1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3  |
 |
M.ALİ AKKAN
14 yıl önce - Cum 24 Nis 2009, 23:40
Başbakan bunu önceden kestirmiş olacak ki Vatikandan önce davrandı.
| Alıntı: |
DüNYAYA KAMPANYA, ABD'YE ŞAMPANYA
Hemen ifade edelim: Avrupa'yı, bir "ihtiyarlar kıtası" haline getiren olay, bir "Amerikan tuzağıdır
Avrupa'nın, ileride kendisine "rakip" olacağını düşünen Amerika, bir "Nüfus Planlaması" kampanyası başlattı ve bu kampanyanın başını da, Henry Kissinger gibi "Yahudi siyasetçiler" çekti!..
Amaç, "Avrupa'nın nüfus artış hızını düşürmek"ti!.. İsteniyordu ki; Avrupalı kadınlar, "kucaklarında bebeklerle" değil, "kucaklarında köpeklerle" dolaşsınlar!..
Uzatmayalım... Bu kampanyalar meyvesini verdi... Avrupa, "ABD tuzağı"na düştü!.. Batılı kadın, evinde "bebek" değil, "köpek" beslemeye başladı!..
Peki, "ABD kıskacındaki Avrupa"da bunlar olurken, Amerika'da durum neydi?..
Prof. Dr. Toktamış Ateş; geçenlerde kaleme aldığı bir yazıda, bu soruya şu cevabı veriyordu:
"Nüfus planlamasının en hararetli savunucusu olduğum ve kimi ABD fonlarının da bunu desteklediği 1960'lı yıllarda; ABD nüfus idaresi, ABD'nin nüfusunun 200 milyon olduğunu bilgisayarda saptayınca derhal şampanyalar açılmış ve bu 'mutlu olay' kutlanmıştı. Doğrusu çok şaşırmıştım. Acaba 'bize verir talkını, kendi yutar salkımı' durumuyla karşı karşıya mıyız demiştim."
Bu "tesbit" çok önemli!..
Düşünebiliyor musunuz;
Avrupa başta olmak üzere, bütün dünyada "nüfus planlaması" kampanyaları başlattıran ABD, kendi nüfusunun 200 milyon olduğunu görünce, bu "mutlu olay"ı, hem de "şampanyalar patlatarak" kutluyor!..
Yani;
Dünya ülkelerine "nüfus azalsın" diye "kampanya!"
ABD "nüfus artışı"na "şampanya!"
|
KAYNAK
|
 |
batuksk
14 yıl önce - Cum 24 Nis 2009, 23:46
bırakın avrupalıyı yha bakın bize tavşan gibi ürüyoz maşallah allah bozmasın sanayimiz ii işlio...hemde ağır sanayi...
|
 |
Mustafa Topsakal
14 yıl önce - Cum 24 Nis 2009, 23:54
mustafa cankarakuş demiş ki:
| Alıntı: |
| Avrupa'nın ekonomik özgürlüğü ve yaşam standardı bizim ülkemizden bu öneriye kat ve kat daha uygun. |
arkadaşım iyi tahlil etmişsin ama eksiğin var,avrupada aile kavramı yok.Bizim en büyük gücümüz aile kavramımızdır.Avrupada çocuklara kreşlerde bakarlarken bizde ise anneannelerimiz bakar.Bizde bu kavram varken daha ne üç çocuklar kaldırırız.
|
 |
erkanyure
14 yıl önce - Cmt 25 Nis 2009, 00:09
Nüfus artışına meraklı arkadaşları gerçekten anlayamıyorum. Düşününkü nüfusumuz 100 milyon oldu. Bu kadar kalabalığa, nerede okul bulmayı düşünüyorsunuz? Hangi enerjiyi onlarla paylaşacaksınız? Su, kime yetecek? Kalabalık nüfusu besleyecek kadar gıda ürününüz olduğuna emin misiniz? Yoksa, bugün sahip olduklarınızı, yarın başkalarıyla paylaşmaya mı meraklısınız.
Sonra o 100 milyon nüfus, kaç atom bombasına bedel acaba? Önemli olan nüfusun artması mı, yoksa o atom bombasını, daha doğrusu teknolojiyi üretebilecek bir toplum yaratabilmek mi?
Birçok konuda olduğu gibi burada da bizim sorunlarımız Avrupa'dan çok farklı.
|
 |
TAYFUN K
14 yıl önce - Cmt 25 Nis 2009, 00:11
| Alıntı: |
| Avrupada çocuklara kreşlerde bakarlarken bizde ise anneannelerimiz bakar.Bizde bu kavram varken daha ne üç çocuklar kaldırırız. |
Allah Anneanne'lerimize uzun ömür versin diyelim o zaman. Mazallah göçüp giderlerse kim bakacak bu çocuklara? Devlet yada İş piyasası bakamıyor çünki.. 
|
 |
Burhanettin Akbaş
14 yıl önce - Cmt 25 Nis 2009, 00:19
Biz, 1918'den 1922'ye kadar ciddi bir şekilde "yok olma" kaygısı yaşadık. Tarihten sileceklerdi ve Anadolu coğrafyasından söküp atamayacaklarını anladıklarında burayı bizlere mezar yapmayı istediler. Bu durum hepimizin bilinçaltına işlemiş görünüyor ve nüfusu istiyoruz, doğru ama nüfusunda nitelikli olmasını, milli gelirin yüksek olmasını da istiyoruz. O yüzden konunun bütün yönlerini dikkate almak lazım.
Avrupa, milli gelir yönünden iyi durumda ama yaşlandılar ve ailelerin çocuk yapma arzusu zayıfladı. Bizde de bu tür aileler çoğalıyor. Hayat standardı yükselen ve eğitim durumu artan ailelerde çocuk sayısı da bilinçli bir şekilde daha azalmış durumda. Konu çok yönlü olduğu için nüfus konusuna da böyle bakmak lazım ve dengeyi iyi kurmak gerekli.
|
 |
Şakir Yalçın
14 yıl önce - Cmt 25 Nis 2009, 12:34
Başbakanın "her aile en az 3 çocuk yapmalı" önerisi bu ülkenin nüfusunun genç ve dinamik olması ve etnik olarak nüfus orantısının korunması için çok önemli bir öneri. Ama maalesef insanlarımızın gelir seviyesinde ve yaşam biçimindeki değişimler neticesinde vatandaşlarımız hızla çocuk yapmaktan soğuyor ve soğutuluyor. Bunu en fazla tetikleyen nedenlerden biride bence artık toplumda kadınların büyük bölümünün çalışmaya başlamasıdır. Çocuklar kreşlerde veya büyüklerin ellerinde büyüyorlar ama tabi o da bir yere kadar. Ailede anne çalışınca çocuğa bakmak sıkıntı yaratıyor. Zaten artık vatandaşlarımız fazla zora gelmiyor ve 1 hadi en fazla 2 çocuk yeter diyor. Sonuç; artmayan aksine azalmaya başlayan ve sürekli yaşlanan nüfus. DİE verilerine göre nüfus artış hızı bu şekilde devam ederse 2050 li yıllardan sonra nüfusumuz azalmaya başlayacak ve Türkiye'deki etnik toplulukların nüfus oranları çok ama çok farklı olacak. Anlayanlar anladı.
|
 |
harun82_44
14 yıl önce - Cmt 25 Nis 2009, 12:49
Arkadaşlar bu konuda kimse kimseyi eleştiremez.Herkesin kendi dünyası.Ben geleceklerini hazırlayabileceğime inanırsam çocuklarıda seviyorum kimi ilgilendirir kaçtane çocuk yaptığım? Yada başka bir insan fazla çocuk istemiyordur .Bu kimi ilgilendirir..Avrupada aile kavramı yoktur.Çocuklar 18 yaşını beklerler ki sabırsızlıkla evden ayrılıp özgür yaşamlarına kendi kafalarına uygun yaşamaya pencere açsınlar.Avrupada evlilik sayısının düşük olduğu gibi evlenme yaşıda bizim ülkeye göre oldukça geçtir.Bazı etnik yapılar ben doğuda yaşadığım için biliyorum bu konuda hassas davranıyorlar.Bilinçli şekilde yani.Bizim aile kavramımız ile avrupayı bir tutmayın.Çünkü olmayan şeyler karşılaştırılamaz.Sadece vergiden kaçmak için yada çocuğum olsun diye evlenen insanlar ile bu durumu kutsal sayan bu konuda aile yapısın önemseyen bir toplumu karşılaştıramassınız.Kimseyede zorla sen çok çocuk yap sen az çocuk yap diyemessiniz.
