Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Faruk54
13 yıl önce - Cum 13 Ağu 2010, 09:44
Sakarya - Hendek Trafik Şehitliği


Alıntı:
HENDEK'TEKİ KORKUNÇ KAZADAN 45 YIL GEÇTİ
SAKARYA'nın Hendek İlçesi'ne bağlı Kargalıhanbaba Köyü yakınlarında D-100 Karayolu üzerinde 45 yıl önce 11 Ağustos 1965 tarihinde meydana gelen, üzerlerine asit dökülerek ölen 18 kişinin toplu olarak gömüldüğü yerde yapılan 'Trafik Şehitliği' kazayı duyanları etkiliyor.
Her gün binlerce aracın gelip geçtiği D-100 karayoluna 30 metre uzaklıkta daha sonra inşa edilen köy camisinin bahçesinde bulunan mermerden yapılmış üzerinde 'Trafik Şehitliği' yazan kaidenin bulunduğu yere kazada ölen 18 kişinin gömüldüğü belirtildi. Anıttaki kitaplıkta da kazada ölen Sabri Üstün (1920), Cazibe Üstün (1930), Mustafa Tüfekçi (1925), Canibe Tüfekçi (1939), Cavidan Üstün (1949), Cahit Üstün (1950), Müfit Tüfekçi (1953), Mithat Tüfekçi (1955), Erol Akman (1941), Figen Subaşı, Erdoğan Subaşı, Ahmet Battal, Seniha Yücel, Semiha Altınok, Hurşit Özcanlı ve A.Reşat Böhrent'in isimleri yer alıyor. Çevre sakinlerinin gelip geçerken dua ettikleri halde yoldan geçen sürücülerin farkında bile olmadıkları 'Trafik Şehitliği' 45 yıl önce 11 Ağustos 1965 tarihindeki otobüs kazasından sonra yakınlarını kaybedenler tarafından yapıldı. Kazada feci biçimde ölen 25 kişiden 18'inin yola dökülen asitten cesetleri tanınamaz hale geldiği ve toplu olarak buraya gömüldükleri hatırlatıldı.
Ankara'dan İstanbul'a giden Özdemir Süer yönetimindeki 22 AD 722 plakalı yolcu otobüsü Hendek-Kargalı arasında saat 03.15'te şaftı kırıldığı için, yol kenarında sinyal lambasını yakmış olarak duran ve kasasındaki tanklarda asit bulunan kamyona çarptı. Kamyon, sağ tarafa yatarken asit yere aktı. Aynı anda otobüsün arka tarafı tutuştu. Gece uyurken sarsıntıdan uyanan yolcular otobüsün yandığını zannederek telaşla pencere ve ön kapıdan kendilerini yere atarak kurtulmak isterken atlayanlar hendeğe yuvarlandı. Kaza, o tarihteki gazetelerde, şöyle yer aldı:
"Kamyondan üzerlerine akan asitten paramparça olarak öldüler. Yananların feryadı, asit kokusu ve duman etrafı bir mahşer yerine getirdi. Olay yerine gidenler ilk anda etleri tamamen yanan ve tanınmaz hale gelen 18 kişinin cesediyle karsılaştı. Hendek 476 Ulaştırma Taburu mensupları yetişerek derhal yaralıları kurtarmaya çalıştı. Kurtarılan 20 kişi hastanelere nakledildi. Bunlardan 7'si hastanede öldü, ölü sayısı böylece 25'e çıktı. Kazada aralarında hakim, jandarma, üstteğmen ve 4 yaşındaki küçük kızının da bulunduğu 18 kişinin cesetleri asitten tamamen yandı. Kaza sırasında kendilerini yanan otobüsten sağ kurtarmak için dışarıya atan ve bilmeyerek asit dolu ölüm çukuruna yuvarlanan facia kurbanlarından 18'inin cesedinden tanınmayacak parçalar kalmıştı. 20 kadar köylü ceset parçalarını toplayıp gömdü."

http://www.dha.com.tr/n.php?n=hendekteki-korkunc- ...2010-07-28






(+)


Saygın Sancar
8 yıl önce - Çrş 12 Ağu 2015, 12:32



Saygın Sancar
4 yıl önce - Çrş 29 May 2019, 16:27



Saygın Sancar
1 yıl önce - Çrş 17 Ağu 2022, 15:38

Alıntı:
Tarihin en garip en korkunç kazası

Şu ana kadar izlediğiniz gerilim ve korku filmlerini unutun. Şimdi okuyacağınız şaşırtıcı, hazin ve “nasıl olur” dedirten bu hikâye maalesef çok üzücü biçimde sona eriyor.

Tarihin en garip trafik kazalarından biri tam 57 sene önce, 11 Ağustos 1965 günü yaşandı.

“Sinemalı Civan” otobüsü, 40 yolcusuyla birlikte saat 20.00’de Ankara’dan hareket etti.

Otobüs, sabaha karşı 03.00 sıralarında Hendek’e geldiğinde arıza nedeniyle yol kenarına park etmiş kamyona arkadan çarptı.

Kazada otobüs çok küçük hasar aldı. Kimse yaralanmadı.

Eğer yaşananlar bununla sınırlı kalsaydı, sıradan hasarlı trafik kazası olarak geçecekti kayıtlara.

Ama öyle olmadı.

Otobüsün çarptığı kamyon, asit-nitrik, yani kezzap yüklüydü. Yoo, düşündüğünüz gibi, kezzap otobüse dökülmedi. Faciaya biraz daha süre vardı.

Yolun kenarındaki şarampolde küçük bir su birikintisi bulunuyordu. Kezzap dolu dev damacanalar parçalanınca, içindeki kimyasal şarampolden aşağı döküldü, suyla karıştı.

Asit-nitrik suyla karışınca ortalığı duman kapladı. Bu duman otobüsün içine de doldu.

Kaza anında uyumakta olan yolcular, otobüsün yandığını düşünüp panikle çıkmak için kapılara hücum etti. Biraz izdiham olduysa da kimse yaralanmadı.

Kazada bir miktar kezzap da yola dökülmüştü. Otobüsten inen yolcular, bu kezzaba basınca ayakları yanmaya başladı.

Gecenin zifiri karanlığında hemen kenardaki su birikintisini gördüler. Oysa o artık su değil, bir kezzap çukuruydu. İşte korkunç olay da tam bu anda yaşandı. Yolcular ayaklarının acısını dindirmek için kendilerini su sandıkları, kezzap dolu çukura attılar. Çukura atlayanlar saniyeler içinde eriyordu. Gecenin karanlığında kendisini kezzap çukuruna bırakan tam 23 kişi eriyerek hayatını kaybetti.

Kamyon şoförü Mustafa Silik de kezzapla yandı. Ağır yaralandı. 6 saatlik yaşam mücadelesinden sonra hayatını kaybetti. Yanık kokusu Hendek’in 2 kilometre uzağından bile duyulabiliyordu.

Cesetlerden geriye çok az şey kaldı. Kemikler bile erimişti.

18 kişiden kalan parçalar kazadan 10 metre ileride kazılan bir çukura konuldu. Bir imam, çukurun başında cenaze namazını kıldı, çukur toprakla kapatıldı.

Çukurdaki kezzaba temas edip hayatta kalan yaralıların da durumu parlak değildi. Kimisi gözünü kaybetti. Kimisinin vücudunda çok ağır yaralar vardı. Adapazarı Devlet Hastanesi’nin koğuşları yanık kokusuyla, feryatlarla kaplıydı. Acı çok büyüktü. Üzerinden 57 yıl geçen bu kaza, bugün neredeyse hiç hatırlanmıyor.

Tarihin en garip ve korkunç kazalarından biriydi oysa...

Ateş Yalazan - Ağustos 12, 2022

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ates-yalazan ...i-42117132



ANA SAYFA -> Diğer Şehirler