İddialarınız doğru ise bu şahıs hakkında bilgilendirin bizi
belçikada bulunmuşmu ? olayı yaşamışmı..yaşamamışsa nereden nakletmiş,hangi kitabında veya hatıratında yazmş
Doğru olanlar yukarıdaki gibiyse kalsın..siteyi bilemem fakat sen zor durumda kalmazsın hiç endişe etme,,günümüz Türkiyesinde seni el üstünde tutarlar.
Halid Turhan Bey'in bu yarışmada bulunmuş mu bulunmamış mı en ufak bir bilgim yok.Olsa onlarıda yazarım.Ben buraya bildiklerimi sıra sıra yazacağım umarım sizde okur fikirlerinizi söylersiniz yalan yada montaj diye.El üstünde tutsunlar tabii ki doğruları söyleyeni işkenceye aldılar bu zamana kadar bundan sonra biraz ÇAĞDAŞ , LAİK olsunlar almasınlar.İşkence de nedir efendim mağara adamları gibi.
Kurtuluş savaşı sırasında pek çok ayaklanma olmuştur
Basit bir net aramasında bunları bulmak mümkün
Yoklarmış gibi davranmamın bir anlamı yok
Adapazarı,Düzce,Anzavur Ayaklanmaları,Demirci Mehmet Efe Ayaklanması,Konya/delibaş Ayaklanması,Koçgiri İsyanı,Pontus,Yozgat,Çerkes Ethem,Çopur Musa Ayaklanması vs vs
Bu Durumlar vahim olmuş da neden hala görmezden gelinir...Tarihçilere burda yine büyük görevler düşüyor..
Tarihçi – Yazar Mustafa Armağan anlatıyor:
Türkçe ezana dayanamayıp, intihar eden Gazipaşalı felçli adamdan, Türkçe Ezan’ın tek kelime Türkçe bilmeyen Arap ve Kürt köylerine dayatılmasını anlattı.
Atatürk 1932 yılını “dinde reform” yılı olarak seçmişti. Kur’an, ezan, sala, tekbir, namaz birer birer Türkçeleştiriliyordu. Ama ‘ezan kanunu”nu Atatürk çıkarmamıştı.
Arapça ezanı yasaklayan kanun, zannedildiği gibi Atatürk zamanında değil, Refik Saydam’ın başbakanlığı ve İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanlığı zamanında çıkarılmıştı (1941).
Ezan Türkçeleştirilmeyen tek kelime neydi? “Felah” kelimesinin Türkçesi olan ‘kurtuluş’, yanlış anlaşılır korkusuyla Türkçe ezanda olduğu gibi bırakılmıştı. “Haydin kurtuluşa” yapılsa bazılarının bunu istismar edeceğinden çekinilmişti.
“Tanrı uludur” sözünü icad eden Hafız Ali Rıza Sağman’ın hayatında hiç Türkçe ezan okumadığını biliyor muydunuz?
Gazipaşa’da bir felçli hasta Türkçe ezanın okunmasına sadece 3 gün dayanabilmiş ve üçüncü gün intihar etmişti.
Adnan Menderes hükümeti DP Genel Başkanı olduktan bir hafta sonra Arapça ezan yasağını kaldırmıştı (16 Haziran 1950).
O gün halk TBMM önünde toplanmış, kanunun bir an önce çıkması için tezahürat yapıyordu.
Camilerin önünde toplanmış kalabalıkların kulağı radyoda, ezan yasağının kalkmasını bekliyorlardı.
Kanun çıktığı duyulunca bütün Türkiye bayram yerine döndü. Kurbanlar kesildi, şenlikler düzenlendi, zılgıtlar çalındı, o gün ezan sesinden en çok ağlanılan gün oldu.
Halk Adnan Menderes idam edildiğinde ezan yüzünden asıldığına inandı ve onu “Ezan Şehidi” diye hayırla andı.
1941’de Arapça Ezan yasağını getiren CHP, ne gariptir ki, 1950’de Demokrat Parti ile birlikte bu yasağın kaldırılması lehinde oy kullanmıştı.
Hatay’a giren Türk komutanların ilk işlerinden birisi, Arapça ezanı yasaklatmak oldu. Halk şaşkındı. Zira Fransız işgalcilerin bile dokunmadığı ezanın Türkler tarafından yasaklanmasının anlaşılır bir yanı yoktu.
Halk yasağı delmek için minarelere delileri çıkartıp Arapça ezan okutmuştu.
Tek kelime Türkçe bilinmeyen Kürt ve Arap köylerinde “Türkçe ezan” zorlamasının sebebi hala anlaşılamadı.
Yalnız camilerde değil, evlerde de Arapça ezan okumak yasaklanmıştı. Bu yüzden yüzlerce kişi hapislere girdi, karakollarda dayak yedi, işinden atıldı veya para cezası ödedi.
Kıbrıs’ta Arapça ezan yasağının 1950’de kalkmadığını, 1969’a kadar devam ettiği biliyor muydunuz?
Türkçe ezan okumamak için Güneydoğu’dan Irak ve Suriye’ye göç edenler olmuştu.
Adnan Menderes iktidara geldiklerinde ‘halka mal olmayan inkılaplar’ı kaldıracaklarını vaat etmişti. Ezan da ‘halka mal olmayan inkılaplar’dan biriydi.
Menderes Celal Bayar’la Arapça ezan konusunda ters düştü ve az daha Arapça ezan yüzünden Başbakanlıktan istifa edecekti.
Kanunla yasaklanan sadece Arapça ezandı. Çince, Rusça, Fransızca, İngilizce ezan okumak serbestti.
Demokrat Parti Türkçe ezanı yasaklamadı. Sadece Arapça ezan okuma yasağını kaldırdı. Böylece ezanı isteyen, istediği dilde okuyabilecekti.
Ancak 60 yıldır bir tek camide bile Türkçe ezan okunmadığına göre halk kararını Arapça ezandan yana vermişti.
Mustafa Armağan Türkçe Ezan ve Menderes kitabında 18 yıl süren ezan yasağında yaşananları görgü tanıklarının dilinden aktardı.
Türkçe ezana dayanamayıp, intihar eden Gazipaşalı felçli adamdan, Türkçe Ezan’ın tek kelime Türkçe bilmeyen Arap ve Kürt köylerine dayatılmasını anlattı.
Buna mütevellit şunu sunayım efendim.
Dine Dahletme Hareketi: Türkçe İbadet
Cumhuriyetle birlikte laik sisteme geçildi. Her ne kadar laikliğin resmen telaffuz 1937 olsa da, icraî olarak çoktan başlamıştı.
Laikliğin tanımı, din ve devlet işlerinin ayrılması, dinin devlete, devletin dine dahletmemesi olmasına rağmen, Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren İslâm'a her türlü müdahâlede bulunulmuştur. Bunlardan bir tanesi de "Türkçe İbadet"tir.
Yan tarafta gördüğünüz, Vakit gazetesinin 6 Nisan 1926 tarihli basdısı.
Karartı içine aldığımız yerde aynen şöyle yazıyor:
"Münevver(!) hocamız Türkçe namaz kıldırdı: Allah büyük"
(Allahû ekber diyene yobaz, softa diyen zihniyetin, kendilerine uyan bu hocaya bozuntusuna "münevver" demesi de calib-i dikkattir.)
Onlara, Allah neyi indirdiyse ona uyun dendi mi dediler ki: Hayır, biz atalarımız neye uyduysa ona uyarız. İyi ama atalarınızın aklı bir şeye ermiyorsa ve doğru yolu bulmadılarsa ne olacak?
Bakara 170. Ayet
En son Hakan Ali tarafından Sal 26 Ekm 2010, 16:06 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Aynen katılıyorum, dindar olmak Atatürk ü sevmemek anlamına gelmiyor ve gelmemeli.
Dindar eşit atatürk düşmanı, dinden uzak eşit Atatürkçü, düşüncesi ne kadar da anlamsız bir görüş.
Uzun yıllardır bu çelişkili durumun sıkıntısını çekmiyormuyuz.
Dini değerlere tahammül edemeyen bir kesim, kendilerince Cumhuriyet adına bir inanç şekli oluşturmuşlar O da Atatürkçülük.
Atatürkçülük bir inanç şekli, bir ibadet tarzı değildir. Atatürkçülük bir ideolojidir.
