İlçenin (zamanında köy iken) ileri gelenlerinden olan sülalesidir.
Evet cami ilçenin en eski camisidir.
Köyün ve ilçenin ilk yerleşim yeri cami ve çevresidir.
Orta'dan İstanbul istikametine giderken.
Aslında bu levhaya, Atkaracalar, Kurşunlu, Ilgaz ve Samsun, KM bilgisi konulabilir. Tamamen batıda yer alan yerleşim yerleri yazılmış levhaya
(+)
İlçe jandarma karakolunda askerlik yapmıştım, kısa dönem 2008-2009da. Keşke iyi anılarla hatirlasaydim Orta'yı resimleri görünce yazmak istedim. Bu arada o sene kış bitmemişti. 15 mayısta tezkere alıp ayrıldığım günün gecesinde bile yerler buz tutmuştu. Hayatımda en çok kar yağışını orada görmüştüm. Hayvanın eti sütü güzel olur öyle coğrafyada. Lakin bizde çarşı izni bile yoktu. Cezaevi ile karakol dışında bir yere gidemedik, hiçbir şey yapamadık
Diğer sayfadaki mesajımı alıntı yaptım.
Alıntı:
Askerlik ve öğrencilik kişilerin hayatların ayrı bir yere sahiptir.
Orta ilçemizi yaşayıp görmüşsünüz.
Çarşı izinleri neden yoktu bunu anlayamadım.
Evet soğuğu gerçekten soğuktur.
Jandarma karakolunu da iyi bilirim Nevzat Ayaz Caddesi (İstanbul Yolu) üzerinde. Askerlik Şubesi ile yan yanaydı. Şimdi askerlik şubesi de kalmadı.
Alıntı:
Keşke iyi anılarla hatirlasaydim Orta'yı
kötü anılarınız nedir, yazabilir misiniz?
Yabancı gözüyle Orta ilçemizdeki tecrübelerinizi, gözlemlerinizi rica edebilir miyim?
-
Not:Kurban Bayramı'nda Orta'ya gittiğimizde (Allah nasip eder inşallah) jandarma karakolu ve çevresinden foto çekip atarım, sana da bilgi veririm
Cem Hocam, mesajından dolayı teşekkür ederim. Aslında Orta ile ilgili olumsuz olan tüm düşüncelerim askerlikle doğrudan yahut dolaylı olarak ilgili. İlçe olarak rahatsız edici hatırladığım bir şey yok. 2008 Aralık sonunda gidip, 2009 Mayıs ayında ayrıldım oradan. Bilfiil iki ay kadar cezaevi nöbetçi çavuşu olarak, üçay kadar da karakol çavuşu olarak görev yaptım. Çarşı izni olmaması da benim olumsuz anılarımın çoğu da Allah bildiği gibi yapsın, o zamanki bölük komutanının marifetleridir. Cezaevi nöbetçisi olmam sayesinde birkaç kez çarşıdan alışveriş yapma durumum olmuştu. Birkaç kez de devriyeye gitmiştik köylere. Dodurgayı hatırlıyorum mesela.
Ilk aylarda cezaevindeydim ve neredeyse bir metreyi bulan karlarla ve eksi 25-30 derecelerle mücadelemiz oldu. Sonra karakoldaydım ve yukarıda da bahsettiğim gibi 15 mayıs gecesi yerler buz tutmuştu ve ağaçlar değil çiçek açmak, daha tomurcuk bile olmamıştı. Orta'dan Şabanözü yönüne giderken bambaşka bir iklimle, baharla karşılaşmıştık. Hatırladığım, çok soğuk ve karlı bir memleket ha şu da var ki, 35 kadar askerdik ve benim orada bulunduğum yaklaşık 5 aylık zamanda hiç kimse hasta olmadı. Yarım metre karda ağır spor ve içtima yapardık ama herkes turp gibiydi. Soğuk insanı hasta etmez, mikrop hasta eder sözünün ispatı gibiydi adeta
Orta'dan Şabanözü yönüne giderken bambaşka bir iklimle, baharla karşılaşmıştık.
Şabanözü iklim olarak Orta ilçemize nazaran daha ılımandır. Meyve ve sebze verimi daha fazladır.
Alıntı:
ha şu da var ki, 35 kadar askerdik ve benim orada bulunduğum yaklaşık 5 aylık zamanda hiç kimse hasta olmadı. Yarım metre karda ağır spor ve içtima yapardık ama herkes turp gibiydi. Soğuk insanı hasta etmez, mikrop hasta eder sözünün ispatı gibiydi adeta
Ptt'nin sırasında büyük bir market vardı, ne para kazandırdık oraya Çerkeş yolunda da atış talimi yapmıştık, bir metre kar üzerinde. Yaz aylarında köylerde şenlikler oluyor, devriye gidiyoruz diyordu çocuklar ama biz daha buzlar erimeden ayrıldık oradan