Binali Yıldırım vs. gibi başarılı şahsiyetleri İzmir'e başkan yapmak başta o şahıslara haksızlık.
Vay bee... daha adice bir aşağılama yapılamazdı bu kente... Biz Devlet-u Ali'nin vezir-i azamlarından Binali Paşa'ya layık değiliz demek ki... tüh tüh tüühhh... ne kadar üzülsek azdır...
Başarılı şahsiyetmiş... geçin bunları kardeşim... 35 milyar bütçesi olan yatırımcı bir bakanlığı yönetiyor adam, tam 35 milyar.... başarılı olmayacak da ne olacak... ne ka para o ka köfte.... Sağlık bakanlığı, savunma, milli eğitim değil bu...bütçenin çok azı personele gider bu bakanlıkta ve ne yapsan görünür... yollar, köprüler, uçaklar, gemiler...En tepedeki adam, üzerinde başbakandan başka kimse yok. Müstakbel rakibi Kocaoğlu'nun projelerine de kendisi onay veriyor - ya da vermiyor -, para veriyor - ya da vermiyor-. aday olaağı İzmir'in bütçesi ise 2.5 milyar ve sadece inşaat yapmakla bu kentin insanlarını mutlu edemez...
35 projeye bir bakınca anlarsınız ne demek istediğimi... bunların hepsi bol bol para ile yapılacak "inşaat projeleri"... sadece inşaat için belediye başkanı seçilir mi?
İzmir'in tek sorunu mimari ve altyapı yönden geride olması değil... Sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerin ilerletilmesi, yüzyıllardır oluşan ve kentlimizin artık oturmuş bir karakteri olan Akdeniz kentlerine özgü rahat yaşam ruhu ve tarzının kaybedilmeden kentin geliştirilmesi, tarihi ve kültürel mirasa sahip çıkılması, sosyal sorumluluk projeleri, çevre projeleri de en az metro, tren ve köprü projeleri kadar önemli...
Mevcut başkan Kocaoğlu'nu pek çok açıdan ben de eleştiriyorum... ama kente geri dönülmeyecek zarar verecek bir olay yaratmamıştır düşüncesindeyim... İstanbul'daki gibi kentin siluetini berbat eden ve şimdi kara kara nasıl ortadan kaldırabileceklerini düşündükleri inşaatlara onay vermediği gibi, pek çok belediye başkanının aksine kentin parasını popülizm uğruna ne idüğü belirsiz futbolculara saçmadı, devasa biblolardan öteye geçemeyecek heykellere anıtlara yatırmadı parayı. evet işler yavaş gidiyor,doğrudur... ama hızlı gidip berbat olan işleri de çok gördü bu gözler... alelacele yapılmış TOKİ konutlarında boğulan insanları, 2 defa devrilen hızlandırılmış trenlerde can verenleri unutmadık daha... Bu kentte çok inşaat yapanlar her zaman hayırla anılmaz "asfalt osman" diye kibarca dalga bile geçilir...
Biz izmirliyiz kardeşim... ister beğen ister beğenme biraz farklıyız, burada yaşam daha rahattır, kadın erkek, çoluk çocuk, patron işçi ilişkileri, çalışma koşulları, mesai saatleri, iş düzeni vs farklıdır. Buranın ahalisi namazını da kılar, orucunu da tutar, içkisini de içer... kızları askılı elbiseyi giyer ama orucunu da tutar, erkekleri içkiyi içer ama cumaya da gider... beğen ya da beğenme durum budur. Bunu kabullenmeyecek adam da başkan seçilmez buralarda, seçilirse de burnundan fitil fitil getiriler adama... Bizim kafa yapmız bu, kusura bakmayın.... biz burada şöyle deriz "nato kafa nato mermer"... anlayana...
İzmir köy ama herkes yaşamak için can atıyor. İzmir köy ama iktidar burayı ele geçirmek için her yolu deniyor. İlginç düşünceler vallahi.
