1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Mehmet!
|
 |
Ahmet Kozanlı
13 yıl önce - Cum 20 Ağu 2010, 23:03
Türk halkına açık mektup
20 Ağustos 2010 Cuma, 11:19:57
Bu ülkede “yerleşik düzene biat etmeyen” bir Başbakan’a, “başbakanlara davranılması gerektiği gibi” yaklaşmak ne kadar büyük suçmuş! Oysa Başbakan dediğin nedir ki; pijamayla karşılarsın, kapıya kadar bile geçirmeden, oturduğun yerden uğurlarsın! Gazetede görmeden işe aldığın 20’li yaşlardaki “editöre” hakkında istediğin haberi yazdırırsın!
Sevgili dostlarım, kaç gündür, basının bir bölümündeki “şahsıma yöneltilen” organize saldırıyı gülerek ve aslında bu ülke adına üzülerek izliyorum. Suçumuz, “Başbakan’a kendini ifade etmesi için imkân sağlamak” ve “öteki” gibi davranmamak! Başbakan dediğin nedir ki; birinci derece suçlu! Hele Erdoğan, onlara göre “tam bir öteki”!
Neden mi? Onların düşündüğü gibi düşünmez, onlar gibi yaşamaz, onlar gibi giyinmez; kızı-oğlu ellerinde “içki kadehleri” Reina’da, Çeşme’de sabahlamaz; eşi kumar masalarında yığılıp kalmaz! Hazine bonolarından aldığı faizi yediği anlar “dergilere” kapak olmaz!
O tam bir “ötekidir”, hayat tarzı onlara göre farklıdır ve “cezalandırılması” gerekir! Hatta o kadar ötekidir ki; kızları başını örttüğü için bu ülkede okuyamaz! Suçu bu kadarla da kalmaz. Onların “taptıklarına” tapmaz, biat ettiklerine etmez, “yerleşik düzenin” çarklarına su taşımaz, doğru veya yanlış kendi inandıkları ve kendi yolu vardır. Tekrar ediyorum; doğru veya yanlış önemli değil; kendi “yolu” vardır ve asla “sermayenin tahakkümüne” girmez.
Sevgili dostlar, son yaşananlardan sonra şunu çok net bir kez daha gördüm: Bu ülkede “çıkar odaklarının kol kola girdiği” iğrenç derecede kokuşmuş “kirli” bir tabaka var. Yıllarca bu ülkenin kanını emmişler, bu da yetmemiş “basın” diye karşımıza çıkardıkları “şaklabanlar” ile “istediklerine inanmamızı” sağlamışlar, içeriden ve dışarıdan öyle “kenetlenip, o kadar korkunç” bir “rant mekanizması” kurmuşlar ki; kendi değirmenlerine su taşımayan herkesi “öteki” ilan etmişler...
Ey Türk halkı, yıllarca “hakkın olan her şeyi, sana karaborsa sırasıyla satan”, devletten aldığı kredilerle “kendi burjuva devrimini” yapan, “kanarya sevenler derneğinden” farklı statüsü olmamasına rağmen kurduğu “yapılara” yarattığı gazeteci parçalarını “aklen ve ruhen biat ettirip” senin karşına çıkaran, yılda 50 milyar dolar faizi cebine indiren, “irtica-terör” algılamasıyla “seni tehdit” haline getirtip Türk askerini dahi kendi oyununa alet eden, seni yok sayıp “kanınla, terinle” beslenen bu “kirli düzenin” sonu geldi! Evet, yanlış okumuyorsunuz; bu çırpınışın altında “son perdenin” acısı yatıyor.
Şimdi “tasfiye” zamanı! Bu düzen çökecek, medyadan finans sistemine, sermaye piyasasından basının en küçük noktasına kadar “çöreklenenler” yok olacak ve yok olurken bu halka hesap verecek!
Ey “çöreklenenler” ve onların “borazanları”; sizin için “veda vakti”. Ama bu “veda” ve arkasından gelecek seda, şairin dediğinin aksine hiç ama hiç “hoş” olmayacak.
Efendiler, saldırın, gücünüzün son “damlasına” kadar saldırın, ama şunu da bilin ki; zaman aleyhinize işliyor ve siz tükeniyorsunuz. Güle güle gidin, bizleri de unutmayın.
Son söz: Türk halkı, sokaktaki işsizinden karargâhtaki kurmay subayına kadar “neyin ne olduğunu çok ama çok iyi analiz” etmeli ve algılamalı. Bu ülke “hepimizin” ama “bizler” yıllarca itilip kakıldık, sistem dışına sürüklenerek “her alanda ötekileştirildik”! Dışlanmayı sadece “maddi güç” anlamında almayın; en üst rütbeli asker olursunuz ama “onların” olmadığınız için “hep kötüsünüzdür”, başbakan olursunuz ama “onların” olmadığınız için dışarıda kalırsınız, medya patronu olursunuz “onlarla işbirliği yapmazsanız” saldırıya uğrarsınız. Onlar istemeden “onların kestiği” ormanlara “taşeron” olarak inşaat bile yapamazsınız, hatta işçi bile olamazsınız...
