Padişah anaları Türk değilse ne olmuş yani. Biz Türklerde soy, babadan devam eder. Kaldı ki dünyada saf bir ırk yoktur. Güneyden kuzeye gidildikçe Orta Asya Türklerinin kafatasları büyümekte, gözleri çekikleşmektedir. Oğuz Türkü ile Kazak Türkü fiziken pek benzemez.
Yahudilerde soy anadan devam eder. Sanıyorum arkadaşımız Padişah analarının Türk olmadığından hareketle Osmanlı padişahlarının Türklüklerini kaybettiklerini anlatmaya çalışıyor. Türklüğü salt bir ırk olarak algılıyor. Bu algı tamamıyla yanlıştır. Tarihsel, kültürel, ilmi temelleri yoktur.
Bugünkü Arabistan toprakları devlet kurulduktan çok sonraları Yavuz Sultan Selim zamanında fethedildi.
Yavuz Sultan Selim'den önce 8 padişah daha vardır.
Bu ilk dönemde yabancı hanımlarla padişahların evlendiği olmuştur.
Önceleri yabancı ülke menşeli sonra Türk ve Müslüman olan hanımlarla evlenmeleri, evlendikleri ülkelerle kurdukları ilişkiler açısından devlete katkı sağlamıştır.
Bu kadınların önemli olan uyrukları değil, yaptıkları hayır hizmetleriyle hayırla anılmalarıdır.
Bugün dile kolay 50 kadar devletin yer aldığı topraklar başarı ile idare edilmiştir.
Bunda alınan kararların isabetli olmasının da katkısı vardır.
Ecdada saygı duyan bir kişi olarak, padişahların özel hayatları ve eş tercihleri elbette onları ilgilendirdiğini ve yabancı kadınlarla evlenme konusunda yanılmadıklarını ifade etmek durumundayım.
Böyle bir savım yok. Kafatasçı da değilim. Yahudilik anadan devam ediyorsa, osmanlılarda yahudilik de var. Ama benim demek istediğim bu da değildir. Ben diyorum ki; Osmanlı Padişahları tercihlerini batılı kadından yana koymuşlardır. Bu kadın sultanlar; aynı zamanda son derece akıllı ve kültürlülerdi. Yani Padişahlarımız geniş ufuklulardı, türklük ve müslümanlık kıskancına girmemişlerdi diyorum
[quote]Yahudilerde soy anadan devam eder. Sanıyorum arkadaşımız Padişah analarının Türk olmadığından hareketle Osmanlı padişahlarının Türklüklerini kaybettiklerini anlatmaya çalışıyor. Türklüğü salt bir ırk olarak algılıyor. Bu algı tamamıyla yanlıştır. Tarihsel, kültürel, ilmi temelleri yoktur. [quote]
En son hurriyett tarafından Prş 14 Ağu 2008, 20:54 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Bu evlikilerin çoğu siyasidir. Bu evlilikleri doğru çözümleyebilmek için Osmanlının kendi devrindeki yerini ve önemini kavramak gerekir. Kim Osmanlı sultanına kız vermek istemez ki... Osmanlı Sultanına kız vermek demek, Osmanlı Sultanı ile akraba olmak demektir. Osmanlı sultanı ile akraba olan nüfuzunu artırır. Bütün mesele budur. Osmanlı sultanlarının hanımlarından Türk ırkının etnik ve kültürel yapısı bozulmaz. Çünkü zaten sultanın hanımı oğlunu ileride padişah olarak görmek istiyorsa Müslüman olmak ve Türk örf ve adetlerini bilmek zorundadır. Nitekimçoğu da Müslüman oldular ve adlarına vakıflar kuruldu. Camiler, hamamlar, medreseler inşa ettirdiler, yani Osmanlı kültür ve medeniyetinin birer parçası olduklarını gösterdiler.
Ben diyorum ki; Osmanlı Padişahları tercihlerini batılı kadından yana koymuşlardır
Bu kadınların içinde Kafkas kökenlilerde çoktur. Yabancı kadın tercihinin bir çok nedeni var anladığım kadarıyla. Bunlardan birisi fizki güzellik olsa gerek. İkinci neden Türkmen aşiretleri yarı göçer yaşadıkları için Saray'dan uzak kalmışlardır. Ayrıca siyasi evliliklerde olmuştur.
Osmanlı Padişahları tercihlerini batılı kadından yana koymuşlardır. Bu kadın sultanlar; aynı zamanda son derece akıllı ve kültürlülerdi. Yani Padişahlarımız geniş ufuklulardı, türklük ve müslümanlık kıskancına girmemişlerdi diyorum
Bu kadın sultanlar, padişah eşi olmadan önce sarayda eğitim almışlardır.
Harem bir eğitim merkeziydi.
Elbette evveliyatlarında akıllı olmaları normal, kültür olarak ise Osmanlı kültürünü öğrenmişler, benimsemişler, Türk ve Müslüman olmuşlardır.
Sarayda yetişen zeki ve üstün özellikli hanımlar ayrıca üst devlet kademesindeki yöneticilerle de evlenmişlerdir.
Ayrıca devşirme olarak yabancı uyruklu erkek çocuklardan zeki ve becerikli olanlar seçilmiş, devletin en üst eğitim kurumu olan Enderun'da yetiştikten sonra içlerinden devlete çok faydalı hizmetler yapan şahsiyetler çıkmıştır.
Yabancı bir hanımla evlenip onun Müslüman olmasına vesile olmak da büyük bir hayırdır.
Bu önemli detayı da göz önünde bulundurmak lazım.
Osman Gazi'den, Sultan 2.Bayezid'e kadar gelen padişahlar ağırlıklı olarak Türk asıllı kızlarla izdvâcı tercih ederken, Yavuz Sultan Selim ve daha sonra gelenler ekseriyetle yabancı kökenli cariyelerle evlenmeyi tercih etmişlerdir. Ta ki, Sultan 2.Osman (Genç Osman)'a kadar.. Sultan 2.Osman teâmüle mügâyir olarak şeyhülislam Esad Efendi ve Pertev Paşa'nın kızlarını zevce olarak almıştır. Bu durum devlet adamları, yeniçeriler ve halk arasında yadırganmıştır.. Çünkü Osmanlılar yabancı kökenli cariyeleri tercih ederken bunun bir nedeni vardı. Güçlü aileler meydana gelmesinin önüne geçmek istiyorlardı.. En son güçlü aile bilindiği gibi Fatih zamanına kadar varlığını sürdüren Çandarlızâdeler idi.. Bunlar o kadar güçlenmişlerdi ki, zaman zaman padişahlar bile söz geçirmekte müşkilât çekebiliyorlardı. Zaten son temsilcisi Çandarlı Halil Paşa, Fatih tarafından idam ettirilmiştir.
Osmanlılar, elbette bir Türk imparatorluğudur.. Bunun aksini iddia etmek tarihi hakikatlere uygun düşmez.. Lakin Osmanlılar hiçbir zaman bunu diğer unsurlara hissettirecek şekilde bir siyaset izlememişlerdir. Çünkü onlarca etnik unsuru aynı şemsiye altında tutmanın başkaca yolu yoktur. Osmanlılar hiçbir vakit "ırk" güdüsüyle hareket etmemişlerdir. Onların bir tek temel kaygısı olmuştur. O da; İlâyi Kelimetullah'tır.. Yani Allah'ın Kelâmını yüceltmektir.. Temel gayeleri budur.. Ancak 19.Yüzyılda başlayan ve virüs gibi bütün dünyaya yayılan "milliyetçilik" cereyanı birçok imparatorluk gibi, Osmanlı İmparatorluğu'nun da dağılması neticesini doğurmuştur.. Bu da ayrı bir bahistir..
Padişah yabancı bir kadınla evlendi diye tüm devlet külliyen yabancı mı oluyor? Padişah diyelim ki Ermeni bir kadınla evlendi haydi hepimiz Ermeni'yiz diye sokaklara. Konuyu padişah eşleri ve dolayısıyla anneleri üzerinden tartışmak anlamsız.
Kendi Türklüğümüzden ne kadar eminsek,ecdadımızın Türklüğünden de o kadar eminiz;zira biz onların torunuyuz.Onlar neyse biz de oyuz.
Osmanlılar şovenist bir politika benimsemiştir hepsi bu..Türk Halk Edebiyatı'nın altın çağını yaşadığı bir Osmanlının Türk olmadığını düşünmek doğru olmaz.
En son Mehmet İslam tarafından Sal 29 Arl 2009, 16:44 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi