1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 6  |
 |
sunguremre
18 yıl önce - Pts 17 Oca 2005, 00:54
Irfan,
Sabiha Gokcen Havalimaninin su an atil durumda bulunmasi bu havaalanini daha genis kullanima acmak uzere ilgili merceklerin uzerinde yogun bir baski yaratmakta; Bu havaalininin kullanimi aslina bakarsan Mayis 2005'te Istanbul'da yapilacak Sampiyonlar Ligi finali macinda ilk sinavini verecek...
Finalde mucadele edecek 2 takimin taraftarlari ayri havalimanlarindan Istanbul'a giris yaptirilacaklar. Sabiha Gokcen'in Mayis'ta artacak yogunlugu, Agustos 2005'te ilk defa Istanbul'da yapilacak olan Istanbul Grand Prix Formula 1 yarislarinda, 155,000 Kisilik Autodrome'un Sabiha Gokcen'e sadece arabayla 10dk. mesafede olmasi bu havaalaninda geriye donulmez bir yogunluk baslaticak. (Ileride bu civarda bir otel patlamasi olacagini dusunuyorum.) TEM'in bu bolgedeki tum yanyollari ve ustgecitleri elden geciriliyor bile. Bu yogunluk, eger icinden basariyla cikabilirsek, Sabiha Gokcen'i sadece Istanbul'un Asya yakasinin yegane tek havaalani yapmakla kalmayacak, ayni zamanda Anadolu'ya ve Asya'ya acilan kapisi olacak. Ayrica Sabiha Gokcen, cevresindeki genisleyebilmesi icin gerekli arazilerin bollugu, son derece ferah Baglanti yollari ve Marmaray'a olan yakinligi acisindan cok cazip bir havalimani olacak.
Galata-Karakoy degisimi coktan basladi bile, Istanbul'un ve Turkiye'nin ilk Modern Sanat Muzesi olan ISTANBUL MODERN'in Karakoy Rihtim'da Sali Pazari 4. No'lu antrepoda acilmasiyla buraya gunde en az 5,000 kisi gelir oldu. Bu muthis bir degisimdir. Karakoy Kemaralti Caddesinin Kabatas-Eminonu'nu hizli tramvayla baglamasi ve akabininde bu duraklardan birinde inerek, Karakoy Bankalar Caddesindeki Muazzam Osmanli Bankasi Muzesi'ni gezmek artik inanilmaz kolay olacak. Istanbul'un 2-3 sene icerisinde belki de en hizli evrim gecirecek noktalarindan bir tanesi Karakoy-Galata-Tophane-Cihangir bandidir. Hukumetin Kongre Vadesi porjesi de hayata gecirildigi ve yabacilarin buralarda kongreler ve seminerler icin gelip, butik otellerde kalmaya baslamasi ile, burasi Italya-Fransa-Avusturya-Turkiye karisimi kendi atmosferi ve elegansi ile kavrulan kucuk bir sehircik olacaktir.
|
 |
ecalimli
18 yıl önce - Cum 28 Oca 2005, 17:18
arkadaslar istanbulun merkezi fatih yani suricidir.ne kadikoy ne sisli nede besiktas.gercek istanbul suricindeki semtlerdir.ve bu semtte fatihtir.
bilgilerinize.
|
 |
MehmetK
18 yıl önce - Cum 28 Oca 2005, 17:52
bir dipnot , Istanbul haric Türkiye nin neresine giderseniz gidin , her ilçe ve şehirde
görebileceginiz "Centrum" , "şehir Merkezi" yol tabelasi
Istanbulumuzda yok
|
 |
Erkhan
18 yıl önce - Sal 01 Şub 2005, 19:41
"CENTRUM" yol tabelalari Istanbul'da da var ve onlari takip ederseniz Sultanahmet'e cikiyorsunuz.
