Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 15
Mustafabey 01

1 ay önce - Cum 05 Mar 2021, 18:41

Alıntı:
Kurani acin icinde ayet gecen butun cumleleri okuyun milyonlarca manaya geldigini gorusunuz.


Alıntı:
Al sana bir tane Ayet, sırala bakalım milyonlarca manasınıda, herkes öğrensin!



Alıntı:

O cumlede AYET kelimesi yok.Icin de AYET yazan bir cumle ile ornek verin dedim.
Babalarinizin uydurdugu dini birakin ve ALLAH,in indirdigi dini anlamaya calisin.Kuran da gecen AYET kavrami ne mucize nede Kuranin bir parcasi demektir.Bu atalarimizin yanlis anlamalaridir.


Alıntı:
Böylece suçluların yolu belli olsun diye AYETLERI iyice açıklıyoruz.* En,am 55
(El-Kahhâr,El-Hâdî sifatlari korku,umut ve sukur)

*.....Allah AYETLERINI sizin için bu şekilde açıklıyor ki şükredesiniz.*Maide 89
( Eş-Şekûr sifatinin tecellisine iman ve sukur yapmak)

*Bu, Rabbinin dosdoğru yoludur. Şüphesiz düşünüp öğüt alacak bir toplum için AYETLERI ayrı ayrı açıkladık.* En,am 126
(Allah butun sifatlarini iman,zikir ve tefekkur)


Ya sen ne saçmalıyorsun? Okuduğunu mu anlamıyorsun, yoksa anlamak mı istemiyorsun? Ayetlere ayet değil diyorsun, milyonlarca anlamı var diyorsun altına Allah'ın isimlerini yazıyorsun bu mu milyonlarca anlamı?


A.Mehmet
1 ay önce - Pzr 07 Mar 2021, 01:44

Alıntı:
Ya sen ne saçmalıyorsun? Okuduğunu mu anlamıyorsun, yoksa anlamak mı istemiyorsun? Ayetlere ayet değil diyorsun, milyonlarca anlamı var diyorsun altına Allah'ın isimlerini yazıyorsun bu mu milyonlarca anlamı?

Ornekler vererek guzelce anlatiyorum ama anlamayan ve inat eden sensin.Ayet kelimesine yanlis ve eksik anlamlar verenler dine zarar veriyorlar.Senin gibi saflarda onlarin gunahlarina ortak oluyorlar.Kuran da gecen ayet kelimesi ALLAH,in 99 sifatlarindan birinin tecellisi (yaratmasi) demektir.Kuran da bir cumlede ayet kelimesi varsa bu cumlede ALLAH,in bir sifatinin tecellisi ile ortaya cikan bir eser,olay,vaka veya kural anlatiliyor demektir.

*Onların zürriyetlerini dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir AYETTIR (suyun kaldirma gucu)* yasin 41
AYET=suyun kaldirma gucu.Suya ve havaya kaldirma gucu veren ALLAH,in el Kaviyy sifatidir.


*Andolsun, Biz bunu bir AYET (Nuh tufanını) olarak bıraktık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?* Kamer 15
AYET=Tufan.Kafirleri suda bogan sebeb ALLAH el kahhar sifatidir.

*Onlara bir AYET (peygamber) geldiği zaman, “Allah elçilerine verilenin bir benzeri bize de verilinceye kadar asla inanmayacağız” derler. Allah, elçilik görevini kime vereceğini çok iyi bilir... *En,am 124
AYET=peygamber demektir.Peygamberleri de ALLAH el Hakim ve el Aziz sifatiyla gonderir. Bu benim yorumum degil ALLAH kendisi soyluyor.*Rabbimiz! Onlara (neslimize) de içlerinden bir peygamber gönder ki, kendilerine senin âyetlerini (haber,bilgi,mesajlarini) okusun ve kendilerine Kitâb'ı ve hikmeti öğretsin ve onları temizlesin! Muhakkak ki AZIZ, ve HAKIM olan ancak sensin*Bakara 129

Kuran da icinde AYET gecen bir tane cumle gosterki sizlerin iddaa ettigi manlari tasisin ve ALLAH,in sifatlarindan birisinin manasina gelmesin.


Mustafabey 01

1 ay önce - Pts 08 Mar 2021, 16:56

Peygamber Efendimiz s.a.v in mucizelerinin en büyüğü nedir?

Kur’an-ı kerimdir. Bugüne kadar gelen bütün şairler, edebiyatçılar, Kur’an-ı kerimin nazmında ve manasında aciz ve hayran kalmışlardır. Bir âyetin benzerini söyleyememişlerdir. İ’cazı ve belagati insan sözüne benzemiyor. Yani, bir kelimesi çıkarılsa veya bir kelime eklense, lafzındaki ve manasındaki güzellik bozuluyor. Bir kelimesinin yerine koymak için, başka kelime arayanlar bulamamışlardır. Nazmı Arap şairlerinin şiirlerine benzemiyor.

Geçmişte olmuş ve gelecekte olacak nice gizli şeyleri haber vermektedir. İşitenler ve okuyanlar, tadına doyamıyorlar. Yorulsalar da, usanmıyorlar. Okuması veya dinlemesi, sıkıntıları giderdiği sayısız tecrübelerle anlaşılmıştır. İşitenlerden kalblerine dehşet ve korku çökenler, bu sebepten ölenler bile görülmüştür. Nice azılı İslam düşmanları, Kur’an-ı kerimi dinlemekle, kalbleri yumuşamış, imana gelmişlerdir. İslam düşmanlarından ve muattala, melahide ve karamita denilen müslüman ismini taşıyan zındıklardan Kur’an-ı kerimi değiştirmeye, bozmaya ve benzerini söylemeye çalışanlar olmuş ise de hiçbiri, arzularına kavuşamamıştır.

Bütün ilimler ve tecrübe ile bulunamayacak güzel şeyler ve iyi ahlak ve insanlara üstünlük sağlayan meziyetler ve dünya ve ahiret saadetine kavuşturacak iyilikler ve varlıkların başlangıcı ve sonu hakkında bilgiler ve insanlara faydalı ve zararlı olan şeylerin hepsi Kur’an-ı kerimde açıkça veya kapalı olarak bildirilmiştir. Kapalı olanlarını, erbabı anlayabilmektedir.

Semavi kitapların hepsinde, Tevrat’ta, Zebur’da ve İncil’de bulunan ilimlerin ve esrarın hepsi Kur’an-ı kerimde bildirilmiştir. Kur’an-ı kerimde mevcut ilimlerin hepsini ancak Allahü teâlâ bilir. Çoğunu sevgili Peygamberine bildirmiştir.

Kur’an-ı kerimi okumak çok büyük bir nimettir. Allahü teâlâ, bu nimeti Habibinin ümmetine ihsan etmiştir. Melekler bu nimetten mahrumdurlar. Bunun için, Kur’an-ı kerim okunan yere toplanıp dinlerler. Bütün tefsirler, Kur’an-ı kerimdeki ilimlerden çok azını bildirmektedirler. Kıyamet günü, Peygamber efendimiz minbere çıkıp Kur’an-ı kerim okuyunca, dinleyenler bütün ilimlerini anlayacaklardır.


Mustafabey 01

1 ay önce - Pts 08 Mar 2021, 17:18



Bunu Ayet diye kabul etmiyorsun!
Bakara, 129 Ve bu Ayet-i paylaşıyorsun
Arapça ve Meali. Ne fark var,buda Ayet

رَبَّنَا وَٱبْعَثْ فِيهِمْ رَسُولًا مِّنْهُمْ يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِكَ وَيُعَلِّمُهُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَيُزَكِّيهِمْ ۚ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

Rabbenâ veb’as fîhim resûlen minhum yetlû aleyhim âyâtike ve yuallimuhumul kitâbe vel hikmete ve yuzekkîhim inneke entel azîzul hakîm(hakîmu).

“Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara âyetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın. Şüphesiz, sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.”

Senin gibilerle tartışmaya değmez kendi yanlış düşüncelerinizi başkasının da kafasının karıştırmayın, Allah'ım herkese akıl vermiş anlayan anlar anlamayan da araştırıp doğruları öğrensin


A.Mehmet
1 ay önce - Pts 08 Mar 2021, 20:21

Alıntı:
Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara âyetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın. Şüphesiz, sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.”

