1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 6  |
 |
MeteHan!
13 yıl önce - Cum 27 Ağu 2010, 17:41
pkklılardan önce 28 yıldır hapiste yatan ülkücülere af çıkartsın.
Seyfi Oktay,Rahşan Ecevit,Kılıçdaroğlu pkklıları düşündükleri kadar şu garibanlarıda düşünsünler.
Rahşan affında 500 pkklı serbest kaldı ama ülkücüler af kapsamı dışında idi.
Bu afta Devlet Bahçeli'ninde imzası vardı.
| Alıntı: |
Yaşadıkları işkenceleri hatırlatan ülkücüler, pakete 'evet' diyeceklerini her fırsatta dile getiriyor. Ülkücülerin referanduma neden bu şekilde baktıklarını izah eden bir başka gerçek daha var. O da cezaevlerinde hiç solcu kalmadığı halde, 20 civarında ülkücünün hâlâ içeride yatıyor olması. Kamuoyunda fazla bilinmeyen bu gerçeğin sebebi ise çok ilginç. Şöyle ki, 1980 darbesinin ardından idamla yargılanan ancak cezaları müebbete çevrilen çok sayıda tutuklu, 1991'de çıkarılan ve 'Özal affı' olarak bilinen 3713 sayılı kanunla tahliye edilmişti. Fakat dönemin SHP'li Adalet Bakanı Seyfi Oktay'ın itirazıyla ülkücülere özel bir hesaplama yapıldı ve hapis süreleri uzatıldı. Üstelik tahliye edilen bazı isimler yeniden tutuklanarak içeri atıldı. 28 yıldır cezaevinde olan Muhsin Kehya'nın ağabeyi Tahsin Kehya, "Dünya âlem hapisten çıktı, bizim cezamız dahi belli değil." diyor. Av. İrfan Sönmez ise MHP'nin hükümet ortağı olduğu 2000 yılında çıkarılan 'Rahşan affı'nın neden ülkücülere uygulanmadığını soruyor.
Halen 'içeride' olan ülkücülerden bazıları şunlar: Muhsin Kehya, Bünyamin Adanalı, Ünal Osmanağaoğlu, Kemalettin Koca, İsmail Bandırmalı ve Caner Erdinç.
Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın çıkardığı afta, "12 Eylül'de idam cezası alanlar, 10 yıl cezaevinde kalmışsa iyi hallerine bakılmaksızın tahliye edilir." hükmü yer alıyordu. Fakat kanundan sonra kurulan DYP-SHP koalisyon hükümetinin Adalet Bakanı Seyfi Oktay, bu maddeyi, ülkücüler için, "Her idam cezası için 10 yıl cezaevinde kalması gerekir." diye yorumlayarak tahliyelere karşı çıktı. Halbuki sol görüşlüler, işledikleri suç sayısı ne olursa olsun tek ceza aldıkları için bir afla hürriyetlerine kavuştu. Ülkücüler için ise her suç için ayrı ceza ve ayrı infaz uygulaması getirildi. Muhsin Kehya; Elbistan, Bünyamin Adanalı; Çanakkale, Ünal Osmanağaoğlu; Bandırma, Kemalettin Koca; Adana-Yüreğir ve Caner Erdinç; Eskişehir hapishanelerinde cezalarının bitmesini ve aynı kanunun kendilerine de uygulanmasını bekliyor. İsmail Bandırmalı'nınsa hangi cezaevinde yattığını kimse bilmiyor. Kehya, 28 yılı aşkın bir zamandır cezaevinde. Ağabeyi Tahsin Kehya, "Dünya âlem cezaevinden çıktı, bunca yıl geçmesine rağmen bizim cezamız dahi belli değil. Toplam kaç yıl ceza aldığımız kesinleşmedi." diyor. Kehya, kardeşini bir süre önce cezaevinde ziyaret ettiğini, görüşmede kendilerine, "Referandumda mutlaka 'evet' deyin." telkininde bulunduğunu anlatıyor. MHP'ninse kendilerine hiç sahip çıkmamasına sitem ediyor. Muhsin Kehya ile birlikte bir dönem cezaevinde yatan ülkücülerden Av. İrfan Sönmez, "Muhsin'in geçen şubat ayında çıkmış olması gerekiyordu. Fakat savcılık tahliye etmedi." bilgisini veriyor.
MHP'nin hükümet ortağı olduğu 2000 yılında çıkarılan ve "Rahşan affı" olarak bilinen 4616 sayılı kanun da cezaevindeki ülkücülere uygulanmadı. Av. İrfan Sönmez, Rahşan affı çıktığında içeride sol görüşlü kimse kalmadığı için 'Bir kişi, bir defa aftan yararlanır' şeklinde bir hüküm getirildiğini, böylece içeride kalan ülkücülerin tahliyesinin önünün kesildiğini söylüyor. Sönmez, "MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de imzası bulunan bu aftan, Eşber Yağmurdereli gibi isimler ve PKK'ya yardım ve yataklık yapan 500 kişi de yararlanmasına rağmen sadece ülkücüler yararlanamadı." tepkisini gösteriyor.
Sağcılarla solcular farklı maddelerden yargılandı
12 Eylül askeri darbesinden önceki dönemde sağcı ve solcular aynı suçu işlemelerine rağmen darbeden sonra farklı suçlardan yargılandılar. Ülkücüler, TCK'nın 313, 314 ve 315. madelerinden, solcular ise 146'dan yargılandı. "Eşit suça eşit ceza" ilkesi ihlâl edilerek ülkücüler, işledikleri her suçtan ayrı ayrı idam cezasına çarptırıldı. Solcular ise tek suç işlemiş gibi yargılandı. 19 Eylül 1979 tarihinde Adana Sanat Okulu'nda altı ülkücü öğretmeni öldüren Dev-Yol militanları, Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'nden TCK'nın 146. maddesine göre tek idam cezası aldı. Yine 21 Şubat 1980 tarihinde İstanbul'da Kerkenez kardeşleri öldürenlerle 19 Mart 1978'de İstanbul Ümraniye'de ülkücü işçileri kurşunlayan TİKKO militanları, tek idam cezası aldıkları için 1991 yılında çıkan İnfaz Kanunu'na binaen tahliye edildi.
Ergenekon'da gözaltına alındı
Seyfi Oktay, 1993-95 yılları arasında görev yapan DYP-SHP koalisyonunda adalet bakanlığı yaptı. Geçtiğimiz günlerde telefon dinlemelerine takılan Oktay, Ergenekon soruşturması çerçevesinde gözaltına alınmıştı.
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1020188& ...cezaevinde
|
En son MeteHan! tarafından Cum 27 Ağu 2010, 17:43 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Murat Caner
13 yıl önce - Cum 27 Ağu 2010, 17:42
PKK'nın bitmesi için Bahçeşehir'in Güneydoğu ve Doğu ilerine yapılması gerekirdi. İStanbul'u gereksiz yere şişirirseniz, yatırımları hep İstanbul'a yaparsanız PKK bitmez.
|
 |
ÖZTÜRK_Y77
13 yıl önce - Cum 27 Ağu 2010, 17:46
Rahşan Ecevit’in o meşhur Rahşan affından sonra af kelimesine karşı antipati beslemeye başlamıştım
İnsanlar zaten adalet mekanizmalarının yavaş işlemesinden kaynaklanan sorunlar yüzünden adalete olan güvenlerini yitirirken siyasilerin sanki yeniçerilere ulufe dağıtır gibi başa geçersem af çıkaracağım türünden söylemiş oldukları sözleri çok yakışıksız buluyorum ve aynı zamanda popülist bir yaklaşım olarak görüyorum
En son ÖZTÜRK_Y77 tarafından Cum 27 Ağu 2010, 17:51 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
MeteHan!
13 yıl önce - Cum 27 Ağu 2010, 17:48
| Alıntı: |
pkk'nın bitmesi için Bahçeşehir'in Güneydoğu ve Doğu ilerine yapılması gerekirdi. İStanbul'u gereksiz yere şişirirseniz, yatırımları hep İstanbul'a yaparsanız pkk bitmez.
|
1980 cuntası kürtler için ne diyordu.
"Doğuda Türkmenler kar üstünde yürürken karda kart-kurt sesi çıkarttılar.o yüzden oranın Türkmenlerine Kürt denilmiştir."
Dağa çıkmanın sebebi gelişememişlik değil,kimliklerinin inkar edilmesi yok sayılmasıdır.
En son MeteHan! tarafından Cum 27 Ağu 2010, 17:56 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Orhan Kınık
13 yıl önce - Cum 27 Ağu 2010, 18:06
Rahşan affından dolayı abartıldığı gibi çoğu insan tekrar suç işleyip içeri girmemiştir. Şartlı salıvermeden 43 bin 967 tutuklu ve hükümlünün 3 bin 990'ı yeniden suç işlemiştir. Yeniden suç işleyenlerin büyük çoğunluğunu hırsızlar oluşturuyor. Hırzılığın zaten cezası az. Dolayısyla hırsızların istatisklerde yer alması affın boş olduğu inancını yaygınlaştırıyor. Oysa bu doğru değil.
Üstelik Türkiye gibi sosyal güvenliğin zayıf olduğu ülkelerde bir suçtan dolayı cezaevine giren insanların aileleri perişan oluyor. Cezayı bir kişi değil sanki tüm aile çekiyor. Oysa gelişmiş ülkelerde bu durum söz konusu değil . Ailelere devlet bir şekilde bakıyor.
