1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 16  |
| Sizce ülkemizde şeriat tehlikesi var mı? |
| Evet |
 
|
45.3% |
[186] |
| Hayır |
 
|
54.7% |
[225] |
|
| Toplam Oy : 411 |
|
 |
KAĞANCAN ATA GÜLER
12 yıl önce - Cmt 04 Eyl 2010, 16:03
Hala şeriat kaygılarının varolduğuna inanıyorum.Bu kaygının ortadan kaldırılması zor.Çünkü kimsenin kafa yapısı ani değişimler göstermez.Yada bu değişiklik hiçbir zaman tümüyle olmaz.Bu kaygının ortadan kaldırılabilmesi için insanların kendi inançlarında gördükleri yada hissettikleri eksiklik her neyse onu fark edebilmeleri ve düzeni kendi içlerinde oturtabilmeleri bu konuda bireye düşen sorumluluktur.Yine bu sorumluluk gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarıldığında ne tarikatlara
ne de baskıcı rehberliklere ihtiyacımız kalacaktır.Ama dediğim gibi bu kaygının kaybolması için 8 yıldan uzun bir zamana ihtiyaç var.
|
 |
Mehmet BLC
12 yıl önce - Cmt 04 Eyl 2010, 16:31
| Alıntı: |
| Bu kaygının ortadan kaldırılabilmesi için insanların kendi inançlarında gördükleri yada hissettikleri eksiklik her neyse onu fark edebilmeleri ve düzeni kendi içlerinde oturtabilmeleri bu konuda bireye düşen sorumluluktur. |
İnsan, kendi inancında gördüğü ya da hissettiği eksikliği nasıl farkedebilir? İnsan doğuştan ne bilir ki, bir şeyle karşılaştığında "bu bende bir eksikliktir, ben bunu tamamlayayım" desin? O inancındaki eksikliği tamamlarken başlangıç ve bitiş ya da vazgeçiş (!) ölçüsü var mıdır? Burada temel alacağı kriter nedir?
1- Kitap
2- Sünnet
3- İcma
4- Kıyas
Kur'an-ı Kerim'de Zariyat Suresi 56. ayette "Ben cinleri ve insanları, ancak bana ibadet etsinler diye yarattım." dediğine göre buradaki ibadet kavramının ölçüsü nedir? İbadetlerin neyi nereye kadar yaparsam ne olur ve ne zaman şeriat kaygısı devam eder ya da kaybolur? İnsanın inancındaki eksiklik ya da fazlalık ile şeriat kaygısı arasındaki bağlantı nedir?
Peki;
| Alıntı: |
bu sorumluluk gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarıldığında ne tarikatlara
ne de baskıcı rehberliklere ihtiyacımız kalacaktır |
cümlesindeki gelecek nesile bu sorumluluğun aktarılması hususu nasıl gerçekleştirilecektir? Kısaca "Allah'a inanıyoruz, bu da yeter, fazla ilerisine gerek yok" dersek gelecek nesiller bu sorumluluğu kazanmış olur mu? Yoksa farz namazları kıldıktan sonra aradaki nafile namazları kılmak gerekir, hatta RAmazan orucundan sonra nefsi terbiye etmek için Şevval ayında 6 gün oruç, daha sonraki aylarda da Pazartesi, Perşembe oruçlarına da mütemadiyen devam etmek gerekir gibi hafif ileri noktaları da bu sorumluluğun içine dahil etmemizde biz mahzur var mıdır? Veya hafifçe daha da ileri gidip nefsi terbiye adına itikafa girme, 40 gün bütün hayvani gıdalardan uzak durma, gündüzü oruç geceyi ibadetle geçirme gibi hafif sorumluluklar da gelecek nesillere aktarılmalı mı?
Buradaki ölçü nedir? Kime soracağız? Biz bu sorumluğun ne olduğunu ne kadar biliyoruz ya da bu sorumluluğa biz ne kadar sahibiz ki gelecek nesillere aktaracağımız sorumluluktan emin olacağız?
Ve bütün bunların, sizin anladığınız şeriatla ilgisi nedir?
Merakımı mazur görün
|
 |
OkanDikmen
12 yıl önce - Cmt 04 Eyl 2010, 16:44
Bu ülkede hiçbir zaman şeriat tehdidi olmamıştır. Bu ülkede sadece "icraat ve projeleri ile oy toplayamayan müebbet muhalefet mahkumu malum kesim" tarafından siyasi rant için ortaya atılan "şeriat geliyor, kesecekler bizi" propogandası ile hayali korkutma parodileri sahnelenmiştir.
|
 |
mesutkaya
12 yıl önce - Cmt 04 Eyl 2010, 18:58
Ben Eskişehir'de yaşıyorum.
AKP'den önce; Ramazan ayında, barların, birahanelerin, lokantaların çoğu kapalı olurdu.
İnsanlar sokakta alenen birşeyler yeyip içmezdi.
Şu anda lokantaların, barların, meyhanelerin hepsi açık. Millet alenen sokakta yeyip içiyor.
Demek ki AKP'den sonra şeriat kalkmış.
|
 |
KAĞANCAN ATA GÜLER
12 yıl önce - Cmt 04 Eyl 2010, 23:01
Mehmet BLC bey öncelikle üslubunuz etkileyici bunu belirtmek isterim.Ben şeriat birey ilişkisine öncelikle tümevarımsal bir yöntemle bakıyorum.Ve bireyin yönetimler, yönetim şekilleri üzerinde etkili olabileceği varsayımı üzerinden yola çıkıyorum[quote].[
| Alıntı: |
İnsan kendi inancında gördüğü ya da hissettiği eksikliği nasıl fark edebilir?İnsan doğuştan ne bilir ki,birşeyle karşılaştığında bu bende bir [/quote
| Alıntı: |
| ]eksikliktir,bunu tamamlayayım desin.Burada temel kriter ne |
? |
[/İnsanın kendi inancında eksiklik duyması dini bir sorgulama aşamasıdır.Bu sorgulama aşamasına gelebilmek için insanda bir farkındalık olması gerekir.Kimse doğuştan müslüman ya da hristiyan değildir.Bir insanı müslüman yapan o din hakkındaki farkındalığından geçer.Ve içsel sorgulama sistemimizde tutarsızlıkların,açıkların,cevapsız soruların oluşu 'ki bunlar insanın kendisine yönelimiyle gerçekleşir' bize inanç konusundaki seçimlerimizde yol gösterici bir etken olmaktadır.Bu eksiklikleri bilmek bile başlı başına bir farkındalıktır.İnsana bilginin doğuştan mı yoksa sonradanmı geldiği konusunda filozoflar arasındada bir ikilem oluşmuştur.Ben bilgilerin doğuştan değil sonradan geldiğine inanıyorum tıpkı dini bilgiler gibi.Kimse doğuştan bir din sahibi değildir kişiyi din sahibi yapan o kişinin manevi farkındalığından geçer.Puta tapan bir insanın ileride taptığı şeyin kırılgan bir cisim olduğunu anlaması o kişinin sorgulamasına sonrasında araştırıp kabullendiği bir dini elde etmeside farkındalığına bağlıdır.Bu kişi o dine girmeden önce manevi eksikliğinin farkındaydı ve o bu eksikliği tamamladı.Burada temel kriter sorgulama.Gelecek nesillere aktarımın nasıl olacağına gelirsek .Bireyin dini sorgulamaları yapabilmesi için dini yönetimlerden ve baskıcı rehberliklerden kurtulması gereklidir.Bizim gelecek nesillere aktarabileceğimiz temel dini temel zaten olamaz ama özgür inanç için gerekli ortamı yaratmak nesillere aktarmak yine bireyin elinde.Benim nesillere aktarmak istediğim dini uygulamalar değil dini farkındalık ve özgür düşünce ortamıdır.Bir dine kendi isteğiyle bağlı olan her insan onu tam anlamıyla çözmek için yönetimlerden değil dini kurumlardan ,kitaplardan,bu konuda bilgili insanlardan faydalanmalıdır.Din bir yönetim şekli olduğunda gönülden gelenle zorundalıklar birbirine karışacak ve yaratan ile yaratılan arasına yapay bir bağ kurulacaktır.Bu yapaylığı geleceğe aktarmak geleceğin seçim hakkını elinden almaktır.Saygılarımla...
|
 |
Kozaklılı_Baki
12 yıl önce - Cmt 04 Eyl 2010, 23:44
Onlarin kaygisi beni ilgilendirmiyor.
Bu vatanin asli biz oldugumuz icin, bu vatan icin bizim atalarimiz sehit oldugu icin, halen sehitlerin 90%'i bizden ciktigi icin bizim kaygilarimiz önemli.
Halen Basörtü yasagi kaygimiz var, halen Aya Sofya cami olarak acilmadi, halen Müslümanlar devletin cesitli kademlerine gelemiyor (yargi ve asker).
vs.
Bu vatanin gercek sahiplerinin kaygilari beni ilgilendiriyor.
|
 |
Ayhan
12 yıl önce - Cmt 04 Eyl 2010, 23:47
| Alıntı: |
| halen Müslümanlar devletin cesitli kademlerine gelemiyor (yargi ve asker). |
Yok artık ordaki insanlar Hristiyan mı? Nerden biliyorsunuz, dinlerini sorgulama hakkını nereden aldınız?
|
 |
Hüseyin ATAR
12 yıl önce - Cmt 04 Eyl 2010, 23:49
| Alıntı: |
| halen Müslümanlar devletin cesitli kademlerine gelemiyor (yargi ve asker). |
Bu kadar genellemeyi neden yaptığınızı anlayamıyorum.
Biraz daha açıklar mısınız?
|
 |
Kozaklılı_Baki
12 yıl önce - Cmt 04 Eyl 2010, 23:52
| Alıntı: |
| Yok artık ordaki insanlar Hristiyan mı? Nerden biliyorsunuz, dinlerini sorgulama hakkını nereden aldınız? |
Kur-an'in bir harfini inkar eden dinden cikar, bunlar bircok emrini inkar ediyor. Hatta kendilerinde Kur-an'da basörtüsü emri yok deme hakkini buluyorlar.
Aglama duvarinda aglayandan tutun, misyonerlere kadar kadar cesitli kisiler rektör, savci ve general oldu.
Bunlari görmemek icin aptal olmak lazim, Müslümanlar aptal degil.
"YOK EFENDIM BIZ GAVURMUYUZ, BIZDE MÜSLÜMANIZ" diye baslayip, sonra Islam'a muhalefet yapanlari artik görüyoruz.
Kisacasi artik bunlari YEMIYORUZ !
|
 |
Ayhan
12 yıl önce - Cmt 04 Eyl 2010, 23:54
| Alıntı: |
| Kur-an'in bir harfini inkar eden dinden cikar |
Başkasının dinini sorgulamak, sen Müslüman değilsin demek de Allah'a ortak koşmaktır... Ayrıca Kuran'ı inkar eden diyorsunuz da, askerlerin hepsi mi öyle ? Ama gidip de askeriyede müslüman yok imasında bulunuyorsun... Ben yüzde yüz dinime bağlı bir asker olsam lanetlerdim senin gibi düşünenleri.
| Alıntı: |
| "YOK EFENDIM BIZ GAVURMUYUZ, BIZDE MÜSLÜMANIZ" diye baslayip, sonra Islam'a muhalefet yapanlari artik görüyoruz. |
İslama muhalefet ile İslamı rant amacı kullananlara muhalefeti birbirine karıştırmayın... İslamiyet senin tekelinde değil...
En son Ayhan tarafından Cmt 04 Eyl 2010, 23:59 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
sayfa 16  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|