Uzun lafın kısası; uyan güzel halkım uyan! Bu ülke senin, sahip çık! Çık ki; çocuğun da bu “yerleşik sistemin” kölesi olmasın...
http://www.haberturk.com/yazarlar/544028-turk-hal ...cik-mektup
Yiğit bulutun bugünkü yazısı
|
 |
emrecirik
13 yıl önce - Cum 20 Ağu 2010, 23:25
Bu yazisi ile tarih yazmistir. Ve referanduma kocaman bir evet destegi vermistir.. Bu yazi ile kirli duzen ifsa olmustur.. Gercekten yigit ve cesur bir gazeteci.. Bravo yigit bey..
|
 |
ibrahim alıcı
13 yıl önce - Cum 20 Ağu 2010, 23:25
Jöleli Yanaşma Yiğit Bulut;Jölesiz yanaşma Taha'nın son incisi
Yiğit Bulut bir sene içerisinde 180 derece bir kasisli dönüşle çizgisini değiştirdi
Çok sevdiğim hocam Namık Kemal Zeybek'in damadı olduğu için saygı duyardım kendisine ancak bu saygı'yı 2 gün önce Başbakan'ı konuk ettiği program'da bitirdim..Öyle bir yalakalık etti ki başbakan dahi şaşırdı bu durum'a.
Başbakan’ın karşısında takındığı tavırla var olan karizmasını yerle bir etti!
Tamam holding medyasında yönetici ve programcı olmak farklıdır ve belli bedeller ödenir ama ölçüyü bu derece kaçırmamak gerekiyor!
Doğrudur Ciner Grubu iktidara meydan okuyamaz, zira devlete hem elektrik satıyor hem de madenci ama bu işin bir orta yolu var!
Oysa Yiğit bir gün o tarafın bir gün bu tarafın militanı oluveriyor!
İnsanların zaman içinde fikirleri belki değişir lakin verdiği hükümler bu kadar kısa zaman içinde ters-yüz olmaz!
İnsaf ile söyleyin bu Yiğit’in yaptıkları akıl alacak şey midir?
AKP ve politikalarına karşı Ergenekon’da adı geçenlerle gizli toplantılar yapacak kadar keskin ve katı iken, birden ona yandaş ve militan olmanın izah edilebilir tarafı olabilir mi?
Yahu ben mi yanlış hatırlıyorum, bu Yiğit Bulut istisnasız bütün televizyon kanallarında Sinan Aygün’le beraber AKP karşıtı diye bilinen cephenin adeta kadrolu tartışmacısı değil miydi?
Belli ki Sinan Aygün’ün başına gelenlerden ürkmüş ve dahası iktidara yanaşmanın maddi ayrıcalığını keşfetmiş ve bir anda kendini inkara yönelmiştir.
Programı izleyenler gördüler,Yiğit kardeş Tayyip Erdoğan'a 27 Mayıs pasını veriyor ama 28 Şubat’ı ve de Çevik Bir’in kendine yakın bir şirkette nasıl danışmanlık yaptığını sormuyor. Keza darbelerden hesap diyor ama 2007 Nisan'ında muhtıra veren Yaşar Büyükanıt'a Bakanlar Kurulu kararı ile neden madalya taktığını gündeme getirmiyor. Ortalık villa tartışmaları ile yıkılıyor lakin Üsküdar'da oğulları adına tapulu olan villayı dillendirmiyor. Aynı şekilde PKK'nın eylemsizliğini ve Ahmet Türk'ün BM teklifini de pas geçiyor. Bunun yerine YAŞ'daki atamaları bahane edip Tayyip Beyi demokrasi kahramanı yapmaya çalışıyor. İş o kadar şirazeden çıkıyor ki Erdoğan bile bu yağcılıktan rahatsız oluyor...
Yahu Yiğit kardeşim,YAŞ'a Başbakanların müdahalesi 1977'den yani Demirel'den beri hep yok mu,nedir bu gazlaman, çok ayıp!
Bu olayda da görülüyor ki merkez medya iktidara göbekten bağlıdır ve geçmiş seçimlerde olduğu gibi bu referandumda da AKP adına seferber olacaktır.
Habertürk'ün AKP'nin hoşuna gitmeyen 15 gün önceki anketini hemen yenileyip, tam tersi sonuçları alel acele yayınlaması bunun son delilidir.
En son ibrahim alıcı tarafından Cum 20 Ağu 2010, 23:32 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
İsmail270116
13 yıl önce - Cum 20 Ağu 2010, 23:28
Yukarıdaki yazılanlara katılıyorum. Fakat en azından kaleminini bir köşeye bırakıp her iki tarafıda eleşirebiliyor. Körü körüne bağlanmaktan daha iyidir. Olaylara tarafsız bakabiliyor.
Muhalefet ve aynı zamanda iktidarıda yanlısları ile doğruları ile eleştirebiliyor.
Biz ne gazeteciler gördük Bu onun yanında kral olsa gerek 
|
 |
Ahmet Kozanlı
13 yıl önce - Cum 20 Ağu 2010, 23:35
Yiğit bulut , son yazısıyla milliyet ve hürriyetteki bir çok yazmaz bozuntusunun kafasına balyozu indirmiştir. Hepsini ifşa etmiştir. Kalemine kuvvet diyerekten başarılarının devamını dileriz.
|
 |
Figen
13 yıl önce - Cum 20 Ağu 2010, 23:42
Zannedersem 3 medya mensubu için "köpek" benzetmesi yapmıştı. Isim vermemişti, fakat yazılarından anladığım kadarıyla Ertuğrul Özkök ve Ahmet Hakan kastetttiği iki kişiydi. Üçüncüsünü çıkartamadım.
|
 |
ufuk_g
13 yıl önce - Cum 20 Ağu 2010, 23:44
Sayın Bulut Türk Halkına açık mektup yazmış
demişki
"Uzun lafın kısası; uyan güzel halkım uyan! Bu ülke senin, sahip çık! Çık ki; çocuğun da bu “yerleşik sistemin” kölesi olmasın..".
http://www.haberturk.com/yazarlar/544028-turk-hal ...cik-mektup
Evet tarihe geçmiş bir kişilik
Bakalım daha bir kaç sene evvel Bay Yiğit neler yazıyormuş
hangi yerleşik sistemmiş bu
15.5.2007
| Alıntı: |
| Siyasi otoriteden gelen 'Biz mamaları kestik' açıklamalarını duyunca inanın gülüyorum. Neden mi? Gayet basit; Türkiye 2003-2007 döneminde sıcak paraya Cumhuriyet tarihinin en büyük rantını sağladı da ondan... http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221274 |
18.5.2007
| Alıntı: |
1 - Bugün Türkiye'deki finansal yapı; tamamen sıcak para üstüne kurulmuş 'dışarıdan akan paranın yüksek bir şekilde nemalandığı' ve 'kendi yararına' sistemin patlamasına yani 'cari açık, siyasi risk' gibi unsurların algılanmasına izin vermediği bir dinamik üzerine oturmuş durumda. Son dönemde öne çıkan riskler algılanmıyorsa, bu 'sistemden aşırı getiri sağlayanların' yapının bozulmasından duydukları kaygının 'gerçekleri' örtmesinden-ötelemesinden kaynaklanıyor.
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=221607 |
28.5.2007
| Alıntı: |
Sonuç 1: Amaç ve yarış Türkiye'yi uluslararası rantiyeye teslim etmek konusunda yarışmak ise, varolan iktidarın eline zaten kimse su dökemez. Diğer partilerin bu alanda dünya genelinde gökten dolar yağdığı bir dönemde Türkiye'nin 80 yıllık kamu birikiminin tamamını satan bir AKP dinamiği ile baş etmeleri mümkün değil. Sonuç 2: Türkiye ekonomik model açısından tam bir açmaz içinde ve maalesef ne iktidar partisinde ne de muhalefet partilerinde alternatif bir çıkış, yeni bir model ortaya koyma birikimi ve en kötüsü niyeti yok. Bir kısmı çıkışı 'teslimiyet katsayısının' daha da artırılması olarak algılıyor, bir kısmı da Türkiye'yi Küba'ya çevirmek olarak. Bu işin orta noktası var. Uluslararası sermayenin sinerjisinden yararlanarak, Türk halkının varlıklarını emdirmeden iki tarafa da getiri sağlayan bir yapı kurmak mümkün. Çözüm ne sermayenin önünü kesip 'Türkiye'yi dünyaya kapatmak' ne de 'neyimiz varsa size feda olsun, yeter ki içeride kalın' demek. Çözüm kaktüs taşımak. Kaktüsü çok sıkarsanız elinize batar, bırakırsanız düşer. Tam dengede tutmak çok önemlidir.
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=222462 |
Daha neler neler var
Bugün yazdıklarınımı ciddiye almalı
dün yazdıklarınımı ? (2007)
Peki sayın Buluttaki bu dönüşüm nasıl gerçekleşmiş olabilir ?
Ahmet Hakan ve diğer bazı kaynaklar iddia ediyorki
4 Şubat 2009
| Alıntı: |
YİĞİT BULUT "Ergenekon'dan gözaltına alınma potansiyeli" taşıdığına dair izlenimler devam ederken, "Helal olsun Başbakan'a" diye yazma cesareti göstererek siciline kocaman bir "Eğriye eğri / Doğruya doğru diyen adam" nitelemesini yazdırmayı başardı...
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx ...azarid=131 |
En son ufuk_g tarafından Cmt 21 Ağu 2010, 03:30 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
yurtseven07
13 yıl önce - Cum 20 Ağu 2010, 23:58
yiğit beyi bu son 2010 yılı hariç severek dinliyordum.Ama ne olduda bu yıl hakkten 180 derece döndü anlamadım.ama galiba bende ergenekondan içeri alınırım diye düşündü.
|
 |
Uğur1
13 yıl önce - Cmt 21 Ağu 2010, 00:09
Alıntılar ve açık mektup yazıları dahil yazdıklarında pek yanlış bir şey göremiyorum, bana göre çoğu şeyi açıkça yazan ve doğru ya da yanlış içi boş yazmayan bir yazar..
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|