Hakan Sungur
13 yıl önce - Pts 08 Şub 2010, 20:20
Hiç ilgisi yok. 80 binlik olimpiyat stadıyla, 15 binlik basketbol arenanın karşılaştırılması bile başlı başına bir hata olur.
Başlıktan sapmadan az da olsa değinelim bu konuya...
İlle de kıyas etmek gerekirse, Londra'nın portatif olimpiyat stadı ile Atatürk Olimpiyat ele alınabilir. Olimpiyat alma hevesiyle masraf edilerek yaptırılan bu stat, her sene zarar etmektedir. Tümüyle işletme özürlüsü bir stadyumdur. Bir dönem Galatasaray'ı ve taraftarını futboldan soğutan, şimdilerdeyse Büyükşehir Belediyespor'un sayısı 100'e varmayan taraftarını ağırlamakla yetinen stadyum, rüzgar nedeniyle resmi atletizm müsabakaları için de elverişsizdir. Elimizde böylesine atıl bir örnek varken, Londra'nın portatif olimpiyat stadı alkışlanacak, uğruna methiyeler düzülecek cinstendir. Bir spor tesisi sadece beton bir yapıdan ibaret değildir. Şehirle ve sosyal yaşantıyla bütünleşmelidir. Londra'nın bu boyutlarda kalıcı bir olimpiyat stadına ihtiyacı yoktur. İşte bu noktada vizyon sahibi kafalardan portatif tribün projesi ortaya çıkmıştır.
Sinan Erdem Çok Amaçlı Spor Salonu'na gelirsek... Londra'daki örneğin aksine, İstanbul'un kalıcı, modern, yaşayan bir basketbol arenaya ihtiyacı vardır. Bu arena, Dünya Basketbol Şampiyonası vesilesiyle yapılmayacak da ne zaman yapılacak? Finalin Sinan Erdem Salonu'nda oynanması, TBF'nin bir beceresi olmadığı gibi, aksine başarısızlığıdır, İstanbul Arena projesini hayata geçiremediğinden ötürü uygulamak zorunda kaldığı B seçeneğinden ibarettir. Ankara Arena'nın 47 milyon Lira'lık maliyetine bakıldığında, sırf basketbol modunun sökülmesi için dahi 8 milyon Lira harcanılacak olan Sinan Erdem'in bu yönüyle övülmesi; portatif tribünle final kurtarma operasyonunun vizyon sahibi kişilerin dahiyane fikirleriymişçesine yorumlanması, ancak ve ancak yaşanan süreçten ve olayların iç yüzünden haberdar olunamamasıyla açıklanabilir.
Kabaca Londra'nın portatif tribünleriyle, Ataköy'ün portatif tribünleri asla benzeşmemektedir. Birinde aktif olarak kullanılmayacak olan atıl bir kapasiteden ve bunun uzun vadeli mali külfetinden kurtulmak üzre inşa edilen dahiyane bir portatif tribün varken, diğerinde ihtiyaç dahilindeki bir arenanın inşa edilemeyeşinin yaralarını uzun vadede de hissettirecek, günü kurtarmaya yönelik bir projeden ibaret inşa edilen bir portatif tribün mevcuttur.
|