sayfa 1  |
 |
yılmaz büktel
12 yıl önce - Pts 25 Ekm 2010, 00:25
İST » Sirkeci Şehirlerarası Otobüs Yazıhane ve Durakları
Sirkeci Şehirlerarası Otobüs yazıhane ve Durakları
Belki başlığın adını doğru koyamadım ama bence bu gerekli bir başlık. Eski resimler başlığında veya bazı diğer başlıklarda Sirkecide tren garı yanındaki sokaktan kalkan otobüsleri benim akranlarım ve biraz küçük olsa da Akın da hatırlar. Hatta yanılmıyorsam Akın, M.Ali sade ve biraz da ben buradan kalkan otobüslerri tatlı tatlı anlatmıştık. İşte aşağıda gördüğünüz resmi bulduğumda bu anlatılanları ayrı bir başlık altında toplamanın gerekli olduğunu düşündüm. Sirkeci'den Gülhaneye uzanan ana cadde o günlerde inanın bugünkünkünden daha kalabalıktı.
Resimde ilginç firmalar ve otobüsler var. Sol başta Edirne-Havsa Güven Turizm, hemen bir arkasında Uludağ turizm ve ortada İnanöz turizmin otobüsleri var. Marka tespiti yapabilecek durumda değilim ama araçların sanırım çoğu kamyon bozması yapma kasa otobüsler. Ancak sağ baştaki otobüs firmasını okuyamasamda orjinal chausson marka bir otobüs. Bu modelden bir örnek İETT de vardı.
Yine arkadaşların daha önce işaret ettiği üzere arabaların üzerindeki bagajlar yoldaki olası terslikler için yedek lastiklerle dolu.
(+)
|
 |
serdar82
12 yıl önce - Pts 25 Ekm 2010, 10:18
O zamanlar köprü olmadığı için Anadolu'ya gidecek otobüsler araba vapuru kuyruklarında uzun süre beklerdi.
|
 |
Hasan Durmuş
12 yıl önce - Pts 25 Ekm 2010, 10:42
Çok güzel bir konu. Teşekkür ederim. Resimde bir şey dikkatimi çeklti. 3 otobüsünde bir camı sanki muşamba varmış gibi duruyor şöför camı ise normal duruyor. Acaba yokluk yüzünden mi o camlar o şekilde ?
|
 |
yılmaz büktel
12 yıl önce - Pts 25 Ekm 2010, 11:37
| Alıntı: |
| Resimde bir şey dikkatimi çeklti. 3 otobüsünde bir camı sanki muşamba varmış gibi duruyor şöför camı ise normal duruyor. Acaba yokluk yüzünden mi o camlar o şekilde ? |
Altın pencereli ev hikayesini bilirmisiniz. güneş ışığı vurunca altın gibi parlayan ama aslında tozlu camları olan ev hikayesi.
İşte otobüslerin camları da biraz bunu andırıyor. camlar sağa ve sola meyilli yerleştirilmiş. bir taraf ışık alırken diğer taraf ışık almadığı için gölgede kalıyor. o farklılığın açıklaması basitçe bu. Ancak öyküdekinin tersine burada güneş alan pencere tozlu gibi görünüyor.
|
 |
FıratKaradağ
12 yıl önce - Pts 25 Ekm 2010, 14:50
Boğaziçi köprüsünün olmadığı o yılalrda Anadolu'ya gidecek araçların Harem tarafında değilde Sirkeci tarafında arabalı vapur beklemesi büyük bir hata, bu araçların Avrupa tarafına hiç geçmemesi lazım zaten. Sanırım ilk Harem'den kalkan ve Harem otogarının kurulmasının temelini de Gazanfer Bilge sağlamıştır. Bu uygulamanın amacı nedir, neden otobüsler karşıya geçip Sirkeci'yi ilk durak olarak kullanıyorlar?
|
 |
tarık_34
12 yıl önce - Pts 25 Ekm 2010, 19:58
huseyin2 arkadaşımızın " 12.07.2010 " tarihinde eski istanbul resimleri ve fotoğrafları
başlığına yüklemiş olduğu bu fotonun bu başlığa daha uygun düşeceğini düşündüm
(+)
|
 |
TeoMan70
12 yıl önce - Pts 25 Ekm 2010, 21:23
Yılmaz bey paylaşımınız için teşekkürler, o zamanları düşününce hayatın ne kadar zor olduğunu düşünmeden edemiyor insan. Otobüslere bakınca o zamanlar doğuya yolculuk yapanlara Allah sabır versin demek geliyor içimden hele karda kışta şoförlük yapanlar... Şimdikiler çocuk oyuncağı gibi geliyor.
|
 |
yılmaz büktel
12 yıl önce - Pts 25 Ekm 2010, 23:03
| Alıntı: |
| Bu uygulamanın amacı nedir, neden otobüsler karşıya geçip Sirkeci'yi ilk durak olarak kullanıyorlar? |
Bu soruya şöyle bir cevabım olacak. Anadolu yakasında Harem otogarı var ama Anadolu yakasının yerleşim yapısı o zamanlar bugünkünden çok farklı. Kartal hatta Pendik bile şehirdışı kalıyor. Yani yolcu potansiyeli az. Asıl yolcu ise Avrupa yakasında. Yolcunun araba vapuru ile valizlerini alıp karşıya geçmesi yerine Sirkeci'de yazıhane açıp yolcuyu burada kapmak daha çekici gelmiş olmalı. Bu durumun bir başka sonucu da Sirkeci'nin bir oteller bölgesi olması. Oteller Harem de değil de Avrupa yakasında açılıyor. Yani gurbetçiler Anadolu yakasına değil Avrupa yakasına geliyorlar. Harem'de inenlerin ise zaten evleri o yakada.
Tarık'ın aktardığı resim ile benim resimde Uludağ ve Edirne arabaları yaklaşık olarak aynı yerde görülüyor demek ki yazıhaneleri o sokakta, yada o duvar dibi bu iki firmaya ayruılmış olmalı.
|
 |
M.Ali Sade
12 yıl önce - Sal 26 Ekm 2010, 17:20
Gerçekten çok güzel bir başlık olmuş.
Ama ben konuyu biraz daha genişleteyim müsaadenizle.
Otobüs işlerinin yaygınlaşmaya başladığı 1960 ve 70 lerde İstanbul'da otobüs yazıhanelerinin veya yazıhane demeyelim de otobüs hareket noktalarının bulundukları semtler:
1.Sirkeci
2.Laleli
3.Aksaray
4.Kadıköy
5.Harem
6.Topkapı'dır.Ancak bu merkezlere Taksim,Üsküdar ve Fatih'i de ilave edebiliriz aslında.
Yaşım gereği ben Anadolu veya Trakya'dan gelip de Sirkeci'de yolcusunu indiren otobüslere veya direkt olarak Sirkeci'den hareket eden otobüslere yetişemedim.1960 ların ortalarından itibaren İstanbul'a geldiğimde ise Sirkeci'deki Araba vapuru iskelesinden inen otobüsler direkt olarak karşıya geçerler,Sirkeci yolcusunu garın önünde indirir ve Ankara Caddesi'ne tırmanarak Laleli'deki son duraklarına devam ederlerdi.Bazı otobüslerin Aksaray'da da yazıhaneleri vardı aslında ama çoğunlukla son durak Laleli olurdu.Laleli'deki bu yazıhaneler 1990 ların sonlarına kadar azala azala da olsa yerlerini muhafaza ettiler.
İstanbul'dan gidişte Laleli'den binilen otobüsler de oradan devamla Sultanahmet,Gülhane Parkı girişi ve Hüdavendigar Caddesini takip ederler ve bu yazıhanelerde bekleyen yolcuları almak üzere Sirkeci'de bazen kısa,şayet araba boş ise de uzun molalar vererek beklerlerdi.
1973 yılında Topkapı Garajları faal olduğu halde Hüdavendigar caddesi üzerindeki otobüs yazıhanelerinden bilet aldığımı veya yer ayırttırdığımı bilirim.Araba vapuru ile boğaz geçişlerinin sağlandığı yıllarda sahil yolu üzerine vapura binmek üzere kuyruk olan otobüslere bu yazıhanelerin değnekçileri çeke sürükleye yolcuları getirir ve otobüs şoförleri ile hesap görürlerdi.
