Brüksel’de Konak Rüzgarı18 Ekim 2011Belçika’nın Başkenti Brüksel’de bu yıl 9’uncusu düzenlenen Philippe Rotthier Avrupa Mimarlık yarışmasının ödül töreninde Konak rüzgarı esti.Avrupa mimarlık platformlarında önemli yeri olan 1982 yılından bu yana verilen Philippe Rotthier ödüllerinden birisi Konak Belediyesi’ne geldi. Kemeraltı Abacıoğlu Hanı restorasyonu çalışmasıyla hak edilen ödülü Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan ünlü mimar Philippe Rotthier’in elinden aldı. Çalışmayı yapan ekibiyle Brüksel’e giden Tartan, ödül töreninde katılımcılara, Abacıoğlu Han, Kemeraltı ve Konak’ı anlattı.
BRÜKSEL'DE KONAK RÜZGARI ESTİ
Uluslararası çapta birçok ünlü mimarın bir araya geldiği toplantıda Philippe Rottiher Pour L’architecture Vakfı Başkanı Maurice Culot, Konak Belediyesinin çalışmalarından övgüyle bahsetti ve “Abacıoğlu Han’ın yapılan çalışma neticesinde korunarak gelecek nesillere aktarılıyor olması Avrupa Mimarlık Kültürü için önemli” dedi.
Jüri üyelerinden Belçika’nın ünlü mimarlarından ve gayrimenkul değerlendirme uzmanı Christian Lasserre de Abacıoğlu Han Projesini özellikle beğendiğini ifade ederek, bu tarz sokak dönüşümlerinin kentlere ekonomik ve kültürel anlamda birçok katkısı olduğunu söyledi.
Dr. Hakan Tartan da kentin kültürel ve tarihi yapısını korumaya yönelik çalışmalarının uluslararası ödüle değer görülmesinin haklı gururunu yaşadıklarının altını çizerek, “Kente ve kentin değerlerine sahip çıkma amacıyla gerçekleştirdiğimiz bu çalışmayı kısa sürede halkımızın kullanımına sunduk. Güzel ve olumlu tepkiler aldık. Avrupa mimarlık ödülüne layık görülmesi bizleri ayrıca mutlu etti. Bundan sonra kent kültürüne kazandıracağımız diğer yapıların da İzmir’e ödüller getirmesini umut ediyoruz. Emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum ” şeklinde konuştu.
Toplantıda Fransızca ve İngilizce sunum yapan Tartan, İzmir’in her geçen gün daha da geliştiğini söyledi. Tartan, katılımcılardan İzmir EXPO’su için de İzmir’e destek istedi. Ünlü Mimar Culot, İzmir heyeti sahneye çıktığında “İzmir’de bütün kadınlar mimar mı? Diye espri yaptı. Tartan’da “Kadının üretim ve yeteneğinden en üst düzeyde yararlanıyoruz. Onun için yakında Türkiye’nin ilk dünyanın en önemli Kadın Müzelerinden birin İzmir’e kazandıracağız” dedi.
Yenileme projelerini özendirmek…
Bu yıl dokuzuncusu düzenlenen "Philippe Rotthier European Prize for Architecture" (Philippe Rotthier Avrupa Mimarlık Ödülü), son beş yılda Avrupa sınırları içinde hayata geçirilen en başarılı yenileme projelerini ödüllendirdi.
“The Age of Renovation” (Yenilenme Çağı) teması çerçevesinde düzenlenen 2011 Philippe Rotthier Avrupa Mimarlık Ödülü programı, bu kentsel rönesansın bir parçası olarak; varolan mirasa dikkat çeken, kentsel yaşam kalitesini, çoğulculuk içerecek şekilde iyileştiren yenileme projelerini ödüllendirmeyi amaçladı.
Seçici Kurul ise uluslararası platformlarda önemli yere sahip aşağıdaki isimlerden oluştu:
- Ben Bolgar (Mimar, Birleşik Krallık)
- François de Mazières (Mimarlık ve Miras Müzesi Başkanı, Fransa)
- Anna Heringer (Mimar, Avusturya)
- Léon Krier (Mimar, Fransa)
- Christian Lasserre (Mimar, Belçika)
- Jean Paul Midant (Tarihçi, Fransa)
- Katia Pecnik (Gazeteci, Fransa)
- Philippe Pemezec (Plessis-Robinson Belediye Başkanı, Fransa)
- Jean-Baptiste Pietri (Mimar, Fransa)
- Paolo Portoghesi (Mimarlık profesörü, İtalya)
Türkiye’den sadece Konak
Dünyaya dağıtılan ve birçok kütüphaneye giren 2011 Avrupa Mimarlık Ödülleri kitapçığında Türkiye Konak Belediyesi ile yer buldu. Bu başarı ülkemiz için gurur kaynağı oldu.
Türk Kızılayı Derneği, İzmir'in Konak ilçesinde yıllardır depo olarak kullanılan Arap Mescidi’ni restore edecek. Dernek Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, "Mescidi restore edip ibadete açacağız. Sponsoru da yönetim kurulumuzdan." dedi. Kızılay Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karahan da sponsor olduğunu doğruladı. Kızılay, çeşitli sebeplerle mülkiyeti kendisine geçen tarihi yapıları, asıl kimliklerine kavuşturma kararı aldı. Bu çerçevede ilk olarak İzmir'deki Arap Mescidi restore edilecek. Derneğin 1963 yılında satın aldığı ve malzeme deposu olarak kullandığı mescit, eski haline getirildikten sonra Diyanet İşleri Başkanlığı'na devredilecek. Eskiden köy olan, daha sonra şimdiki Balçova ilçesinin tüzel kişiliğine geçen mescit, dönemin muhtarı Musa Koç tarafından 650 liraya Kızılay'a satıldı. Fevzipaşa Mahallesi, 178 ada 17 paftada bulunan mescidin geçmişi 1700'lü yıllara dayanıyor. Kızılay Yönetim Kurulu Başkanı Akar, Arap Mescidi ile ilgili konunun geçmiş dönemlerde de el alındığını, ancak projenin hayata geçirilemediğini, şimdi ise genel kurul kararı aldıklarını söyledi.İnsanlara zor zamanlarında yardım etmenin yanında tarihi eserlere de sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Akar, "Doğal afetlerde yardım gibi insani vazifelerimizin yanında, tarihi eserleri korumak da vazifemiz. Bu tür uygulamalara devam edeceğiz." şeklinde konuştu. Arap Mescidi'ni şu anda depo olarak kullanmadıklarını, fakat ibadet de yapılmadığını ifade eden Akar, "Mevcut haliyle mescit olarak kullanılmaya uygun değildi. Restorasyon için ihale açılacak. İnşallah hep birlikte orada ibadet yaparız." dedi. Türk Kızılayı İzmir Şube Başkanı Nihat Baç da genel merkezin kararı doğrultusunda gerekenin yapılacağını belirterek, İzmir'de kayıtlı böyle bir başka eserin bilinmediğini söyledi. CİHAN
Bu bornova tren istasyonu yenilemesi biraz amacını aşmış gibi sanki. O restorasyon havasını alamıyorsunuz. Sanki yeni yapılmış bir bina var karşınızda. Bunun adı restorasyon değil başka birsey.
peki birşey soracam, belediye o kadar kendini yırtıyor bornova merkeze metro getirmek için, neden eü hastanesinden itibaren bir hatla bu eski tren garına metro getirmiyor, bir durak bir duraktır..
İzmir'in Çeşme İlçesi'nde 1832 yılında bir Rum Ortodoks ibadethanesi olarak inşa edilen Aya Haralambos Kilisesi'nde, restorasyon çalışmalarında sona gelindi.
İzmir'in Çeşme İlçesi'nde 1832 yılında bir Rum Ortodoks ibadethanesi olarak inşa edilen Aya Haralambos Kilisesi'nde, restorasyon çalışmalarında sona gelindi. Çalışmaların 31 Aralık 2011'de bitmesi planlanıyor.
Çeşme Belediyesi, İnkılap Caddesi üzerindeki Aya Haralambos Kilisesi'ndeki restorasyon çalışmaları için 21 Haziran 2010 tarihnde İzmir Valiliği'ne başvurdu. Beklenen ödeneğin 18 Ağustos 2010'da çıkması üzerine ihale aşamasına geçildi ve Umart Mimarlık Mühendislik İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. 1.627.218 lira ile ihaleyi kazandı. Bu bedelin yüzde 95'i İzmir Valiliği İl Özel İdaresi tarafından, yüzde 5'i ise Çeşme Belediyesi bütçesinden karşılandı.
Çeşme Belediyesi Fen İşleri Müdürü Fatih Taylan, Aya Haralambos Kilisesi'nin uzun yıllar Çeşme'nin gündeminde olduğunu, esnaf tarafından burasının bir cazibe merkezi haline getirilmesi talebinin her fırsatta dile getirildiğini söyledi. Restorasyon sırasında zemindeki betonun kaldırılması sonucunda ortaya çıkan özgün döşeme ve bu döşemenin apsisteki kotlarının mevcut projeden farklı olduğunun anlaşıldığını kaydeden Taylan, "Durum, İzmir 1 No'lu Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu'na bildirildi. Koruma Kurulu'nca, zemin döşemesi ve narteksten galeri katına çıkışı sağlayacak merdivene ilişkin alternatif önerileri istendi. Şimdi zemin döşemesi ve merdiven gibi bazı detayların projesi çiziliyor. Onayın ardından restorasyon bitirilecek. Daha sonraki aşamada yapacağımız iş ise aydınlatma için aparatlar alarak montajlarını yapmak. Bütün bu işlerden sonra restorasyon tamamlanmış olacak. Tahmini iş bitim süresi 31 Aralık 2011. Hedefimiz Uluslararası Mimarlık Ödülü olan Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü Çeşme'ye getirmek" dedi.
PATRİK BARTHOLOMEOS YAKIN TAKİPTE
Aya Haralambos Kilisesi'nin bir kültür merkezi olarak mı, yoksa başka amaçlarla da kullanılıp kullanılmayacağına restorasyon bitiminden sonra karar verileceğini belirten Taylan, bu restorasyonla Çeşme merkeze bir hareket geleceğini vurguladı. Taylan, "Bu güzel çalışma Çeşme'de inanç turizminin de başlamasına neden olacak. Daha restorasyon başlamadan önce, sadece düşüncesi bile buraya turist gelmesine neden oldu. Şu an yabancı turistler kiliseyi ziyaret ediyor. Sakız Adası da buradaki çalışmaları ilgili yerlere ulaştırıyor. Atina takip ediyor, Fener Rum Patriği Bartholomeos takip ediyor, herkes bu restorasyonu izliyor. Sürekli, 'Ne safhada?' diye soruyorlar. Buradaki çalışmalar ile ilgili Sakız Adası'na gönderdiğim fotoğraflardan onlar da işin nasıl yürüdüğünü, nasıl gittiğini takip ediyorlar ve bunu da gazetelerinde basıyorlar. Böylece buraya gelen insan sayısı da artıyor. İnanç turizmiyle İnkılap Caddesi'ne de büyük bir hareket geleceğini tahmin ediyorum" diye konuştu.
ÇEŞME'DE AYİN, SAKIZ'DA CUMA NAMAZI
Çeşme İşadamları Derneği (ÇEŞİAD) eski başkanlarından ve aynı zamanda kilise karşısında giyim ve hediyelik eşya mağazası sahibi olan Şakir Karadede, İnkılap Caddesi'ne yani Çeşme merkeze bir hareket gelebilmesinin yolunun, Aya Haralambos Kilisesi'nin belirli günlerde Ortodoks ayinlerine açılmasından geçtiğini söyledi. Karadede, "Aya Haralambos Kilisesi'nin ardından Sakız'da kale içindeki Bayraklı Camii'nin de restorasyonu yapılsa, bunu da krizdeki Yunanistan'a bırakmadan, örneğin İzmir Ticaret Odası üstlense. Cuma günleri bir imam sabah Sakız'a gidip cuma namazı kıldırıp akşama geri dönse. Aynı şekilde pazar günleri de Sakız'dan bir papazın gelip Aya Haralambos Kilisesi'nde 300 - 500 Ortodoksun katılacağı ayin yaptırsa fena mı olur? Buradan giden Türklerin Sakız esnafına, Sakız'dan gelen Yunan dostların Çeşme esnafına katkısını düşünebiliyor musunuz? Ayin sonrasında Çeşme çarşıda, sahilde, Dalyanköy'de, Çiftlikköy'de, Ilıca'da, Alaçatı'da dolaşan 500 Yunan turisti hayal etmek bile güzel değil mi?" dedi. - İzmir / Çeşme
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden yeni bir restorasyon daha
Sıra “Haremlik-Selamlık”a geldi
Önemli tarihi yapıları tek tek yenileyerek kent yaşamına kazandıran İzmir Büyükşehir Belediyesi, şimdi de metruk durumdaki tarihi Ahmet Ağa (Haremlik-Selamlık) binasını Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden 30 yıllığına kiralayarak restorasyon çalışmalarına başladı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, yıllardır atıl durumda olan ve yıkılmaya yüz tutmuş Kemeraltı’ndaki Ahmet Ağa (Haremlik-Selamlık) binasını kente kazandırmak için kolları sıvadı. Restorasyon çalışmalarına başlanan tarihi bina için Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile 30 yıllığına “restorasyon karşılığı kiralama” sözleşmesi imzalandı.
Kemeraltı’nda mülkiyeti Salepçi Hacı Ahmet Efendi Vakfı adına Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan 927 metrekarelik bina, Konak İlçesi Hacı Mahmut Mahallesi 848 Sokak’ta bulunuyor. Tarihi bina, restore edildikten sonra Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet vermeye başlayacak. Binanın restore edilmek üzere hazırlanan rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri, İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından da onaylanmıştı.
Tarihçesi
19. Yüzyıl’ın ilk yarısında yapılarak kente kazandırılan Haremlik-Selamlık binasında iki ana bölüm var. Birinci yapı “Selamlık”, ikinci bina ise “Haremlik” olarak tespit edilirken, Selamlık binası iki kat, Haremlik binası da bodrum kat ve üzerindeki iki kattan oluşuyor. Haremlik binasının arka bölümünde ayrı bir bahçe bulunuyor.
Zaman içinde oldukça yıpranmış ve zarar görmüş durumda olan bina, restorasyon projelerine uygun olarak kente kazandırılacak. Mühendislik projelerinin önümüzdeki günlerde tamamlanmasının ardından, bina için onarım ihalesine çıkılacak.
Konak Belediyesi'nin yürüttüğü projeyle yenileme çalışmaları devam eden Mülkiyeliler Birliği binası, kapılarını açmak için gün sayıyor.
Konak Belediyesi ve Mülkiyeliler Birliği arasında imzalanan protokolle birliğin İzmir şube binası yenileme çalışmaları büyük ölçüde tamamlandı. İzmir Valiliği İl Özel İdaresi'nin de desteklediği restorasyonda son aşamaya gelindi. Konak Belediyesi'nin üstlendiği çalışma ile imzanın üzerinden bir yıl geçmeden tarihi bina yeni yüzüne kavuştu.
Kıbrıs Şehitleri Caddesi 1453 Sokak'taki (Gazi Kadınlar Sokağı) Mülkiyeliler Birliği binası Konak Belediyesi'nin özverili çalışmasıyla yeniden yaratıldı. Her ayrıntısı düşünülen restorasyonda ilk olarak kolonlar güçlendirildi, binanın temeli sağlamlaştırıldı. Dış cephe tamamen yenilenirken bina içinde de köklü değişiklikler yapıldı. Elektrik ve su tesisatı değişti, yeni, güvenli, kullanışlı duruma getirildi. Bahçe ve teras eski atıl görünümünden kurtularak modern bir görünüme kavuştu. 100 yıllık yapının tarihi özellikleri korunurken oyma ve işlemeler gibi özgün özellikleri de ortaya çıkarıldı. Zemin kaplamaları devam eden binadaki çalışmanın bitimine çok az bir zaman kaldı.
