Burada belirttiğiniz ilkeler manzumesine sığınarak 80 yıl bu millete zulümden başka ne gösterdiniz,
Hani özgürlükleri sıralıyordu bu sistem
Madem öyle de millet neden tasvip edipte çoğunluk tasvip etmiyor bir cevabınız varmı
Yok olduğunu sizde biliyorsunuz ama
Pardon? Ne zulmü?
Bırakın bu çoğunluk istemiyor olayını.. Bunu nasıl iddia edebiliyorsunuz? Bu hiçbir zaman net olarak bilinmez!
Her şey bu halk, her şey bu vatan için o dökülen kanlar işte bu ilkeler için .
Kusura bakmayın, ama ben şimdiye kadar bu kadar gerçeklerden kopuk bir saptama daha görmedim.. Efendim, milli mücadelede akıtılan kanlar Atatürk ilkeleri içinmiş..
Yahu, milli mücadelede halkın nereden haberi vardı sizin ilkelerinizden? Halk ne anlardı laiklikten, inkılapçılıktan, devletçilikten? Siz "laiklik" deseydiniz kim gelirdi peşinizden? "İnkılapçılık" deseydiniz kimi ikna ederdiniz can vermeye?
Siz milli mücadelede vatan, millet, din, iman, Kuran diyerek milleti arkanıza aldınız.. O mücadeleyi öyle kazandınız.. Fakat cumhuriyetten sonra "altıok"u bulup çıkardınız.. Kimse, kimseyi kandırmaya çalışmasın!
Siz milli mücadelede vatan, millet, din, iman, Kuran diyerek milleti arkanıza aldınız.. O mücadeleyi öyle kazandınız.. Fakat cumhuriyetten sonra "altıok"u bulup çıkardınız.. Kimse, kimseyi kandırmaya çalışmasın!
E vallahi buna imza atarım,
Şimdilerde altı okun altısı da ......... saplanmaya başladı ve hedeften şaştı, bocalamaktalar.
Son padişahlarını da belaltı muhabbetiyle tahttan indirdiler,
Şimdi meydan boş sallayan sallayaa...!!!
Tahttan inen padişaha bi sorun isterseniz
Demokrasi, özgürlük denince ne anlıyor...
Her şey bu halk, her şey bu vatan için o dökülen kanlar işte bu ilkeler için
Bu yalanları söylerken insanın yüzü kızarır. Cehalet diyemiyeceğim.İlk mektebe gidenler dahi Laikliğin çok sonraları anayasada yer aldığını bilir. 1937 yılında Anayasaya yerleştirilmiştir. Savaş bitmiş aradan 20 yıl geçmiştir.
20 Ocak 1921 yılında yürürlüğe giren Teşkilat-ı esasiye kanununun 7. maddesine göre ŞERİAT esastır.
''7.Şer'i hükümlerin yerine getirilmesi, bütün yasaların konulması, değiştirilmesi, kaldırılması, antlaşma ve barış yapılması ve savaş kararı verilmesi gibi temel haklar Büyük Millet Meclisi'nindir. Yasalar ve tüzükler düzenlenirken, halkın işine en uygun ve zamanın gereklerine en elverişli din ve hukuk hükümleriyle töreler ve önceki işlemler temel olarak alınır. Bakanlar Kurulu'nun görev ve sorumluluğu özel yasayla belirtilir.'''
Cumhuriyetin İlan edilip saltanat kaldırıldığı halde bu madde kaldırılmamıştır. Bizzat Mustafa Kemal tarafından seçilen ikinci meclisin hazırladığı 1924 anayasının 2.Maddesi “Türkiye Devletinin dini, dinî İslâmdır: Resmi dili Türkçedir; makkarı Ankara şehridir.”
Cumhuriyetin kurucuları, ''devletin dini İslam'' yazacak kadar aşırı dindar görüntü vermişlerdir.
Milli Mücadeleyi Anadoluda örgütleyen Cumhnuriyetin alt yapısını kuran A-RMHC'nin kuruluş tüzüğüne (3.ve 4.Maddeler) baktığımız zaman cemiyetin temel amacı hilafeti ve saltanatı korumak için toplu direnme ve savunma yapmak, saltanatın işgali durumunda geçici hükümet kurmaktır.
Mustafa Kemal gerek Erzurum kongresinde gerekse Sivas kongresinde hilafete saltanata bağlılığını defalarca tekrarlamış Millet tanımını İslam ümmeti ile açıklamıştır.
Görüyorsunuz Milli mücadele Fransadan ithal Laiklik için değil bilakis Fransız, İngiliz sistemlerine karşı direnmek ve onları savuştırmak için başlatılmıştır.
En son Orhan Kınık tarafından Prş 02 Eyl 2010, 17:58 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Ne yazıkki bu gençlerimizin dolduracağı kadrolar selanikten atinadan üsküpten tirandan gelen sebateist insanlarla doldurulmuştur.
Bu nasıl bir ırkçılıktır. Ermeni ve Rum düşmanlığından sonra sıra Sabetayistlere mi geldi. Ondan sonra da sıra Yahudilere gelir herhalde. Nurullah bey, bu nasıl tarih anlayışıdır. Kemalist tarih anlayışını eleştiriyorsunuz ama siz de ırkçılık batağına saplanmışsınız. O Sabetayist dediğiniz insanlar da cephelerde savaştı. Hatta pek bilinmez ama İttihatçılarla Taşnakçıların arası iyiyken bir çok Ermeni de Balkan savaşlarında Osmanlı ordusunda savaştı.
Ben bu tip kestirmeci ve toptan bakışları ırkçılığı anlamıyorum kusura bakmayın. Makbul vatandaş olmak için ille sunni ve türkmen mi olmak gerekiyor.
Afedersinizde gelmeyip ne yapardı? İtalya'nın, Fransa'nın Afrika'da ki sömürgeleri gibi mi olacaktı? Yeterince demokratik olmasaydı devletin altyapısı, bugün burada atıp tutamayacaktınız mesela. Devletin başında dinci bir parti olmayacaktı. Demek ki laiklik sizin anlatmak istediğiniz gibi kaka bir rejim değil. Suriye gibi, İran gibi, Irak gibi dikta rejimlerinin ortasındasınız.
Hadi cevap ver bakalım. Kafkasya'dan göç eden bir milyona yakın Çerkez, Abhaz, Çeçen, Gürcü v.s hangi birisi kendi dilinde eğitim alabildi?
Dönem şartlarında eğitim verilmesi bile zor bir şey iken farklı dil eğitim nasıl olacak?
Alıntı:
Balkanlardan gelen Boşnak, Arnavut , Pomak hangi birisi kendi dilini öğrenecek koşullara kavuşabild
i?
Balkanlardan gelen hangi kişi eğitim için ülkeye geldi, Göçmen olarak gelenlerin amacı dil öğrenmek mi yoksa güzel bir şekilde yaşamak mıyıdı?
Alıntı:
* 1- "Türk ırkından olmayanlar, hükümetten yardım istemeseler bile hükümetin göstereceği yerde yurt tutmağa ve hükümetin izni olmadıkça buralarda kalmağa mecburdurlar." (Madde 7)
* 2- "Ana dili Türkçe olmayanlardan toplu olmak üzere yeniden köy ve mahalle, işçi ve sanatçı kümesi kurulması veya bu gibi kimselerin bir köyü, bir mahalleyi, bir işi veya bir sanatı kendi soydaşlarına inhisar ettirmeleri yasaktır." (Madde 11)
* 3- "Türk ırkından olmayanların serpiştirme suretiyle köylere ve ayrı mahalle veya küme teş-kil etmeyecek şekilde kasaba veya şehirlere iskânları mecburdur." (Madde 13)
Şu an yurt dışında size hemen oturma izni verilir mi? şimdi ki durumu 80 yıl öncesi ve savaş ve muhbirlik olan bir zaman dilimi ile mukayese ediniz?
o kadar cok sey yazilmis ki hepsini bir anda okumak olasi degil ama soylenenlerin cogu yillardir asina oldugumuz konulardir eminim. iki kelime edicem;
1-enver pasa gibiler memleketi iki akce menfaat ugruna satarken elini tasin altina koyan mustafa kemalin memleket ve halk sevgisi icin samimiyet sorgusu yapmak hangi vicdana sigar ? bu biiir
2-zamanin kosullari icinde bazi uygulamalar toplum yapi ve geleneklerine uygun olmamistir elbette ama o gun savastan cikmis ve kendi ayaklari uzerinde durmaya calisan ic dis mihraklarin cirit attigi eli tesbihliyle boynu haclinin karistigi bir memleket ortamini goz onune alin -ki bazi istenmeyen uygulamalar belkide zaruretten yapildi. peki bugun bizi kim zorluyorda universite kapilarindan kizlarimizin bir kismini geri ceviriyoruz, misyoner diye insanlari bogazlayanlara dinci, dini kullanarak menfaat veya karisiklik cabasindan olanlari elestirdi diye oldurulen yazarlara dinsiz damgasi vuruyoruz, bizi kim zorluyorda sinagoglara atilan bombalara ses cikartmiyoruzda isvicrede referanduma sunulan minare kavgasinda taraf oluyoruz... bizi kim zorluyorda senlerce suren terore cozum uretmeyip bu memleketin fakirinin cebinden cikan 400-500 milyar $ parayi sokaga atiyoruz... daha cok sey sayarim bu ikii.
sozun ozu herkes aklini basina alsin! silkinip kendimize gelmek icin tekrar bir kurtulus savasimi yasamaliyiz ? acilr senelerce gecmiyor, kayiplar kolay kazanilmiyor ve giden zamandan gidiyor. bak almanyaya japonyaya digerlerine daha dun savastan ciktilar ama bugun ne seviyedeler. aslolan halkin karninin doymasi ve guclu ekonomidir. boyle bir ortamdada hakim sosyal sistem tesis olur zaten. o boyle yapti sen soyle yaptinlarin yerine memlekette tas ustune tas koymanin vakti beyler, ideolojik birtakim yargilari bir kenara birak. cok dogru biliyorsan cik meydanlara halk sana onay verirse yerin meclistir bildigin dogrulari hayata gecir ama hem memlekette bir dikili tasin olmayacak hemde milletten cok milliyetci olacaksin. vatanini en cok seven onun icin en cok calisandir.