Boğaziçi köprüsü açılıp da otobüsler araba vapurlarından çekilince Sirkeci'deki otobüs yazıhanelerinin önemi azaldı.Birkaç yıl içerisinde pek çok firma Sirkeci'yi terketti.Pek çoğu da masrafları azaltmak adına tek başlarına kullandıkları yazıhanelerini başka firmalara da açarak çoklu yazıhane sistemine geçiş yaptılar.
Topkapı için çok şeyler yazdık,çizdik.Topkapı'yı geçiyorum.Aksaray Vatan Caddesi de aslında bir otogar sayılabilirdi.Buradan da Trakya istikametine ve Çatalca ,Silivri gibi ilçelere giden otobüsler hareket ederlerdi.Silivri Birlik ve Istranca Birlik otobüsleri caddenin başındaki boş alandan kalkarlardı.Vatan Caddesi o zamanki bomboş haliyle otobüsler için güzel bir park yeri,Aksaray'da o zamanki salaş otelleriyle şoför ve otobüsçüler için dinlenme yeri ve yeni tabiriyle "cazibe"merkeziydi. Bundan neyi kastettiğimi anlamışsınızdır.
Harem aslında rahmetli Gazanfer Bilge'nin üstün ticari zekasıyla keşfettiği bir mekandı.Önceleri Harem'de sadece Gazanfer Bilge otobüsleri vardı.Daha sonradan diğer firmalar da buraya kapak atınca burası bir otogar olarak düzenlendi.Kaldı ki halen de o düzenlemede yapılan yazıhaneler duruyor.
Üsküdar'daki Selman-i pak Caddesi üzerindeki Saray Oteli (şimdi duruyor mu bilmiyorum) önünden de 1970 lerde Şile,Ağva otobüsleri hareket ederlerdi.Yine Rize istikametine giden Çayeli Çay Turizm de Boğaz'dan gelen Karadeniz yolcusunu Üsküdar Meydanı'ndaki sükseli yazıhanesine kadar girerek alırdı.
Bir takım firmalar özellikle Fatih'e de uğrarlardı.Burada da yazıhaneler vardı.Taksim'de de Varan,Ulusoy gibi firmaların otobüslerini bir zaman gece vakitleri görmüştük.
Sirkeci'ye dönecek olursak aslında Sirkeci Türkiye'nin kalbidir.1960 ve 70 li yıllarda dahi Türkiye ekonomisi halen olduğu gibi Sirkeci civarından güç alırdı.İstanbul'un bütün katma değeri, üretimi ve ithalatı tren,otobüs,kamyonlarla Anadolu'ya Sirkeci'den giderdi.Anadolu'dan göç eden işsiz vatandaşımız ekmeğini illaki Sirkeci'deki ambarlarda ,hanlarda aramışlardır.Askeriye bile askerini yukarıdaki resimlerde görülen tren vagonlarının arkasındaki tedarik depolarından besler,doyurur,donatırdı.
Herkese selamlar...
|
 |
Necdet Cevahir
12 yıl önce - Sal 26 Ekm 2010, 17:31
M. Ali üstadımızında dediği gibi Kadıköy'de bu merkezlerden sayılabilir. Ancak daha çok otobüslerin uğrak yeri olarak değilde, yazıhane olarak varlıklarını sürdürdüler. İskelenin hemen çıkışında Atan Kardeşlerin yazıhanesi yakın zamana kadar vardı. Hemen yanında ise, şimdi ismini hatırlayamadığım bir firma daha vardı. Ayrıca yine Gazanfer Bilge'nin benzinliğin arka tarafındaki yazıhanesi oldukça faaldi..
Şimdi ise daha çok Rıhtım Caddesinde faaliyet gösteriyorlar.. Diğer yazıhane semtleri ise Çiftehavuzlar ve Sahrayıcedit oldu. Tabii başka semtlerde var, bunlar sadece benim bildiklerim.. 
|
 |
sayfa 1  |