Tarih ve tarihi şahsiyetler sevgi kin gibi duygusal tepkilerle açıklanamaz. Biz burda Mustafa Kemal'i öğrenmeye gayret ediyoruz. Mustafa Kemal'e iman esaslarını tartışmıyoruz.
İman eden yok zaten Orhan bey, bu siz ve sizin gibi düşünen bir kısım insanın yakıştırması.
Atatürk sevgisinin karikatürize edilmiş telaffuzu.
Madem Mustafa Kemal'i öğrenmeye gayret ediyorsunuz, yardımcı olmak elbette vazifemiz.
Mustafa Kemal'i yargılayan arkadaşların baz aldığı dönem 1923-1938 arasıdır. Sizde yazınızda vurgulamışsınız, ''bence asıl Mustafa Kemal'e hakaret onu şabloncu göstermektir'' mükemmel bir tespit bencede. Çünkü o dönemde zaten şablon olarak alınacak bir şey yoktu malumunuz.
Alman şablomu desek, Almanlar birinci dünya savaşından çıkmış, kendi mücadelelerini vermeye çalışıyorlar o dönemde. İngiliz şablonu desek, kraliyetle yönetilen, o dönemde aristokrasinin egemenliğinden kurtulamamış bir yapı.
Fransız ve İtalyan şablonları desek, kendi iç meseleleri ile boğuşan, sıkıntılı devletler o dönem için.
Rus şablomu hiç diyemiyoruz, o dönemdeki durumları ortada...
Uzun lafın kısası, Mustafa Kemal'in önünde bir şablon bile yoktu o dönemde. Kendi şablonunu kendisi yaratmak zorundaydı. Yakın arkadaşlarınında fikirlerini alarak o dönem için uygun bir şablon hazırladı.
Haklısınız, Atamın hazırladığı şablonu hiçbir yenilik yapmadan 77 yıl uygulamaya kalkan zihniyetlerde hata.
Haklısınız, Atamın şablonundaki güncellenmesi gereken bölümleri değilde, başka bölümleri değiştirerek kendini yenilikçi gösteren zihniyetlerde hata.
Haklısınız, bu hata yapan insanlara değer veren bizlerde hata...
hatta bazen abartarak suçlamak, onun varlığından rahatsızlık duyduğunu ima eden yazılarda olmuyor beyler.
Bir dönemin eleştirisinin niye kişiselleştirmeye çalışıldığını anlamadığımı daha önce ifade etmiştim.. Tekrar belirtiyorum, kimsenin şahıslarla işi yok.. Sorun; 'Ben yaptım, oldu' mantığıyla maarif, kültür, dil, din, hukuk gibi bir milletin hayat damarlarını oluşturan unsurların genetiğine müdahale edilmesi, bu yolda millet rızasına dayanma ihtiyacı duyulmaması ve hatta hukuksuzluğun en belirgin yöntem olarak kullanılmış olmasıdır.. Tek parti döneminin hesabı henüz bu millete verilmiş değildir.. Ve bu hesap verilmediği sürece o döneme ilişkin tartışmaların biteceğini kimse düşünmemelidir..
Mustafa Kemal'in bağlı olduğu bir doktirin ve ilke yoktu.
Elbette yoktu.
Siz Mustafa Kemal'i tanımıyorsunuz.
Şu sözleri de sizce birşeyler ifade etmiyor mu?
“Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır...
Zaman süratle ilerliyor, milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve bilimin gelişimini inkâr etmek olur...
Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve bilimin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.”
Kendi şablonunu kendisi yaratmak zorundaydı. Yakın arkadaşlarınında fikirlerini alarak o dönem için uygun bir şablon hazırladı.
Bakın serinkanlı olunca bir noktada birleşebiliyoruz. Yalnız şunu hemen belirtmeliyim ki Mustafa Kemal ideolojİk anlamda bir miras bir şablon bırakmadı.
Uygulamacıydı. BU UYGULAMALARDAN TEORİ ÇIKMAZ. UYGULAMALAR ARASINDA ANLAMLI BİR BAĞ VE BÜTÜNLÜK HİÇ BİR ZAMAN OLMADI.
Türk müziğinin radyolardan çalınmasını 4 yıl gibi süreliğine yasaklatır ama sonra bundan vazgeçer. Güneş dil teorisini ortaya atar ve bundan vazgeçer. TARİH KONGRESİNDE OLDUKÇA ARI BİR DİL KULLANIR, BİR SONRAKİ KONGREDE O ARI DİLDEN ESER KALMAMIŞTIR.
1.İzmir İktisad kongresinde yabancı sermayaden özel sektörden yanadır.1929 yılında dünyada ekonomik buhran patlak vermesi sonucunda dış yatırımcı ortada kalmayınca içe kapanmacı olur. Tüm bunlar şartlara göre hareket ettiğini göstermektedir. Doğru olan bu değil mi?
Mustafa Kemal devrinin adamıdır. Devrini tamamlamıştır. 19 asrın kaba pozitivizmini mutlak bilim anlayışını günümüze taşıyamazsınız.
isteyen kendisine bir halife secebilir, cemaatlarin seyhleri var zaten. islam dünyasinin halifesi diyorsan, arablar zaten osmanliyi halife kabul etmedi ona karsi savasti. kiyafete gelince herkes istedigi gibi giyinebilir. alfabe diyorsan, arab alfabesinin zaten islam ile alakasi yok. ayetler alfabe olarak inmedi, söz olarak indi.
Atatürk'e ibadet hiçbir zaman olmadı ve olmayacak. Ataya saygı törenlerini çarpıtanlar amacına ulaşamayacak, bütün dertleri Atatürkün saygınlığını düşürmek
Kemalistler, kendi beynindeki ideolojilerini, Atatürk'e yamayan, Atatürk düşmanlarıdır. Nerde bir Kemalist görürsem, sinir katsayım yükseliyor, hele ideolojilerini Atatürk'e yamamak için yakalarına Atatürk rozeti takanlar var ya, onları görünce öfkem bir kat daha artıyor.
Kemalistler, kendi ideolojilerini Atatürk üzerinden millete dayattıklarından, milleti atatürkten soğuttular.
Fethullahçılar dini istismar etti, Kemalistler de Atatürkü.