Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Tanrı Paradoksu! [Felsefe]
« önceki   123 ... 404142 ... 585960   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 41
Gokhan Bayraktar
12 yıl önce - Cmt 01 Oca 2011, 22:44



Hakan Ali
12 yıl önce - Cmt 01 Oca 2011, 22:44



Surkentli21
12 yıl önce - Cmt 01 Oca 2011, 22:47

Alıntı:
Hangi bilim kitabında yazıyor söylediklerin? 30 yıllık mekanik mühendisine ettiğin laf ayrıca düşündürücü doğrusu. Tek bir teori bilmediğine eminim. Üzgünüm ama cahil sensin.

sana kepler yasasını anlatayım.kepler yasası

g çekim sabiti m1 dünyanın m2 güneşin kütlesi r2 de uzaklık.
burada dünya geçen 2010 ocak 1 deki uzaklığından 2011 ocak 1deki 100 km daha güneşe yaklaşsa r^2nin artması güneşin dünyaya etki ettiği kuvveti artırır ve dünyayı kendine inanılmaz parabolik bir hızla çeker.
teoriler vardır yaklaştığını iddia eden büyük çöküş gibi doğru olma payı vardır zaten kıyametinde benzer olacağı söylenir.


Surkentli21
12 yıl önce - Cmt 01 Oca 2011, 22:57

Alıntı:
Dünya'nın ve Güneş'in kütlelerini sabit mi sanıyorsunuz acaba?

kütle artışı ihmal edilecek düzeydedir.atomlarda elektronların yörüngeden kopması yada alması atomun ağırlığını değiştirmez.ortaokulda öğrenmiş olmalısın bunları
bilim ve teknik dergisinden alıntı
Alıntı:
Dünya, Güneş çevresinde dönerken öyle bir yörünge çizer ki, her 18 milde doğru bir çizgiden ancak 2,8 mm ayrılır. Dünya'nın çizdiği bu yörünge kıl payı şaşmaz; çünkü yörüngeden 3 mm'lik bir sapma bile büyük felaketler doğururdu: Sapma 2,8 yerine 2,5 mm olsaydı, yörünge çok geniş olurdu ve hepimiz donardık; sapma 3,1 mm olsaydı, hepimiz kavrularak ölürdük. (Bilim ve Teknik Dergisi)


Kerim Kuyu

12 yıl önce - Cmt 01 Oca 2011, 23:03

Alıntı:

Dünya'nın yörüngesi yıl içinde 1 cm değil binlerce kilometre değişmektedir. Bu nedenle yaz-kış oluşuyor


yörünge değişmez, dünyanın güneşe mesafesi azalır yada kısalır.


 



Akın Kurtoğlu

12 yıl önce - Pzr 02 Oca 2011, 19:40

Alıntı:
Dünya'nın yörüngesi yıl içinde 1 cm değil binlerce kilometre değişmektedir. Bu nedenle yaz-kış oluşuyor

Mehmet, bir tashih yapayım: dünyanın yönüngesi "elips" şeklinde olduğu için bu karakteri göstermektedir. Çift merkezli devâsâ bir yol takibeder ve dolayısıyla yolu boyunca güneşe olan uzaklığı iki defa minimum, iki defa da maksimum mesafelere inip-çıkar. Fakat yörüngenin karakteristiği değişmez. Şayet dünya daire şeklinde bir yörünge izleseydi, işte o zaman bu uzaklaşıp-yakınlaşmalar halinde yörüngesinin değiştiğinden söz edebilirdik (Çünkü dairede yarıçap her noktasında sabittir). Dünya, uzay boşluğunda bir geçtiği yerden bir daha asla geçmez. Devamlı bir sürüklenme sözkonusudur. Her yeni saniye, yeni bir yer işgali anlamına gelir, ancak geometrik anlamda güneşin çevresinde izlediği yol "sabit"tir (Elipsin kurplarındaki salınımlar hariç).

Akın KURTOĞLU


Patron
12 yıl önce - Pzr 02 Oca 2011, 19:48



Akın Kurtoğlu

12 yıl önce - Pzr 02 Oca 2011, 19:51



FuatUler
12 yıl önce - Pzr 02 Oca 2011, 20:19

Alıntı:
sana kepler yasasını anlatayım.kepler yasası


Burada bir duzeltmeye gerek goruyorum. Verilen denklem Kepler yasasi degil Newton'un evrensel cekim yasasidir.


Kerim AK

12 yıl önce - Pzr 02 Oca 2011, 20:24

Alıntı:
Tanrının varlığıyla ilgili birkaç temel paradoks. (Burada tanrı en yüce ve tek olduğu iddia edilen tanrıdır.)
Tanrı kaldıramayacağı kadar ağır bir taş yaratabilir mi?
Tanrı kendinden bir tane daha yaratabilir mi?
Tanrı kendini yok edebilir mi?
Tanrı 'kendisinden daha yüce' bir varlık yaratabilir mi?

Tanrı olmadığı için yukarıdaki şıkları oluşturması mümkün değil ancak ağızlara sakız edilen tanrı lafzından kurtulup Rasullerin Allah ismi ile işaret ettiği gerçekte varolan "tek yapının" = "hakikatin" geçmişte sezgiye veya "vahye" dayalı bir şekilde algılanıp; mecâzî bir şekilde, benzetme yollu, semboller yollu dile getirilmesiyle bilimsel bakış açısının da aynı gerçekte buluşması sonucu inananlar ALLAH Rasûl'ünü kabul edip O'na iman ederek; ismi "ALLAH" olanın esmâsıyla, tüm algılanan ve algılanamayanların var olduğunu kabullenmişlerdir.Bu kabul yukarıda ki şıklarda ki soruların anlamsız ve çok komik olduğu idrakini de beraber getirmiştir.KUR'AN'ın reddettiği "göktanrı" kavramından arınmanın yolu ancak sadece gene KUR'AN'ın açıkladığı "ALLAH" ismiyle işaret edilenin ne olduğunu bilmekten geçer.Kurân-ı Kerim TANRI kavramını reddeder;tanrının varolmayıp sadece ALLAH'ın mevcud olduğunu vurgular. Ne yazık ki günümüzde "ÖLÜM" olayı gerçeğine uygun bir biçimde bilinmemekte, genelde ÖLÜM'ün bir "son" olduğu zannedilmektedir. Oysa,ÖLÜM, bir son olmayıp; madde âlemden, maddeötesi âleme geçişten başka bir şey değildir. Yani bir dönüşümdür.
A'râf: 179
“…Ki, onların kalpleri (şuurları) var, onlarla (hakikatleri) anlamazlar; gözleri var bunların, onlarla gördüklerini değerlendirmezler; kulakları var bunların, onlarla algılamazlar!.. İşte bunlar en’am (davarlar) gibidirler... Belki daha da sapkın... Onlar gâfillerin ta kendileridir.”

Tanrı inancı veya inançsızlığı; “gerçeği örtmek, görememek, inkâr etmektir”!. Ki bu da, beyindeki kilitlenmenin sonucudur!. tanrı diye tanımlananlara inanan veya inançsız olduğunu beyan edenlerin, beyinleri önceden verdikleri hükümle kilitlenmiş olduğu için, “ALLAH”, “Rasûlullah” ve “Kur'ân” gerçeğini değerlendiremeyip böyle garip sorulara cevap ararlar, İMAN A ERİŞENLER İÇİN YUKARIDA Kİ SORULARIN CEVABI 2+2=4 KADAR BASİTTİR.



sayfa 41
« önceki   123 ... 404142 ... 585960   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET