Heryerin dolmuşçusu bir alem ama Samsununki başka ya.
Trafiği babalarının çiftliği kullandılar kullandılar sonunda milleti canlarından usandırdılar şimdi kendilerinden başka herkes memnun.
Sırf bunların yüzünden bir sürü bayan şoför trafiğe çıkamıyor Samsunda. Allah kimseyi ekmeğiyle imtihan etmesin ama bunu biraz da siz hakettiniz kardeşim.
Esnaflık mıydı sizin yaptığınız ki şimdi bu kavramın arkasına sığınıyorsunuz.
Umarım tüm Türkiye'den yakın zamanda dolmuş mefhumu kalkar.
İlk çalışma hayatıma (Üniv.de asistan olarak), yıllar önce bu kentte başlamıştım. Kısa bir süre çalıştım, daha sonra zaman zaman seminer, sempozyum vb. yolum düştü ve Samsun'un büyümesine tanık oldum. En son geçen ay yolum düştü. Bir yakınım, Atakum'da Medical Park Hastanesinde yoğun bakımda olduğu için 2 hafta kaldım. Hastaneye çok yakın olan Türk-İş'in misafirhanesinde kaldım. Misafirhanenin tam önünden de "Sam-Ray" geçiyor. Bu nedenle 2 hafta boyunca gözlemleme olanağı buldum.
Her şeyden önce, Sam-Ray projesi yerinde bir proje olmuş ve sanırım da halkın geneli projeden çok hoşnut. Samsunlulara hayırlı olsun. Ama gözlemlediğim kadarıyla, tramvay için gerekli altyapı tamamlanmadan, tren faaliyete başlamış. Tramvayın geçmiş olduğu otoyol ray döşemeleri için kazılmış ve henüz yolun tamamlanması yapılamamış. Yol, halen natamam ve çamur içinde. Diğer yandan, (tramvay) elektrik hattı haricindeki elektrik direkleri ve telleri halen dışarıda. Bu hatların yere gömülme işlemlerine başlanmış (tren faaliyetinden sonra!) ve sürüyor. Yine telefon hatları ha keza! Bu hatları gömme işlemi için kanallar kazılmış, toprak sağa sola yığılmış ve bu işlem Samsun iklimi açısından geç bırakıldığı ve yağmurlar başladığı için her yer çamur. Oysa; önce bu hatlar için kazılar yapılıp, hatlar gömülerek kapatılmalı, sonra hat döşenip, üzerinden geçtiği yol tamamlanarak tren faaliyete geçirilmeliydi. Burada, planlama eksiği gözüküyor.
Bir diğer konu da; tren hattı tüm ulaşım sistemini karşılayamayacağı (yaygın ve örgün olmadığı) için dolmuşlara hala gereksinim olduğu. Hattın açılmasından önce, dolmuşçularla yeni hatlar için anlaşma toplantıları yapılabilir ve yeni dolmuş hattı güzergahları belirlenebilirdi, belki sorun çıkmazdı.
Beni hayrete düşüren farklı bir konu daha vardı ki, olur şey değil dedim. Medical Park hastanesinin onkoloji bölümünün tam arkasında (3 metre arkasında) baz istasyonu olduğu. Burada yan yana 2 baz istasyonu kulesi var! Kentin tam içinde ve hastanenin bahçesinde ve onkoloji ünitesiyle duvar duvara! Bu nasıl kent planlaması?!
En son hürtaş tarafından Prş 04 Ksm 2010, 17:22 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
"-Çok değil;iki,üç yıl önce de Bafra dolmuşcuları benzer eylemlerde bulunmuşlardı.Atatürk Bulvarı'ndaki trafiği engellemişlerdi.Sonuç?...Bafra dolmuş durağı bugün neredeyse yirmi kilometre batıya ötelenmiş ve kuzu,kuzu çalışmaktadırlar.Anlayana..."
Bu ülkenin artık bu dolmuş molmuş illetinden kurtulması lazım, nasıl mı ?
Dolmuşçuları eğitip otobüs işletmesine geçerek, adam akıllı eğitim verdikten ve kooperatifleşip otobüse yada yerine göre küçük otobüslere geçtikten sonra esaslı kural ve cazalar koyup tavizsiz uygulayarak bu işi yapmak lazım.
Raylı sistemleri elden geldiğince arttırmak kent içinde ağ haline getirmek de ayrıca şart.
Bu dolmuş illeti bu ülkeyi çok kötü sarmış durumda gecekondu gibi birşey, aslında belediyelerin toplu taşım hizmetlerini özelleştirmeleri de yanlış uygulama, bunu da geliştirmek lazım.
Yanlış yapan kural tanımayan şoförün elinden bu işi hatta aracını derhal almak şart. Çünkü yolcuların canı ile oyun olmaz. Bakımsız araçlarla da milleti kimsenin zehirlemeye hakkı olamaz, onun için hep
"Raylı Sistem" deyip duruyoruz.
Dolmuş ve dolmuşçu meselesinın nasıl halledildiğini görmek isterseniz Kayseri'ye bakın. İki dolmuşçu bir halk otobüsü alarak otobüsçü olmaya mecbur oldu. Ve şu an şehirde dolmuşçuluk bitti ancak zaman zaman özlüyorum. Sonuçta o da belli bir kültürü yansıtıyordu. Yolcusuyla, şöförüyle çalan şarkılarıyla.
Dolmuş ve dolmuşçu meselesinın nasıl halledildiğini görmek isterseniz Kayseri'ye bakın
İzmir'den başka DOLMUŞ ve ÖHO meselesi olmayan, kontrolün tamamen Belediye elinde olduğu, dolmuşların şehir merkezine giremediği başka bir şehir var mı bilmiyorum ...
Dolmuş bir kültür değil kültürsüzlük sembolüdür... Geri kalmışlığın, çağdışılığın, Spontane yaşamın sembolüdür... SBB nin bu konuda daha sert kararlar almasını ve gereğini yapmasını beklerim.