Ertuğrul Günay, 1 Mart 1947'de Ordu'da doğdu. Babasının adı Nazım, annesinin adı Mürüvvet'tir. Hukukçu; İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Serbest avukatlık yaptı. Bosna Savaşı sırasında Bosna'ya giden Türk aydınlarına öncülük etti. Doğu Konferansı ve Yeni Siyaset Girişimi adlı sivil girişimlere çağırıcı ve kurucu olarak katıldı. Çeşitli gazete ve dergilerde yer alan çok sayıda makale ve söyleşisinin yanında iki kitabı yayınlandı. 16.(V) Dönem Ordu Milletvekili. 60. Hükümet'te Kültür ve Turizm Bakanı oldu. İyi düzeyde İngilizce bilen Günay, evli ve 2 çocuk babasıdır.
Herdaim Güzel Türkçe kullanarak, mantıklı cümleler kurarak, durumu kendi uslubu ve ses rengiyle doğru dengede anlatan ender siyasetçilerimizden bana göre.
Kendisini beğenerek dinliyor ve izliyorum. Profilini bile Kültür ve Turizm Bakanlığının profiline çok ama çok yakıştırıyorum. Yolu açık olsun ..
Büyüklerimin söylediklerine göre taksime orak işaretini de ilk o dikmiş.
Şimdilerde görüşünde keskin bir dönüş oldu ve İstanbul dan milletvekili çıktı.
Ben ve hemşerileri onu Ordu'ya bekliyoruz,bizi bu gereksiz insanlardan kurtarsınlar.
Hay hay açıklama yapayım:
"Eski solcu" dedim çünkü; yeni partisine geçmeden önce sol kesimin önderlerinden biriydi.
"Deniz BAYKAL'ın başının belası" dedim çünkü; CHP genel başkanlığına aday olduğunda oldukça yüksek oy almıştı ve Baykal'ın en güçlü rakibi olarak görülmüştü.
"Recep Tayyip ERDOĞAN'ın kankası" dedim çünkü; her ikisi de birbirlerini bekadar sevip takdir ettiklerinidefalarca söylemişlerdir.
Kanka sözünü alay anlamında yazmadım. Bu biline...
Sayın GÜNAY hakkındaki benim düşüncelerim mi?
Güzel konuşan, Turizm Bakanlığına yakışan bir siyasetçi...
bir bilgi;
bugün kendisine "dönek" diyenlerin yanlis hatirlamiyorsam 1977de kendisini Bülent Ecevit'e karsi CHP Genel Baskan Aday'i yaptiklarini biliyormuydunuz? o zamanin has chp'lisi bugün "dönek" oluverdi..
kültür'ümüze yaptigi katkilar tartisilamaz.. umarim en azindan bir dönem daha kültür bakanligina devam eder..
Bakan olarak yaptığı ve yapacağı hizmetlerden daha
önemlisi onun gibi sol siyasetin önde gelen isimlerinden
birisinin Ak Parti'de siyaset yapıyor olmasıdır.. Hiçbirşey
yapmasa da O'nun mevcudiyeti Ak Parti için değerlidir..
İsminin şaibelerden uzak oluşu, siyasi yelpazenin her
rengi tarafından saygı duyulması, sosyal demokrasinin
özünü düşünce ve duruş anlamında şahsında yansıtması,
demokrasiye olan güçlü inancı ile Türk siyasetinin en önemli
renklerinden birisidir.. Kendisi Tayyip Erdoğan'ın yanında
yer alarak doğru zamanda, doğru yerde bulunma basiretini
göstermiş, demokrasinin ağır yara aldığı 27 Nisan ve 367
günlerinde demokrasi adına en gür seslerden birisi olarak öne
çıkmış ve omurgalı bir duruş sergileyerek farkını göstermiştir..