Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2
Mert Ortakçıer
1 ay önce - Cmt 23 Oca 2021, 12:31

Ordu valisi @tuncaysonel
2112 yetim ve öksüz çocuğa mektup yazarak, "Anne/Babanız hayatta olsaydı onlardan ne hediye isterdiniz" diye sordu. Ve çocuklardan gelen istekleri tek tek karşıladı.




(+)




(+)




(+)




(+)


Mustafabey 01

1 ay önce - Pts 25 Oca 2021, 17:30

Yetim ve öksüz ler topluma Allah'ın emanetidir.

Hepimiz hayatta çeşitli şekillerde imtihan ediliriz. Kimimiz hastalık, kimimiz fakirlik, kimimiz evlât acısı vb. örnekleri çoğaltabiliriz. Yetim-öksüz veya korunmaya muhtaç bir çocuk olarak hayatla mücadele etmek zorunda kalmak da en zor sınavlardan biridir. “Hayatın en zor anlarında yalnız olmak nasıldır hiç düşündünüz mü? Babanızın olmaması, size bir kalem, silgi gibi basit bir şeyin bile alınmaması... Küçük çocuk olduğunuz halde, hastalandığınızda, ateşlendiğinizde başınızda kimsenin olmaması… Gençlik döneminde yol göstereninizin olmaması... Askerde iken arayıp soranınızın olmaması... Veli toplantısına sizin için gidecek kimsenin olmaması... Anılarınızdan ve hatıralarınızdan bahsederken yuva ve yurttaki anılarınızdan başka anlatacak bir şeyinizin olmaması... Ve gelecek kaygısı ile çocuk yaşta yüzleşmeniz... “Ne yaparım? Nerde kalırım? Ne yer, ne içerim?” diye endişelenmeniz… Yaşananlar bunlarla da kalmaz, ekonomik boyutu da vardır meselenin. Annelerinin kendilerine hem annelik hem babalık yaptığı veya akraba yanında yetişen ya da yurtta kalan bu özel çocukların daha farklı sorunları da vardır muhakkak.


Mustafabey 01

1 ay önce - Çrş 27 Oca 2021, 17:28

Aile içinde en çok ilgi, sevgi ve ihtimam gösterilmesi gerekenler de yetim, öksüz veya kimsesiz çocuklardır.

Peygamberimiz (s.a.s.) yetim çocukların fiziken ve ruhen gelişimine, eğitim ve öğretimine büyük özen göstermiş ve bu hususta önemli tavsiyelerde bulunmuştur. O yetim çocuklara olan sevgi ve ilgisini fiilî olarak da ortaya koymuş, onlara sahip çıkmış, kol-kanat germiştir. O, “Ben her mümine kendi nefsinden daha ileriyim, daha üstünüm. Bir kimse ölürken mal bırakırsa, o mal kendi yakınlarına aittir. Fakat borç veya yetimler bırakırsa, o borç bana aittir; yetimlere bakmak da benim vazîfemdir.” (Müslim, Cuma, 43) buyurmuş ve Ebû Ümâme’nin (r.a.) Kebşe, Habîbe ve Fâria adlı üç küçük kızını himayesine alarak bu yetim yavruların ihtiyaçlarıyla yakından alâkadar olup onların nebevî terbiye altında yetişmelerini sağlamıştır. (İbn-i Sa’d, III, 610)


Mustafabey 01

1 ay önce - Cum 29 Oca 2021, 17:20

Tüyü Bitmemiş Yetimin Hakkını Yemek!

Dinimize göre kul hakkı, hak sahibi tarafından affedilmedikçe Allah tarafından affedilmeyen günahlardandır. Kul hakları içinde en önemlisi ise yetim hakkı yemektir. Güçsüz, kimi kimsesi olmayan yetimlerin malını yemek, hakkını hukukunu çiğnemek Allah’ın gazabını celbeden davranışlardandır. Kur’an bu konuda insanları şu müthiş ifade ile uyarır: “Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir.” (Nisa, 10) Bir başka ayette ise, “Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.” (Nisa, 2) buyrulur. Konuyla ilgili olarak Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: ”İnsanı helâke sürükleyen yedi şeyden sakınınız.” Sahâbîler: Yâ Rasûlallah! Bu yedi şey nedir? diye sordular. Rasûl-i Ekrem şöyle buyurdu:

“Allah’a şirk koşmak, sihir ve büyü yapmak, –haklı olarak öldürülen müstesna– Allah’ın öldürülmesini haram kıldığı bir insanı öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, düşmana hücum sırasında harpten kaçmak, evli olup hiçbir şeyden haberi olmayan namuslu Müslüman kadınlara zina isnad etmek.” (Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıb, 48, Hudûd, 44; Müslim, Îmân, 145) Görüldüğü gibi yetim malı yemek insanı helâke sürükleyen yedi şey arasında sayılmıştır. Bu da yetim malı yemenin mes’ûliyetinin çok büyük olduğunu göstermektedir.


Mustafabey 01

1 ay önce - Çrş 03 Şub 2021, 16:49

Peygamber Efendimiz s.a.v yetimlere nasıl davranırdı?

Kur’ân-ı Kerîm’de yetimin muhâfazasına dâir pek çok âyet-i kerîme vardır. Allah Teâlâ, yetimlere karşı hassas olmayı şöyle telkîn eder:

“Yetime karşı kahretme! (Kötü muâmelede bulunma!)” (ed-Duhâ, 9)

“Yetimlerin haklarını vermekte tam adâleti gözetin. Yaptığınız her iyiliği, Allah mutlaka bilir.” (en-Nisâ, 127)

Hayâta gözlerini yetim olarak açmış olan Allah Resûlü de:

“Yetime karşı şefkatli bir baba gibi ol!” tavsiyesinde bulunmuştur. (Heysemî, VIII, 163)



Mustafabey 01

1 ay önce - Prş 04 Şub 2021, 17:29

En hayırlı ev yetimin olduğu evdir.

Bâzı hadîs-i şerîflerde de şöyle buyrulur:

“Müslümanlar içinde en hayırlı ev; içinde yetime iyi davranılan evdir. Müslümanlar içinde en kötü ev de yetime kötü davranılan evdir.” (İbn-i Mâce, Edeb, 6)

“Bir kimse, müslümanların arasında bulunan bir yetimi alarak yedirip içirmek üzere evine götürürse, affedilmeyecek bir suç işlemediği takdirde, Allah Teâlâ onu mutlaka cennete koyar.” (Tirmizî, Birr, 14/1917)

“Bir kimse sırf Allah rızâsı için bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevap yazılır...” (Ahmed, V, 250)


Mustafabey 01

1 ay önce - Cum 05 Şub 2021, 18:09

CENNETE GÖTÜREN HASLET

Rahmet Peygamberi Efendimiz, toplumdaki kırık kalplere karşı, gerekli ictimâî vazîfelerin yapılmasını ısrarla tavsiye ederlerdi.

Bir defâsında:

“Kim mes’ûliyeti altındaki kız veya erkek yetim çocuğuna iyi davranırsa; o ve ben cennette (şöylece) beraber bulunacağız.” buyurarak iki parmağını yanyana getirmişlerdi. (Buhârî, Edeb, 24)

Hazret-i Peygamber’e birisi kalbinin katılığından şikâyet etti. Allah Resûlü de o kişiye tedâvî olarak:

“Eğer kalbinin yumuşamasını istiyorsan fakiri doyur, yetimin başını okşa!” tavsiyesinde bulundu. (Ahmed, II, 263, 387)


Mustafabey 01

4 hafta önce - Pts 08 Şub 2021, 17:27

PEYGAMBERİMİZİN YETİMLERE ŞEFKATİ

Pek ulvî bir rûha sahip olan Fahr-i Kâinât Efendimiz, ümmetinin yetimleriyle bizzat meşgul olmuşlar ve insanlık âlemine şu güzel misâli hediye etmişlerdir:

“Ben her mü’mine kendi nefsinden daha ileriyim, daha yakınım. Bir kimse ölürken mal bırakırsa o mal kendi yakınlarına âittir. Fakat borç veya yetimler bırakırsa, o borç bana âittir; yetimlere bakmak da benim vazîfemdir.” (Müslim, Cuma, 43; İbn-i Mâce, Mukaddime, 7)

Enes (r.a.) şöyle anlatır:

Vefâtı esnâsında Resûlullah’ın yanındaydık. Bize üç defâ:

“Namaz husûsunda Allah’tan korkun!” dedi. Sonra da şöyle buyurdu:

“Emriniz altındaki insanlar hakkında Allah’tan korkun, iki zayıf hakkında Allah’tan korkun: Dul kadın ve yetim çocuk. Namaz husûsunda Allah’tan korkun!”

Sonra, “namaz, namaz” diye tekrar etmeye başladı. (Mübârek lisanları söylemez olunca bile) rûh-i mübârekleri çıkıncaya kadar bunu içten içe tekrar edip durdular. (Beyhakî, Şuab, VII, 477)

Hazret-i Peygamber’in, yetim olarak dünyâya gelmesi ile dünyâda ve âhirette yetimlik izzet ve şeref kazandı.


Mustafabey 01

3 hafta önce - Pts 15 Şub 2021, 17:29

YETİME BAKMANIN FAZİLETİ!

Yetim, Arapça bir kelimedir. Anlamı ise, henüz küçük yaşta iken babasını veya annesini veyahut her ikisini de kaybetmiş olan çocuk demektir. Bunun kız veya erkek olması fark etmez.

Yetim, her türlü ilgi ve yardıma layık kişidir. Çünkü o, maddi ihtiyaçlarla birlikte, eğitim ve terbiye almak için de temel taşlardan birini yitirmiş bulunmaktadır. Yetime bakmayı, başını okşamayı ve ona güzel ilgi göstermeyi teşvik eden birçok hadisi şerif vardır. İşte onlardan bazıları:

Ebu Hüreyre'den (r.a.) rivayet edildiğine göre Rasulüllah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: "Müslümanlar hakkında en hayırlı ev, içinde kendisine iyi bakılan yetimin bulunduğu evdir. Müslümanlar hakkında en kötü ev ise, içinde kendisine iyi davranılmayan yetimin bulunduğu evdir. Ben ve yetime bakan kişi cennette şu iki parmak gibiyiz." Rasulüllah sallallahu aleyhi vesellem, bunu söylerken iki parmağını yan yana getirerek gösterdi. (Müslim)


Mustafabey 01

2 hafta önce - Çrş 17 Şub 2021, 17:48

Ebu Derda (r.a.) anlatıyor: Bir gün adamın biri Peygamberimiz sallallahu aleyhi veselleme gele­rek, katı kalpliliğinden şikâyet etti. Bunun üzerine Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem, adama şu nasihatte bulundu: "Kalbinin yumuşamasını ve ihtiyaç duyduğun şeyi öğrenmek mi istiyorsun? Yetime merhametli ol, onun başını sıvazla ve yemeğinden ona yedir ki, kalbin yumuşasın ve ihtiyaç duyduğun şeyi elde edesin." (Nesei, Tirmizi)



sayfa 2
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET