Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır.
M.K ATATÜRK
Ben bazı şeyleri anlayamıyorum.
Bu ülkeye Demokrasi adımını kim attı. Doğru yanlış baskıyla ıvır zıvır. Anlamam.İsmet İnönü. İstese bir sürü farklı şeyde yapabilirdi.
Onu getirdikten sonra Seçilenleri , Kriter olarak en çok yıpratan kim oldu. Yine o ve partisi.
Nasıl bir ülkeyiz anlamıyorum.Geçelim.
Menders Merkez Sağ iktidarların iftihar tablosu derler. Adam baştacıdır. 3 sayarsın 1.Menders derler.
Hilafeti bile getirirsiniz deyince bir hoş olur bazıları.
Peki bu başlıkta açılan Anıtkabire M.Kemal'in naaşını hangi parti yerleştirmiştir ve anıtı kurmuştur.Kim
Menderes DP'si.
Buna kim kızar. Merkez sağın muhafazakarları. İslami kesimler. Ama sorarsan Menderes ekoldür.
KUSURA BAKMAYIN.
N.F.KISAKÜREK
SURDA Bİ RGEDİK AÇTIK MUKADDESMİ MUKADDES ,
EY RÜZGAR ARTIK NEREDEN ESERSEN ES ,
diyerek rahatlamanın huzuru içinde Belaları çağırmış. Siz bunu farketmeyip ,alkış tutarsınız.
Bumudur yani İslam.
Allah o nidayı duyup , rüzgarı estirirse durdurabilecekmiymiş hiç sormazsın. Ben soruyorum.Daha beterini vermek isterse bu davetmidir , değilmidir?
Ya aklınızı siz kaybettiniz, yada ben.
Yada bu ülkede herkes Çorbanın içinde. Ama o çorbayı eleştirirken aynaya bakmıyor.
Edep ya hu diyenler vardı.Edep ya huyu artık ben diyorum...
Halimize bakmadan Ortaya EDEP diyoruz. Ama edepsizlik her tarafta diz boyu. AYNAYA geçip kendimize bakmıyoruz. Millet edep dersi veriyoruz.
Alın şu takkeyi önünüze artık. Bırakın bu saçmalıkları. Eğer ibadet kasdı güdecekse adam zaten güdecek. Kalbine mi gireceksiniz. Ama gütmeyip , istiklal meselesinden dolayı saygı duyanlar var.
Bu kadar üzerine giderek meselenin Asli boyutuna değil , şekli boyutuna takılarak çıkılmaz bir noktaya gidiyorsunuz. Nereye gidiyorsunuz kardeşim siz...
Öbürküde hatasız bir M.Kemal ideolü tutturmuş çünkü Ülkenin o olmazsa Zinhar yıkılması mukadder.
Aklımı kaçırtmak için ne lazım desem. O olmasaydı herşey biterdi. Peki onu yetiştiren Osmanlı idi.
Nerede senin yetiştirdiğin Cumhuriyet Komutanların Kafana çuval geçerken. Niye cumhuriyet seni koruyamadı Okyanus ötesinden gelene.
"Külli fırkin bima ledeyhim Ferihun" Her fırka-yol sahibi kendi elindeki ile ferah bir halde(Mütmain olmuş) veriyor cayrıtıyı.
Hep o hatalıda , bu taraf tertemizmi? Yapmayın Allah aşkına. AKP zinayı suç olmaktan çıkarmadımı TCK'dan. Protestan İslam diye son zamanlarda çıkartılan söylemi kim çıkartıyor.
ÇORBAYI GÖRMEYİP KARIŞTIRMAKTAN VAZGEÇİN. Önce şu çorbadaki yanlışları görün.
Siz , biz kendi tenakuslarımızdan kurtulmayı denemeyip , bu Çorbadan daha ne bekliyorsunuz.
Doğruyu bu tarzla ulaştıramayız veya yanlışı temizleyemeyiz...
NİYETİNİZ NE?
ALLAH BU Ellerle veya VATAN bu hallerlemi bize selamet sunacak.
Alın şu takkeyi önünüzede yeterse , yeter artık.
VIR , VIR , VIR. Sanki uzaya gideceğizde Astronotu seçmede sıkıntı var sanacaklar.
Kılıçdaroğlu doğru adımları atarsa karşı çıkarsınız. siyaset olur. Böyle alıştırıldık.
Tayyip atarsa kaşrı çıkarsınız. Niye? Çünkü siz sadece sizden geleni seversiniz.
Yahudilerden ne farkınız var sizin,bizim be...
