Türkiye küçük olsun ama hep bizim olsun!deyip, Türkiyeyi kan denizinde boğan tüketen karanlık güç odaklarına hesap sorulması için bu kapıyı aralayan ve referandum da "EVET" diyen herkese bu ülke adına,çocuklarımız adına ve geleceğimiz adına,geleceğin BÜYÜK TÜRKİYESİ adına sonsuz teşekkürler!
Anayasa Mahkemesi Başkanı önemli açıklamarda bulundu:
"Hak ve özgürlüklere ulaşmayı hedef alan uçak kalkmıştır ve bu uçağı indirmeye artık kimsenin gücü yetmeyecektir." diyen Kılıç, 2007'deki cumhurbaşkanlığı seçimini kilitleyen '367 krizi'ne göndermede bulundu. "Referandumla, 2 kere 2'nin 367 etmediği ortaya çıkmıştır." ifadesini kullandı. Topkapı Suriçi Grubu adlı sivil toplum kuruluşunun düzenlediği toplantıda konuşan Kılıç, 28 Şubat sürecinde yaşanan başta başörtüsü yasağı olmak üzere hak ihlallerinin Türkiye'ye en az 30 yıl kaybettirdiğini söyledi. Laikliğin yıllarca 'yasaklayarak eşitliği sağlama' anlamında kullanıldığını belirten Kılıç, yeni anayasada laikliğin doğru şekilde tarif edilmesini istedi.
Adliyeye başvuranların, bir hâkimin farklı cinsel tercihini gösterir söz ve eylemlerde bulunduğu şikâyetleri HSYK'ya taşındı. Dönemin HSYK'sı açılan soruşturma sonrası hâkimin meslekten ihracına karar verdi.
Anayasa değişikliğinin ardından cinsel tercihi nedeniyle ihraç edilen bu hâkim de HSYK'ya hakkındaki kararın kaldırılması için başvurdu. Ancak hâkim, mesleğe dönüş isteminde bulunmadı. HSYK, cinsel tercihi meslekten ihraç gerekçesi görmedi ve ihracı kaldırdı.
Ancak hâkimin, adli fonksiyonu sırasında cinsel tercihine ilişkin mesajlar atması, bu yönde disiplin cezası verilecek bir konu olarak değerlendirildi ve disiplin cezası verildi. Mesleğe dönüş talebi olmayan hâkime, ihraç kararı kaldırıldığı için avukatlık yolu açıldı.
HSYK, farklı cinsel tercihi nedeniyle ihraç edilen hakimin soruşturma dosyasını ve hakkındaki ihraç kararlarını inceleyerek, bu kararı verdi. Eski Kurul'un ihraç kararının bir erkeğe atılan cep telefonu mesajına dayandığı ancak hâkimin bu iddiaları ve mesajı kesinlikle kabul etmediği bildirildi.
8 YIL ÖNCE DE MİNİ ETEK
HSYK, fazla makyaj yaptığı, mini etek giydiği, bir avukatla ilişkisi olduğu gerekçesiyle 8 yıl önce meslekten atılan Arzu Özpınar'ın ihraç kararını da kaldırmıştı. HSYK Özpınar'ın mesleğe kabulüne karar vermiş ve Manisa Alaşehir'e atanmıştı.
Anayasa değişikliğinin ardından meslekten ihraç edilen Şemdinli iddianamesini hazırlayan Van eski Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya ile 12 Eylül darbesini yapan Kenan Evren'e dava açma girişiminde bulunan Adana eski Savcısı Sacit Kayasu'nun da bulunduğu 52 hakim savcı HSYK'ya ihraç kararların kaldırılması için başvurmuştu. HSYK, Sarıkaya'nın ihraç kararı kaldırarak mesleğe yeniden kabul etmiş ve Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na atamıştı. Kayasu'nun ise ihraç kararı kaldırılmış ve avukatlık yapma yolu açılmıştı.
HSYK kararlarından meslekten çıkarma hükümlülerine yargı yolunun açılması geçen sene kabul edilen Anayasa değişikliği ile yürürlüğe girmişti. Ancak yine aynı değişiklikle demokratik yapısı güçlendirilen HSYK, geçmişe dönük hatalı kararlarını mahkeme yoluna gerek olmadan kendisi düzeltiyor.
İnsanların baş örtüsüne, mini eteğine, özel hayatına karışmak yerine adaletin daha iyi sağlanmasını dert edinmesi gereken HSYK nihayet bir ölçüde de olsa artık bu anlamsız konularla uğraşmayı bırakmış görünüyor.
Bu Arzu Özpınar meselesinde statükocu arkadaşların yorumlarını hatırladım birden ve tekrar irkildim.
Kadıncağız TV'de kendisine yapılan haksızlığı anlatmak için çırpınırken bir cümle kullanmıştı yanılmıyorsam. Ben açık saçık giyinmem gibisinden. Bizim kibirli elitist arkadaşlar "vay efendim ne demek, giyinenlere laf mı atıyorsun sen" gibi kendilerine yakışacak derecede demagojik bir tavır sergilemişler ve neredeyse kadını hükümetin adamı ve provokatör olmakla suçlamışlardı.
8 yıl öncesinin HSYK'sının abuk kararını, bugünün HSYK'sının hakkı teslim etmesini ve bu kadına yapılan zulmü görmeyeceksin, kadının bir cümlesini öteye beriye çekip yargılayacaksın. İçkiye, mini eteğe en çok sahip çıkan adamların tavrına bak sen. Aklıma geldikçe irkiliyorum, statükocu zihniyetin ne kadar tehlikeli ve zehirli olduğunu bir defa daha idrak ediyorum.
Allah önce bunlara sonra da bizi akıl almaz şeytanlıklarıyla çıldırttıkları için bizlere akıl fikir versin.
Taraf gazetesine belge sızdıranlar kimler çok iyi bilinir heralde. Kendi gazetelerinde yazamadıklarını zamanında Taraf' a yazdırdılar. Şimdi o güruh AKP' ye savaş açan güruh. Bilmem açıklayıcı oldum mu?
zamanında taraf gazetesinden 20 küsür gazetecinin aynı anda işine son verilmesi nedendi acaba bu gazetenin hangi tarafa çalıştığını iyi biliriz. kendilerine teşekkürler düşmanımızı iyi tanımamıza vesile oldular vatanına ihanet edenleri vatanımızın dış düşmanları ve içerdeki işbirlikçileri, bu vatanın gerçek sahipleri sizleri iyi tanıdı ve cezanızı zamanı geldiğinde verecek. ama bakıyorum kendi kendinizi bitirip yok etmek için çok çabalıyorsunuz bu azminize tebrikler aynen devam edin.
Yoksa bir haftada görevden alınan 800 emniyetçiyi nereden bilecektik
800 kişi mi? O kadar olmuş mu?
Peki hepsi de yolsuzluk soruşturmasından dolayı mı görevden alınmış, yoksa daha öncede fişlenip ilk fırsat bulunduğunda kararnamelerinin imzalanmasından dolayı mı?