|
 |
Vedat BEHAR
14 yıl önce - Cmt 25 Nis 2009, 12:51
Daha dar bir bakış açısı ile aileler için ne gibi getirileri olur onu bir düşünelim isterseniz. 2 Yıl önce bir yakınımı ziyarete gittiğim Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinin bahçesinde bir baba ile sohbet etmiştik, şöyle bir mantığa sahipti. Ben bunları yapıp yapıp sokağa salarım kimi bilet satar,kimi su, kimi mendil bende çalışmam onların kazandıklarını yerim diyordu büyük bir şey yapıyormuş edasıyla. Okutmayıp sokaklara salacak çalıştıracaksanız aile bütçesine faydaları olacağı kesin.
Başka bir örnek verecek olursak çok çocuklu aileler çocuklarıyla genelde fazla ilgilenmedikleri için genelde sağlıksız oluyorlar ve erken yaşlarda ölüm oranları yüksek oluyor, ama nasılsa fazla çocuk var veya yerine başkasını yaparım mantığı ile pek üzülmüyorlar kaybettikleri çocukları için. Benzer bir olay nöbetlerden birinde başıma gelmişti, kaybettikleri çocuklarına üzüleceğine aile, eh napalım yenisini yaparız diye çocuklarının cenazelerini alıp gitmişlerdi.
Uzun lafın kısası sadece nüfusu arttırmak yetmiyor, genç nüfus elbette önemli bizim için ama önemli olan bu genç beyinlere yeterli ve uygun imkanları sağlayabilmek ve ileride yurduna yararlı bireyler olarak yetiştirebilmek ve ayrıca Nüfus gücünün olabilmesi için nicelik önemli değildir nitelik önemlidir.
Bir ülkenin besin kaynakları yetersiz ve iş olanakları kısıtlıysa nüfus artışı her yönden güçsüzlüğe neden olur. Ancak ne olursa olsun nüfus potansiyel bir güçtür ve bu bakımdan değer taşır. Planlı ve programlı gelişim sağlandıkça eldeki potansiyel güç aktif hale getirilebilir. Nüfus artışı ülkenin imkanlarını aştığı takdirde birçok sorun ortaya çıkacaktır.
Şu anda ekonomik kalkınmamızın üzerinde bir nüfus artışına sahip olduğumuzdan başta eğitim ve işsizlik olmak üzere birçok sorun yaşamaktayız. Eğitimsiz, işsiz, mesleksiz daha doğrusu niteliksiz bir toplum halini almaktayız. Bir meslek sahibi olduğu halde bir iş sahibi olamayanlar, diplomalı işsizler de cabası.
|
 |
Orhan Kınık
14 yıl önce - Cmt 25 Nis 2009, 12:59
Çok seks yapmak ile çok çocuk yapma arasında doğru bir orantı yok. Vatikan tam olarak böyle dememiştir sanırım.
Gelelim çocuk yapmak ile ekonomik refah ilişkisine. Tam aksine refah toplumları çocuk yapmıyor. Sosyal devlet uygulaması kişileri çocuklara olan bağımlılıktan kurtarıyor. Çocuklara çalışma yasağının getirilmesi, tüm bireylerin sosyal güvence altına alınması yaşlılıkta huzurevi gibi sosyal kurumların varlığı ebeveynleri çocuklara olan bağımlılığı ortadan kaldırıyor.
Aşiret, oymak ,oba ve kalabalık aile modelinin çözülmesi çocuk yapma gereksinimi azaltıyor. Eskiden ailelerin kalabalık olması kırsal kesimde güç gösterisiydi. Kalabalık aileler ve aşiretler zayıf aileleri ve aşiretleri hükmü altına alıyordu.
Az çocuk yapmanın bir başka nedeni bireyselleşmedir. İnsanlar daha bireyci daha bencil olmaya başladı. Paylaşım duygusu gün geçtikce zayıflıyor. Çocukla uğraşacağıma gezer tozar eğlenirim diyor.
İnsanlar geleceği pek düşünmüyor. An'ı yaşamak istiyorlar. İlerde nüfus yaşlanırmış, neslimiz yok olurmuş gibi kaygı taşımıyorlar. Değerler değişeme uğruyor.
|
 |
sayfa 3  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|