Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Ethem
13 yıl önce - Pts 09 Ağu 2004, 14:52
34 plakalılar Çeşme'den gitsin mi


Turistik ilçede şimdi bu konu tartışılıyor
34 plakalılar Çeşme'den gitsin mi
Türkiye'nin bir numaralı tatil beldesi haline gelen Çeşme'nin yerlileri, İstanbullular'ın gelmesiyle huzurun kaçtığını söylerken, işletmeciler, memnun olduklarını belirtiyorlar


Türkiye'nin bir numaralı tatil merkezi haline gelen Çeşme'de, yıllar önce duayen işadamı Mazhar Zorlu'nun başlattığı "İzmir'i rehavete itiyor. Çeşme'yi yakalım mı?" tartışmasının ardından şimdi de "İstanbullular'ın yoğun ilgisi iyi mi kötü mü? Çeşme İzmir'in olmaktan çıkıyor" tartışması çıktı.
Çeşme'deki İstanbullu karşıtlarının görüşleri, ilçede bazı kesimler tarafından dile getirilen "Go home 34 plakalılar" sloganında sembolleşti.

Son beş yıldır
Gerek Çeşme ve Alaçatılılar gerekse de yıllardır tatilini Çeşme'de geçirmeyi gelenek haline getiren İzmirliler eskiden sessiz ve kendi halinde bir tatil merkezi olan ilçenin bu özelliğinin İstanbullar yüzünden kaybolmaya başladığını öne sürüyor. İstanbullular'ın özellikle son 3-4 yıldaki yoğun ilgisinin Çeşme ve Alaçatı'yı kalabalık ve gürültülü bir tatil yeri haline getirdiğini belirten İstanbullu karşıtları, "İstanbullular Bodrum'u bitirdikten sonra Çeşme'ye geldiler. Yakında buranın da posasını çıkarıp kendine başka bir yer bulur" diyor. İstanbullular geldikten sonra gayrimenkulden otopark ücretlerine kadar herşeyin ateş pahası haline geldiğini belirten İstanbullu karşıtları, "Kendi tatil yöremizde yaşayamaz hale geldik. Huzurumuz bozuldu" diyor.
Öte yandan İstanbul karşıtlarının bu görüşüne başta Çeşme ve Alaçatı'daki işyeri sahipleri olmak üzere turizmden gelir elde eden önemli bir kesim de karşı çıkıyor.
Bu kesim de görüşlerini, "İstanbullular geldi de fena mı oldu? Eskiden Çeşme küçük bir ilçe, Alaçatı da neredeyse köydü. Şimdi ikisi de Türkiye'nin en önemli tatil merkezi haline geldi. Yüzlerce işyeri açıldı, binlerce insana iş imkanı doğdu. İstanbullu karşıtlığı ilçeye zarar verir. Keşke daha fazla gelse. Böyle tartışmalarla İstanbullular'ı buradan soğutmayalım" şeklinde dile getiriyor.

KİMİ SESSİZLİK VE HUZUR İSTİYOR, KİMİ YAPTIĞI YATIRIMIN KAZANMASINI

"Eski günlerimizi çok özlüyoruz"
Mopak Yönetim Kurulu Üyesi Bijen Molay:
Eski günleri çok özlüyorum. Çeşme bundan birkaç yıl önce sadece İzmir'in sayfiye beldesiydi. Herkes birbirini tanırdı. Çeşme'de rahat edemiyoruz. Trafik nedeniyle eşimle birlikte en büyük zevkimiz olan birlikte yürüyüşe bile çıkamıyoruz. Bizim gibi birçok aile de artık yazın Çeşme'ye gelmek istemiyor. Çeşme'den kaçıyoruz. Zaten Çeşme'nin altyapısı da bu kadar insana yetmiyor. Sık sık elektriklerimiz kesiliyor. Ben eski günleri çok özlüyorum.

Bunlara değer mi?
Çeşme Belediyesi Meclis Üyesi ve Çeşme Gönüllüleri Platformu Sözcüsü Ekrem Oran:
İlçedeki yoğunluktan biz de şikayetçiyiz. Yoğunluğun Çeşme'ye getirdiği katmadeğerle karşılaştırılarsa bu yoğunluğa değmez. İstanbullar mali açıdan İzmirliler'e göre daha iyi oldukları için ilçedeki gayrimenkul, otopark restoran gibi işyerlerin fiyatların yükselmesine neden oldu. Bunun bir çözümü yok. İlçenin daha az kirlenmesi, dejenere olmaması için çaba gösteriyoruz.

