Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5
Necmettin K.

10 yıl önce - Pts 18 Hzr 2007, 21:52

Alıntı:
Bu çocuklara baktığımızda; evde dayak yiyen, sonra bu şiddete dayanamayarak sokağa kaçan, burada da suça itilerek yaşayan çocukların olduğunu görmekteyiz. Bu çocuklara sağlık dışı koşullarda  çalışan çocukları da eklemek gerekir


  Ülkemizde konuyla ilgili çalışmalar henüz yenidir. Doğru ve çok denek ile yapılmış araştırmalar da bulunmamaktadır. Yine de buna göre ailede şiddet görenler çok azınlıktadır.

  Bırakın sağlıksız koşulda çalışmayı, sağlıklı koşulda bile çocuk çalıştırmak yasaktır.
Alıntı:
Bu kadar insan sokak çocukları için çalışıyorlar, zamanlarını ayırıyorlar ama hala sokak çocuklarının sayısı artmakta ne kadar azaltsalarda bir yandan da çoğalıyor sokak çocuklarının sayısı


  Bu kadar insan dediğiniz kaç kişi? Sokaklarda dolaşan çocuklara müdahale eden bir uzman veya ekip gördünüz mü?

  Sokak hayvanlarına müdahale eden itlaf ekipleri her belediye de bulunması mümkünken,sokak çocukları için sahi kimler müdahale ediyorlar?

  Çocuklar için yapılmış kaç tane barınma köyleri veya yurtlarını gezdiniz?
Alıntı:
Bu sıralamaya daha bir çok faktörü koyabiliriz. Ve bütün bunların ceremesi dönüp dolaşıp tekrar bizleri buluyor, gün geliyor mala, cana kasteden birer birey oluyorlar.
Galiba suçu tek bir noktada aramamak lazım


  Gelecekte en büyük problemlerin başında sokak çocukları ve sosyal sorunlar olacak ve bunları birkaç milyar dolarlık yatırımlarla kurtaramayacağız.


Baris Invictus

10 yıl önce - Pts 18 Hzr 2007, 23:44

Doğu üretiyor, Batı'ya gönderiyor.

abhazyalı ugur
10 yıl önce - Pts 18 Hzr 2007, 23:53

Alıntı:
çok güzel bir   konu  ben 2000 yılından beri   istanbuldayım ama son 2 senedir istanbulun durumu hiç hayre alemet degil her köşede balicisinden  tinercisine   hırsızından esrarkeşine  her taraf sokak çocukları kaynıyor bir doğulu olarak utanıyorum sokak çocukların çogu doğu kökenli   özellik le  esenler bağcılar  özellikle   yeşillık  alanlar çok tehlikeli  hiç bu sokak  çocuklarıyla  ilgilennen olmuyormu bunların hepsini  bir daha çıkmamak üzere cezaevine  tıkmak lazım

cezaevi ne tıkmak cözümse atalım yada devlet bir tim kursun bunları termik santralde yakalım o zaman ne farkımız olur hitlerden bana kalırsa tek cözüm topluma kazandırmak oda nasıl olacak kanunda ufak bir degişiklikle MADDE BAGIMLISI KİŞİLER İSTEKTE BULUNURSA TEDAVİ HİZMETİ ALIR ibaresi degiştiririp devlet bu hizmeti sormadan teyit almadan yapabilir diye bir ibare eklenmesi ile



Necmettin K.

10 yıl önce - Sal 19 Hzr 2007, 01:31

Alıntı:
cezaevi ne tıkmak cözümse atalım yada devlet bir tim kursun bunları termik santralde yakalım o zaman ne farkımız olur hitlerden bana kalırsa tek cözüm topluma kazandırmak oda nasıl olacak kanunda ufak bir degişiklikle MADDE BAGIMLISI KİŞİLER İSTEKTE BULUNURSA TEDAVİ HİZMETİ ALIR ibaresi degiştiririp devlet bu hizmeti sormadan teyit almadan yapabilir diye bir ibare eklenmesi ile


  Bahse konu olan "sokak çocukları" Madde bağımlıları değildir. Ailesi ile birlikte yaşayan da madde bağımlısı olabilir. Sokakta yaşayan, evden kaçan çocuk madde bağımlısı olmayabilir.

  Madde bağımlısı olan sokak çocuğu olmayabilir,sokak çocuğu da madde bağımlısı olmayabilir.

  Bu ikisini karıştırırsak, neyi çözeceğimizi ve nasıl önleyeceğimizi bilemeyiz.

  Hiç kimseye kendi iradesi dışında tıbbi tedavi veya madde bağımlılığı için bir tedavi uygulayamazsınız. bunun yasayla bir alakası da yoktur. Sadece bir insan hakkıdır.

  Bunun tek alternatifi toplumsal değerlerin yükseltilmesi ve ikna edilmesidir.

  Toplumda insanların niçin yüksek ahlak ve kutsal değerleri taşıması gerektiği ve daha fazla değerlere hizmet etmesi gerektiği inancı yerleştirilirse, o zaman toplumu olumlu yönlere doğru sevk etmek daha kolaydır.

  Toplumumuzda acaba kaç kişi kendisini, yılda enaz iki kez kan bağışlamakla mükellef hissediyor?

  Yine milletimizin içinden kaç kişi, kendisini organ bağışlamakla borçlu olduğu inancında?

  Aynı anda,kaç ailemiz,sokak çocuklarından birisini aile içerisinde yetiştirmek ve üstün vasıflı bir Türk Vatandaşı olmasını sağlamakla görevli addetmektedir.

  Niçin yüksek değerlerle teçhiz olmak zorundayız? Yüksek Irki ve Milli değerlere sahip olmak,Faşistlik veya nazizm anlamına gelir mi?

  Örnek olarak insanlar genelde şu üç şey uğruna çalışır ve mesailerini doldururlar.

  1-Mutlaka karşılığında alınan parayı haketmek için.

  2-Para karşılığı çalışan profesyoneller,daha kaliteli hizmet veya mamül için fedakarlık yapmayabilirler. Öyleyse bazen çalışanlar kendilerinin milletlerini temsil ettiğini ve onları mahçup etmemek ve ülkesini kalkındırmak için fedakarlık yapmak zorunda olduklarına inanmaktadırlar.

  3- Bazı insanlar model olarak tanımladıkları ve insanlara daha faydalı olacaklarına inandıkları ,ideolojileri ve dinleri gibi kutsal değerler adına mesai yaparlar.

  Ancak samimi olan 3. maddedekiler, diğer iki maddedekilerden daha fazla sorumluluk ve hassasiyet taşırlar.

  İnsanlar önceleri idealist insanları çok bencil veya fanatik sanırlar. Aslında onlar ( yine bu duygular samimi dava insanları için geçerlidir) kendilerinden çok gelecek nesilleri düşündükleri için daha fedakar ve paylaşımcıdırlar.

  Size kötülük edenlere iyi dualarda bulunun. En azılı düşmanınız çok iyi ve zengin olsunlar. Allaha bunun için dua edince aslında onların iyiliğini değil, kendi iyiliğinizi istiyorsunuz. Hiç olmazsa çocuklarınızı onların şerrinden korumuş ve kurtarmış olursunuz.

  Eğer, yaptığınız iyilikler sonucu yetiştirdiğiniz insanların size minnet duyarak, normal insanların yapmayacaklarını yapmalarını isteseniz, işte o zaman faşist te nazist te olursunuz.

  Öyleyse yaptıklarınızı isterseniz, Allah rızası için, isterseniz bila karşılık insanlık için yaparsanız ne mutlu size ve sizin milletinize.

  Gayret bizlerden karşılık sadece Allahtan. Alaha ve ahirete inanmayanlar için ise ,onlar gayret etsin insanlık onları yad etsin.

  Saygılarımla.


gonullu
10 yıl önce - Sal 19 Hzr 2007, 04:34

sevgiyi paylasmiyoruz
belkide bir cift guzel soz, bir gulumseme  her seyi degistirebilir
cok cimri olduk, tamamen bedava olan sevgiyi bile paylasamiyoruz.


Yılmaz Aysoy
10 yıl önce - Sal 19 Hzr 2007, 10:02

Peki çok merak ettim. Sokak çocukları ile ilgili istatistiki bir çalışma yapılmış mı?

1- Çocuğun etnik kökeni nedir?
2- Kaç kardeşler?
3- Anne babanın eğitim durumu nedir?
4- Anne babanın gelir durumu nedir?
5- Anne baba ayrı mıdır?
6- Ailede alkol veya madde bağımlısı var mıdır?
7- Ailede aile içi şiddet uygulanıyor mu?
8- Ailede aileiçi cinsel istismar uygulanıyor mu?

Tahminim sokak çocuklarının artmasındaki nedenler bu araştırma sonucunda ortaya çıkar. Bilgiğim kadarı ile böyle bir araştırma yok.

Bildiğim kadarı ile sokak çocuklarının çoğunluğu etnik köken olarak kürt veya roman vatandaşlarımızın çocuklarıdır. %100'ü demiyorum ama çoğunluk diyebilirim.

Ayrıca yine çoğunluğu çok çocuklu eğitimsiz ve gelir düzeyi düşük ailelerin çocuklarıdır.

Anne babası ayrı olan çocuklarda da bu risk diğerlerine göre fazladır diye düşünüyorum.

Alkol ve madde bağımlılığı şiddeti ve cinsel istismarı getiriyor tabi bu da çocukların sokaklara kaçmasına bir sebep oluyor.

Yani uzun lafın kısası mutsuz, sevgiden noksan ailelerin çocukları daha çok sokaklara kaçıyor.



Metin_Tekin
10 yıl önce - Sal 19 Hzr 2007, 10:38

Ne olursa olsun, sonuçta bunlar bizim evlatlarımız.

Sevinciyle de, kederiyle de...

Sevabıyla da, günahıyla da...

Gururuyla da utancıyla da...

Bunlar vatan evladı. Bu hale gelmelerinde hiç mi payımız yok?


Koray Cerit
10 yıl önce - Çrş 12 Eyl 2007, 20:24

İş birazda devlete düşüyor. Sokak çocuklarına sahip çıkıp onları güzel bir meslek doğrultusunda eğitmesi gerekir diye düşünüyorum.Böylece ülkemize faydalı gençleri yetiştirmiş olur ve çocuklarıda pislikten kurtarırlar

İ.Koray CERİT


abdullah1
9 yıl önce - Pzr 19 Ekm 2008, 00:34
Sokaktan mektup var


Ben, sokak cocugu…

Biliyorum, sizin cocugunuza benzemiyorum. Cocugunuz gibi, aksamlari dondugum
bir evim yok. Evin kapisindan veya pencerelerinden bakip yolumu bekleyen
anne gozlerinden yoksunum. Oturdugum bir baba kucagi da yok. Saclarda
dolasan baba ellerinin guvenini, yanaklara kondurulan anne opucugunun
sevgisini derseniz, hic bilmem.

Hem annesiz, hem babasiz, hem de evsizim.

Oysa benim de bir evim vardi. O evde bir anne ve babam… Biliyorum ki her
anne gibi, annemde hamile kaldiginda heyecanlanmistir. Her anne gibi o da
umutlanmistir. Dogacak ve onlari sevindirecektim.

Ama oyle olmadi.

Hayatin sert ruzgârlari evimizi, anne ve babami yaralayip gecti. Artik ne
evimiz vardi, ne de anne ve babam…

Evimiz ne kendini, ne de beni koruyabildi. Ev olmayinca, aile dagilmissa, anne-baba da, anne ve baba olmaktan cikiyorlar.

Evden koptum.

Koptum ve sokaga dustum.

Sokak evim oldu.

Yirmi dort saat sokaktayim. Anne kucagina kosmadan, baba elini opmeden
gunlerim geciyor. Sokakta, kopru altlarinda, parklarda uyuyor, buralarda
uyaniyorum. Gecenin karanliginda kimsesizlige sarilarak uyuyorum. Kaldirim
taslari yastigimdir. Soguklarla ve hastaliklarla sarmas dolas buyuyorum.

Ailesiz ve okulsuzum. Ne yani basina oturdugum bir soba, ne tuttugum bir
kalem, ne de guzel ruyalar cizdigim bir defterim var. Oksanmamis kirli
saclarim, yikanmayi unutmus vucudum, aclik icinde kuculmus midem ve yuregimle sokaktayim.



Sokaklar…

Ummadiginiz kadar soguk, ummadiginiz kadar kati, ummadiginiz kadar zordur.
Sokaklarda ne evlerin sicakligi, ne de guveni var. Soguk ve guvensizler. Her
sokak basinda bir tehlike gizlidir. Sokaga dustunuz mu, tehlike baslamis
demektir.

Bizi koruyan anne ve babalardan yoksun oldugumuzdan, kendimizi tehlikelerden
korumak icin gruplar olusturur, boylece kendimizi guvene aliriz. Gruplarin
da kurallari vardir. Bunlari cignemek gruptan cikarilmak demektir; gruptan
cikarilmaksa, hayattan dusmek gibidir.

Zayif bedenlerimizle ve gucsuz kollarimizla sokagin zorluklarina direnmek
icin, ucucu maddelere siginiyoruz. Acilara karsi hissizlesmek icin... Utanma
duygumuzu da yitirdigimizden dilenciligimiz saldirganliga donusuyor. Belki
de bu, duyarsizliga olan bickin tepkimizdir.

Hayir, sokakta yasamayi/sokak cocugu olmayi biz tercih etmedik.

Sokaga gelmedik, sokaga dustuk!

Ilk once evimizi yitirdik, sonra anne ve babamizi…

Anne ve babamiz ya olduler, ya ayrildilar veya bize bakamayacak kadar yoksul
dustuler.

Ne okuyabildik, ne de karnimizi doyurabildik.

Bir de baktik ki, sokaga dusmusuz.

Kim ister sokaga dusmeyi?!

Bir cocuk, anne kucagindan baska, guven veren baba gozunden gayri ne ister?

Hayir, bir sokak cocugu olan ben, sokak cocuklari olan arkadaslarim, bizler
sokagi sevmiyoruz. Hepimiz sicak bir ev, huzur veren/cok sey ogreten yerler
ve gozler istiyoruz.

Sokakta yasayarak, sokakta kotu bir hayati devam ettirerek kendimizi
olduruyoruz. Ve biliyoruz ki, biz boyle olmeye devam edersek, siz de
oleceksiniz. Cunku bizim sayemizde (!) sokaklar yasanmaz bir hâl alacak.. ve
adim atamayacaksiniz oralara…



Biz, sokak cocuklari… Huzurunuzu kaciriyorken huzurumuz kaciyor. Cocukca
yuregimizle biz bile bunun boyle gitmeyecegini hissediyoruz. Sanki, kalbi
guzel insanlar bir gun gelecek ve yureklerini bize acacaklar…

Guzel bir ruya goruyoruz.

Oyle inaniyoruz ki, bir gun, birer birer alinacagiz buralardan. Bizim de
evlerimiz olacak. Sonra gittigimiz okullar… Sicak ve temiz yataklar acilacak
bize. Sefkatli anne gozleri oksayacak bizleri. Sevilecegiz, doyurulacagiz.
Midelerimiz ve kalblerimiz bayram edecek. Zihinlerimiz iyi ve guzel
bilgilerle suslenecek.

Beni, sokak cocuklarini bu guzel ruya ayakta tutuyor. Bizi yasatan boyle bir
umuttur. Uzense, bize kotu bir gozle bakilmasidir. Bizlere igrenc bir seye
bakar gibi bakilmasi, pis bir seye dokunur gibi dokunulmasi, canimizi daha
da acitiyor.

Donup baktigimizda bir anne gormek, kendimizi birakacagimiz bir baba kucagi
bulmak hayali icinde savrulmak kaliyor bize.

Bilmem, farkinda misiniz?!.


Semih-

9 yıl önce - Pzr 19 Ekm 2008, 10:56

SEBEP:Ailelerin yönlendirmeleri ve eğitimsizlik.



sayfa 5
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET