Polise atmak istediği bomba erken patladı, kaçınca elinden oldu
İki hafta önce Diyarbakır'daki BDP mitinginde, polise atılmak istenen ses bombası göstericinin elinde patlamış, polis, şüphelinin kopan parmağını bularak ameliyat ettirmişti. Benzer bir olay Adana'da yaşandı. Bu kez M.A.A.'nın elinde bomba patladı. Kopan parmakları polis, hastaneye yetiştirdi; ancak bir müddet sonra hastaneye gelen zanlının, parmağının yanı sıra bileğinin de koptuğu anlaşıldı.
baris ve demokratlar is basinda. sorun cözmeye ugramislar.
saglik harcamalari tabii bize yükleniyor. kaynaklar bu yüzsüzlere harcaniyor.
Eğer “Kürt sorunu” diye sözü edilen ve daha böyle adlandırmakla bile esası ıskalanan meselenin iki tarafı varsa, ancak bunlara söylenebilen sözler anlamlı olacaktır. Hangisi hangimizi dinler ki?
Önce şu esası ıskalama meselesini açıklığa kavuşturayım. Bizim memleketimizdeki temel sorun Kürt sorunu değildir. Çoğu zaman söylenen ama ciddiye alınmayan şey, doğrudur, esas sorunumuz Türk sorunudur. Kürtler, onyıllarca devletin özel zulmüne maruz bırakılmış bir topluluktur. 12 Eylül’ün Diyarbakır Cezaevi, tam da bugünkü gibi bir ortamı yaratmak üzere kurulmuş özel okul gibiydi, amacına da ulaştı. Yetmedi, 1990’ların vahşet politikalarıyla, öfke dolu, kin dolu nesiller yaratıldı. Anababaları, kardeşleri, eşleri, arkadaşları sokak ortalarında vurulmuş, asit kuyularına atılmış, işkencenin her türlüsünden geçirilmiş insanlarla karşı karşıya olunduğu niyeyse hep unutuluyor. Sanki Kürtler iş görüşmesine gelip de masada mızıkçılık yapan bir heyet! Değil. Eşit koşullarda karşı karşıya gelinmediğini Türklerin artık nihayet bir zahmet kavraması lâzım. Bunsuz hiçbir adım atılamayacak. Türkler Kürtlerle eşit haklara sahip olmayı sindiremediği için biz bunca felaketi yaşadık, yaşıyoruz. Durup dururken PKK diye bir şey çıktı da ondan değil. Kürtlere Kürt oldukları için yapılanları birileri Türklere yapsaydı Türkler de dağa çıkardı.
İddiam o ki, Kürtleri manen Türklerden uzaklaştıran, devletin onlara reva gördüğü zulüm de değildir. Bütün o zulüm yılları boyunca –olağan “münafık”ları hariç– Türk toplumunun hiç değilse “ama bu kadar da olmaz ki” manasına gelecek usulcacık bir ses bile çıkarmamış oluşudur.
ben bu bdp-pkk sahislere baktigimda türkiyenin aslinda ruhsal hastalar ile sorunu oldugunu düsünüyorum.
birisi polise bomba atarken kolundan oldu. digeri bomba hazirlarken tutuklandi.
bu sahislerin yüzerline bir bakin. tam psikopat bunlar. norvecteki psikopattan hic bir farki yok. norvectekine irkci veya hasta oldugunu söylüyorlar. eh o zaman bu resimdeki sahisler ne oluyor. bu simdi kürt sorunumu oluyor. bence bunlar ruh hastasi.
Özel Harekat tekrar devreye giriyor...Demekki bu iş SİLAHLA çözülebiliyormuş...Sıkı ve dayanaklı sözde demokratlar dumur olmuştur herhalde..Bazıları yapmayın etmeyin teröriste taviz vermeyin dedikçe darbeci diye yaftalanıyordu.Sn. Başbakan gerçeği gördü, mecburen bu demokrat takımıda SİLAHLA ÇÖZÜMÜ savunacaktır artık. Hele bir kendilerine gelsinler,şoku atlatsınlar.
Aslında Kürt sorunu yok pkk sorunu var diyen arkadaşlara:
Doğrudur gerçektende Kürt sorunu yoktur. Ama benim gözlemlediğim kadarıyla Kürt kardeşlerimiz, var güçleriyle PKK terörüne karşı çıkıp lanetlemezse, ortalık yerde çıkıp protesto gösterisi yapmazlarsa, vs vs. tepki çeşidi farketmez ama yüksek sesle tepkilerini koymazlarsa bence şu olacak:
Nasıl ki PKK Kürt çoçuklarını daha masumken zehirledi ve 10 yaşında masum bir sabi polise taş atıyor ve neden attığını bilmiyor; benim masum yavrumda televizyonda bu olayları izleye izleye, etrafında ŞEHİT cenazeleri ve mezarları arttıkça, içten içe bir KÜRT düşmanlığı kafasına kazınacak. Okulda, mahallede Kürt çocuklardan uzak duracak. Ayrışma ve çatışma ilerledikçe birbirine düşman iki genç nesil yetişecek. İşte asıl sorun o zaman başlayacak. Nasıl ki oralarda suçlu suçsuz ayırımı yapılamadan polis, öğretmen, işçi, köylü öldürülüyor ise ya batıda da bu ayırımı yapmayan gençlik ortaya çıkarsa ne yapacağız. Bir çoçuğun babasına sorduğu şu soru beni mahvetmişti: "Baba Kürtler gavur mu? Neden polis amcaları öldürüyorlar?" Baba "Olur mu öyle şey evladım, onlar pkk lı ...... " dediyse de çoçuk hiçte babasına inanmış gibi görünmedi. Beni asıl korkutan işte budur.
turkiyede 100 lerce yil ayrim diye bir sey olmadan yasadik tum milletler herkes esit haklara sahipti ancak dis guclerin yalanlarla milletleri kiskirtarak ve ortadogudaki milletleri birbirine dusurme politikalari bati tarafindan isletiliyor buyuk israil bu sekilde kurulacak diye dusunuyorlar
böyle bir sorun vardı,sonra bir hükümet geldi ve bu üzeri örtülen soruna el attı.olaya siyasi kayıp riskini alarak girişti.daha 20 sene öncesine kadar konuşulamayacak,kunuşulursa konuşanların akıbetinin ne olacağı belli olan bir düzen den çoğu şeyin özgürce konuşulabildiği bir düzene geçişi sağladı.
peki sonra ne oldu?
ne kadar iyi niyetle yaklaştıysa btö örgütlenmesinin yandaş ve yardakçıları bir okadar azıttı.daha küçücük çocuklara onlar (btö) olmasaydı recep tayyip erdoğa'nın askerleri bizi öldürecekti nakaratlarını ezberletip beyinlerini kirlettiler.
düşüne biliyormusunuz,ne iğrenç bir kirli propaganda yürütülüyor.yalanlar,iftiralar küçücük beyinlere şırınga ediliyor.
hadi o çocuklara, btö geçmişte bize yapılanların hesabını soruyor diye propagandanızı yapsanız hadi bir nebze anlayacam,ama hem zamanında size o acıları çektirenlere karşı gelip onlarla mücadele eden, hem de 20 sene öncesine kadar hayal bile edemeyeceğiniz acılımları yapan bir başbakan hakkında onlar (btö) olmasaydı recep tayyip erdoğa'nın askerleri bizi öldürecekti gibi nakaratlar ezberleterek ne kadar iftiracı,şerrefsiz ve haysiyetsiz olduğunuz gösteriyorsunuz.umarım samimi olarak barışı destekleyenlerde bunların gerçek kişiliklerinin farkına varırda,farkında olmadan barışa hizmet ediyorum diye bu adi yaratıklara hizmet etmekten vaz geçerler.