Ya yemin ediyorum Yılmaz Vural'la anlaştıklarında kendi kendime sezon sonunu göremez demiştim. Çünkü artık alışıldık, klasik bir durum oldu Gençlerbirliğinde bu durum. Ama ilk maç sonunda ayrılık olacağı aklımdan geçmemişti. Ama şaşırtıcı bir durum mu? Tabi ki de hayır. Yaşını tam bilmiyorum ama 90'nına merdiven dayamış, benim yaşım kadar başkanlık yapmış, 90'lı yıllarda Afrika'dan yetenekli gençleri bulup parlatıp büyüklere satıp geliri giderinden fazla olan ender kulüplerden biri olan Gençlerbirliğini özellikle son 10 senedir yönetemeyen İlhan Cavcav artık elini ayağını kulüpten çekmelidir. Durduğu her dakika takıma zarardır. Yani kulübün sorunu teknik adam değil, teknik adamlara sürekli müdahelede bulunan, istikrar sağlayamayan İlhan Cavcav'dır.
Taraftardan Cavcav patlaması! İstifa...
Gençlerbirliği Taraftar Dernekleri yarın(31 Aralık) saat 10.30'da Gençlerbirliği Beştepe Tesisleri önünde toplanacak.
İnternet üzerinden organize olan taraftar dernekleri, yönetim kurulu toplantısı öncesinde Cavcav'ı ve Yönetim kurulu üyelerini protesto edecekler.
İnternet üzerinden yapılan yazışmalarla organize olan Alkaralar, Haydi Gençler, Kara Kızıl, Kardeşler ve Gençlerbirliği Taraftarlar Derneği üyeleri aldıkları ortak kararla, kulüp önünde toplanarak Cavcav'ı istifaya davet edecekler.
...
...
http://spor.haber7.com/genclerbirligi/haber/17291 ...asi-istifa
Cavcav'ı istifaya davet edeceklermiş ancak, istifa edeceğini zannetmiyorum.
İlhan Cavcav'ın istifa edeceğini zannetmiyorum.
İstifa etmez, çünkü Gençlerbirliği'ni öncelıkle kendi malı olarak görüyor.
Sebep veya sebepler sadece bu değildir elbette:
Gençlerbirliği Kulübü Türkiye liglerinin en kolay yönetilebilecek spor
kulüplerinin başında gelir. Öncelikle mali yapısı sağlamdır. Futbolculara,
Vergi dairesine, Sosyal Güvenlik Korumuna, Federasyona, şahıslara, kısacası
kimselere borcu yoktur. Geliri her zaman giderinden fazla olmuştur.
Futbolcular transfer taksitlerini, maaşlarını, primlerini hiç bir sorun olmadan
almışlardır. Federasyona, UEFA'ya giden bir tek futbolcu olmamıştır.
Taraftardan, basından gelebilecek ciddi bir baskı yoktur. Taraftarlarının sebep
olduğu Federasyondan ceza alma gibi olaylar hiç olmamıştır.
Biraz zihin jimnastiği yapalım:
Diyelim ki İlhan Cavcav başkanlıktan istifa etti. Kulüp başkansız, yönetimsiz
olamayacağı için elbette yeni bir başkan ve yönetim kurulu seçilecektir.
Böyle bir seçimde ise hiç kuşkunuz olmasın, İlhan Cavcav yine seçilir...
İlhan Cavcav niçin yeniden seçilir?
Sebebi çok basit, Gençlerbirliği Kulübünde yıllarca üyeliği olan, tribünde
bu kulüp için büyük destek veren gerçek taraftarlar bir günde kulüpten üyelikleri
silinerek atıldılar. Yerlerine Gençlerbirliği ile, hatta futbolla alakasız
kişiler üye yapıldı.
Başkan ve yönetim seçilirken, siyasi partilerde görmeye alışık olduğumuz sistem
geçerlidir. Siyasetçiler delegelerini kendileri seçerler. Parti kongrelerinde de
siyasetçinin seçtiği delegeler elbette kendilerini seçen siyasetçiye oy verir.
Gençlerbirliği'nde de istifa sonrası seçilecek başkan zaten bellidir. Başkanın
seçtiği üyeler elbette yine eski başkanı seçecektir.
Ülkemizde seçim kaybeden siyasetçinin istifa ettiği pek görülen bir olay değildir.
Siyasetçi kabahati kendisinde aramaz, kabahatli kendisine oy vermeyen vatandaştır.
Gençlerbirliği'nde ve ülkemizin hemen bütün kulüplerinde başkan başarısızlığın
kendisinde değil başkalarında olduğunu düşünür. Misal olarak sportif başarısızlığın
Teknik direktörde olduğu düşünülür. Her gelen teknik direktör kısa zamanda harcanır.
Cavcav'ın stratejisi de budur.
İlhan Cavcav için kulübün mali durumunun sağlam olması sportif başarının önünde
gelir...
Bu sitede Gençlerbirliği kulübünün iç yapısını en iyi bilen kişi Onur Nazlıaka'dır.
Bu konuda Onur Nazlıaka'nın fikirlerine önem verdiğimi belirtmek isterim.
sana buradan tavsiyelerde bulunabiliriz canini sikan bir durum olursa, hep beraber yeni fikirler gelistirebiliriz, Genclerbirligi'ni marka haline getirebiliriz tipki Paris SG gibi, vesaire vesaire
Belirtildiği gibi İlhan Cavcav istifa etmez. Kendisinin istifasının mezarda olacağını düşünüyorum. Esasen benim gibi pek çok kimse de böyle düşünüyor.
İlhan Cavcav'ın kulübü aldığı nokta çok dipteydi. Takım her an gümbürtüye gitmek üzereyken aldığı kulübü bugünlere taşıdı. Ancak son yıllardaki kararlar kulübe yine zarar vermeye başladı. Anlaşılıyor ki talihimiz yardım etmezse bu kulüp yine gümbürtüye gidecek ve İlhan Cavcav takımı aldığı yere bırakacak.
Kulüpteki sıkıntı on sene önce başlamıştır. Daha önceleri uyumlu yönetim yapısıyla dikkat çeken Gençlerbirliği, kongrede Cavcav'a rakip olarak Atilla Aytek'in çıkmasıyla birlikte ilk kez sarsıntıya geçmiştir. O kongrede kulübe üye yapılan oy depoları, devamında da mevcut Gençlerbirliği üyelerinin oy kullanmalarının bildirim yapılmayarak engellenmesi derken sıkıntılı yılların başlangıcı 2006'dır. Nitekim ilk kez 2007/2008 sezonunda, uzun bir süreden sonra ciddi düşüşe geçen Gençlerbirliği o sezondan sonra da kolay kolay toparlanamamıştır. Uzun sezonlardır Avrupa yolu görünmemektedir. Takım bazı zamanlar küme düşme hattıyla ilgilenmekte, genellikle de onuncu sıralar civarında sezonu tamamlamaktadır. Ancak bu süreçte de maddi olarak hiçbir sıkıntısı olmayan takımın manevi olarak çokça sıkıntıya girdiği görülmektedir. Manevi sıkıntının bir nedeni de Cavcav'dır. Hem ilerleyen yaşı ama en önemlisi de yanındaki kişileri doğru seçmemesi kulübe zarar vermektedir. O hep efsane olarak söylenen, kulüpteki Gençlerli olmayanlar bu ciddi zarar vermektedir. Ayrıca son dönemlerde gerçekleşen menajer oyunlarına kolay kolay kanılması, takımın parasını söğüşleme girişimlerine dur denilmemesi de sıkıntılar doğurmaktadır.
İlhan Cavcav'ın yapması gereken nedir? İstifa etmek mi? Belki de hayır. Yaşı İlhan Cavcav'a gerçekten sıkıntı veriyor. Ancak İlhan Cavcav istifa etmeksense yanındakileri düzgün seçmelidir. Çünkü bir takım tek başına bir kişinin üzerinde yükselmez. Uyumlu bir ekip çalışması en önemli etkendir. Yaşlı kurt hem ekibini düzgün seçmeli hem de kendinden sonra gelecek yeni kadroları, öz be öz Gençlerli kadroları hazırlamalıdır. Takımın sağlam durması ancak bu şekilde mümkün olabilecektir.
Yılmaz Vural olayına gelirsek, gelmesi ve gitmesi ayrı bir dert oldu. Günah keçisi de Ahmet Yılmaz Çalık çıktı. Ancak bu olayda Ahmet Yılmaz Çalık'ın tek eksisi kaptan olmaktı. Arkadaşları adına doğru ya da yanlış bir görüşü dile getirdiği için çokça eleştirildi, fakat ben Çalık'a sahip çıkılması gerektiğini düşünüyorum. Eskişehirspor maçında oynanan oyuna dair Skulasson'un da ''2-4-4 oynadık, bu olmaz'' gibi bir beyanı var. Cavcav, Vural'ı göndermeyi kafaya koymuş, günah keçisi Ahmet Yılmaz Çalık olmuş. Yeni teknik direktörümüz İbrahim Üzülmez'e gelirsek de şunu söyleyeyim ki elimize çok büyük bir bomba aldık. Bu bomba ya bizde patlayacak ve küme düşeceğiz ya da rakiplere patlatacağız. Şahsen Mesut Bakkal'ı yani Gençlerbirliği'nin âdeta Şenol Güneş'ini daha isabetli bulabilirdim. Umarım İbrahim Üzülmez'i getirmekte bir isabetleri vardır, yoksa telafisi olmayan günler geçirmemiz olasıdır.
Sonuç olarak bu sezonu bir şekilde atlatsak bile kulüpte ciddi sorunlar var ve zihniyet değişmedikçe bu sorunlar da değişmeyecek. Hakeza az olan taraftarın da hem siyasi hem de sosyal anlamda bölünmüşlüğü, tek vücut olamaması da ağır bir sorun. Kulüp kör topal ilerliyor. Eğer düzgün bir seyre girilmek isteniyorsa ne bu kadar yabancıya bağlı kalınmalı ne de başarısız çalışma arkadaşlarına. Yönetim kurulu sağlam isimlerden oluşturulmalı. Ayrıca kendi oyuncusuna ''lan, lun'' diyen bazı taraftarların da bu camiaya faydası olmaz. Hatta Passolig almayan bazı taraftarların sırf Passolig alıp takımın maçına gitti diye bizi umarsızca eleştirmesi de ne yazık ki çok acı bir durumdur. Evet, kulüp de toparlanmalı ama biz taraftara düşen sorumluluk da ciddidir. Ne yazık ki az sayıdayız ama bu az sayıyı etkili hareketlerle yarara dönüştürecekken hâlâ saçmalayarak biz de takıma destek olamıyoruz. Bu açık da giderilmelidir. Bizim kendimize düşen paye de budur.
takviye mutlak şart.oda bilindik takviye.öyle yedekte bekleyen topçulr değil tabikide.küme düşmemesi için bana göre22 puan 2.yarıda alması şart.buda 7 galibiyet ve 1 tanede beraberlik eder.zaten ilk 5 hafta sonunda küme düşülüp düşülmeyeceğği toplanan puandan belli olou.ilk 5 maçta minimum 9 puan toplanırsa paçayı kurtarır aksi halde ptt liğinin kapısı açılır.
sadece akhisardan Hugo ve Douglas alınsa gençler bırak küme düşmeyi uefaya şampiyonluğa oynar ama sıkıntı kadroda temizlik yapılması takıma oturmayan adamlar yedeklerle değişip değişip oynuyolar oturmuş bir as takım yok
Gençlerbirliği'miz sekiz hafta sonra kazandı. Rize'de oynanan ve son dakikaları heyecan fırtınası şeklinde geçen maçta takımımız Çaykur Rizespor'u 3 - 2 yendi. Özellikle Djalma'ya ait gol takımımıza hem üç puanı getirdi hem de büyük olasılıkla haftanın golü oldu. Bu gol, benzerlerine oldukça az rastlanacak nitelikte.
Uzun bir süre sonra galip gelen takımımızı tebrik ediyor, ligin ilk yarısının aksine ikinci yarının hem güzel oyun hem de bol puan getirmesi dileğimizi yineliyoruz.