Yahu bakmama bile gerek yok.
Bak hala ''görmediğin'' kişiye karşı cevap yazmaya çalışıyorsun!
Eminim ki bu mesajımı da göreceksin ama görmezden geleceksin sonra ben seni görmüyorum diye
yazacaksın.
Neyse ben seni görmeyeyim iyisi mi!
En son ffamer tarafından Prş 23 Şub 2023, 16:27 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Kur’an-ı Kerim’de İbrahim Suresi’ndeki 46 ve 47’nci ayetlerde Cenab-ı Hak bu konuda bizleri uyarmakta ve depremleri tetikleyecek yüksek teknolojik hilekârlık ve düşmanlıklara işaret ve ikaz buyurmaktadır.
“Gerçek şu ki, onlar (zalimler ve hainler, mü’minlere ve İslami girişimlere karşı) hileli planlar kurdular (ve kuracaklardır). Oysa eğer onların (şeytani) hile ve hazırlıkları, dağları yerinden oynatıp kaydıracak (zelzeleler oluşturacak derecede bugün nükleer silahlara ve teknolojik imkânlara dayanmış) olsa bile, Allah katında da (kesinlikle onları boşa çıkaracak ve etkisiz kılacak kudret) planları ve programları vardır! (Allah zalim güçlerin mekir ve tuzaklarını kendi başlarına saracaktır.)”
Buna inanan'a elimde çok güzel satılık 2. El köprü var.
Sen o ikinci el köprüyü anca aşı çıktığı gün koşarak gidip hiç sorgulamadan o zehri vücutlarına enjekte ettiren vatandaşlara satarsın. Sonra da "ah etmeseydim, vah yapmasaydım" derler. Biz de onlara "biz size söylemedik mi" dediğimizde burun kıvırırlar.
Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara'nın NTV kanalına verdiği bir röportaj var. Bu röportajda 99 depreminden sonra Başbakan Bülent Ecevit'in kendisine depremden bir hafta önce ABD'den bir heyetin Kuzey Anadolu fayını incelemeye geldiğini ve akabinde deprem olduğunu, bu durumu araştırmasını istediğini söylüyor. Ecevit o dönemlerde bu durumdan fazlasıyla huylanmış, işkillenmiş. 17 Ağustos sabahı CNN TÜRK muhabirinin kendisine mikrofon uzatarak "Efendim depremi PKK yapmış olabilir mi" diye sorduğunda, Ecevit "sanmıyorum" şeklinde cevap veriyor. Halbuki bu sorunun cevabı "ne alakası var, ne saçmalıyorsun" şeklinde olmalıydı. Çünkü Ecevit depremden 1 hafta önce ABD'li heyetin fayı incelemeye geldiğini zaten biliyordu. Kaldı ki 15 Ağustos 1999'da İstanbul Boğazına ABD savaş gemisi demir atmıştı.
Adamların teknolojisi akıl mantık alır gibi değil. 3-5 kelimelik veri girip ortaya bir kaç dakikada, daha önce dünyada hiç yazılmamış ve hiç okunmamış bir romanı, hikayeyi, makaleyi yazan yapay zeka teknolojisinin varlığını kabul edip, HAARP teknolojisine inananlarla dalga geçmek nereden bakarsan güzel kafa.
Koray diyelim HAARP denen teknoloji ile yaptılar bunu. Sana bir kaç soru soracağım
1- Eş zamanlı olarak Kuzey Marmara fay hattını neden kırmadılar? Böylesi Türkiye'nin altından kalkamayacağı büyük bir felaket olacaktı. Bize mi acıdılar yoksa bunu yapmak akıllarına mı gelmedi.
2-Öldüren deprem miydi yoksa çürük binalar mı?
3-Bilim adamlarının depremden önce bu fay hatlarına dikkat çektiğini biliyoruz. Naci Görür defaten söyledi ve en son depremden 3 gün önce yani 3 Şubat'ta burdaki fay hattına dikkat çekti. Naci Görür sence alanında uzman burada araştırma yapan bir bilim adamı olduğu için mi yoksa ABD'nin HAARP ile deprem yapacağını bildiği için bunları dile getirdi.
Bunlara cevap verir misin?
4-Kuzey Marmara fay hattı ile ilgili bir çok yer bilimci hoca deprem uyarısında bulunuyor. Burda gerçekleşecek bir depremi HAARP'ın işine mi yoksa Allah'ın takdirine mi yoracağız.
HAARP'a inanan arkadaşlar reptilian teorisine de inanıyor mu? Sonuçta Joe Biden'ın kılık değiştirebilen sürüngen bir uzaylı olmadığını ispat edemiyoruz.
Haarp ile doğal yollardan gerçekleşmesi imkansız çok sayıda olay gözlenmiştir.
Somut bir örnek vereyim ; Rusya'nın düzlükleri uçsuz bucaksızdır. Bu uçsuz bucaksız düzlüklere buğday, greçka gibi tahıllar ekilir.
Önceki yıllarda, bu düzlüklerin ayrı ayrı her bir köşesinde; aynı anda 400 küsür noktada yangın çıkarıldı.
Bu aynı anda başlayan yangınlar insan eliyle yapılsaydı, 400 kişinin bu eyleme katılması gerekirdi. Bir an için 400 kişi eylemi gerçekleştirdiğini düşünelim. Bunların içinden yakalananlar olurdu.
Kaldı ki, insan eliyle yapılmış olsaydı bile, aynı anda başlayan bu yangın noktalarından yangını başlatanların kurtulması da imkansızdı.
Yapılan incelemelerde; ortada ne bir ceset, ne de yangını başlatıcı herhangi bir emareye rastlanılmamıştır.
Yangın gece aynı anda 400 küsür noktada başladığı için, görgü tanıklarının tamamı bir güçlü bir ışıma etkisinden sonra yangınların başladığını raporlamıştır.
Sonrası, Rusya da abd topraklarında( kaliforniya ), aynı anda ve bir çok noktada aylarca söndürülemeyen orman yangınlarını başlatmıştır.
Peki bun yangınlar nasıl yapıldı ?
İşte uzak bir noktadan titreşim etkisiyle yapılabilmektedir.
Abd Rusya'ya yapmış, Rusya'da aynı şekilde karşılık vermiş.
Senin de elinde böyle bir teknoloji varsa, sende aynı şekilde karşılık verirsin.
***********
Haarp ile deprem yapılamayacağını iddia edenler, şimdi çok yüksek enerji gerekiyor zırvalarını sıralamaya başlar. Ancak bu işin yüksek enerji ile bir ilgisi yok. Uzak bir noktaya titreşim gönderiyorsun.
Titreşim etkisiyle, suyun altında yüzen cisimleri tespit edebiliyorsun. Yine aynı titreşim etkisiyle, havadan suyun altındaki cisimleri tespit edebiliyorsun. Toprağın altındaki petrol yataklarını tespit edebiliyorsun.
Madem bu tespitleri titreşimle yapabiliyorsun, benzer titreşim etkisiyle, daha etkili olaylar neden başlatılamasın ?