|
 |
irfan x
18 yıl önce - Sal 01 Şub 2005, 20:36
sunguremre demiş ki:
| Alıntı: |
| Galata-Karakoy degisimi coktan basladi bile, Istanbul'un ve Turkiye'nin ilk Modern Sanat Muzesi olan ISTANBUL MODERN'in Karakoy Rihtim'da Sali Pazari 4. No'lu antrepoda acilmasiyla buraya gunde en az 5,000 kisi gelir oldu. Bu muthis bir degisimdir. Karakoy Kemaralti Caddesinin Kabatas-Eminonu'nu hizli tramvayla baglamasi ve akabininde bu duraklardan birinde inerek, Karakoy Bankalar Caddesindeki Muazzam Osmanli Bankasi Muzesi'ni gezmek artik inanilmaz kolay olacak. Istanbul'un 2-3 sene icerisinde belki de en hizli evrim gecirecek noktalarindan bir tanesi Karakoy-Galata-Tophane-Cihangir bandidir. Hukumetin Kongre Vadesi porjesi de hayata gecirildigi ve yabacilarin buralarda kongreler ve seminerler icin gelip, butik otellerde kalmaya baslamasi ile, burasi Italya-Fransa-Avusturya-Turkiye karisimi kendi atmosferi ve elegansi ile kavrulan kucuk bir sehircik olacaktir. |
Peki Perşembe pazarının durumu ne olacak. Orası kalkmadan o çevre düzelmez. Ve yıllardır, o dükkanları oradan kimse kaldıramadı. Umarım dediklerinde yanılmazsın. Ama Galaport yapılmadan İstanbul Modern'in tek başına bir şey ifade edeceğini düşünmüyorum ben. Umarım dediklerinde haklı çıkarsın.
|
 |
esra_okur
18 yıl önce - Pzr 06 Mar 2005, 22:43
sıklardan en uygunu şişli gibi gelse de bence istanbul gibi mega bir sehrın merkezi yok, merkezleri var, sıklarda bulunanlar da bunlardan birkaçi sadece
|
 |
OsMaN UyGuN
18 yıl önce - Pts 07 Mar 2005, 01:44
iett'nin sayfasına girip en çok otobüs seferi hangi noktada kesişiyor diye bakarsınız..
işte o nokta İstanbul'un merkezidir!
bu arada seçenekler hiç düşünülmeden yapılmış..
herkes hemfikirdir Kadıköy'ün Anadolu yakasındaki merkez olduğuna..
ama karışık olan yer Avrupa tarafıdır..
bana göre ise Taksim şehrin göbeğidir..
|
 |
YUNUS
18 yıl önce - Pts 07 Mar 2005, 03:32
Bence Eminönu ve Karaköy bölgesi
|
 |
ufukmacar
18 yıl önce - Pts 07 Mar 2005, 03:58
istanbulun merkezi
selam sevgili arkadaslar bana kalırsa yakın bir gelecekte istanbulun bir numaralı mekanı ve merkezi büyükçekmece olacak hızla gelişen bir potansiyele sahip olan bir ilçe.ama yinede diyebilir ki istanbul yaşanacak bi cennet mekanı onun için heryeri bi merkez tartışmanın hiç nedeni yok bile.bırakın tadını çıkarmaya bakın.saygılar...
|
 |
Akın Kurtoğlu
18 yıl önce - Prş 10 Mar 2005, 17:30
“İstanbul’un Merkezi Neresidir?” sorusuna son noktayı koysam, forumun gidişini yavaşlatmam herhalde...
Günümüzde İstanbul’un tek bir merkezi yoktur ve doğal olarak olamaz da... Herkesin oturduğu semt kendine göre merkezdir, belli başlı alanlar (Taksim, Eminönü, Beşiktaş, Kadıköy, Üsküdar) merkezler kabul edilebilir... gibisinden güncel merkez arayışlarını bir kenara bırakacak olursak, matematiksel olarak İstanbul’un gerçek merkezi aşağıdaki resimlerde görülen noktadır...
Burası, Saraçhane’de Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan’a, oğlu Şehzade Mehmed için yaptırdığı “Şehzadebaşı Camii”nin dış avlusunun güneydoğu köşesidir...
Kuvvetli rivayetlere göre, Kanuni ilk önce Mimar Sinan’dan, İstanbul’un tam orta noktasını bulmasını istiyor... O yıllarda İstanbul sadece Suriçi’nden oluştuğu için, şehrin ölçülebilir fizikî bir gövdesi mevcut. Birtakım detaylı hesaplamalardan sonra, Suriçi’nin “Geometrik Ağırlık Noktası” milimi milimine tespit ediliyor Mimarbaşı Sinan tarafından... Bu yöntem, hemen hepimizin daha lisedeyken bize öğrettikleri, karmaşık alanlı levhaların “G” noktasının bulunması prensibinden yola çıkılarak hesaplanıyor...
İstanbul’un tam orta noktası olan bu noktaya, yekpare, parlak yeşil granit silindirik bir sütun dikiliyor... Sütunun olduğu nokta, inşa edilecek caminin avlusunun güney kısmına tam oturacak şekilde ayarlanıyor (Daha doğrusu, caminin avlusu, bu merkezle kesişecek şekilde tasarlanıyor)... Ve ardından cami inşa edilerek, 1548’de tamamlanıyor...
Günümüzde granit sütunun yarısından fazlası betona gömülü halde ve içler acısı bir durumda olmasına rağmen, 1950’lerde tamamının görülebildiği, alt ve üstünden tutturulduğu mil sayesinde, elle itildiğinde, çok rahat bir şekilde ekseni etrafına dönebildiğini, bazı eski İstanbullular’dan öğrendim...
--------------------------------------------------------------------------------
(+)
1800’lerin sonlarındaki siyah-beyaz kartpostallarda da, bu köşe ve granit sütunun tamamı, açık bir şekilde izlenmektedir...
Günümüzde İstanbul, her yöne doğru yayılmasına rağmen, bu genişleme tüm yönlere doğru homojen bir şekilde açılım yaptığı için, ağırlık merkezinin sağa-sola pek de fazla oynamadığı kanaatindeyim... Neticede, üç aşağı-beş yukarı “İstanbul’un Tam Orta Noktası” bu granit sütundur... (Kimbilir, belki de 1960’da İstanbul Belediye Sarayı’nı bu özellikten dolayı, şimdiki yerinde inşa ettiler, sütunun yeriyle Belediye Sarayı arası yaklaşık 200 metredir)...
(+)
(+)
NOT: Bizans döneminde, şehrin surları daha içeride kaldığı için (aşağı-yukarı; Balat-Yavuzselim-Akdeniz Caddesi-Fındıkzade-Kocamustafapaşa-Samatya eksenini izleyerek geçen Konstantin Surları), o yıllarda da Bizanslılar’ın yine aynı yöntemle buldukları, şehrin merkezini belirleyen taş anıtın hâlâ küçük bir bölümü, Sultanahmed’den Alemdar’a dönüş kavşağında görülebilir (Halide Edip’in büstünün yanıbaşında)... Bu taşın adı; “Milion Taşı”dır... Bu taş aynı zamanda, en eski iç surların (Byzas Surları) üzerindeki kapılardan birinin hemen yanıbaşıdır (İlk bahsettiğim surların ortası, aslında tam olarak çevrelenen alanın merkezine denk gelmiyor, ikinci şık daha ağır basmakta, çünkü Bizanslılar’da şehrin merkezi, tam ortası yerine, ana çıkış kapısının hemen yanıbaşı olarak kabul edilmekteymiş). Üzerinde, dünyanın tüm başkentlerine olan mesafe, bu nokta “0” kabul edilmek kaydıyla mil olarak işaretlenmiştir (1 Bizans mili: 1480 metre). Onlar işi biraz abartarak, bu taşın, sadece İstanbul’un değil, tüm dünyanın merkezi olduğuna kanaat getirerek dikmişlerdi. Osmanlılar ise alçakgönüllülük yaparak, sadece İstanbul’u ortalamışlardı...
Akın KURTOĞLU
İstanbul-Fatih
|
 |
sayfa 6  |
ANA SAYFA -> İSTANBUL - Haberler ve Sohbet
|