Taraftarın bu duruma müsade edeceğini sanmıyorum, ama kulübün içinde bulunduğu durumun vahametini gösteriyor bu teklif. Sanayi devi Bursa'nın ileri gelenleri, umarım bir çözüm yolu bulup kulübü ayağa kaldırır. Yoksa gidişat hiç de iyi yere doğru gitmiyor maalesef.
Deli oluyorum bu mantığa ya Fenerbahçe Beşiktaş ve Galatasaray'inda milyardan fazla borcu var o zaman onları da kapatın. Ümraniyespor'u üst lige çıkarın Beşiktaş FK yapın madem.
Nedir bu vizyonsuzluk, tarihe saygısızlık. Süper Lig Şampiyonu olan Bursaspor gibi büyük bir kulüp için bile Bursa FK konuşulabiliyorsa yazıklar olsun ne diyeyim.
Bursaspor Başkanı: İrfan Buz, takım arkadaşları Özer Hurmacı'yı döver diye otobüse almamış
Bursaspor'da yaşanan Özer Hurmacı kriziyle ilgili kulüp başkanı Mesut Mestan Hürriyet'e konuştu. Başkan Mestan'ın açıklaması şöyle:
Özer, Adana Demirspor maçında yedek kalacağını anlayınca saat 20.00 sularında beni aradı. Ona, "Sakin ol. Bak Selçuk Şahin de 6 haftadır yedek. İrfan Hoca seni ikinci yarıda oyuna alır" dedim. Ama eşyalarını, nargilesini falan toplayıp gitmiş. Gece saat 24.00’te de geri dönmüş. Kulüp doktorunu kaldırıp cep telefonundan fotoğraf çekmiş. 02.00’ye kadar diğer oyuncuları uyutmamış. Onlara, ‘Ben yıldızım.’ vs. laflar edip yatmış.
Sabah ise otobüse binmiş. İrfan Hoca da "Bu, oyuncuları sabaha kadar uyutmamış. Futbolcular bunu otobüste döver, böyle bir sorumluluk alamam" diyerek kafileden ayrılmasını istemiş. Bu sezon Adana takımlarıyla 4 maç yaptık, Özer hepsinde de sorunlu.
Bursaspor'da camianın Mesut Mestan yönetiminden beklediği olağanüstü genel kurul kararının önünde salgın engeli var. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından 24 Temmuz'da yapılan basın açıklamasında, "7244 sayılı Yeni Koronavirüs (Covıd-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'da dernekler tarafından verilecek bildirim ve beyannameler ile dernek genel kurul toplantılarının 31/7/2020 tarihine kadar erteleneceği, bu sürenin 3 aya kadar İçişleri Bakanı'nca uzatılabileceği hükmüne istinaden söz konusu süre Bakanlık makamının 24.07.2020 tarihli ve 4720 sayılı oluru 31.10.2020 tarihine kadar uzatılmıştır." ifadelerine yer verildi.
Uzun süredir Bursaspor hakkında yazmadım. İnsanın içinden yazmak bile gelmiyor.
10 yıl önce Bursaspor ülkenin 5. şampiyonuydu. Kadro değeri ligin üstündeydi. Prestijliydi. Kulüp başkanı vizyonlu, saygın bir iş adamıydı. Kulüp İstanbul'a maça gittiğinde İstanbul kulüp başkanları başkanımızı ayakta karşılar, yemeğe davet ederlerdi. Kulübün çekleri her yerde geçer ve itibarla karşılık bulurdu. Kulüpler Birliği toplantılarında aile fotosu verilirken başkanımıza en önde yer ayrılıyordu. Siyasete meze olmayı bırakın siyaseti kulübün menfaatleri adına kullanıyordu. En önemlisi de kulübün bir aklı oluşuyordu.
Bursaspor'un başarılı olmasını isteyen kadar istemeyenler de mevcuttu. Bursa dışı istemeyebilir ki haklıdır. Ama içerisini anlamak güç. Ve onlar kendi hakimiyet alanlarını kaybetmemek ve Bursaspor üzerinden nemalanmaya devam etmek için Bursaspor'u aşağıya çekmek adına her türlü şeyi yaptılar. Bu kitle Bursa'da %2 kadardı. Ama etkilediği kitle % 91'di. Bursaspor 2010 / 2013 arası 3 yıl boyunca İstanbul medyasını kendine kılavuz edinen kendi şehrinin insanından linç yedi. 3 koca yıl ve sürekli bir linç düşünün. Taş olsa çatlardı.
10 yıllık süreçte görev başındaki başkanlara 'tarihin en kötü başkanı' denildi, gönderildi. Yerine gelen yeni başkana 'bir önceki başkan senin yaptığını yapmazdı' diye başladılar. Öyle bir algı yaratıldı ki tarihin en kötü başkanı mevcut başkan, en kötü hocası mevcut hoca, en kötü futbolcuları mevcut futbolcular oldular. Taraftar ve yerel medya istedi, yönetimler istenileni yaptı. İşler iyi gitse kendilerinden (ki hiç iyi gitmedi çünkü doğaları gereği medya dediğiniz taraftardan bozma dedikodu yazarlar. Taraftar ise her konuyu bildiğini söyler ama bilmediğini bilmez) kötü gittiğinde tüm suç yönetime atıldı. Kulübe gelen herkesi bezdirdiler. Artık aklı başında kimse kulübün yanından geçmez oldu. Ve kulüp oluşmakta olan aklını yitirdi.
10 yılın sonunda borç batağına batmış, her alanda çok kan kaybetmiş bir kulüp durumunda Bursaspor. Kapanmanın eşiğine gelindi. Bursaspor küçük olsun benim olsun diyenler müjde. Bursaspor şampiyon olmadan hatta küme düştüğü 2004 yılından çok daha zor durumda. Bursaspor küçüldü ve sizler büyüdünüz. Artık her dediğinizin her düşündüğünüzün kitleler üzerinde bir karşılığı olacak. İstediğiniz yere çekebilirsiniz Bursaspor'u.
ADS maçının oynandığı cumartesiden 4 gün geçti. Kaos ortamı var. Ne olacak, mali durum ne, kongre mi olacak, ödemeler ne kimse bilmiyor. Kulüp başkanı çıkıp kamuoyuna umut vermiyor. Veya umutsuzluğa yöneltmiyor. Cumartesiden beri sessiz. Tribün gruplarına bakıyorsun aynı başkan gibi sessiz. Anlaşılan aynı damardan besleniyor başkan ve tribün gruplar. Herkes bir Bursaspor yaratmış kendisine. O yarattıkları Bursaspor'a canı gibi bakıyorlar. 1963 yılında 5 kulüp ile kurulan Bursaspor ise can vermek üzere.
Bursaspor yok olurken bile bana güzellik yapıyor. Adalete olan inancımı yükseltiyor. Bu kadar kötülük yapanlara yaptıkları kar kalmıyor. Sen çok yaşa Bursaspor.