarıdır. O da giderse olacak durum belli, fakat bu komplo teorisi değil, Kızıl'ın habersiz satmalarına hatta satmayacağım diyip satmalarına iyice alıştık. Paraların ne olduğu da meçhul ya, hadi neyse. Trajik olan durum ise Kızılların, Gaziantepli'nin övünç kaynaklarından biri olan takımını bitirme noktasına getirmiş olsa bile ve Gaziantepli'ye hakaretler etmiş olsa bile bu şehrin topraklarında paralar kazanmaya ve servetini arttırmaya devam edecek olmasıdır...
|