yaşar1965
12 yıl önce - Sal 14 Eyl 2010, 05:37
Hasta Adam İmajı Nereden Nereye Türkiye
Bir zamanlar hasta bir adam (‘’TÜRKİYE,,) vardı,Bu adı bize Avrupa koymuştu hasta etmişti ,bizi elbette 3 cent’e ,bir paket sana yağına, evde kullanıgımız ampule, bakkaldaki aspirine, eczanedeki ilaca, kendi ürettiğimiz haşhaşa, pamuğa, mısıra, ekmeğe, bizleri muhtaç eden Avrupa ve dünya.
Gerçekten hastamıydı? Yoksa bilinçsiz tedavi sonucunda mı hasta edilmişti bu hastalığın tedavisi yıllarca sürdü .
Yanlış hatırlamıyorsan düzeltin cumhurbaşkanının makam aracının havaalanına giderken yolda benzini bitmiş aracı faytonla havaalanı apronuna faytonla çekmişlerdi,varmı böyle bir rezillik,bizlere Türk milletine bunları reva gördüler.
Biz bunları yaşadık, dünyada saygınlığımızı yitirmiş pes perişan olmuş saygınlığımız iki paralık ayaklar altında bir imaj yaratılmıştı.
Yedi düvele destan olmuş, viyana kapılarına kadar hakkaniyetinden ödün vermeden dürüst saygın bir millet artık yok olmakla karşı karşıya kalmış, gündelik yaşamımızda en temel ihtiyaç maddelerine de Avrupa ambargo koymuştu.
Sokaklarda kan gövdeyi götürmekte idi, her gün ama her gün bir yerlerde birileri birilerini öldürüp, sokaklarda kardeş kardeşe selam veremez, sen sağcısın ben solcuyum diyerek bir son’a gidilmekte idi.
Biz bunları yaşadık, sokakta insanlar birbirlerini öldürürken sanki başka her şey bitmiş ortalık süt liman olmuş hiçbir derdimiz yokmuş gib,i birbirimizin hangi gurupların mensubu olduğumuz sorgulanmaktaydı .
Tabi bunlar yaşanırken devlet nerede Türk polisi bile bölünmüş (POLDER) idi, vardı tabii onlarda düşmüşlerdi kendi dertlerine kimin ne hali varsa görsün vurdum duymazlık almış başını gidiyordu.
Sokaklarda bir iç savaş ve kaos yaşanmakta, şehirlerde yağmalama (CORUM-KAHRAMANMARAŞ-SIVAS).
Devletin artık yapacak hiçbir şeyi kalmamış bir kadayıf meselesi peşine düşmüşlerdi,( KADAYIFIN ALTI PİŞTİMİ PİŞMEDİMİ)(Sn. Prof.Dr. NECMETTİN ERBAKAN MSP PARTİSİ 1980 DÖNEMİ ÖNCESİ GENEL BAŞKANI ),bizlere bunları reva görenler şaşalı şatafatlı koltuklarına zımbalanmış yönetim ve idare her şeyi kulak ardı edip kendi yaşamalarını idame ettiriyorlar, parası malı mülkü tuzu kuru olanlarda Avrupa’da havaide Londra’da Paris’te modayı takip ediyorlardı.
Yani bizleri düşünen yoktu akmayan suyun, çöplerle dağ olmuş sokaklar, hastanelerde yaşanan kepazelikler (BAKIRKÖY RUH SİNİR HASTALIKLARI HASTANESİ) rezillikler artık dilim varmıyor bunlar gibi yaşanan olumsuzlukları anlatmaya,
Sonra birden birilerinin kuyruğuna basıldı 12 EYLÜL 1980 darbesi (İHTİLAL)yapıldı ve birdenbire yıldırım hızıyla bir şeyler değişmeye başladı, önce anarşi durdu ardından kuyruklar azalmaya akmayan suyun akmasına, her gün kesilen elektrik haftada kesilmeye, sokaklarda korkmadan gezilmeye ,bir şeyler o kadar çabuk çözüm buldu ki.
Sanki ihtilal yapılmasa bunlara çözüm elbette’ki bulunurdu ama birilerinin işine gelmiyordu başta Avrupa ve onun bezirganlığını yapan borazancı başları sanayici ve devlet adamları,hal böyle olunca mecburen olması gereken ihtilal taraflı olarak yapılıp biraz rahat nefes aldı Türkiye,,
Hasta adam ama iyileşmedi yara kapandı ama ödem oluştu,çünkü bu basiret yoksunu insanlar tatillere yollanıp istirahata alındılar, özelikle tatil bölgelerinde sayfiye yerlerde deniz görsünler havadar olsun canları sıkılmasın ,bir zaman sonrada ihtilal istenen amaca(ORASINI ACMAYAYIM ÇOK TARTIŞILIR BİRİLERİ KIZIP KIRILABİLİR) ulaştı.
Sivil hayata geçiş adı altında eski dönem( 1980 dönemi öncesi ) parti yönetim kadroları isim imaj değiştirip sahneye çıkmak için kostüm değiştirdiler ,ve cıktılar’da sonunda ama bu sefer makyaj tazelendi imaj deyişti.
Bankerler bankalar ben yemem yan cebime koy, benim memurum işini bilir zihniyeti , hasta adamı ayağa kaldırmadı kaldıramadı, bu gücü kendisinde ya göremedi yada cesareti yoktu, fakat biraz iyileşme safhası kendisini belli etmeye başlamıştı.
Bu ara bankalarda bankerlerde, hortumcular kumarhane gazinoları otelleri, mantar gibi türeyip milletin kanını emmeye başlamışlar, atı alan Üsküdarı geçiyor dayı yeğen ağabey kardeş dayanışmaları milletin cebindeki üç kuruşu nasıl çalıp talan ederiz bu milleti nasıl soyup soğana benzetiriz zihniyeti hortladı.
Ağabey kardeş dayı yeğen (Yahya Demirel Egebank ve şeker bank)(mesut yılmazın kardeşi Turgut yılmazın korkmaz yiğitle alattin çakıcıyla karanlık ilişkiler yumağı)bir sürü karanlık insanlar.
12 eylül darbesi öncesinde silah uyuşturucu insan batakhane ticareti yapanlar bu sefer meslek değiştirip işlerine devam ettiler,buradaki amaç hep Türk milletini kaz gibi yolmaktı, her yaptıkları işler ama bir şeyler birileri bunların farkına vardı,
Hasta kendisine müdahale eden doktorunu beğenmedi olacak ki seçme hakkını kulandı doktorunu değiştirdi, iyileşme sürecindeki hasta adam ayağa kalktı, bir silkindi saygınlık kazandı.
Hasta adam yaftasını yapıştıran dünya, bu sefer istediklerine ulaşamayacaklarını anlayınca hep atakta ileride oynayan ceza sahasındaki Avrupa, bu sefer defansa çekildi, bir şeyler onlar için ters gidiyordu yaptıkları hamleler yetmiyor taktik değiştirip piyon aramaya başladılar, ama oda yemedi o oyunda tutmadı(GLADYO-ERGENEKON,PKK-ASALA).
Şimdi durum ne oldu hani kuyruklar hani itibarımız yoktu, sınırlar ticaret hacimleri dış boçlar vizeler kaldırıldı muhtaç olduğumuz insanlar muhtaç duruma düştüler, nasıl gelindi buraya son 10-15 yıldır geldiğimiz noktaya bakamısınız varmı geçmişten kalan bir iz yok, demek ki yapılıyormuş demek ki zihniyet iyi bir zihniyet değilmiş .
İnşallah bizleri geçmişte bize reva görülenleri bir daha yaşamayız, dilerim hiçbir millet yaşamaz, ben bizleri bugünkü hayat şartlarını bizlere bu günü yaşatanlara bu günleri gösterenlere teşekkür ediyorum,yazım biraz değil baya uzun oldu ama sanırım bilmeyen vardır bilenlere de bilgi tazelemek gibi oldu eğer sürçü lisan ettimse affedin.
Ve aşağıda karanlık geçmişin hüzün dolu hikayesinin sayfalarıyla sizleri baş başa bırakıyorum.
(+)
(+)
(+)
(+)
(+)
(+)
____________________________________________________________________
Anarşik olaylar zinciri gazete kupürleri.
(+)
(+)
(+)
(+)
Bakın bakalım nereden nereye gelmişiz,
(+)
Bu bayram paşadaki olay, oturduğumuz yavuz sokağının başında ve bitişik olan binamızın alt katında kahvehane üstünde de biz oturmaktaydık .
En son yaşar1965 tarafından Sal 14 Eyl 2010, 10:50 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|