Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3
Mehmet Kasım
13 yıl önce - Çrş 04 Ağu 2010, 12:38



Selcuklular
13 yıl önce - Çrş 04 Ağu 2010, 13:14



Mehmet Kasım
13 yıl önce - Çrş 04 Ağu 2010, 13:18



Selcuklular
13 yıl önce - Çrş 04 Ağu 2010, 13:59



mustafa vural
13 yıl önce - Çrş 04 Ağu 2010, 14:04



Selcuklular
13 yıl önce - Çrş 04 Ağu 2010, 15:06



En son Selcuklular tarafından Çrş 04 Ağu 2010, 17:14 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Murat Efendi

13 yıl önce - Çrş 04 Ağu 2010, 17:37

Alıntı:
Orgeneral Koşaner, küreselleşmeye duyduğu nefreti 1920’lerden kalma bir zihniyetle ortaya koyan ve 2008 yılına ait olması bakımından kanımca “ibretlik” kategorisine giren cümlelerinden birinde
şöyle diyor:

“Ulus ötesi sosyal ve kültürel hareketler ile etnik çeşitlilik, ulusal birlik ve güvenliği tehdit
eder hale gelmiştir; uluslararası kuruluşlar ve ulus ötesi sivil toplum örgütleri küresel karar
alma ve uygulama aşamasında giderek daha etkili olmaya başlamıştır.”

Türkiye’nin 2008’deki Kara Kuvvetleri Komutanı’nın sosyal ve kültürel hareketlerle, etnik
çeşitliliği tehdit sayması sizce makul mü?


“Küresel güçler tarafından kurgulanan ve ülke içi medya, bazı akademik ve sermaye çevreleri ile
sivil toplum örgütleri içine yuvalanan post-modern bir tabakanın oluşturduğu propaganda ve etki
ağı; ulusal birlik, ulusal değerler ve güvenlik parametrelerinin zayıflatılması ve çözülmesi
yönündeki gayretlerini sürdürmektedirler... Ülkemizin yumuşak gücünü oluşturacak sivil
kabiliyetler geliştirilemediği gibi aksine dış fonlarla yönlendirilen sivil toplum örgütü ve
kuruluşu görünümlü unsurlar, bozucu ve yıkıcı özellikleri ile kendileri güvenlik sorunu
olmaktadırlar.”

Bu dehşetengiz paragrafın, meramını anlatmakta zorlanan terminolojisinin içinden süzülen gerçek,
Türkiye’nin 2008’deki Kara Kuvvetleri Komutanı’nın kendisi ve çevresi gibi 1920 kafasıyla düşünüp
davranmayan gazeteci, yazar, akademisyen, sermayedar ve diğer sivil toplum temsilcilerini
“güvenlik tehdidi” saydığı değilse, nedir?


“Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ulusunun dışında ayrı bir denetime ihtiyacı da bulunmamaktadır.”

Generalin meramını tam olarak bilmek imkânsız, ama ister istemez, Avrupa Birliği’nin “askeriye
üzerinde tam sivil denetim” kriterinden rahatsız olduğunu düşünüyor insan.

Kaynak:
http://www.taraf.com.tr/yasemin-congar/makale-isi ...estosu.htm

Bence topsumsal degisime tam sit giden birisi, orduyu daha cok yipratacak.
Ordu kendi icinden birazda olsa, degisim sinyali vermesi gerekmiyormu sizce,
böylece acikca kendi halkinin isteklerini kavrayamayan veya kavramak istemiyen bir kurum
ülkemizde nasil yasaya bilir?

Ordu artik zilah zoruyla, katliamla, suikastlarla, Darbelerle halka kendi isteklerini(posisyonlarini) dayatamaz, bunu anlamalari gerekiyor ve o zamanlarin artik geri dönmeyecegini anlamasi gerekiyor.

Simdi bize daha hala 1920’lerden kalma bir zihniyeti dayatiyorlar, bunlar halk ile barismayi istemiyorlarmi? Illa kiyameti kopartmak istiyorlar sanki!

Hani Hitler Rusyadan cekilmek zorunda kaldiginda nasil cekildigi yerleri yaktiysa bizim orduda sanki bu ülke bize yaramazsa ben de yakip geri birakirim diyor, bana öyle geliyor!


mustafa altun
13 yıl önce - Çrş 04 Ağu 2010, 17:43



Bulut Turhan

13 yıl önce - Çrş 04 Ağu 2010, 18:30



En son Bulut Turhan tarafından Çrş 04 Ağu 2010, 19:45 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Kaan Akkoyun

13 yıl önce - Çrş 04 Ağu 2010, 19:53

Alıntı:
benimde en çok güldüğüm sivil irade hakkındaki her türlü iddiayı doğru gibi kabul edipte, konu askerler olunca hiç bir iddiaya (belgeye, dokümana, ses kaydına, bombaya, cephaneye vs.) inanmamaları.


Benim de en çok güldüğüm askerler patır patır iddialar nedeniyle tutuklanırken, sivil irade hakkında dokunulmazlık nedeniyle hiç bir işlem yapılamaması. Hatta dokunulmazlığı olmayan Belediyue Başkanları hakkında "Has...tirin!" dedikleri halde dava bile açılamaması. Buna ne diyeceksiniz?



sayfa 3
« önceki   1234 ... 171819   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET