insanların evleniyor olması bir sorun değildir heteroseksüel hiç kimsede iki erkek ya da kadın evleniyor diye eşcinselliğe özenmez özeniyorsa zaten ya eşcinsel ya da biseksüeldir
Lağım çukuru gibi yerlerde yaşayıp sırf eşcinsellik yüzünden batı medeniyetini küçümseme haddini gösterebilen insanlar, insanlarımız...
Hadi batı medeniyeti kötü, eşcinsellik var diyelim. Ahırdaki hayvanlarıyla cinsel ilişkiye girenleri ne yapacağız peki? Hangisi daha mide bulandırıcı?
Zamana göre değişken bir durum
Daha 2-3 yüzyıl öncesine kadar batı o lağım çukurundayken biz medeniyetin öncüleriydik.
Artı batının medeniyetini değil,eşcinsel yaşam düzeyini eleştiriyorum.
ve batılılar o medeniyetini tabiki eşcinselliğiyle kazanmadı.
Batı İslamın emirlerine uyarak ilerledi.
Bizse İslamın emirlerine uymayarak geri kaldık.
Batı rüşvet almadı,yalan konuşmadı,malını sağlam yaptı,sözünde durdu,dürüst oldu,eğitime ve bilgiye önem verdi,görevleri işinin uzmanlarına verdi.
Ne oldu? İlerledi,gelişti.
Biz arkadan seyrettik.
Batı aile kavramına önem vermedi,eşcinsel kimliği destekledi,kadın erkeği bir tuttu,feminizmi pompaladı,evlilikler yokoldu,çocuk sayısı azaldı,nüfüsu eridi,yaşlılar huzurevlerinde ölümü bekledi.
Ne oldu ? Toplumsal çöküş başladı..
Ama bizim aile hayatımız hala çok sağlam.
Ailenin önemi burada fazlasıyla gözüküyor zira ne medeniyet ne zenginlik ne gelişmişlik o ülkeye fayda etmiyor.
Haa,demekki bu kurallara kim tam olarak uyarsa kazanan O olur.
Ahırda hayvanına tecavüze edenler değil.
Bu eşcinsellik denilen şey yaratılışa, doğaya, insan fıtratına uygun mu değil mi siz bana onu söyleyin, modern, açık fikirli görünücem diye de çok kasmayın bence. Eşcinsellik hormonal sorunlardan gelişmişse ya da genital organ bozukluğundan bunun tedavisi gerekir. Ama psikolojikse bunu da normal kabul edemeyiz. İnsan her canlı gibi soyunu devam ettirmelidir. Doğru olan budur, hangi insan kendini yoktan yarattı da onu yaratanın yaptığı düzeni kabul etmiyor? Erkeğin afedersiniz arka tarafı pislik boşaltmaya yarar, oradan ilişkiye girerseniz her tür mikrop bulaşır.AIDS de bulaşır, bel soğukluğu da her tür virüs de. Böyle iğrençliklere modernite demeyin valla, bastırılmış cinsellik de palavra. Hayvanla ilişkiye giren hayvanlar(!) psikolojik sorunludur, bunları İslama bağlamaktan vazgeçin. Dürtülerine hakim olamayanlar en zor durumda istimna yapsın, açık seklini söylemiyeyim, İslam alimleri buna cevaz vermiştir.
Bu eşcinsellik denilen şey yaratılışa, doğaya, insan fıtratına uygun mu değil mi siz bana onu söyleyin
Yaratılış ve fıtrat diyerek İslami şeyler katarsak işin içine, İslama uygun olup olmadığını tartışmak zorunda kalırız ki konu bununla alakalı değildir. Ancak eşcinsellik canlıya doğuştan gelen 3 yönelimden biridir. Hayvanlar da da bu durum bulunmaktadır. Yaşamını eşcinsel olarak, biseksüel olarak ve heteroseksüel olarak sürdüren insanlar olduğu gibi, hayvanlar da vardır. Yani bu olay doğaya hiç karşı değildir. Bilimsel olarak ve tıbben de bir hastalık, olumsuzluk ya da bozukluk değildir. Psikologlar da en başta varamasalar da, daha sonra bu işin bir psikolojik bozukluk olmadığı konusunda hemfikir hale gelmişlerdir. Sadece vikipediye bakarak bile bunları görebilir, oradaki kaynaklarda da bunların hepsini bulabilirsiniz
Bunu eşcinsellikle bağdaştırmıyorum, hemen saldırıya gecmeyin yani. Batı'nın cökeceğine dair başka bir işaret olarak gördüğüm için bu başlıkta paylaşıyorum.
batı dünyası ailenin ve çocuk yapmanın değerini inanilmaz hafife alıyor . Ben batıda yaşadığım için daha iyi biliyorum. Özellikle tv'lerde eşcinsellik, ayrılma(aldatma programları var, adeta teşvik ediliyor), bekar yaşama promosyon görürken, evlilik ve çocuk öcü gibi gösteriliyor.
Ben yeni kuşak için gerçekten endişeliyim. Geleceği hiç parlak görmüyorum.
bilimsel kaidedir: ortalama 2.1 den az çocuk yapan topluluklar yok olmaya mahkumdur.
malesef insan yaşamadan, aklı başına gelmiyor. Avrupa bu sorunun acısını iyice çekene kadar akıllanmayacak.
göreceksiniz öyle zamanlar gelecek ki, avrupa (batı) eşcinsel evliliği yasaklayacak. Her türlü eşcinsel propagandanın tamamen önü kesilecek. ailenin önemi anlatılacak, evlilik teşvik edilecek.
ustte soyledigim olayi avrupada bazi ulkeler yavas yavas yapmaya basliyor.
Alıntı:
Danimarka'da doğum oranın çok az olması ve son yılların en düşük seviyesine inmesiyle Sağlık Bakanlığı kampanyaları hız kazandı.
ÇİFTLEŞMEYİ ARTTIRMAK İÇİN KAMU SPOTU
Son destekleyici ve "sevk edici" kampanya kapsamında bir de "kamu spotu" yayınlandı. Kamu spotunun sloganı da "Annen için yap" olarak belirlendi.
Ama ne yapsalar basaramayacaklar cokmeye mahkumlar, cunku bu cocuk olayi tamamen bir zihniyet meselesidir. Bunun icin yillarin alacagi bir zihniyet devrimi gerekmektedir, bu da zihinleri bulanmis batililar icin hic kolay degil!
Mesela simdi siradan birine 'benim 3 cocugun var' desen, 'neee 3 mu, ay zor olmuyor ayol' der.
Artik 3 cocuk deyince milletin hayalinde adeta bir futbol takimi canlaniyor.
Oysa eskiden 6-7-8-9 cocuk gayet normaldi.
Hic kimse bana bu cagda cocuk yetistirmek cok masrafli, artik eskisi gibi degil felan demesin.
Mesela benim anneannem de babaannemde 8 cocuk yetistirmis. Hepsi de evlenmis ve onlarin da cocuklari olmus ve o cocuklarinda cocuklari olmus ilahir... Mesela bizde 5 kardesiz, ikisi evli, ikisi calisiyor, ben okuyorum ve nihayetinde herkes buyudu ve kendi hayatini idame ediyor, ve bizde cok varlikli bir aile degildik.
Eskilerde kanaat ve sabir vardi, yeni nesillerde ise israf ve tahammulsuzluk.
Soyle bir oturup hesap etsek aslinda ne kadar gereksiz harcamalar yaptigimizin farkina varacagiz.
Ha ben 8 cocuk yapilsin demiyor. Bence de o abartili olur
Benim sahsi kanaatim en az 3, en fazla 4! ama en az 3!
En son Hamza Koçak tarafından Pzr 04 Ekm 2015, 01:11 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Arkadaşlar AIDS en hızlı eşcinsel ilişkiyle bulaşır, bundan otuz sene evvel HIV virüsünün ilk vakasından bu yana yüz milyona yakın insan öldü, bugün 40 milyon AIDS hastası var, her sene 5 milyon kişi ölüyor, 8 milyon kişi de hastalık kapıyor, öyle ülkeler var ki her iki delikanlıdan biri AIDS li, bu hastalık o kadar yaygın ki AIDS le yaşam adı altında sivil toplum örgütleri var. Hastalık genelde iki seneden önce kendini göstermiyor ve on seneye kadar gizli kalabiliyor, buna kuluçka dönemi denir, bu arada hastalık taşıyan kişi bunu pekçok kimseye bulaştırıyor. Korunmasız ilişkiye giren her fahişe hiç şüphesiz AIDS hastasıdır, hastalığı kaptığı için artık kurtuluş umudu kalmamış. Hastalığın çaresi yok fakat bazı yöntemlerle mesela üç senede ölecek bir hastanın ömrü on yıla kadar uzatılabiliyor. Bu da durumu daha kötü yapıyor çünkü on sene içinde çok daha fazla kişiye bu hastalığı bulaştırıyor, bir fahişe olsa on senede bin adamla yatıyor. Düşünün otuz sene evvel bir kişi AIDS hastasıydı, şimdi ise 40 milyon. Peki on veya yirmi sene sonra ne olcak, otuz senede insanlığın sonu mu gelcek, çünkü AIDS kapmak için bir tek ilişki yeterli. Peygamberimiz der ki: Yecüc ve Mecüc arzı istila ettiği zaman bir kurtçuk ona musallat olup hepsini öldürür. İşte kapitalist sistem, ki bütün dünyayı yönetiyor, ve bu sistemin isyankar halkları, kurtçuğa benzetilen AIDS ile ölüp kırılmadıkça dünyanın düzeleceğini de zannetmiyorum. Ortaçağ Avrupasında çıkan bir salgın hastalık dünya nüfusunun üçte birini yok etmişti. Bu sefer ki virüs ise ondan çok daha tehlikeli çünkü kuluçka sırası yıllar sürüyor ve bu arada herkese kolayca bulaşıyor. İnsanların Allahı, ahireti ve Kuran'ı unuttuğu, alimlerin bile dünyalık karşılığında ilim öğrettiği, dinin bütün faziletlerden arındırılıp sadece namaz kılma dini haline getirildiği böylesine sahtekar bir dünyada elbette bu tarz meseleler kümsenin hoşuna gitmez ve mevzusu yapılmaz. Kuran ne güzel der: Onların hakkından ancak cehennem gelir.