Protesto bir haktır. Avrupa Birliği standartlarına göre 3 dk "bağırıp çağırma hakkına sahiptir" vatandaşlar. Fakat protesto saldırı ya da taciz demek değildir. Protesto ülkeni küçük düşürmek değildir. Neyi, niçin protesto ettiğini de iyi bileceksin. Yoksa amaç protesto etmek değil, kaos yaratmak olur. "neyi protesto ediyorsun/ amacın ne" sorusuna yanıt olması gerek. Örneğin ABD yönetiminin kamu alanlarına saldırısına karşı barışçıl bir protesto eylemi gerçekleştirmişti Greenpeace. ve Güney Oregon’daki yaşlı ormanlarda "Orman Koruma İstasyonu" kurmuştu, dünyanın dikkatini oraya çekmeyi başarmıştı. GP'in bir sürü yapıcı eylemi var. Ülkemizde de örnekleri çok sayıda mevcut. Öğrencilerimizin protestosu sonucunda YÖK'ün üniversitelerin ikinci öğretimleri için istediği yüzde 500'e varan zam oranları hükümet tarafından reddedildi mesela. Öğrenci Kolektifi "Hükümetin öğrenci protestoları sonucunda geri adım attığını" söyledi. Bir sürü amaçlı ve olumlu protestolar var. Kimsenin de buna karşı çıktığı yok. Elbetteki doğal bir haktır. Yani protestonun ne olduğunu bilmesek, Dünya Sampiyonasındaki "yuhlamayı" protesto olarak yedireceksiniz...
Bunlar 60'ı aptal diye Aziz Nesin'i referans gösterenlerle aynı zihniyet. Nietchze'den alıntılar yapıyorlar sözleşmişcesine. Aziz Nesin'in o lafını da darbeyi destekleyenler için dediklerini bilmiyorlar, Nietchze'nin lafının Hitler'in ilham kaynağı olduğunu bilmiyorlar.
Yani aslında bilmiyorlar, şuursuzca saldırıyorlar. Saldırmaları bilmediklerinden. Bilecekler.
Sacmalamaninda bir siniri olur ama bizim insanimiz malesef akil tutulmasinda.
Dunyada demokratik her ulkede kamuya acik her yerde insanlar siddet icermedikten sonra , kufur etmekdikten sonra her turlu elestiriyi ve protestoyu yapabilirler.
Adi ustunde zaten Protesto.Kimseden izin almaya gerek yok.
Birde bu darbecilerin Dunyanin gozu onunde lafina cok guluyorum.Artik her sey dunyanin gozu onunde oluyor.
Sizler hala 12 eylul devrinde yasadiginiz icin sadece dunya basketbol sampiyonasindan dunyanin haberi var zannediyorsunuz.Uyanin sizi gidi darbeciler.Elestiriden korkmayin.Protestodan korkmayin.Darbeden korkun.
Adamlar Washingtonda Katil Amerika diye kendi Baskanlarini Beyaz saray onunde pankartlarla , kufurlerle , yumurta atarak elestiriyor kimse bir sey demiyor.
Bizde 3-5 tane darbe cigirtkani zir zop dunyaya rezil olduk diyor.Daha bu kafayla cok kepaze olacaksiniz.
hangi ülke oldugunu unuttum kadın elindeki boyayı bakanın üstüne boca etti bakanın tepkisi sadece iyiki başımdan aşagı dökmedi oldu.
evet yuhalamak birde dünyanın gözü önündeki saygısızlıkta demokrasi ile yönetiliyorsanız buna hazırlıklı olunması lazım,bu insanları tespit edip ne yapacaksınız ,idam edin bari,baydemir s..tir çekerken,meşenin dalları batıyormu derken sesiniz çıkmıyorda,yuhalanıncamı aslan kesiliyorsunuz.bu seyircileri hangi suçtan yargılayacaklar,biz niye ab,nin kapısında girmek için bin takla atıyoruz orda adamlar ne bakan takıyor,nede başbakan.
birde eskiden fişleniyormuş şimdide biz fişliyoruz diye maraşlı milletvekili dogru demiş işte kendilerini yuhalayan seyirciler fişleniyor.