Çağdaş kentlerin tarihi dokusunu koruyabilmiş ve işlevselleştirmiş olduğuna dikkat çeken Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan, "Konak, Kemeraltı'ndaki hanlar, Alsancak bölgesindeki İzmir evleri, Basmane'de özellikle Oteller Sokağı ve daha birçoğunu ekleyebileceğimiz yapılarıyla mimari açıdan zengin bir kent. Bu zenginliği doğru, planlı ve titiz çalışmalarla ortaya çıkararak hem tarihi dokuyu korumaya hem de modern hayat içerisinde kullanılabilir duruma getirmeye çalışıyoruz" dedi.
Daha önce yenilenmiş halini yüklediğim Dönertaş sebilinin eski bir fotoğrafını buldum. Arkadaşımızın verdiği linktende yapının kısa tarihçesini ve yapılan işlerin dökümünü sayfaya alma gereği duydum.
Dönertaş Sebili
Anafartalar Caddesi ve 945 Sokak kesişiminde bulunan Dönertaş Sebili, köşesindeki sütunun dönmesinden dolayı bu adı almıştır. 1814 yılında yapılan sebilin sahibinin Osmanzade Seyyid İsmail Rahmi Efendi olduğu sanılmaktadır. Dörtgen planlı sebilin üstü kubbeli olup, alaturka kiremit kaplıdır. İki pencere arasında ve köşeye konan, süslü başlıklı, geçmişte dönen yuvarlak mermer sütun cephenin çarpıcı bir öğesidir. Mermer kaplı cephe, bitkisel motifler, manzara ve hat bezemeler ile süslenmiştir. Tarih boyunca ticari hareketliliğini koruyan Tilkilik bölgesi, günümüzde de çarşı niteliğini ve kısmen de olsa aynı canlılığını korumaktadır.
Dönertaş Sebili İçin Neler Yapıldı?
Yapının çevresindeki mevcut beton parkeler sökülerek zemin kazıldı ve yapının çevresindeki özgün zemin kotuna ulaşıldı.
Dış cephede, mermerler yumuşak sünger ve su ile temizlendi. Mermerlerdeki bozulan derz dolguları özenle temizlenerek, beyaz çimento, mermer tozu ve boya karışımıyla elde edilen dolgu malzemesiyle tekrar yapıldı. Hasar gören yerler onarıldı.
Yapı dışında bulunan ve mevcut zemindeki yükselme nedeniyle, zemin seviyesinin altında kalmış olan çeşme yalağı da, yapılan kazı sonrası ortaya çıkarıldı ve çeşme fonksiyonu tekrar kazandırıldı.
Sebile ismini veren, köşedeki masif mermer silindir temizlenerek, yeniden dönmesi sağlandı. Çatıdaki alaturka kiremit kaplama söküldü. Yalıtım yapıldı ve yeniden alaturka kiremit ile kaplandı. Onaylanan restorasyon projesine göre yeni su tesisatı yapıldı ve tekrar sıvanarak su bazlı boya ile boyandı. Mevcut mermer zemin, sadece eksik bordürleri tamamlanarak korundu ve temizlendi. Yapının sebil olarak kullanılması zorunluluğu nedeniyle, iç köşeye mermer bir lavabo yerleştirildi, muslukları takılmaya hazır hale getirildi. Kubbe altındaki kalem işi süsleme kısmen ıslah edilerek korundu. Aydınlatma amacıyla aplikler takıldı. Mevcut saç giriş kapısı, yerinde ıslah edilerek korundu ve boyandı. Ahşap doğramalar yeni ahşap giyotin doğramalarla değiştirildi. Pencerelerdeki metal kafesler yerinde ıslah edildi.