Bak kardeşim,
bu yazdıkların tamamen senin kişisen görüşlerindir. Öncelikle araştırmanı tavsiye ederim ki, bugün kullandığın internetten tut da hastalandığında koştuğun hastanedeki tüm cihazlar hep BATI icadıdır.
Ne yazık ki bizim gibi ülkelerin dünyada BİLİMSEL anlamda fazla sözü geçmez. Mesela yazılan tezlere / kitaplara / makalelere bakarsan Türkiye'nin ne kadar geride olduğunu göreceksin. Eğer bu gün insan ömrü 80 yaşına çıktıysa bu son 100 senede BATI'nın bilimsel çalışmaları sayesinde olduğunu göreceksin. İslam dini dünyada yokken ortalama insan ömrü 35 iken İslam'dan sonra yine 35 olarak kalmıştır. Yani dinin insan hayatı üzerinde zerre kadar etkisi olamamıştır. Ne mutlu bize ki 2000'lerde yaşıyoruz ve BİLİM'in tüm nimetlerinden yararlanıyoruz.
Bak güzel kardeşim, söylediklerinde doğruluk payı da var yanlışlık payı da var. Batı devletleri bize göre daha gelişmiş olabilirler. Ama bu son 200 yüzyılda böyledir. Tarihi biraz araştırdığında batı medeniyetinin şimdiki 3. Dünya ülkelerinde bile görülmeyen barbarlıklar yaptıklarını göreceksin. Batı devletinin şu anda gelişmiş olması geçmişte de böyle olduğunu göstermez. Bende sana hem müslüman hem de dünya lideri olan bir devlet söyleyeyim; Osmanlı İmparatorluğu... Bu devletin tek klavuzu Kuran- Kerim'di. Din, devletler ve insanlar üzerindeki en etkili şeylerden birisidir. İnsanların birçok davranışı dini inanca göredir. Dine inanıp dini yaşayan insanların hayatının her aşamasında klavuzu dindir. Şu an İslam ülkeleri geri kalmış olabilir ama gelecekte bunun tam tersi olacağını kimse garanti edemez. İslamı temsil edenlerin örnekleri yanlış olduğu için İslam ülkeleri gerici ülkeler olarak lanse edilmektedir. Bugün İran -bana göre- islamı temsil edip islama göre yaşayan bir ülke değildir. Yani sorun dinde değil insanlarda bunu temsil eden örneklerde yanlışlık vardır.
Alıntı:
Bu insanlar da bir zamanlar senin Allah'ın tarafından yollanan kitaplara inanmışlardı. Ama gel gör ki zamanla bu insanlar ARAŞTIRARAK, ÇALIŞARAK, OKUYARAK kitapların aslında sanıldığı gibi ilahi üstün şeyler olmadığını ve insanlığa yararından çok zararları olduğunu keşfettiler. Kaldı ki Allah Tevratı yollarken de onun ilk ve son kitap olduğunu söylemiş, ama ardından hep bir şeylerin ters gitmesinden ötürü farklı zamanlarda 2 kitap daha göndermiştir. Müslümanların en büyük tezi diğer kitapların değiştirilmiş olduğu ama kendi kitaplarının kelimesi kelimesine aynı kaldığıdır. Oysa Allah isterse o kitapları değiştirtmezdi değil mi? Allah sürekli değiştirilen kitaplara müdahele etmekten aciz midir? Hadi diyelim olmuyo, günümüzde türbanı, faizi, kafirlere karşı cihatı, mirası, kadın erkek eşitsizliğini, hırsızların el ve ayaklarının çapraz kesilmesi gibi konularda sorunlarla karşı karşıya geldiğimiz Kuran, niye 2011 yılında yeniden revize edilmiş şekilde gönderilmiyor? Allah neyi bekliyor? Bütün İslam dünyası iç savaşlar ve geri kalmışlıkla iyice dibe mi vursun?
Allah Kur'anı bir peygamber aracılığı ile yolladı ve o peygamber son peygamberdi. Kur'anın revize edilmesine gerek yok. Kur'an okudun mu bilmiyorum ama şu anda arayıp bulamadığın sevap/günah ölçüsünde bir sorun var mı? Hırsızlık o zamanda da vardı şimdi de var... Faiz de, zina da, haram da, kafir de... Eğer aklına takılan bir soru var ise yazabilirsin dini bilgim yeterlidir. Allah doğru dini islam olarak yollamıştır ve Kur'anın değişmesine izin vermemiştir. Diğer kitaplar değişmiştir bunu Avrupa'da bile çok rahat bir şekilde öğrenebilirsin.
Alıntı:
Avrupa'nın müslümanlaşması; ordaki müslüman nüfusun, hıristiyan nüfusa oranla daha çok üremeleridir. Avrupada genel eğilim iyi bir hayat standartı sunabileceği ölçüde çocuk yapmaktır. Bizdeki gibi 9-10 çocuk yapan, 2'sini nehirde kaybeden, 3'ünü veremden kaybeden ana babalara pek rastlamazsınız. Ayrıca artık Modern aileler çocuklarını doğuştan Hıristiyan yapmak yerine, belli bir yaşa gelince çocuklarına HÜR iradeleri dahilinde hangi DİN'i seçmek istedikleri konusunda rahat bırakırlar.
Avrupa şu anda yok olma tehlikesi ile karşı karşıya... Bundan 50 yıl sonra genç nüfus diye bir şey kalmayacak. İnsanlar çocuk doğurmak yerine "köpek" almayı tercih ediyorlar. Böyle kültüre sahip bir medeniyet ne kadar gelişmiş olursa olsun bana göre "boştur". Ondan sonra o gelişmişlikleri de onları kurtaramayacak buna emin ol. Ayrıca "aile" denen bir kavramın ne kadar önemli olduğunun farkındasındır umarım. Avrupa teknolojik ve sosyo-ekonomik anlamda ne kadar gelişmiş olursa olsun medeniyet açısından çürümeye mahkumdur. Ömrümüz yeterse o günleri de göreceğiz "inşallah"...
Alıntı:
Emin ol ki, dünyada herhangi bir Tanrıya dua etmeden ama senden çok daha iyi şartlarda yaşayabilen milyonlarca insan var. Dua dediğin olay sadece seni psikolojik olarak iyi hissettirir. Eğer dualar gerçek olsaydı... Türkiye Dünya Kupasını kaldırır, Arabistan çöllerine yağmur yağar, Chad'da açlıktan çocuklar ölmez, Suriye'de iç savaş çıkmaz, Pakistan'da seller olmazdı.
Unutma ki Peygamber efendimizin de hayatı zorluklar, acılar içinde geçmiştir. Sen sadece 60-70 yıllık bir dünya hayatını düşünerek konuşuyorsun. Halbuki ahiret diye bir kavram var. Bu sistemin, bu düzenin bu dünyanın sadece ama sadece 60-70 yıllık bir dünya hayatı için kuruluduğunu ve sonunda çürüyen bedenlerimizi de solucanların ve yılanların yemesi için mi kurulduğunu sanıyorsun. Öyle yanılıyorsun dostum...
Alıntı:
Son olarak diyeceğim şudur ki:
İster bir tanrıya ister 100 tanrıya inan,
İster hiç birine inanma,
Ama hepimizin özünde İyilik ve Sevgi vardır.
Dünyaya ve tüm canlılara sevgiyle bakar, iyilik için çalışırsanız mutlaka size geri dönüşü olur.
Evet her insanın özünde iyilik, sevgi, merhamet gibi duygular vardır ve bu duyguların hepsi "ruhane" duygulardır. Ölü bir insan bu duyguları hissedemez. Neden çünkü ruhu bedeninden ayrılmıştır. Ve kardeşim son olarak bende sana şunu söylüyorum;
eğer her şey senin dediğin gibiyse yani din diye bir şey yoksa hepimiz toprak olup gideceğiz ve kaybedeceğimiz hiç bir şey olmayacak..
ama her şey büyük bir çoğunluğun inandığı gibiyse sizin zihniyetinizdeki insanlar sonsuz bir hayatta ızdırap çekecekler ve çok ama çok şey kaybedecekler...
Umarım bir gün bu düşüncelerinden kurtulur islam dininin güzellikleri ile yaşarsın... Sağlıcakla kal.
Samet Kardeşim,
Öncelikle söylemeliyim ki medeni bir çerçevede seninle tartışabilme olanağı bulduğum için çok şanslıyım:
Alıntı:
Bak güzel kardeşim, söylediklerinde doğruluk payı da var yanlışlık payı da var. Batı devletleri bize göre daha gelişmiş olabilirler. Ama bu son 200 yüzyılda böyledir. Tarihi biraz araştırdığında batı medeniyetinin şimdiki 3. Dünya ülkelerinde bile görülmeyen barbarlıklar yaptıklarını göreceksin. Batı devletinin şu anda gelişmiş olması geçmişte de böyle olduğunu göstermez.
Batı medeniyetleri de bir zamanlar DİN egemliği altında papazlar tarafında dolaylı olarak yönetiliyordu. Dolayısıyla tüm savaşlar, kıyımlar, acı ve göz yaşı hep bu dinler yüzünden yapılıyordu.
Tevratı okudun mu bilemiyorum ama benim okuduğum en kanlı din kitabıdır. İnsanları çoluk çocuk dinlemeden Allah adına savaşa sürükler. Ama 600 yıl kadar önce ister Martin Luther Papazı olsun ister Galileo Galilei bilim adamı olsun bir takım beyin adamları tarafından dinlere karşı bir isyan başladı. Hıristiyanlar bölündü. İncil'de yazan pek çok şeyin gerçek olmadığı ispatlandı. (dünyanın yuvarlak olmasından tut da dünyanın yaşına kadar) Hümanizm akımıyla beraber Dinler önem ve saygınlık kaybederken İNSAN değer kazanmaya başladı. Artık dünyanın merkezinde Din değil İNSAN vardı. O yıllarda inşa edilen kiliselere bakarsan korku unsurlarına sahip gotik katedraller yerini geometrik desenli bilimi öne çıkaran kiliselere dönüştüler. Günümüzde Bilimsel ilerlerlemeler ve Refah seviyelerinin yükselmesiyle Batı ülkelerinde Allah ve Din inancı çok azalmıştır.
Alıntı:
Bende sana hem müslüman hem de dünya lideri olan bir devlet söyleyeyim; Osmanlı İmparatorluğu... Bu devletin tek klavuzu Kuran- Kerim'di. Din, devletler ve insanlar üzerindeki en etkili şeylerden birisidir. İnsanların birçok davranışı dini inanca göredir. Dine inanıp dini yaşayan insanların hayatının her aşamasında klavuzu dindir. Şu an İslam ülkeleri geri kalmış olabilir ama gelecekte bunun tam tersi olacağını kimse garanti edemez. İslamı temsil edenlerin örnekleri yanlış olduğu için İslam ülkeleri gerici ülkeler olarak lanse edilmektedir. Bugün İran -bana göre- islamı temsil edip islama göre yaşayan bir ülke değildir. Yani sorun dinde değil insanlarda bunu temsil eden örneklerde yanlışlık vardır.
Osmanlı tamamen asker gücüyle büyümüş, dönemin en iyi devlet adamlarını devşirme usulü ile elde etmiş, halklara vergi ödemek şartı ile özgür bırakmış bir devletti. Keşke günümüzde de dünyanın en bilgili adamlarını Türkiye'mize getirtip Bakan yapabilsek. Ama Osmanlının gerilemesi de bilimsel ilerlemelerden geri kalmasıyla vuku bulmuştur. Günümüzde artık insanla yapılan savaş yoktur. Herşey teknolojik güce dayanıyor. Bugün İsrail savaşa girse çevresindeki tüm arap ülkelerini dize getirir. Çünkü taşla sopayla terlikle savaş kazanma devri artık geride kaldı. İslamı en iyi temsil eden ülke Suudi Arabistan. Zira orda Şeriat yani Kuran kanunları var. Ama bizde insanlar sanki onca İslam ülkesi Kuranı yanlış biliyor bir tek biz iyi biliyoruz gibi bir yanlış anlama içerisindeler. Bir kere adamların dili Arapça bu nasıl mümkün olabilir. Adamlar Kuran'da ne yazıyosa harfi harfine uyguluyolar. Zina yaptı diyerek insanları taşlıyorlar, kadınları kapatıp evlere hapsediyorlar, içki içtin diyerek kırbaç çekiyorlar...Hayır biz asıl bugün İnsanca ve Medenice yaşıyorsak bunu Mustafa Kemal Atatürk'e borçluyuz. O nun sayesinde petrolümüz olmasa da dünyanın en iyi 17. ekonomisiyiz.
Alıntı:
Allah Kur'anı bir peygamber aracılığı ile yolladı ve o peygamber son peygamberdi. Kur'anın revize edilmesine gerek yok. Kur'an okudun mu bilmiyorum ama şu anda arayıp bulamadığın sevap/günah ölçüsünde bir sorun var mı? Hırsızlık o zamanda da vardı şimdi de var... Faiz de, zina da, haram da, kafir de... Eğer aklına takılan bir soru var ise yazabilirsin dini bilgim yeterlidir. Allah doğru dini islam olarak yollamıştır ve Kur'anın değişmesine izin vermemiştir. Diğer kitaplar değişmiştir bunu Avrupa'da bile çok rahat bir şekilde öğrenebilirsin.
Sevgili kardeşim hepimiz inançsız doğduk ve bize ailemiz, çevremiz ve bize okutulanlarla bir takım şeylere inanmaya zorlandık. Ben olaya tamamen saf bir çocuğun çerçevesinden bakmak istiyorum.
Bugün ben bir kitap yazsam ve bunu Tanrı yolladı ben de elçiyim desem çevremde en az 20 kişi toplarım ama sonra? Kaç kişi inanır bana? Elbette inanmayanlar da olur. Sonra ne yaparım? Savaşırım. Savaştıkça ganimet toplar, topladıkça çevremdekilere dağıtırım. Ne kadar mantıklı değil mi?
Evet ben de Kuranı okudum, açıkçası tartışılabilecek yüzlerce ayet var. Hırsızın elinin ve ayağının kesilmesiyle ilgili kesin hüküm var. Ama ben bir hırsızın tedavi edilmesinden yanayım. Çünkü hırsızlığın altında pek çok maddi manevi sorunlar yatabilir. Sorunların özüne inip o kişinin topluma sağlıklı olarak kazandırılmasını düşünüyorum. Peki bunu benim gibi bir KUL düşünürken neden Allah düşünememiş? İşte bütün sorunlar da burda başlıyor benim için. Ayrıca bir kitap Tanrısal özellik gösteriyorsa o kitabın mutlaka çağın ötesinde o zamana kadar bilinmeyen bir konuda yol göstermesi gerekir. Mesela Güneşi balçığa batırmak yerine ve ya Güneşle Ay'ın dünya etrafında dönmeleri yerine ve ya kuyrukluyıldızların şeytanları kovalamaları ve ya göğün direksiz yaratılması gibi açıklamalar yerine Anti-madde'den, DNA şifrelerinden, Higgs parçacığından, Evrende dünyanın yerine kadar bir sürü soruya cevap verebilirdi. Mesela milyonlarca yıl dünyaya egemen olan Dinozorlar hakkında tek satır olmaması çok düşündürücü. Diyeceksin ki Kuran çok derin bir kitap ben bu cahil kafamla anlayamam orda her yazılanı doğru doğruya okumamam lazım altında farklı anlamlar yatar. E o zaman kadınların baş örtüsü de başka anlamlara gelmez mi? O zaman orda anlatılan başortüsü mecazi bir anlamdır belki düşüncelerden bahsediyodur. Değil mi?
Alıntı:
Avrupa şu anda yok olma tehlikesi ile karşı karşıya... Bundan 50 yıl sonra genç nüfus diye bir şey kalmayacak. İnsanlar çocuk doğurmak yerine "köpek" almayı tercih ediyorlar. Böyle kültüre sahip bir medeniyet ne kadar gelişmiş olursa olsun bana göre "boştur". Ondan sonra o gelişmişlikleri de onları kurtaramayacak buna emin ol. Ayrıca "aile" denen bir kavramın ne kadar önemli olduğunun farkındasındır umarım. Avrupa teknolojik ve sosyo-ekonomik anlamda ne kadar gelişmiş olursa olsun medeniyet açısından çürümeye mahkumdur. Ömrümüz yeterse o günleri de göreceğiz "inşallah"...
Avrupa yok olmuyor. Batı insanı BAKAMAYACAĞI çocuğu dünyaya getirmiyor. Orda amaç Nicelik değil Nitelik. "10 tane çocuk yapıp hepsini cahil bırakıp ömür boyu yeni dünya düzeni içinde acılar çekmelerine neden olmak yerine 1 tane yaparım en iyi üniversitelerde okutur, kariyeriyle, duruşuyla bilgisiyle saygın bir evlat dünyaya getirmenin onurunu yaşarım" diye düşünüyor batı insanı. Aile dediğin şey MÖ 1700 lerden kalma Hammurabi kanunlarına bahsi geçen bir olgu. Günümüzde Aile olgusunun git gide zayıfladığı artık insanların saygı ve sevgi çerçevesinde beraber yaşadıkları bi çağdayız. Ne yazık ki Aile kurmayı kadını satın almak gibi gören, karısını döven, dövmeyi bırak çocukları önünde öldüren nice Aile reisleri var bu ülkede. Bunları artık aşmak gerek.
Alıntı:
Unutma ki Peygamber efendimizin de hayatı zorluklar, acılar içinde geçmiştir. Sen sadece 60-70 yıllık bir dünya hayatını düşünerek konuşuyorsun. Halbuki ahiret diye bir kavram var. Bu sistemin, bu düzenin bu dünyanın sadece ama sadece 60-70 yıllık bir dünya hayatı için kuruluduğunu ve sonunda çürüyen bedenlerimizi de solucanların ve yılanların yemesi için mi kurulduğunu sanıyorsun. Öyle yanılıyorsun dostum...
Keşke ahirete ben de inanabilseydim sevgili kardeşim. Ama bunun hiç bir garantisi yok. Kim ölüp cennete gidip sonra orayı anlatmış bize? Kim dünyaya gelmeden önceki hayatını hatırlıyor? Ne yazık ki bilim adamlarının söylediği gibi Beyin ölünce biz de yok olup gideceğiz. Ama insanlar ölmüşlerinin yok olduğunu kabul etmek istemiyor. İlla cennette buluşmak istiyor. Oysa sen diyelim ki cennete düştün, ailen veya sevdiklerin cehenneme gittilerse ne olacak? O cennet sana keyifli bir yer mi olacak? Pakistanda, Afganistanda teroristler nasıl eğitiliyor biliyor musun? Cennette huri vaatleriyle. İşte insanlar bu yüzden gökdelenlere kamikaze saldırısı yapmaktan çekinmiyorlar. Çünkü ödül var: Cennet+Huri. Oysa huri benim için özel bir ödül değil ki? Ben evreni tanımak istiyorum, sırlarını en uzak köşelerini merak ediyorum. Bana bunların cevaplarının olduğu bir cennet lazım
Alıntı:
Evet her insanın özünde iyilik, sevgi, merhamet gibi duygular vardır ve bu duyguların hepsi "ruhane" duygulardır. Ölü bir insan bu duyguları hissedemez. Neden çünkü ruhu bedeninden ayrılmıştır. Ve kardeşim son olarak bende sana şunu söylüyorum;
eğer her şey senin dediğin gibiyse yani din diye bir şey yoksa hepimiz toprak olup gideceğiz ve kaybedeceğimiz hiç bir şey olmayacak..
ama her şey büyük bir çoğunluğun inandığı gibiyse sizin zihniyetinizdeki insanlar sonsuz bir hayatta ızdırap çekecekler ve çok ama çok şey kaybedecekler...
Umarım bir gün bu düşüncelerinden kurtulur islam dininin güzellikleri ile yaşarsın... Sağlıcakla kal
Ruh dediğimiz olayda aslında Beyindir. Sevgi, Korku, Aşk, Nefret hepsi Beynimizin bir eseridir. Ne yazık ki 1400 sene evvel Beyin bilinmediği için insanlar Ruh ile kalbi özdeşleştirirlerdi. Kalbimizdeki aşk, kalbimizdeki korku, kalbimizdeki inanç falan aslında hep yanlış bilgiler. Kalp sadece kan pompalayan bir motor. Bunları ben demiyorum sevgili kardeşim BİLİM diyor.
Ayrıca bir Allaha veya dine kaybedeceğim bir şey yok ama kazanacağım cennet hayatı var diyerek inanmak bana göre bir Allaha yapılmış en büyük aldatmacadır.
Ben dürüst bir şekilde diyorum ki, evet Allah'ın bütün kitaplarını okudum ama hiç bir tanesi benim mantığıma uymadı. O yüzden inanmıyorum. Emin ol bu Allah katında çok daha saygı gören bir savunma olurdu.
Umarım bir gün bana İslam dininin güzelliklerini güzelce anlatıp ikna edebilecek biri olur da ben de sizin gibi cennet hayalleri içinde yaşarım.
Hangi çağda yaşıyoruz kardeşim hala inanmıyorsunuz !. Sizin en büyük dayanağınız olan materyalizm ; kuantım fiziği , atom altı parçaçık fiziği ile çatır çatır çökmedi mi ? Maddenin aslında madde olmadığı , temelde bir tür enerji olduğu sizin taptığınız "bilim" tarafından ispat edildi mi edilmedi mi ? Gözümüzle gördüğümüz herşeyin , kendimizin bile aslında gerçekten varolmadığı temelde herşeyin enerji olduğu kanıtlanmadı mı ?
Bu çağda bana eskilerin i-nan-ma-ma masallarını anlatmayın. Bu çağda bu kafa cık cık cık...
Sizi akılcı geçinen akılsızlar sizi...
............................
Taptığınız bilim size ihanet etti. Sizi kendi basitliğiniz ve kalitesizliğinizle çırılçıplak ortada bırakıverdi. Köhnemiş , basit , sığ , yüzeysel argümanlarınızla oynayıp durun şimdi. Bilim varya o sizin taptığınız bilim , artık sizin en büyük düşmanınız oldu.
Ne diyelim , aslında acımak lazım..Allah hidayet versin , amin...
Beyin ölünce insanlar yok olacak denmiş. O zaman ahiret te yok. O zaman bu dünyada iyilik yapmanın ne gereği kalır? Herkes hırsızlık yapar adam öldürür hak yer kimse çalışmaz birbirinin malına konar. Nasıl olsa ahiret yok kimseye hesap vermek de yok. O zaman nasıl bir kaos olur? Bunu düşünmek bile Allah a inanmak için yeterli sebeptir. Bu dünyadaki her iyilik de her kötülük de ahirette karşılığını görecek. Bütün insanlar yok olursa ahirette hesap da vermeyecekse bu dünyada iyilik yapan hak yemeyenler katillerle hırsızla hainlerle aynı kefeye niye konsunlar? Bu kadar basit değil. Ben bunu kabul etmiyorum.
İnanmayan insanlar bu dünya hayatını neden bu kadar kısa bir zaman sığdırmak istiyorsunuz? Allah sonsuzluk olduğunu söylüyor. Aklınız beynininz sonsuz hayatta yaşamaya devam edecek. Neden en fazla 80 90 yıl sonra yok olmayı bu kadar çok istiyorsunuz? Kendinize acımıyor musunuz. Siz kabul etseniz de etmeseniz de sosuz hayat var. Bu sonsuz yolculuğu bir şekilde hepimiz yaşayacağız. Ölünce yok olmayacaksınız. Bu gerçeği kabul edin iman edin.Sonsuz hayatınızı kurtarmak sizin elinizde. Burada yazanlar size kötülük olsun diye sizi uyarmıyorlar. Sizin iyiliğniz için herkes yazıyor. Öldükten sonra pişman olma fayda etmez.ikinci kez dünyaya gelmek de yok.Bunu unutun. Elinizdeki hakkı iyi kullanın. Bunu söyleyen düşmanınız sanmayın aslında sizin dostunuz olduğu için sizi uyarıyorlar.
Yazdıklarını tek tek alıntı yaparak cevap vermeyeceğim. Anlattıkların ve inandıklarını "bilim" çerçevesi altında düşünüyorsun ama maalesef "bilim" her zaman yeterli olmuyor. Bilim dediğin şey teknolojinin gelişmesi ile oluşmuştur. Halbuki insanoğlu binlerce yıldır var.
Sen inanmıyorsun diye seni yadırgamadığımı bilmeni isterim. Çünkü elle tutulur gözle görülür bir kanıt istiyorsun bunun için. Belki sana elle tutulur gözle görülür bir kanıt gösteremem kimse de gösteremez zaten... İslam dini hoşgörü dinidir eğer senin gözündeki İslam ülkeleri geri kalmış ülkeler olmasa idi belki sende inanacaktın. Sana şunu açık yüreklilikle söyleyebilirim ki Arabistan ya da İran İslam'ın örneği değildir ve olamazlar da...
İnsan çok düşündükçe sorgular o yüzden ben İslam dinine inandığım için çok düşünmüyorum çünkü bir şeye inanmak hem daha kolay hem de daha huzur verici... Sen her şeyi bir bilim temeline dayandırmak zorundasın ama inanan insanların böyle bir zorunluluğu yok sadece inanması yeterli... Büyüklerini biraz olsun dinlediğin zaman dünya denilen bir yerde "ilahi adalet"in varolduğunu göreceksin. Ben senden daha mutlu bir insanım çünkü inanıyorum ve öldükten sonra cennetle ödüllendirileceğimi biliyorum ya da düşünüyorum fakat sen bir bilinmezlik ile yaşıyorsun çünkü insanın öldükten sonra yok olmasını düşünmesi çok acı bir şey...
Bu konuda sabahlara kadar konuşulabilir ama sanırım ikimize de bir faydası olmaz. İslam dinini yaşayan güzel örneklerle karşılaşırsın umarım çok nadir de olsa öyle insanlar hala var.
bence allah bizim dusundugumuzden daha buyuk daha gizemli ,herseyi yaratan bu dunyayi bizim icin yaratmis etrafimiz karalik sadece dunya mavi beyaz cennet gibi parliyor bu yuzden gercekden hersey burda ola bilir cunku bu dunyayi istersen kendine cennette yapabilirsin cehennemde ,bence o herseyi o kadar gizemli o kadar muhtesem yapmiski bizim beynimiz anlamiyor sadece yorum yapiyoruz ,ve bu dunyayi bunca nimeti bizi sevdigi icin yaratmis ,ve sevdigini en yakininda tutarsin o bizim kalbimizde bizde onun,
Merek beyin yazisi oldukca zekice ve mumkun oldugunca nesnel sekilde olmus. Bu yaziyi bir gazete kosesinde gorsem 'helal olsun bu yazara gercekten guzel yazmis' derdim. Tebrikler.
Avrupa şu anda yok olma tehlikesi ile karşı karşıya... Bundan 50 yıl sonra genç nüfus diye bir şey kalmayacak. İnsanlar çocuk doğurmak yerine "köpek" almayı tercih ediyorlar. Böyle kültüre sahip bir medeniyet ne kadar gelişmiş olursa olsun bana göre "boştur". Ondan sonra o gelişmişlikleri de onları kurtaramayacak buna emin ol. Ayrıca "aile" denen bir kavramın ne kadar önemli olduğunun farkındasındır umarım. Avrupa teknolojik ve sosyo-ekonomik anlamda ne kadar gelişmiş olursa olsun medeniyet açısından çürümeye mahkumdur. Ömrümüz yeterse o günleri de göreceğiz "inşallah"...
Konu dışı olucak ama ekleme gereği hissettim, yukarıdaki alıntıda göründüğü gibi düşünen bir sürü insan var ve beni dumura uğratıyor..
Bir nüfusun yaşlanmasından dolayı milletin yok olacağını düşünebilir misiniz? Tarihte sürüyle millet yokolmuştur da yaşlanarak yok olan millet var mıdır? O nüfus yaşlanır ama sonra dengeye ulaşır yani kendi sürekliliğini idame ettirir.
Olmadı mı? Al sana kampanya. Bütün Avrupa yatak odasına girer, sonra da yok olmaktan kurtulur.
Nerden çıkıyor bu acayip düşünceler, gerçekten anlamıyorum.