Çünkü: İzmir'de yapılacak çok şey var ve iktidarın şehirlerine bakın! Ankara,İstanbul,Bursa,Kayseri,Konya Adana, Erzurum, nasıl da son yıllarda gelişmiş değil mi
chpnin olup gelişen tek şehir Eskişehirdir. Çünkü eskişehirin vizyonlu bir başkanı var. O ayrı
İzmir köy ama başkanı en merkeze kurulmuş heryeri kendi mahallesi gibi sanıyor. Gecekondu'da TR birincisiyiz! (Nüfusa/yapıya/m2ye oranla)
İzmir'de okumak ve izmire tabiri caizse kapağı atmak isteyen kesim ya emekli ya öğrenci, evet emekli için ideal adam alır emekli parasını gider hatay yada balçovadan ev alır o zaman izmirde iyi yaşar ama herkes öyle değil işte
öğrencilerde hayatın burada aktığını, kızlarının güzelliğini,özgürlüğünü vs. düşünüyor belki doğru belki yanlış bilinmez
hoş özgürlük göğüs dekoltesi , istediğin yerde sevişmek, çimlerde içki içmek (insanlara laf atmak) ise olmaz olsun öyle özgürlük
(bence)
Herkes kelimesi biraz iddialı olmuş. Bırak İzmir'de yaşamak için can atmayı, aklımın ucundan dahi geçirmedim. Malum işin içine "herkes" girince yazma hakkı doğuyor.
Alıntı:
İzmir köy ama iktidar burayı ele geçirmek için her yolu deniyor. İlginç düşünceler vallahi.
Düşünceler ilginç değil, senin İzmir'i ayrı bir konuma sokman ilginç olmuş. Her iktidar köyün muhtarı olmak ister. Sonuçta nüfus olarak Türkiye'nin 3. büyük şehri. Bu potansiyelden yararlanmayı her iktidar ister. Yoksa sen İzmir'in kara kaşına kara gözüne mi iktidarların ilgi duyduklarını zannediyorsun?
Kimsede saf hizmet sevgisi yok elbette fakat İzmir'de yerin dibine sokulmamalı benim yakındığım durum budur. Arkadaş Binali bey'e İzmir'i yakıştıramıyor fakat ne hikmetse partisi en baba, en eski bakanını buraya aday gösteriyor.
Bazı arkadaşlar ironi yaparak İzmir'i aşağıladığımı zannetmişler. Mesajı yazarken böyle anlaşılacağı ithimali aklıma gelmedi değil. Bu yüzden kelimeleri seçerek kullandım. Ama yazım yeteneğim az olduğu için yine yalnış anlaşılmışım.
Demek istediğim şudur ki: İzmir İstanbul, Kahire vs. gibi devasa bir metropol değil. Nüfusu 3-4 milyon. Alan olarak da öyle Pekin gibi Şangay gibi çok geniş bir araziye yayılmış değil. Şehir olarak da kangren olmuş, çözülmemiş devasa sorunları yok. Orta karar, çalışkan, dürüst bir belediye başkanı İzmir'i çekip çevirir. Gidip te Bakan'ı attan indirip eşşeğe bindirmeye gerek yok. (Yine yanlış anlaşılmasın, At, eşek, metafordur!!).
Mevcut ve önceki belediyeler de tabii ki başarılı işler yaptılar, İzmir'i bir yere getirdiler. Yeter mi? Hayır. Ama İzmir başına bakan getirecek kadar kötü de değil.
Ben Izmirin bu haline sasirmiyorum.
CHP'den baska sey beklenemez zaten.
Kemalizim kalesi olmakdan baska ne icraati var bu partinin?
Atama izindeyiz solaganlari en cok Izmirde duyuldugunu varsayarsak gercekten devamli yatip duruyor bu Belediye ...
Yazik gercekten yazik ... CHPli Arkadaslar biraz objektiv olun da Izmir B.B. deki yanlislari görün...
Yoksa 5 seneye kale male kalmaz Izmirde ....
Valla İzmir'e bir kale yeter. O da Kadifekaledir. İkinci bir kale (CHP kalesi vs.) gerekmez. Zira bu gidişle CHP belediyesi bütün İzmir'i Kadifekale'ye çevirecek.
Siyaset konuşmayalım diyoruz ama laf dönüp dolaşıp oraya geliyor.
Zaten ülkenin iki temel meselesi var: Din ve siyaset. Bunları bir rayına oturtabilsek diğer sıkıntılar kendiliğinden çözülecek.
Kimsede saf hizmet sevgisi yok elbette fakat İzmir'de yerin dibine sokulmamalı benim yakındığım durum budur. Arkadaş Binali bey'e İzmir'i yakıştıramıyor fakat ne hikmetse partisi en baba, en eski bakanını buraya aday gösteriyor.
Ne enteresan ama di mi? Sen burada İzmir hakkında atıp tut (birkaç kişi daha var burada aynı durumda olan), senin taraftarlığını yaptığın siyasi parti de en çok güvendiği bakanlardan birini, evet hem de bakanını belediyesine başkan adayı göstersin.
Bu ne yaman çelişki!