Buraya yazılanların tamamını okumadığım için belki düşüncelerim tekrar olarak algılanabilir. Asıl değineceğim hususa geçmeden önce bir duygu çeşitlemesi yaşadığım final gecesi içimdem geçenleri sizlerle paylaşmak istiyorum.Evet çok karmaşık duygular yaşamıştım o akşam tarihinde ilk defa Basketbol milli takımımız dünya kupasında adını finale yazdırmış ve rakibide B takımı olarak nitelendirilen ABD, gerçi A takım veya rüya takım olarak adlandırılan ABD'nin de olimpiyat finalinde Yunanistan karşısındaki hezimetini ve bizim o Yunanistanı grup maçında yendiğimiz hatırdan çıkarılmamalıdır.Böyle bir manzara karşısında gururlanmamak elde değil. Maç süresince iyi bir mücadele veren oyuncularımızın yorgun olduğu her hallerinden belliydi ve sonuçta maçı kaybettik. Ama önemli olan turnuvanın en yüksek skor ortalamasına sahip takıma sadece 81 sayı attırarak yenildik .Aslında içim rahattı çokta üzülmedim ne de olsa millliler bize daha önce yaşamadığımız bir final heyecanı yaşattı.İnşaallah bundan sonra o kupayı kaldırmak bizim basketbolculara nasip olur.Şimdi esas konumuza dönecek olursak ödül töreni sırasında Başbakanımız üçüncü olan litvanya ekibine madalyaları verirken salondan yoğun bir yuhalama geldi ben ilk önce olayın litvanyalı basketbolculara olduğunu düşündüm herhalde onlarda kendilerine yapıldığını düşünmüştür. Çünkü Dünyada hangi ülke halkı kendi başbakanını böyle önemli bir organizasyonun ödül töreninde yuhlar değil mi?Sonra aklıma sırp Teodosic geldi ilk beşe seçildiğini öğrenince salona geldi herhalde onu yuhluyorlardır dedim ki sonrasında bu düşüncemin safiyane bir umuttan,teselliden ibaret olduğunu Cumhurbaşkanımızın birincilik madalyalarını ABD'li basketbolculara takarken yaşadım.Ona da salondan aynı muamele: Yuhlama! Tabi kan beynime sıçradı ağzıma gelen ve bildiğim bütün küfürleri (burada söylemeyeceğim)salondaki yuhlayanlara gönderdim. O yuhlayanlardan o kadar nefret ettim ki,iğrendim ki, belki hayatımda bir daha hiç söylemeyeceğim şeyler söyledim. O yuhlayanların temsil ettiği zihniyet de onlarla bu ülkeyi paylaşma duygusuda artık beni eskisiden çok daha rahatsız ediyor. Hani bu yuhlayanların siyasi sözcüleri,liderleri veya fikir babaları,yazarları, santçıları hep bir sözü sürekli vızıldıyorlar ya nedir o? ''Ülke bu iktidarla kutuplaşmanın içinde ülke ciddi anlamda ayrıştı kamplara bölündü''evet vallahide billahide kutuplaştığı,ayrıştığı doğru ama bu iktidarla değil kendilerinin temsil ettiği elitisit,oligarşik ,bürokratik,,doğmacı anlayışla her darbede katmerlenerek bölündü.Zenginleşen muhafazakar orta sınıf kendi iktidarını oluşturduğu an pelesenk oldu bu laf dillerinde, şerif mardinin dediği gibi ''köydeki başı bağlı hanımefendi kente indiğinde'' pelesenk oldu bu laf dillerinde, onlardan bu 8 senelik iktidar döneminde başka sözleri de duyar olduk. ''Nişantaşında başörtülü bir kadın görmek mümkün değildi nerden çıktı bunlar, bir profesörün oyu ile bir çobanın oyu bir olamaz,olmamalı'' v.b. İşte Başbakanı ve Cumhurbaşkanı protesto edenlerin içindeki birikmişlerin yuhlama şeklinde kendini göstereceğini bununda yeri ve zamanının olmadığını söyleyerek bunu makul veya mazur göstermeye çalışanların ülkedeki bölünmüşlükten,kamplaşmadan,ayrışmadan ve bunu yapanın iktidar olduğunu söylemeye hiç hakkı yok.Şimdi bunu yapanlar bu protestoyu daha önce hiç yapmadılar mı sanıyorsunuz? Hatırlayın Danıştay saldırısından sonra yaşananları bakanların cenaze töreninden nasıl kaçırıldığını hepimiz biliyoruz. O halkı galeyana getirenler acaba şu an saldırı ile bağlantılı ortaya çıkan gerçeklerle ne düşünüyorlar acaba içlerinde bir pişmanlık veya vicdan azabı taşıyorlar mı? Bu gün yaptıkları ile ve gelinen son durum ile bu hisleri taşımadıkları ortada. Pir sultanda bakanlara karşı sergiledikleri tutumla ortada, Kaldı ki, o bakan ve temsil ettiği hükümet alevi açılımıyla belkide şimdiye kadar hiçbir Cumhuriyet hükümetinin yapamadığı veya yapmadığı demokratik tutumu geliştirdi.Şimdiye kadar alevi insanlarımıza gelin ne istiyorsunuz konuşalım sizi dinleyelim yaklaşımını hangi siyasi irade sergiiledi bana söyler misiniz? O çok destekledikleri Chp hükümetlerinden böyle destek ve ilgi görebildiler mi?Neyse lafı fazla uzatmadan toplumdaki ayrışmadan,kutuplaşmadan,kamplaşmadan söz edenlerin ve bunun sorumlusununda hükümet olduğunu iddia edenlerin yukarıdaki birçok örnekte olduğu gibi bu işi vb provakatif eylemleri aslında kendilerinin organize ettiği ve gerçekleştirdiği ayan beyan ortadadır. Hükümetin tek suçu eğer suçsa 8 yıldır yaptığı icraat ve hizmetlerle,ekonomideki rahatlama ve gelişmeyle,enflasyonun tek hanelere düşmesiyele halkın gönlünde yer etmesi ve her seçim v.b olayla bu gönüllerdeki birinciliğin seçim sandıklarınada yansımasıdır. Bu muhalefetin tek bir başarısı vardır nedir o? Hükümetin halktan gördüğü teveccüh ve sevgiyi, iktidar olamayanların kıskanması, ve bu kıskançlık ağızlarında halkı geriyorlar,ayrıştıryorlar gibi ucuz laflarla kendini gösteriyor ya işte buna kendi tabanlarını inandırmalarıdır bu son yaşanan olayda bunun en çirkin örneğidir.
En son hakan sağlam tarafından Cmt 18 Eyl 2010, 15:46 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Neden siyasi iktidar hoşuna gitmeyen veya kendisine karşı olan her hareketin arkasında bir organizasyon arıyor. Kaldı ki organize olarak ta protesto edilebilir. Çok yakında sandıklardan çıkan hayır oylarını kimlerin attıklarınıda tespit edip, fişlemeye başlarlarsa şaşmam.
Sözde fikir paylaşımı bu sayfalardır yaptığımız değil mi?
Birileri artık şu içerideki kutuplaşma ve kutuplaştırma yanlısı arkadaşlara dur dese de her 3 yorumda bir holigan gibi ortalığı fanatizme boyayan yazılar okumasak.?!
Türk milletinin prototipi olduğunu düşündüğüm bu forumun başlıkları altındakileri okurken zaman kaybetmesek... ?
Tartışmak ile kavga etmek arasındaki çizgiyi bilsek,düzeyli bir paylaşım ile örnek alınası bir güruh olarak, "kitap" gibi okusak yazılanları ?
Şahsi kanaatlerimizi aynı şiddette savunsak ancak fanatizmin alaborasında yitip gitmesek ?
Sakin olsak ya biraz ? Hatalı gördüklerimize hakaret savurmakla ego tatmin ettiğimizi bilsek ?Zehirli diken gibi yorumlarla hatalı kimseleri kışkırtmaktansa ,yapıcı yorumlarla düşünmeye itsek ?
İşin içinde fanatizm olmasa bu başlık belki de bu kadar popüler olmazdı, insanoğlu dozajı artırınca herşeye daha iyi odaklanıyor, gözü kararıyor...