Butun peygamberler insanlara ALLAH,in kitabini ve himetini ogretiyor.Kitap ve hikmeti ogretiyor anladik.Peygamberlerin ogrettikleri ayetler ne oluyor iste onlari bizlere anlatta bilelim.



Mustafabey 01

1 ay önce - Sal 09 Mar 2021, 17:50

Mucize olarak onlara Kur’an yetmez mi?

Kur’an-ı kerim misli olmayan büyük bir mucizedir, içinde en derin ilmi ve fenni bilgiler, bütün dünyada bugüne kadar yapılmış medeni kanunlara numune teşkil edecek ilmi ve hukuki esaslar, eski tarihe ait birçok bilinmeyen malumat, insanlara verilebilecek en büyük ahlak esasları, nasihatler, dünya ve ahiret hakkında en mantıki izahat esasları ve bunlara benzer, o zamana kadar hiçbir kimsenin bilmediği, bilemediği, tasavvur bile edemediği hususlar vardır. Bunlar, kimsenin söyleyemeyeceği yüksek bir ifade ile beyan edilmiştir.

Peygamber efendimiz ümmi idi. Yani kimseden bir şey okumamış, öğrenmemiş, hiç bir şey yazmamıştı. Âyet-i kerimede mealen buyuruluyor ki:
([Ey Muhammed “aleyhisselam”! Bu Kur’an-ı kerim sana indirilmeden önce] Sen daha önce bir kitaptan okumuş ve elinle de onu yazmış değildin. Eğer öyle olsaydı bâtıla uyanlar şüpheye düşerlerdi.) [Ankebut 48]
[Müşrikler, Kur’an-ı kerimi, başkasından öğrenmiş veya önceki semavi kitaplardan almış derlerdi. Yahudiler de, Onun vasfı Tevrat’ta ümmi olarak bildirilmiştir, bu ise ümmi değil diye şüpheye düşerlerdi.]

Kur’an-ı kerim, Allahü teâlâ tarafından vahiy edilen muazzam bir eserdir. Şimdi bunu tetkik edelim:
Yeni bir peygamber zuhur edince, onun etrafında toplanan halk, ondan mucizeler bekler. Gerek Musa aleyhisselam, gerek İsa aleyhisselam peygamberliklerini ispat etmek için mucizeler göstermek zorunda kaldılar. Hakikatte bu mucizeler, ancak Allahü teâlânın emir ve müsaadesi ve yaratması ile meydana geldi. Bizim gibi insan olan Peygamberler, kendiliklerinden mucize yapamazlar. Mucize, ancak Allahü teâlâ tarafından yaratılır. Peygamberler ancak, Allahü teâlânın yarattığı mucizeleri insanlara gösterirler.

Allahü teâlâ, Peygamber efendimize en büyük mucize olarak (Kur’an-ı kerimi) vahiy etmiştir. Kur’an-ı kerim, mucize olduğu muhakkak olan en büyük kitaptır. Halbuki insanlar, Muhammed aleyhisselamdan, semadan bir kitap indirilmesini veya bir dağı altuna çevirmesini istiyorlardı. Âyet-i kerimelerde mealen buyuruluyor ki:
(“Ona Rabbinden (başkaca) mucizeler indirilmeli değil miydi?” derler. [Ey habibim] Sen onlara de ki, mucizeler Rabbimin katındadır. [Allahü teâlânın kudreti ve iradesi ile olur. Ne zaman ve nasıl isterse öyle yaratır. Bunları yapmak benim elimde değildir.] Doğrusu ben ancak Onun azabını size tebliğ edici, haber vericiyim. Kur’an gibi bir kitabı sana indirmiş olmamız, onlara [mucize olarak] yetmez mi? Elbette inanan kavim için, onda rahmet ve ibret vardır.) [Ankebut 50,51]

O halde, Muhammed aleyhisselamın en büyük mucizesi, Kur’an-ı kerimdir. (Bu Allah kitabı değildir, onu Muhammed yazmıştır) diyebileceklere karşı da, Allahü teâlâ, yukarıda meal-i şerifini bildirdiğimiz, Ankebut sûresinin kırksekizinci âyetinde cevap vermiştir. Böyle şüphelere mahal bırakmamıştır.


Mustafabey 01

1 ay önce - Sal 09 Mar 2021, 18:22

Alıntı:
Butun peygamberler insanlara ALLAH,in kitabini ve himetini ogretiyor.Kitap ve hikmeti ogretiyor anladik.Peygamberlerin ogrettikleri ayetler ne oluyor iste onlari bizlere anlatta bilelim.

KUR’AN-I KERİM’DE HZ. MUHAMMED (S.A.S)’İN RİSALETİNE DELALET EDEN AYETLER

“MUHAMMED, İÇİNİZDEN HERHANGİ BİR ADAMIN BABASI DEĞİL; O, ALLAH’IN ELÇİSİ VE PEYGAMBERLERİN SONUNCUSUDUR. ALLAH, HER ŞEYİ BİLENDİR.”(el-Ahzâb: 40)

“KUR’AN’I ANCAK HAK OLARAK İNDİRDİK VE ODA HAK OLARAK KALDI. SENİ DE EY MUHAMMED YALNIZ MÜJDECİ VE UYARICI OLARAK GÖNDERDİK.” (el-İSRA: 105)
KUR’AN-I KERİM’de Hz. Muhammed (s.a.s.)’in risalet ve nübüvvetine delalet eden ve O’na vahy geldiğini tasdik eden pek çok ayetler vardır. Bu yazıda vahy ile ilgili ayetlere değil, sadece Rasûlullah (s.a.s.)’ın risaletine ve peygamberlik vazifelerine işaret eden ayetlerden bir kısmına yer verdik. Kanâatimize göre, ayet-i kerimelerin açıklamalarına geçmeden onları meal olarak görmek, sonra kısaca açıklama yapmak daha uygun olduğundan, seçilen ayet-i kerimelerin meallerini aşağıda, Kur’an-ı Kerim’de surelerin dizilişine göre sıraladık:

“Habibim, doğrusu biz seni hak Kur’an ile müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemliklerden sorumlu tutulmayacaksın.”(Bakara, 119)

“Nitekim size, ayetlerimizi okuyacak, sizi kötülükten arıtıp, tertemiz yapacak, size Kitabı (Kur’an’ı) ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi belletecek, içinizden bir Peygamber gönderdik.”(Bakara, 151)

“Ya Muhammed! İşte bunlar Allah’ın ayetleridir ki, onları sana dosdoğru olarak okuyoruz. Şüphesiz sen gönderilen peygamberlerdensin.”(Bakara, 152)

“Allah peygamberlerinden ahid almıştı: “Andolsun ki, size kitap, hikmet verdim; siz de olanı tasdik eden bir Peygamber gelecek, O’na mutlaka inanacaksınız. Ve O’na mutlaka yardım edeceksiniz, ikrar edip bu ahdi kabul ettiniz mi? demişti, “ikrar ettik” demişlerdi de: “Şâhid olun, ben de sizinle beraber şahitlerdenim.”demişti.”(Al-i İmran, 81)

“İşte bunlar, ey Muhammed! Sana doğru olarak okuduğumuz Allah’ın ayetleridir. Allah hiç kimseye zulmetmek istemez.”(Al-i İmran, 108)

“Andolsun ki, Allah, inananlara, ayetlerini okuyan, onları arıtan, onlara kitabı ve hikmeti öğreten, kendilerinden bir peygamber göndermekle iyilikte bulunmuştur. Hâlbuki onlar, önceleri apaçık sapıklıkta idiler.”(Al-i İmran, 164)

“Ey Muhammed! Seni insanlara peygamber olarak gönderdik, şahid olarak Allah yeter.”(Nisâ, 79)

“Ey Muhammed! Eğer sana Allah’ın bol nimeti ve rahmeti olmasaydı, onlardan birtakımı seni sapıtmaya çalışırdı. Hâlbuki onlar kendilerinden başkasını saptıramaz, sana da bir zarar veremezler. Allah sana kitap ve hikmet indirmiş, sana bilmediğini öğretmiştir. Allah’ın sana olan nimeti ne büyüktür.”(Nisâ, 113)

“Fakat Allah, sana indirdiği ile şahitlik eder ki, O, bunu kendi ilmiyle indirmiştir. Melekler de şahitlik ederler. Ve şahit olarak Allah yeter.”(Nisâ, 66)

“Ey İnsanlar! Peygamber, Rabbinizden size gerçekle geldi, inanmanız sizin hayrınızadır. Eğer inkâr ederseniz bilin ki, göklerde ve yerde olanlar Allah’ındır. Allah bilendir, hâkimdir.”(Nisâ, 170)

“Ey Kitap Ehli! Kitaptan gizleyip durduğunuzun çoğunu size açıkça anlatan ve çoğundan da geçiveren Peygamberimiz gelmiştir. Doğrusu size Allah’tan bir nur ve apaçık bir kitap gelmiştir.”(Maide, 15)

“Ey Kitap Ehli! Peygamberlerin arası kesildiğinde, ‘Bize müjdeci ve uyarıcı gelmedi’ dersiniz diye, size açıkça anlatacak peygamberiniz geldi. Şüphesiz o, size müjdeci ve uyarıcı olarak gelmiştir. Allah her şeye kaadirdir.”(Maide, 19).

“Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et, eğer bunu yapmazsan, O’nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korusun. Doğrusu Allah, kâfirlere yol göstermez.”(Maide, 67)


A.Mehmet
1 ay önce - Sal 09 Mar 2021, 19:41

Alıntı:
Nitekim size, ayetlerimizi okuyacak, sizi kötülükten arıtıp, tertemiz yapacak, size Kitabı (Kur’an’ı) ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi belletecek, içinizden bir Peygamber gönderdik.”(Bakara, 151)

Yazdiklarinla sordugum sorunun hic bir akasi yok.Peygamberler bizlere birseyler anlatmis ve bizler o anlattiklari sayesinde hikmet sahibi olmus,bilgilenmis,temizlenmis ve dogru yolu bulmusuz.Hic kivirtmadan,konuyu saptirmadan ve konuyu bogmadan duzgun cevap ver. Ben diyorumki peygemberler ve kuran bizlere ALLAH,in sifatlarini ve bu sifatlarin tecellisi ile ortaya cikan butun yaratiklari ve kanunlari anlatir.Peygamberler bizlere
1-Her seyin yaraticizi ALLAH demisler,
2-Butun yarattiklarina kanunlar ve nizamlar koyan ALLAH,tir demisler,
3-Butun yarattiklarini ve kurdugu duzeni yoneten,idare eden ve mulkun sahibi olan ALLAH,tir demisler,
4-Butun varliklar birgun yok olacalar demisler,
5-Hepimizin varacagi son yer ALLAH,in huzurudur demisler,
6-O gun gelmeden once hazirlik yapmamiz gerektigini soylemisler,
7-Batil duzenlerden ve kufur sistemlerinden uzak durmamiz gerektigi gibi seyler soylemisler......

Bu saydiklarimin hepsi ayettir.Ayet=Butun varliklar ve onlarin yartilis kanunlari ALLAH,in sifatlarin tecellisidir.Yanlis bir sey yapiyor ve helak olmuyorsan ALLLAH,in rahmet sifati sayesindedir.Tevbe edip af dileniyorsan ve kabul oluyorsa ALLAH,in gafur ve af sifatlarinin sayesindedir.Varligini devam ettiriyor,goruyor,duyuyorsan ALLAH,in hayat,basat ve semi sifatlarinin sayesindedir.Gunes ve ay isik ve sicaklik saciyorsa ALLAH,in hakim sifati sayesindedirEger gecimizi sagliyorsaN bu ALLAH,in rezzak sifati sayesindedir.Kuranda bunlara ayet denir,peygamberde ayet diye bunlari anlatmis.

ALLAH,in sifatlarina ortak kosanlar,onun karsisina araci olarak cikanlar ve bazi soytarilari onun sifatlarlarina denk tutanlar bu anlattiklarimdan hic hoslanmazlar.Ayet kelimesini bulandirip,anlamini daraltip sapikliklarina devam ederler.Ayet kelimesine mucize deyip ALLAHin sifatina dolayli olarak ortak veya rakip oluyorlar.Ayet kelimesinin gercek manasina anlayinca ALLAH,in sifatlari ile sorunu olanlarin kurduklari butun sistemler cokecek.Mucize veya keramet deyip ALLAH,in sifatlarina ortaklik taslayanlarin sonunun gelmesi icin lutfen Kuranda ayet gecen cumleleri dikkat edin.


Mustafabey 01

1 ay önce - Çrş 10 Mar 2021, 17:55

Peygamber Miraca nasıl yükseldi? Miraç nasıl gerçekleşti?

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Kur’an’dan sonraki en büyük mucizelerinden biri olarak görülen Miraç hadisesi, Burak isimli bir binek vesilesiyle kısa sürede Mekke’den Kudüs’e, oradan da Allah’ın (c.c.) huzuruna çıkmasıyla gerçekleşti.

Kainatın efendisi, Allah’ın sevgilisi, son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.) yaşadığı süre boyunca birçok mucize gerçekleşti. Bunlardan en önemlisi, şüphesiz ki Allah’ın (c.c.) Kur’an-ı Kerim’i ona indirmesi ve onun da bize öğretmesidir. Kur’an’dan sonraysa peygamberimizin en büyük mucizelerinden ikisi İsra ve Miraç hadiseleridir.


İsra, efendimizin Mekke'den Kudüs'e Burak isimli bir bineğin sırtında gitmesine denir. Miraç ise, efendimizin Cebrail ile birlikte göğe yükselmesidir.

Peygamberimiz, bir gece Mekke’deki Mescid-i Haram’dayken Burak isimli bir bineğe bindi. Burak, gözün aldığı mesafeden daha uzağa adım atacak kadar hızlı gidiyordu. Bu vesileyle Hz. Muhammed, normal bir insanın ulaşamayacağı kadar kısa sürede Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya ulaştı.

Mescid-i Aksa’da Cebrail (a.s.) ile birlikte göğe yükseldi. Miraç hadisesi peygamberimizin hadislerinde şöyle anlatılır:

Ben Kâbe’nin Hatîm kısmında uyku ile uyanıklık arasında idim… Yanıma merkepten büyük, katırdan küçük beyaz bir hayvan getirildi. Bu Burak’tı. Ön ayağını gözünün gördüğü en son noktaya koyarak yol alıyordu. Ben onun üzerine bindirilmiştim. Böylece Cibrîl -aleyhisselâm- beni götürdü. Dünyâ semâsına kadar geldik. Kapının açılmasını istedi.

«−Gelen kim?» denildi.

«−Cibrîl!» dedi.


«−Berâberindeki kim?» denildi.

«−Muhammed -aleyhissalâtü vesselâm-» dedi.

«−Ona Miraç dâveti gönderildi mi?» denildi.


«−Evet!» dedi.

«−Hoş gelmişler! Bu geliş ne iyi geliştir!» denildi ve kapı açıldı.

Kapıdan geçince, orada Hazret-i Âdem -aleyhisselâm-’ı gördüm.

«−Bu babanız Âdem’dir! O’na selâm ver!» denildi.

Ben de selâm verdim. Selâmıma mukâbele etti. Sonra bana:

«−Sâlih evlât hoş geldin, sâlih Peygamber hoş geldin!” dedi.

Sonra Hazret-i Cebrâîl beni yükseltti ve ikinci semâya geldik. Burada Hazret-i Yahyâ ve Hazret-i Îsâ -aleyhimesselâm- ile karşılaştım. Onlar teyzeoğullarıydı.

Sonra Cebrâîl beni üçüncü semâya çıkardı ve orada Hazret-i Yûsuf -aleyhisselâm- ile karşılaştık. Dördüncü kat semâda Hazret-i İdrîs -aleyhisselâm- ile, beşinci kat semâda Hârûn -aleyhisselâm- ile, altıncı kat semâda ise Hazret-i Mûsâ -aleyhisselâm- ile karşılaştık.

«−Sâlih kardeş hoş geldin, sâlih peygamber hoş geldin!» dedi.

Ben onu geçince, ağladı. O’na:

«–Niye ağlıyorsun?» denildi.

«−Çünkü, benden sonra bir delikanlı Peygamber oldu, O’nun ümmetinden Cennete girecek olanlar, benim ümmetimden Cennete girecek olanlardan daha çok!» dedi.

Sonra Cebrâîl beni yedinci semâya çıkardı ve İbrâhîm -aleyhisselâm- ile karşılaştık.

Cebrâîl -aleyhisselâm-:

«−Bu, baban İbrâhîm’dir; ona selâm ver!» dedi.

Ben selâm verdim; O da selâmıma mukâbele etti. Sonra:

«−Sâlih oğlum hoş geldin, sâlih peygamber hoş geldin!» dedi.

Daha sonra bana:

«−Yâ Muhammed! Ümmetine benden selâm söyle ve onlara Cennetin toprağının çok güzel, suyunun çok tatlı, arâzisinin son derece geniş ve dümdüz olduğunu bildir. Söyle de Cennete çok ağaç diksinler. Cennetin ağaçları “Sübhânallâhi ve’l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illâllâhu vallâhu ekber!” demekten ibârettir.» dedi.

Sonra Sidretü’l-Müntehâ’ya çıkarıldım. Bunun meyveleri (Yemen’in) Hecer testileri gibi iri idi, yaprakları da fil kulakları gibiydi.

Cebrâîl -aleyhisselâm- bana:

«−İşte bu, Sidretü’l-Müntehâ’dır!» dedi.”

Burada dört nehir vardı: İkisi bâtınî nehir, ikisi zâhirî nehir.

«–Bunlar nedir, ey Cibrîl?» diye sordum.

Cebrâîl -aleyhisselâm-:

«–Şu iki bâtınî nehir, Cennetin iki nehridir. Zâhirî olanların biri Nil, diğeri de Fırat’tır!» dedi…”

(Buhârî, Bed’ü’l-Halk, 6; Enbiyâ, 22, 43; Menâkıbu’l-Ensâr, 42; Müslim, Îman, 264; Tirmizî, Tefsîr 94, Deavât 58; Nesâî, Salât, 1; Ahmed, V, 418)

Sidretü’l-Müntehâ’da Cebrâîl -aleyhisselâm-:

“–Ey Allâh’ın Resûlü! Buradan öteye yalnız gideceksin!” dedi.

Resûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

“–Niçin ey Cibrîl?” diye sordu.

O da cevâben:

“–Cenâb-ı Hak bana buraya kadar çıkma izni vermiştir. Eğer buradan ileriye bir adım atarsam, yanar kül olurum!..” dedi. (Râzî, XXVIII, 251)

Artık bundan sonraki yolculuğa Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- yalnız de­vâm etti. Kendisine hârikulâde tecellîler lutfedildi. Cenâb-ı Hakk’ın cemâliyle müşerref oldu.


Mustafabey 01

1 ay önce - Çrş 10 Mar 2021, 18:33

Alıntı:
Ben diyorumki peygemberler ve kuran bizlere ALLAH,in sifatlarini ve bu sifatlarin tecellisi ile ortaya cikan butun yaratiklari ve kanunlari anlatir.


Sanki bilmediğimiz bir şey söylüyorsun, bunu bütün Müslümanlar biliyor şimdiye kadar gelen bütün Peygamberler Allah'ın elçisi ve kuludur insanlara Allah'ın bildirdiği dini anlatırlar ve yaşarlar ve inanmayan insanlara anlatırlar, dine davet ederler.

Alıntı:
Peygamberler bizlere
1-Her seyin yaraticizi ALLAH demisler,
2-Butun yarattiklarina kanunlar ve nizamlar koyan ALLAH,tir demisler,
3-Butun yarattiklarini ve kurdugu duzeni yoneten,idare eden ve mulkun sahibi olan ALLAH,tir demisler,
4-Butun varliklar birgun yok olacalar demisler,
5-Hepimizin varacagi son yer ALLAH,in huzurudur demisler,
6-O gun gelmeden once hazirlik yapmamiz gerektigini soylemisler,
7-Batil duzenlerden ve kufur sistemlerinden uzak durmamiz gerektigi gibi seyler soylemisler......

Bu saydiklarimin hepsi ayettir


Bu saydıklarının hiç biri Ayet değildir Türkçe söz ve hadis karıştırılmış sözdür.

Kur’an’ı Kerim kitapında ki sürelerde geçen Allah'ın sözlerine Ayet denir.

Şimdi hiç kıvırmadan net ve tek cümle şöyle aşağıdaki ( İbrahim süresi, Ayet 14/7) Diyanetin açıkladığı Ayet midir?
Ayet değil midir? Buna Ayet diyorsan zaten boş yere tartışmaya gerek yok.
Yok buna Ayet demiyorsan senin gibilerle tartışmaya ve cevap vermeye gerek yok git başka başlıklarda trolluk yap.




sayfa 15
« önceki   123 ... 141516 ... 202122   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET