Muhafazakar yapıda bir vatandaş ve oyunu sürekli Ak Parti'ye vermiş birisi olarak bu adamdan hiç hoşlanmıyorumYapılacak erken seçimde de Allah izin verirse yine Ak Parti'ye kullacağım.
Bir defa hiç saygılı bir dili yok,ben başkaları gibi diploma delisi biri olmadığım için formal bir eğitimi olmamasını önemsemiyorum,çünkü kendini yetiştiren birisi olabilir ve söyledikleri doğru da olabilir ama kullandığı dil sayesinde bir defa bile açıp dinlemiyorum.
Başta Mustafa Kemal olmak üzere toplum önünde asgari saygı duyulması gereken insanlara karşı tutumu ve iddialırını da sürekli buna yöneltmesi bana çok amaçsız geliyor,tıpkı laik tarafın Osmanlı padişahlarını kötüleyerek yaptıkları gibi.
Bu tarz doğru değil,provakatif amaçlar içeriyor ve Türkiye'ye bir faydası yok.
Bir de fes takarak neyi amaçlıyor çözebilmiş değilim,sarık olsa bir mantığı olurdu.
bu şekilde söylem içinde bulunanlara hiç inanasım gelmiyor
hep aynı terane
efendim Ak partiye oy verirdim veya veriyordum bende dindarım, muhafazakarım
sonrası amaaa!!!
örneğin fes takması olmuyormuş neden?
belki bir mesaj vermek istiyordur
nasıl atatürkün sözde uygarlık kisvesi altında fes, kavuk, külah, takke, sarık ve cüppeyi tarihe gömmek için, gavur diye tabir ettiğimiz batılıların sembollerinden olan fötr şapkayı ilk başlarda giyerek mesaj vermeye çalıştı halkın buna hoş bakmadığı anlaşılıncada zorunlu mecburi hale getirildi.
ayağına giyecek çarık bulmaya zorlanan yamalı elbiselerle geçinen insanlara zorla fötr şapka aldırılıyordu.
yahudi vitali hakko şimdiki vakko'yu zengin edem devrim hani
Şapka Giyilmesi Hakkında Kanun" neşredilince İtalya'dan bir gemi dolusu çoğu ikinci el, "paspal" şapkayı ucuza getirterek kurduğu "Şen Şapka" mağazasında halka pahalıya satmış ve milyoner olmuştu. Gerçekten de "Şen Şapka", sahibini ve yedi sülalesini abad eyleyerek "şen" yapmıştı.
İskilipli Atıf Hoca'nın Şapka Devriminden önce yazdığı risale yüzünden idam edildiği o zor günlerde erkekler "kelleyi korumak" için Hakko'nun "kazık marka" şapkalarını kapışmışlardı. Bu yüzden başlarında hanım şapkasıyla dolaşan erkekler bile vardı.
İddiası budur sitenin, kurallarda da yazar.
Vatan haini site çok, Türkiye Cumhuriyetine, yöneticilerine vs. laf atacaksınız gidin o sitelerde yapın der.
En hoşuma giden maddelerdendir.
Ancak,
Acaba İngiliz destekli Yunan gâvurunu denize döken Mustafa Kemal Paşa, “Batı emperyalizmi ve yayılmacılığı hakkında” yüzlerce kez beyanda bulunurken “Kadir Paşa” neden susmaktadır?
Bu paşa kimin paşasıdır?
Ve neden şu an devlet büyükleri, bu sitenin adminleri, Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürk düşmanı bu adamı yerlere göklere sığdıramamaktadır?!!
Fethullah Gülen'le Recep Tayyip Erdoğan'ın arası bozulmadan önce yazılanlar ve sonrasında yazılanlar arasındaki farka bakıp bir öngörüde bulunabilirsiniz, yarın öbür gün Kadir Mısıroğlu ile de arası bozulursa neler yazılabileceğini az çok tahmin edersiniz.
Ancak,
Acaba İngiliz destekli Yunan gâvurunu denize döken Mustafa Kemal Paşa, “Batı emperyalizmi ve yayılmacılığı hakkında” yüzlerce kez beyanda bulunurken “Kadir Paşa” neden susmaktadır?
Bu paşa kimin paşasıdır?
Ben Misirlioglu'nu daha once dinlemedim. Zaten yakin tarih ile ilgili bazi yasaklar nedeniyle fazla doyurucu bilgilerde yok. Fakat yavas yavas piyasa canlaniyor gibi. Ben Turk arastirmacilarin haricinde daha cok yabanci arastirmacilarin kendi arsivlerinden yaptiklari calismalari okudum.
Yukarida, "Ingiliz destekli Yunan gavuru" cumlenize katilmiyorum. Eger Yunan yakin tarihi ile ilgili kaynaklari okursaniz; Yunanistan'in ,Anadolu'yu isgal ettigi yillarda bir rejim degisikligi yasadigini ogreneceksiniz. 1920 yilinda Yunanistan'da Kral'in geri donmesi ile ilgili bir referandum yapilmis ve Yunan halkinin % 99'a yakini Kral'dan yana oy kullanmistir. Hukumette olan Ingiliz taraftari Venizelos bu sonucu Yunan halkinin savaslardan bikmasina bagladi. Ulkesine geri donen Kral Konstantin asiri derecede bir Alman hayraniydi. 1. Dunya savasi yillarinda Fransa ve Ingiltere'ye karsi Almanya'yi desteklemisti. 1920 yilinda Yunanistan'a tekrar hakim olunca, Anadolu da ki isgalci Yunan ordularin baskomutanligini da ustlendi. Anadolu'yu tekrar geri alan Kral olarak anilmak istedi. Bu yuzden kendi basina hareket etmeye basladi. Ingilizler, Kral'in kendi evinde zayiflamasi ve yonetimi tekrar Ingiliz yanlisi Venizelos'un almasi icin Kral'dan desteklerini cektiler. Ankara hukumetiyle temas halindeydiler. Bu siralarda Ankara hukumeti de Fransa ile Ankara antlasmasini imzalamisti. Bu antlasma nedeniyle Ankara hukumeti basta askeri malzeme olmak uzere Fransa'dan maddi bir cok yardim aldi. Sonrasinda Anadolu'da yanliz kalan Kral'in isini bitirdi. Yenik Kral ,Yunanistan da ki tum populeritesini kaybetti ve cok kisa bir sure icinde taht'tan inmek zorunda kaldi.
Kemalist propaganda marifetiyle M. Kemal’i Hollywood filmlerindeki “Dünyayı Kurtaran Kahraman” olarak tanıyanların bu tür iddialara inanmaları elbette çok güç… Iddia sahibine “akıl hastası” demeleri de çok normaldir. İftira ve hezeyanlara itibar etmemek lazım gelir.
Üstada dair bir kaç söz paylaşalım:
Şapka inkılâbıyla, herkes şapka giymeye mecbur edildi. Başı açık gezilemezdi! Bu gözler, şapka giymedi diye katran sürülen başlar gördü. / Kadir Mısıroğlu
Hiçbir sistem, insanı İslâm kadar yükseltemez! İnsan, Allah'ın cc yeryüzündeki halifesidir. / Kadir Mısıroğlu
.
Şapka inkılâbıyla, herkes şapka giymeye mecbur edildi. Başı açık gezilemezdi! Bu gözler, şapka giymedi diye katran sürülen başlar gördü. / Kadir Mısıroğlu
1933 dogumlu olan misiroglu 1925 te yapilan sapka inkilabi hakkinda bu sekilde konusmasi cok ilginc. Ataturk oldugunde 5 yasinda olan bu kisi olaylari ana karninda iken mi gormus? Dahasi kendi dogumundan sonra gorulen fotolarda bir cok kisi sapkasiz dolasip poz verdigi gorulurken o olanlari neresinden uyduruyor?
Hatta bakin 1933 yili sumerbank acilisin zamanlarindan bir foto. Sapka giymeyenlerin kafasindaki katranlari goruyoruz
Kemalist tek parti diktatörlüğü 1950'ye kadar sürdü. Yani Kadir Mısıroğlu 17 yaşında iken tek parti diktatörlüğü varlığını sürdürüyordu. Kemalist burjuva topluluğunun, kanunlara uymaması ne ifade eder? Şapka başlara katran sürüldü, boyunlar vuruldu, şehirler bombalandı.
Kadir Mısıroğlu orada Mustafa Kemal'in ruhuyla konuştum demiyor. Zaten kimse kimsenin ruhuyla konuşamaz. Bu, islama göre doğru değil. Orada ruh çağırma operasyonu yapmışlar.. Kadir mısıroğlu ruh çağırdığını zanneden adamla dalga geçerek demiş ki : "Senin bu çağırdığın ruh değil, senin bu konuştuğun Mustafa Kemal adına gelmiş bir cinnî 'dir." İnanırsınız inanmazsınız, İslam'i ölçülerde cinnî vardır ve böyle bir hadisenin gelişmesi mümkündür.