sayfa 227  |
 |
AnL_95
2 yıl önce - Cmt 14 Ksm 2020, 13:45
Arap alfabesiyle Türkçe yazmakla Latin alfabesi ile Türkçe yazmak aynı şey değildi. Kel, Gel, Gül yazmak için aynı harfleri kullanırdınız bazı sesli harfleri karşılamazdı Türklerin Milli Alfabesi olan "Göktürk Alfabesi" ile alakası yoktu. Ayrıca arap alfabesi ile okumak ve yazmak Latin alfabesine göre daha zordu. Dilde sadeleşme ve kelimelerin azaltılması doğru değildi belki ama harf devrimi teknik olarak da kültürel olarak da doğruydu.
|
 |
Patron
2 yıl önce - Cmt 14 Ksm 2020, 13:46
Avrupa sevdalıları da bir türlü şu eziklikten kurtulamadı. Üstün kültür Avrupa, o hayran olduğunuz kültürünü ve zenginliğini, ortadoğu, Afrika, Hindistan, ne bulduysa çalarak elde etti. Alfabe ile ilgisi yok.
|
 |
mertgil
2 yıl önce - Cmt 14 Ksm 2020, 13:56
Bir kesimin harf devrimine karşı çıkışındaki temel argüman; toplumun hafızasının resetlenmesi, geçmişle olan bağının kopartılması daha spesifik olarak kültürel kodlarımızın temel belirleyicisi olan dinin toplumu belirleyici gücünü yok etme girişimi demekteler.
Devrimi savunan kesim ise elbette din toplumsal yaşam üzerinde temel belirleyici.Batı ile olan gelişmişlik farkının kapanabilmesi için değişimin kendi spontan akışında değil devrimsel nitelikte olması gerekiyordu diyorlar.Bu nedenle temel belirleyici faktör olan din ile olan ilişki örtük olarak da olsa geriletilmesi gerekli idi demekteler.
Bu tarihi kırılım aslında bizim geçmişten gelen 2 ana damarımız gibi.Buradan nasıl bir sentezleme çıkar, çıkarabilir miyiz ya da çıkardık mı?
|
 |
AnL_95
2 yıl önce - Cmt 14 Ksm 2020, 13:57
Avrupa sevdalısı falan değiliz zaten Atatürk döneminde ÖnTürk Tarihi ve ÖnTürk Kültürü ile ilgili çok sıkı çalışmalar yapıldı ve bu çalışmalar genç Cumhuriyetin inşasında kullanıldı. Dünyayı takip etmek ve çağın gelişmelerine ayak uydurmakla Avrupa taklitçiliği aynı şey değil. O dönem mecburen kanunları Avrupadan almak zorunda kaldık çünkü başka örnek yoktu. Mecelle'yi çöpe atmamız gerekiyordu doğru yada yanlış her şey dönemin şartlarıyla değerlendirilir. O dönem mesela Mahmut Esat Bozkurt gibi döneminde çok sıkı Türkçü devlet adamları vardı. Bu kanunları Avurpadan ithal eden de oydu. Bu kadar aşırı Milliyetçi bir adam bundan rahatsız olmadıysa ben hiç rahatsız olmam. Sonuçta Bozkurt gibi adamların yetişmesini sağlayan bu kültürel altyapı Namık Kemal, Ziya Gökalp, Şemsettin Sami, Ömer Seyfettin, Tevfik Fikret vs. gibi münevverlerin verdiği çabayla oluştu. 150-200 senedir devam eden Türk Çağdaşlaşmasından veya modernleşmesinden rahatsız olanların her fırsatta devrimlere saldırması yada genç cumhuriyetle bir türlü bitmeyen hesaplaşmaları beni zerre şaşırtmıyor. Biz ne batıyız ne de doğu. "Turkic" diye bir kavram oluşturmalıyız en başta.
En son AnL_95 tarafından Cmt 14 Ksm 2020, 14:01 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
ccahit
2 yıl önce - Cmt 14 Ksm 2020, 14:00
| Alıntı: |
| Bu tarihi kırılım aslında bizim geçmişten gelen 2 ana damarımız gibi.Buradan nasıl bir sentezleme çıkar, çıkarabilir miyiz ya da çıkardık mı? |
Batı sentezi yapanlar nereye vardı?
Atanın muasır medeniyetler dediği noktanın %1 ine ulasabildilermi? Hayır.
Peki Ortadoğu batakligi dedikleri topraklarda yaşayan ecdadımız Selçuklu Osmanlı batı sentezi ile mi cihana hükmetti kendi özü ile hareket eden ecdat ulaşabileceği noktaya ulaştı peki biz?
|
 |
AnL_95
2 yıl önce - Cmt 14 Ksm 2020, 14:02
Neden bir şeyleri sentezlemek zorundayız ki? Hala Selçuklu Osmanlı örneği verip geçmişte yaşayanlar var. O noktaya ulaştılar ömürlerini tamamladılar ve yıkıldılar yerlerine yeni devletler kuruldu.
Birileri Ümmet kafasından çıkamamış hala geçmişte yaşıyor ve Uluslar çağında olduğumuzu idrak edemiyor.
|
 |
ccahit
2 yıl önce - Cmt 14 Ksm 2020, 14:06
Anil lafin bana ise direk isim ver. Gücenmem.
Niye geçmişi dusunmeyeleim onların vardığı noktaya henüz biz varamadik onu incelemezsem nasıl yarını inşa edeceğim?
Bu ummetcilik kavramından niye bu kadar rahatsız oluyorsunuz anlamadım. Büyük ümmet devleti kuralım diyenmi var? Geçmişte de olmadı ne kadar cihansumul olsakta yoktu öyle bir olay.
|
 |
Hamza Halit
2 yıl önce - Cmt 14 Ksm 2020, 14:08
Olan olmuş bu saatten sonra çalışıp önümüze bakmamız lazım. Mesela dil konusunda geri kaldık. Bu Suriyeli delikanlı bile Türkçe İngilizce Fransızca konuşuyor. Ben daha İngilizce öğrenemedim.
|
 |
mertgil
2 yıl önce - Cmt 14 Ksm 2020, 14:10
Sentezleme bir tarihi gerçeklik .Etkileşim hali var olduğu sürece bu değişimler sancılı sancısız bir şekilde gerçekleşmekte. Güçlü olanın yön verme şekil verme etkileme kapasitesi daha belirleyici. Osmanlı kendi döneminde güçlüydü. Gücü ile asırlardır hükmetti. Ama bazı gelişmeleri yeterince okuyamayan da aynı devletti ve çağından geri kalmaya başladı gücünü yitirmeye başladı.
Tarihi köklerimiz bizim kimliğimiz var oluş gerekçemiz. Ama içinde yaşadığın çağı, değişimi de inkar edemezsin.
|
 |
AnL_95
2 yıl önce - Cmt 14 Ksm 2020, 14:30
Ümmet lafından rahatsızım çünkü ortak bir kültürel bilincim ve ortak birleştirici bir benzer yönüm yok. Din sadece bireyseldir toplumsal değildir olmamalı. Kimse dine göre yaşamak yada dine inanıyor diye din birliği altında olmak zorunda değil. Ayrıca neden hep Ümmet birliği konuşuluyor da Türk birliği veya en azından Batı Oğuz (Türkiye-Azerbaycan-Karabağ-Güney Azerbaycan) birliği konuşulmuyor? Ben Türküm. Kendimle aynı soydan ve ırkdan olanlarla birlik olmak asli amacım olmalı doğal olarak. Acem-Arap-Afgan-Paki-Berberi-Endonezyalı-Malezyalı ile değil.
En son AnL_95 tarafından Cmt 14 Ksm 2020, 14:38 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
sayfa 227  |