Kendilerinden Peygamber gelmedi diye Hz.Muhammedi (S.A.V) kabul etmediler adamlar. İsmaili kolu değil İshaki kolu ALLAH seçmeliymiş.
Tövbe tövbe.
Sizi beyninize emanet ediyorum. Onuda Allaha.
mesele o kadar basit değil. hele bırakın bu işleri diyecek kadar basit bir mesele hiç değil. memleketin önemli bir sorunu bu. tüm meseleler gelip buraya dayanıyor. çözümsüz kalan her meselenin altından bu mesele çıkıyor. bir takım kesimlerin atatürkü kutsallaştırması sonucu bazı konularda çözümsüz kalmamız sonucunu ortaya atıyor.
devlet bir eğitim sistemi kurmuş. yalan yanlış bilgiler öğretiyor. tarihi adam gibi öğretmiyor bile. buna vatandaşların çoğu inanmıyor, sorguluyor. ama bazıları da bu anlatılanlara koşulsuz iman edip, inanmayan diğerlerini ihanetle suçluyor. devletin anlattığı palavralara inanmayanları ihanetle suçluyor. kendi halinde kalıp kimseye zararları olmasa bırakın bu işleri diyebilirsiniz. ama öyle değil. heryeri bu yalan ve sahte dünya kaplamış. biz buna itiraz ediyoruz. yalan ve sahte dünyaya inanmayıp gerçekleri yaşamak istiyoruz.
En son Mehmet Kasım tarafından Cmt 06 Ksm 2010, 20:04 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Şuanda da Atatürke kayıtsız şartsız inananlar gibi inananlar yok mu.. Düşünün bakalım kime saplantı derecesinde inanıyor bu insanlar.. Hükümetin başında kim varsa ona tabiki..
Adam ne derse doğru gözüyle bakanlar, yanlış olduğunu bile bile hala savunanlar bizim partiden değil mi çalsın yesin savsın satsın havasında olanlar....
Bir 20 sene sonra bugünlerden bahsederken herşey çıplak birşekilde görünecek.. Yapılan yolsuzluklar, ahlak dışı tavırlar, rüşvetler, adam kayırmalar, gizli telefon pazarlıkları, bizden olmayanı bertaraf etmeler.. Hepsi ama hepsi.. ozaman gelince de sizlerden aynı performansı bekliyor ve ölümüne eleştirmenizi umud ediyoruz.. Yoksa ikiyüzlülük bu forum sayfalarında ilelebet kalacaktır.. Bu konuya yazanların sadece partizan oldukları aslında doğrunun yanında olmadıkları sadece kendinden olanın tarafında oldukları doğruyla alakası olmadıkları bir bir aydınlığa kavuşacak..
Gücünüz yetiyorsa doğrunun yanında olun, arkadaşımızın dediği gibi dönün aynaya bir bakın.. Bir memleketi iyi ya da kötü hatasıyla sevabıyla buderece değiştirmiş bir insanın Türk halkının gözündeki yüreğindeki sevgisini anlamaya çalışın.. Bu kulu (Kemal'i) sevmeyelim de kimi sevelim biz siz söyleyin.. 20 sene sonra şuandaki hükümetin başı için de aynı şeyler söylenecek ölümüne eleştirilecek hataları bulunacak.. Ve bu hatalar da çok kolay bir şekilde bulunacak.. Ozaman da siz savunmak zorunda kalcaksınız.. Şimdiden savunmanıza çalışsanız iyi olur..
Çünkü bu ülke böyle geldi böyle gider.. Kimse takkeyi önüne alıp düşünmez.. Ben kimim benim hatalarım yok mu ben de insan değil miyim diye düşünmez.. Kendisi ölümüne birilerine taparken diğerini bir kulu sevdiği için eleştirir yerden yere vurur.. Türkiye'de olan şuanda budur.. Tarihle hesaplaşma..
Şuanda da Atatürke kayıtsız şartsız inananlar gibi inananlar yok mu.. Düşünün bakalım kime saplantı derecesinde inanıyor bu insanlar.. Hükümetin başında kim varsa ona tabiki..
ikisi de yanlış. doğru doğrudur. yanlış yanlıştır. hükuemtin her yaptığının doğru olduğunu söylemiyor ki kimse.
Alıntı:
Adam ne derse doğru gözüyle bakanlar, yanlış olduğunu bile bile hala savunanlar bizim partiden değil mi çalsın yesin savsın satsın havasında olanlar....
Bir 20 sene sonra bugünlerden bahsederken herşey çıplak birşekilde görünecek.. Yapılan yolsuzluklar, ahlak dışı tavırlar, rüşvetler, adam kayırmalar, gizli telefon pazarlıkları, bizden olmayanı bertaraf etmeler.. Hepsi ama hepsi.. ozaman gelince de sizlerden aynı performansı bekliyor ve ölümüne eleştirmenizi umud ediyoruz.. Yoksa ikiyüzlülük bu forum sayfalarında ilelebet kalacaktır.. Bu konuya yazanların sadece partizan oldukları aslında doğrunun yanında olmadıkları sadece kendinden olanın tarafında oldukları doğruyla alakası olmadıkları bir bir aydınlığa kavuşacak..
yolsuzluk, hırsızlık kim yaparsa yapsın suçturk. hayatımda hiç bizden mi yesin çalsın çırpsın diyen insan görmedim. olur mu öyle şey? ama her toplumun içinde avantacı vardır mutlaka. buna herkes karşı çıkmalı.
Alıntı:
Gücünüz yetiyorsa doğrunun yanında olun, arkadaşımızın dediği gibi dönün aynaya bir bakın.. Bir memleketi iyi ya da kötü hatasıyla sevabıyla buderece değiştirmiş bir insanın Türk halkının gözündeki yüreğindeki sevgisini anlamaya çalışın.. Bu kulu (Kemal'i) sevmeyelim de kimi sevelim biz siz söyleyin..
atarütkü sevmene kimse bir şey demiyor ki, tabi ki isteyen sever isteyen sevmez, isteyende bazen sever bazen sevmez. bu başlıkta konuşulan şey İBADET dir.
Alıntı:
20 sene sonra şuandaki hükümetin başı için de aynı şeyler söylenecek ölümüne eleştirilecek hataları bulunacak.. Ve bu hatalar da çok kolay bir şekilde bulunacak.. Ozaman da siz savunmak zorunda kalcaksınız.. Şimdiden savunmanıza çalışsanız iyi olur..
bunalr politik konular. başlığımız biraz sosyoloji biraz tarih, biraz din içeriyor. biraz da sapkınlık içeriyor. ataya tapanlar var. ona ibadet edenler var. onu putlaştıranlar var.
Alıntı:
Çünkü bu ülke böyle geldi böyle gider.. Kimse takkeyi önüne alıp düşünmez.. Ben kimim benim hatalarım yok mu ben de insan değil miyim diye düşünmez.. Kendisi ölümüne birilerine taparken diğerini bir kulu sevdiği için eleştirir yerden yere vurur.. Türkiye'de olan şuanda budur.. Tarihle hesaplaşma..
Ör. Tayyip Erdoğan'a kimse tapmıyor ama Atatürk'e tapılıyor.
Atatürk hadisesine insanımızın bakışı , bizim için şöyle bir sıkıntı.
PUT Kuranı kerimde Kendisine atfedilen değerin kendisinde olmadığı şeydir.
Burada Saygı duymakla , işi ibadet boyutuna götürmek arasınd abir çizgi koymak gerekir kanatindeyim.
Şöyle ki,
Anıtkabir Ülkenin kurucusunun kabri olarak geçer. Ama siz en ufak bir şeyde gidip ona dert yanarsanız ,
O zaman sizin Ona atfettiğiniz değer Haşa Sanki yardım isteyecek ve ondan yardım gelecek hadisesi gibi olur. Ama her fani gibi oda ömrünü tamamlamıştır. Burada malesef Türkler olarak hala Ortaasya Şamanizm kültürünü taşımamızın etkisi var. Bir canlı örnek arıyoruz .Somutlaştırma hastalığımız var.
Sadece yahudilerde yok demek ki. Buzağıya vey aİneğe tapmaları meselesi de bu zaten.
Ona öyle bir değer veriyoruzki kafamızda,
Allah orada olamıyor. İşte o put oluyor. Yani Allahın yerine geçebilecek her şey PUT olara kkabul edilmiş.
Yoksa allahın olması hadisesine engel teşkil etmeyen şey PUT değildir. Çünkü ALLAH Kalptedir ve azalara sirayet eder Ona Atfettiğiniz değerlerle.
2 değer çarpışınca Galip gelen İlahındır. Çünkü o sana hakim olur.
İnançlı insanların Onu PUT yapmayacakları belli. Ama bu meseleyi bilmeleride zaruri. Fakat çok iyi ve sağlıklı anlatabilmemiz bazı olaylardan dolayı mümkün değil.
Kutsal denen şeyi yıkmak değil , Kutsalın yerine Kutsalı koyarken ,
Koyduğunuz kutsalı ve onun ne olduğunu Muallakta bırakırsanız ,
Sadece alimler anlar derseniz Sizin dininiz Hristiyan PAPAZ vari bir din olur. O adam bakınca Ulan anlamadığım dini ben niuye yaşayayım der... Hep başakası anlayacak. Kutsal Hocalar çıkar karşınıza.
ATATÜRK bunu yıkan adamdır.,
Çünkü bu anlayış Dinin bizatihi kendisine zarar veren anlayıştır.
Örnek vereyim.
"ALLAH (C.C) İlmiyle amel edene bilemdiğini Öğretir" Hadisine baktığınız zaman Hoca Kültü kalkar.
Çünkü ona bağlı iken O kadar fazla Onu sorunlarınızda ararsınız ki ,
O adam istemesede bu mantıkla Siz onu İlahlaştırmaya doğru gidersiniz. Halbuki Dİn derki,
ŞAH Damarından yakın olana ve Onun emrine UY.
Burada Hocaların PUT yapılamsı hadisesi ni bazı arkadaşlar Es geçerler mesela.
Kuranı Kerimde ,
"Onlar dina damlarını İlahyaptılar " der. Niye . Çünkü Helali haram , haramı helal yaptı.
İşte İlah ve PUT kavramları bu kıstaslarla incelenmelidir.
Zira Peygamberimizde bu noktada irdelemiş ve İLAH - PUT size hakim olan şeyin HAKK veya ZULÜM tarafınızda olma yansımasıdır.
Fakat bazen Gri bölgeler vardır .
Bu Kriterleri iyi bilmezseniz O bölgelere girmemelisinizdir. Bu mevzuları açanlar Önce kavramları yerine doğru oturtmadan Açarlarsa Milleti Fitneye ve bozguna götürürler. O sebeple Ardın ısağlam dolduramayacağın şeyde Allah indinde Kullarını saptırmaya , kafasını karıştırmaya yönelik mevzuları açmamanız , açmanızdan evladır.
Fakat mevzu açılmış ve irdeleniyorsa bu SAF ve TEMİZ Terimleri vermezseniz , İnsanlar boşluğa düşer. sizde onları birde vay bilmem neler diye aşağılarsanız şeytanilere hizmet edersiniz.
Din Sevgidir. Mesaj sevgidir. Ne kadar Seversen , o kadar Allah seni sever. En basit bileceğin budur. O kadar.
O sana ulaşır , ben ulaşamam. Hocada ulaşamaz , Peygamberde. Onun görevi Tebliğdir. Gerisi İlahın Zatından ve kullarınla arasındadır. Affeder , azap eder CENNET ve CEHENNEME elinizde biletmi var .
Önce İmani nokta sonra hayati nokta esas alınır.
Biz imani esasları bırakıp , hayatiyi esas alırsak O DİN dünyevi bir dine dönüşür.
İşte bugün PROTESTAN denilen hadise odur. Kavga bugünde buradadır.
İslam Asli itibariyle bugün ve Osmanlı'nın son döneminde bu kavgayı veriyordu Ferrtleri ile Arkadaşlar.
Malesef Devrimler yapılırken Olayın boyutlarında bunlar hep bilindiğinden Savaştan sonra ortaya çıkan durumu kimsi Sait Nursi gibi İMANI güçlendirme noktasında tutarak ayağa kaldırmayı ilke edindi.
İman sıkıntıları olmadığını düşünenler ise Hayatı organize etmeyi istediler ve Ortaya bir GİZLİ İSTİHBARAT Savaşlarının hayatı ve hikayesi çıktı .
Şİmdi biz bugünden ve zamanımızdan sorumluyuz. Geçmişi iyi okumalı ama Geleceğimiz karartmama üzerine Adım atamalıyız.
M.Kemal Osmanlı Ordusunda eğer ölseydi ne olarak anılacaktı. Büyük bir ASKER. Veya faydalı bir Komutan.
Eeeeeeeeee.
O ADAM bir Devlet kurmuş. Senin yücelttiğin Osmanlı yetki vermiş. Ço kdeşerek Adamı mezarından çıkartamıyorsun ama Sevenlerini veya Ona saygı duyan ve Kriter olarak onu hep KUL olarak görenleri incitiyorsun.
Sen burada geçmişi düzeltemezsin ama Geleceği düzeltebilirsin.
PUT yapmadan sevebilirsin. İbadet kasdı gibi olmadıktan sonra bakış açın, Büyük bir İdarecei ve Devlet Adamıdır kendisi.
Devletin yaşaması ve ÇAĞA uyması için DOGMA bırakmayan adamın takipçileri DOGMALARLA dolmuşlar. Bundan DÖNMELERİ NİYAZIYLA...
Ben biraz kendimizi eleştirdim uzunca .
Biraz da Testere gibi olsunlar.
Ama Sorumluluk sahib insanların hakkında konuşurken Çok dikkatli olmalıyız. Adam doğru karar alır , biz zayıf aklımızla YANLIŞ diyebiliriz.
Adam yanlış karar alır,biz Doğru da diyebiliriz. En doğrusu Aklın doğrunakli Kriter yapması Oda Kuranı Kerimdir Müslümanlar için...
Sonra da Uygulamasında O günkü devir ve düşünüş dahil nasıl bir AÇILIM yapmış ,
Kızını öldüren Adamı nasıl kazanmış. O adam neden kızını öldürürken ağlamamışta , Sonradan TERAZİDE KIL kadar şaşırmamak için ADİL lakabı almış.
bunlar derin işlermi deyip akklımızı kapatacağız. Hocalar bilir. Hayırrrrrrrrrrrrrrr.
Allahın bildirdiği müstesna kimse tam bilemez. Onu Allahın dininin emirlerine uyan herkes bilir. Ona bildirilir. Doğru yoldaki Hocalar veya kimseler ona gönderilir gene bilir.
Allaha vesileyimi daraltıyorsunuz, Kafanızdaki Çapa bakın. Bayağı daralmış.
ALLAH SEBEPSİZ Vermesi veya sebepli vermesi kendisince muhal olan ve Nasıl vermek isterse öyle verendir.
Onun bağı yoktur. Tek bağı Reçetesine uymanızıdır. Reçetesinide sevgiyle uygulamanız lazım. Yoksa şifa vermeyen bir reçetedir.
Çünkü Alemlere Rahmet olarak gelen şey , Zahmete dönüştüğü anda MENAET Sahibinden alınır ve başkasına verilir. Niye ?
Çünkü kullarına ulaştıran Aracı , onu şifa niyetiyle dağıtmalı. Kahrolsun herifler diye değil?
Onu dağıtan eller Çok şükür Ülkemizde fazlasıyla mevcut. Allah razı olsun hepsinden.
Ülkeyi ve Milleti yek vücut ayakta tutan onlardır Biiznillah. Çünkü Allahın muradı birilerinin yıkılması mukadder zamana kadar ve İsa (A.S) gelene kadar doğru ve yumuşak sözü elde tutmaktır. Rabbimizden GEL çağrısına lazım olan Azığı almamızdır.
O GEL deyince gidilecek Azığınıza bakın derim... Ne götüreceksiniz. Kullarını şöyle Aşağıladım Ya rabbimi diyeceksiniz . Hesap günü güzel şeyler götürmek lazım.
Umulur ki Çağırması saatine daha var. Lakin Ona gönderilenleri o görüyor. Güzel şeyler gönderelim inşaaalah. Bedelini ister peşin İster ötede öder. Garanti .
Sevgi , muhabbet ve Allahınızın Alemlerin Rabbi olan ALLAH olması dua ve niyazıyla.
En son Ertuğrul MERTEL tarafından Pzr 07 Ksm 2010, 01:22 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Türkiye'de olan şuanda budur.. Tarihle hesaplaşma..
evet tam anlamıyla budur. devletin dayattığı yalan dolan resmi tarih ile hesaplaşmadır bu süreç. sürecin sonunda gerçeklere ulaşılacaktır. gerçek tarihe.
Atatürk hayattayken duyumlarima göre birtane heykelini diktirmemistir.Türk milletinin son dönemde yetistirdigi askeri dehasi süper, siyasi kariyeri tavana vurmus cok degerli bir insandir. Bizim liderimizdir ondanda öteye gecemez. Hz. Muhemmed s.a.v. efendimizle kiyaslamak küfürdür, iman eksikligidir,Allah c.c. ü inkardir kisacasi KAFIRLIKTIR. sayet bu yanilgiya düserseniz sizlere Ölüm ve ötesini hatirlatirim . Iyi aksamlar
Türkiye'deki ilk 'lider heykeli' 3 Ekim 1926'da İstanbul Sarayburnu'nda açılır. Yapan Avusturyalı sanatçı Heinrich Krippel'dir.
İstanbul Belediyesi tarafından diktirilen heykelin açılışı sonrasında Belediye yetkilileri Atatürk’ten bir telgraf alır: “Muhterem İstanbul Halkının ilk defa heykelimi dikmek suretiyle gösterdiği yüksek kadirşinaslıktan ve resm-i küşat münasebetiyle hakkımda izhar buyurulan necip hissiyattan dolayı samimi teşekkürlerimi arzederim. Sözün bundan sonrası heykeltıraşlarındır.”