Bir kere kader mahkumu dediğimiz insanlar için af şart.
İkincisi pkk silahları bırakacaksa ve toplumsal barış sağlanacaksa pkk'lı mahkumlara da af getirilmelidir.
|
 |
Hakan Ali
13 yıl önce - Cum 27 Ağu 2010, 18:25
Atatürkçülük kisvesi altında türlü türlü işler çeviren insanlar bunlar malesef .. Rahmetli dedemin dediği gibi '' Atatürk zamanındaki CHP'ye canım kurban '' ..
|
 |
Ahmet Kozanlı
13 yıl önce - Cum 27 Ağu 2010, 22:56
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1020726& ...si-cikarim
"Genel affa ilk ben karşı çıkarım"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun başlattığı genel af tartışmasına karşı net mesajlar verdi. "Bu yetkiyi sana kim verdi?" diye soran Erdoğan, "Genel affa ilk olarak ben karşı çıkarım." açıklamasını yaptı.
TGRT'de yayınlanan 'Ankara'nın Gündemi' adlı programa katılan Başbakan, "Genel af çıkarma gibi bir hakkı kendimde görmüyorum." ifadesini kullandı. Erdoğan, Kılıçdaroğlu'na şöyle seslendi: "Bu şehitlerimizin anneleri, babaları, kardeşlerinin feryadını kulak ardı edebilir misin? Böyle bir hakkı ben kendimde göremiyorum. Nasıl sen böyle bir şeyi söylersin?"
Başbakan Erdoğan, CHP liderini, gittiği ile göre siyaset yapmakla suçladı. Erdoğan, "Sayın Kılıçdaroğlu'nun bir huyu var. Doğuda başka batıda başka, Tunceli'de başka İstanbul'da başka konuşuyor. Bizim böyle bir tıynetimiz yok. Van'da neyse Ankara'da da o." diye yüklendi.
ZAMAN
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Sayın Başbakanımız, Kılıçdaroğlu'nu iyi yakaladı. Ama Kılıçdaroğlu da malesef çok toy , bir öyle bir böyle.... [/quote]
|
 |
arda erlevi
12 yıl önce - Sal 31 Ağu 2010, 17:40
ülkemizde genel afları chp ve ardılları daha fazla oy için çıkarır fakat daha çok oy almayı bırakın yapılan ilk genel seçimlerde dibe vururlar, tecavüzcüler, katiller dışarı salınır olan halıkımıza ve zarar görenlere olur.
|
 |
Mus-ti
12 yıl önce - Prş 02 Eyl 2010, 01:13
Bu genel af deliligine anlam veremiyorum , hatta bence genel afi getirmek isteyenlerin mahallesine ikamet ettirmek lazim serbest birakilanlari . biraz altta linkini verecegim haberde bir genel afdan serbest kalan mahkümun yaptiklarini okudukca tüylerim diken diken oluyor .
Link :
http://www.haberturk.com/yasam/haber/547959-tecavuz-dehseti
Saygilarimla Mus-ti
|
 |
Ahmet Kozanlı
12 yıl önce - Çrş 16 Mar 2011, 01:23
| Alıntı: |
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’da şehit aileleri ve gazilerle akşam yemeğinde buluştu.
Burada, ‘genel af’ ve ‘bedelli askerlik’ vaatlerine yönelik tepkilerle karşılaşan Kılıçdaroğlu’na, "askerliğin bedeli olmaz" diye seslenildi.
Toplumsal mutabakat ve eşitlik vurguları yapan Kılıçdaroğlu da, ‘Benim adım Kemal’ dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şehit aileleri ve gazilerle olan akşam yemeği programına 1 saat gecikmeli katıldı.
Salondaki her konukla teker teker tokalaşan Kılıçdaroğlu zaman zaman zor anlar yaşadı.
CHP liderine, “Sayın başkan, genel afla ilgili söyleminiz bizi çok zedeliyor” tepkileri gelirken, en büyük eleştiriyi ise Şehit Aileleri Federasyonu Başkanı Hamit Köse yaptı: "Bu şehitler, gaziler sayesinde siz genel başkansınız..."
Eleştiriler karşısında "Toplumsal mutabakat olursa genel af olur" diyen Kılıçdaroğlu, bedelli konusunda da "Biz eşitliği sağlayacağız" ifadesini kullandı.
Askerlik süreleri ve af konusunun seçim vaadi olmasına tepki gösteren Köse'ye, Kılıçdaroğlu bu kez de "Benim adım Kemal" diyerek yanıt verdi. |
http://www.haber7.com/haber/20110315/Sehit-ailele ...-tepki.php
Adam alenen genel af için kapıyı aralıyor. Başbakan için apoya sayın dedi propagandası yapanlar genel af meselesini neden görmüyor?
|
 |
sayfa 6  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|