Atatürkçülüğe inanç şekli veya ibadet demek, haşa Atatürk' e Tanrı etiketi yapıştırmayı gerektirir ki, bu her şeyden önce Atatürk'e yapılan bir haksızlık olur.
Atatürkçülüğü veya Kemalistleri küçümsemek isteyen malum çevrelerin kelime oyunlarına kanıp olmadık benzetmeler yapmayınız. Her ne kadar teşbihte hata olmaz densede böyle abartmayla yapacağınız teşbihte GÜNAH olabilir, aman dikkat...
Arkadaşlar mevzular çok derin kabul. Fakat her ne olursa olsun Fanatiklik iyi bir şey değil.
Heleki bunun insanı akıldan uzaklaştırıp , doğru teşhisler koymasına engel olan şey ne ise O Fanatikliktir benim için.
Bu benim inandığım Kuran bile olsa. Bilmem kimin inandığı Kutsal da olsa.
Çünkü İnsanı kamil eden Aklı ve elinde bulunan değerleridir.
Siz o değerleri ne diye görüyor ve ona ne atfediyorsanzı O Odur.
Eğer Kabe'deki Putlar sizin için aracı ise , Gerçek aracıyı görmek istemezsiniz. O zaman o putları kaldırmak lazımdır.
Ama Kabe'dekilerin Ölüleri bile ziyarete izin verilmemiştir. Onlardamı kutsaldı
Evet . Çünkü eskiyi hatırlatıyordu. Ama öyleki Eskiyi hatırlatan şeyler , herşey merdud değildir. Taki yeniyi almanızı engellemesin. Algılarınız eskiye takılırsa ve eski makbulse hala size en güzel şeyi verselerde siz onunla mutmain olmuşsunuz , yeni şeyler size ne versin. O tarafa bakmadıktan sonra.
Eğer siz bugün Atatürk diye M.Kemal'in savaştan sonra yaptığı hamlelerle O zamanda Olanı
siyasi alanda kastediyorsanız ,
O zaman siz zamanda donmuş ve hareketsiz eylem planı kurmuş birisine inanmışsınız. Hayrını görün tepe tepe. Siz ona layıksınız.
Yok O akan kanı ve İşgal edilen yeri görmüş ve Üzeirndkei birikim ve vasıflarla Kendisine verilen Vekaleti Ehli olmadığı için Sahibine geri vermemiş birisi olarak bakarsanız,
İŞTE Bence o odur.
Sahibi zamanı gelince verilsin diye bırakılan bir Emaneti Olması lazımdır Onun.
Ve o emanet teslim alınmak üzeredir. Bunda aklı donmuşlar ile yüreği donmuşlar arasında DONUK BİR DÜNYAYA İnanan insanlar anlayamaz.
ONU ONA VEREN DOĞRU ELE VERMİŞ , O TEKRAR ONA VERMEMEKLE SAĞLAM RABTETMİŞTİR.
İŞTE M.KEMAL o Kişidir.
Ruhu Şad olsun.
Hastaları ve kusurları ilede olsa Milletin bugünkü durumunda Pay sahibidir. Sen nerede isen O ondan orada Ey çok ileri giden FANATİKLER...
Pay sahibine payını doğru tartıp vermez ve Teşekkür etmezsen , payını beklemek hakkı vardır.
Ben kendi namıma ve TÜRK milleti namına kendisine Teşekkür ediyorum.
Öbür cihandaki durumu için ise Allaha hesap verecek. Bana hesap vermesi gibi bir durumu yoktur. Çünkü burada değil artık. Ardından gelen donmuş ve donuklar için ise ,
AKIL VE DOGMA Bırakmadım diyen bir ADAM Gibi ADAM tanıyorum. Söyleyin onlarda ADAM gibi tanısın.
Kemalistlik din haline Geldi bazi kesimlerde Kemalistler maalesef bu olayi Pek bir abartmaktadirlar. Dinimiz bir tane Islam var baska Din secilirmiymis Muslumanliktan baska? Arkadaslar Mustafa Kemal Devlete liderlik etti ama Halk savasti ve kurtardi. Saygi duyulur ama Din olmaz.