Sakin günler
TÜSİAD Yönetim Kurulu üyesi ve Batıçim Muraahhas Azası Tufan Ünal:
"Yaz tatillerimi kendimi bildim bileli Çeşme'de yapıyorum. Çeşme Otoyolu'nun yapılmasının ardından Çeşme'de her yıl giderek artan bir kalabalık oluşmaya başladı. Sadece İstanbul'dan değil Türkiye'nin her yerinden özellikle yaz tatillerinde bir akın oluyor.
Yapılan yeni yatırımlarla da Çeşme artık eski sessiz, sakin günlerine hasret kaldı. Ben Çeşme'de dinlendiğim, sakin günleri özlüyorum. Ancak Çeşme'nin mevsiminin kısa sürmesi nedeniyle Bodrum'un bugünkü durumuna düşeceğini sanmıyorum."



Hayat pahalılandı
Gülten Çetinkaya (işçi emeklisi):
"Doğma büyüme Alaçatılı'yım. İstanbullular'ın buraya akın etmesinden memnun değiliz. Daha önce bizim buralar çok sakindi. Şimdi bu sakinlik yerini kargaşaya bıraktı. Hayat pahalılandı. Pazara gidiyoruz, her şey iki katı. Pazarcılara şikayetlerimizi iletiyoruz, bize 'Bu fiyatları zenginler için ayarladık' diyorlar. Peki senelerden beri burada yaşayan yerli halk ne yapacak? Etrafıma bakıyorum, insanlar meyve-sebzeden yarım kilo alıyor, 250 gram alıyor. Bazıları hiç alamıyor. Gidişattan hiç memnun değiliz."

Yabancılaşacak
Lütfi Akyel (emekli):
"Buraya gelen İstanbullular Alaçatı'daki evleri, işyerlerini durmadan satın alıyor. Nüfusları gün gittikçe artıyor. Belki yakında belediyeyi bile ele geçirecekler diye endişe ediyoruz. İstanbullular hemşehricilik yapıp kendi kurdukları işyerlerine rağbet gösteriyor. Mesela bizim kahvehanelere gelmiyorlar. Buranın yerlisi olan yaşlı insan ölüyor, mirascısı olan çocukları kendilerine takdim edilen cazip fiyatları kabul ederek mülkleri satıyor. Yakında Alaçatı'da yerli insanlar ait hiçbir mekan kalmayacak.


"Mevlana gibiyiz buyursun gelsinler"
Antik Motel sahibi Halil Baskıcı: "İstanbullular'ın Çeşme'ye gelmesinden rahatsızlık duyulması gibi bir saçmalık olamaz. Yalnızca İstanbullular değil, Mevlana gibi biz herkesi buraya bekliyoruz. Kim isterse buyursun gelsin, yatırımını yapsın, otursun, yatsın. İstanbullu da bu ülkenin vatandaşı. Neyin ayrımı var burada? Çeşme'yi tercih ettikleri için gurur duyuyoruz."

Dar düşünmesinler
İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Necip Kalkan:
Çeşme'nin büyük bir turizm potansiyeli var ve gelişmek için bunu da kullanması şart. Yoksa başka türlü kalkınamaz. Çeşme'de esnaf zaten 2 ay iş yapıyor. Son yıllarda yaşanan hareketlilik esnafı ve tüccarı memnun etti. Dar düşünülmemeli. Bu tip düşüncesi olan daha sakin yerlere gitsinler.

Hepsi vatandaş
Alaçatı Koruma Derneği Başkanı İbrahim Topal:
"Nereden gelirse gelsin Çeşme'ye gelen insanlar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Türkiye'deki insanları bırakın, yabancı ülkelerin vatandaşları bile buraya geliyor. Bizim İstanbullu vatandaşlardan hiçbir sıkıntımız yok.

Ufkumuzu açtılar
Yıldız Kafe Sahibi Tahir Yıldız: "Çeşme'ye Türkiye'nin, dünyanın her yerinden insanlar geliyor. İstanbullular Çeşme'nin ufkunu açtı, bize derinlik aşıladı. Ayrıca gelen insanlar bize maddi katkı sağlıyor. Bunun ötesinde burada yatırım yapan İstanbullular çok şık, güzel mekanlar oluşturdular. Değişik tarzlar getirdiler. Bu tür iddialar kuruntudan ibaret."

İzmirliler yetmiyor
Tolga Çingitaş (Caliente Beach):
"Sadece İzmirliler'in gelmesi Çeşme'yi kalkındıramaz. Çeşme'de sadece 10 bin esnaf var. Bunların en büyük müşterisi İstanbullular. İstanbullular gelmezse bu esnafın ancak bin tanesi ayakta kalabilir. Eskiye oranla Çeşme tam bir tatil cenneti. Çünkü geçmişe baktığımızda köy gibi bir yermiş. Şimdi ise Cem Yılmaz, Kenan Doğulu, Serdar Ortaç, Yılmaz Erdoğan, Beyaz gibi sanatçılar hem gösteri, hem tatil yapıyorlar."

Her yerden var
Candan Topdemir (Luba Beach Resort): "Çeşme'ye sadece İstanbullu gelmiyor. Ankara'dan, Bursa'dan, Eskişehir'den, Ordu'dan, Adıyaman'dan insanlar da tatile geliyor. Onların varlığı bizi ayakta tutuyor. Zaten Çeşmeliler çok azınlıkta. Kışın burada incin top oynuyor. Bize gelen müşterinin çoğu İstanbullu. Eğer sadece İzmirliler'i düşünürsek kimse bu kadar yatırım yapmaz. Buraya her yabancıdan taksicisinden tutun büfecisine kadar bütün Çeşmeliler bir şey kazanıyor. .

Çabuk unuttuk
Metin Köroğlu (Cece Bar): "Dışardan gelenlerin büyük katkısı var. Cebimizden uçak bileti verip televizyoncuları getirtiyorduk. Geçen yıl 4 milyar olan evler bu yıl 2 aylık 10 milyar. Evleri bu rakamlara kiraya verirken İstanbullular mı fiyatları artırıyor. Günübirlik gelenlerle ya da emekli zihniyetiyle sayfiye yeri görenlerle Çeşme bir yere gelemez. 11 yıldır İzmir'de 5 yıldır da Çeşme'deyim. 5 yıldır büyük bir gelişme oldu. Evleri değeri 2 yılda 2 katına çıktı. Bu ranttan yararlananlar da İzmirliler."


DağıstanAker

13 yıl önce - Pts 09 Ağu 2004, 15:03

Burası Türkiye herkes gibi İstanbullularında vatanı orası.İstanbula hertürden her çeşitten insanlar geliyor kimse sesini çıkarmıyor.
Onların tatil yapmaya hakkı varda İstanbulluların hakkı yokmu?
İstanbullular tatil yapmaya başka bir ülkeye gitse o zamanda kimse ülkesinin kıymetini bilmiyor derler..


Ethem
13 yıl önce - Pts 09 Ağu 2004, 15:08

Bu haber Ege'nin Yerel Gazetesi YeniAsir'dandir.



nesrin

13 yıl önce - Pts 09 Ağu 2004, 15:43

Bu durumdan zaten bir tek oranın yerlileri şikayetçi gibi gözüküyor. Bir bakıma haklılar doğup büyüdükleri yerlerin bozulmasını istemiyorlar. Ama bunu İstanbullularla bağdaştırmaları saçma, ne kadar güzel işte vatandaşlarımız tatillerini kendi ülkelerinde geçiriyorlar.

Mehmet YASA

13 yıl önce - Pts 09 Ağu 2004, 17:20

Çesme'ye Istanbullusu da geliyor, Ankaralisida geliyor, Bursalisi, Adanalisi ve diger illerimizdende tatilciler geliyor..Ben de hemen hemen her haftasonu giderim Çesme'ye, bu durum beni ve tanidigim dostlarimi rahatsiz etmiyor, çünkü bizlerinde Istanbullu arkadaslarimiz, akrabalarimiz geliyor Çesme'ye...Çesme artik eskisine göre cok daha renkli, eglenceli ve kalabalik..ama galiba birazcik pahali eskisine göre, neyse yine de Çesme süper.. Herkes gelebilir, tatilini yapabilir Çesme'de...Bu vatan hepimizin!! Yeni Asir gazetesi böyle ilginç haberler yayinlayip ortaligi karistirmayi seviyor galiba!?

zorbey
13 yıl önce - Pts 09 Ağu 2004, 20:49

ne mutlu istanbulluyum diyene
hahaa!!



Brian

13 yıl önce - Pts 09 Ağu 2004, 21:04

Neden TC Amerika'da reklamlar otobüse yapis,tiriyor, ama sunlar turistleri istemiyorlar?
Ben Florida'dan çesme'ye gitmistim.


Arslan Türegün

13 yıl önce - Sal 10 Ağu 2004, 09:04

Selamlar,
İzmir Yeni Havalimanı başlıklı kısımda dile getirmiştim.
İzmir Türkiye'nin çirkin ördek yavrusudur. Çok sevilen bir şehir değil (en azından devlet tarafından). Belki de bu yüzden İzmir'in yerlisi Çeşme'nin kendine kalmasını istiyor olabilir.
Bir de farklı açıdan bakacak olursak, Kuşadası gibi bir güzelim beldenin yıllar geçtikçe ne kadar bozulduğunu görmeyen yoktur. Özellikle mimari açıdan artık Kuşadası tam bir şehir halini aldı. Çeşme de aynı bu sona doğru ilerliyor. Dağ taş site ve CLUB dolmaya başladı. Bir sezon önce sakin sakin denize girip kafa dinlediğiniz bir plaj ertesi sezon bir işletmeciye peşkeş çekilerek beach club haline sokuluyor, sizin biraz yüzüp kafa dinlemeye gittiğiniz yerde artık dalga ve deniz sesleri yerine bangır bangır müzik sesi geliyor. Fiyatlar üçe hatta dörde katlanıyor. Akşam ağzı yerine başka tarafı ile içki içen soytarılar nedeni ile kavgalar çıkıyor yollarda aşırı hız ve alkol nedeni ile ölümlü kazalar meydana geliyor. İzmir'in yerlisi de (bence) haklı olarak tepkisini dile getiriyor. Yıllarca buraya dinlenme ve huzur bulma amacı ile gidenler artık aradıkları huzuru bulamıyorlar.
Yerli ve yabancı turist tabi ki gelmeli. Ekonomiye katkısı yadsınamaz. Ancak (yine bence) gittikleri yeri kendilerine uydurmak yerine oraya uyum sağlamaları gerek.
Plakaları ne olursa olsun, yaşadığım yerin doğallığını bozmadıkları sürece hoş gelirler, başımın üzerinde yerleri vardır.
Sevgiler,
Arslan


Elif

13 yıl önce - Sal 10 Ağu 2004, 10:33

Bütün problemleri İstanbullulara yüklemek bence hata olur. Farklı bir sürü şehirden gelen pek çok insan var. Çevreye ve insanları saygısı olmayan bir çok insan var. Pek çok yazlığın bulunduğu sitelerde bile insanlar club yapılmasını istiyor. Çünkü plajlar halka açık. Site dışarısından gelenler bütün sitenin bakımını üstlendiği, masraflarına katıldığı çimlik alanların üzerine yayılıyor, oturma yerlerini kullanıyor, içkilerini içiyor, kimi zaman etrafa dalaşıyor ve sonrada gun boyu cıkardıgı çöpleri ortalarda bırakıp gidiyor. Geceleri gençler sahile iniyor, ufak yaşlarına aldırmadan biraları içiyor, biri diğerinin kız arkadaşına bakıyor, bağırış ve kavga yine başlıyor. Toplu yaşama saygı, başkalarına saygı olmadığı müddetçe yaşanan problemleri tek bir şehirliye bağlamak sonuç getirmiyor. Her şehrin insanı diğer şehir insanı kadar suçlu. Böyle oluncada, çeşme de büyük site sakinleri bile club kurmayı düşünmeye başladı. Böylece her canı isteyenin elini kolunu sallayarak ortalıkta gezip, hem ortamı hem huzuru bozmamasına çalışılmak isteniyor.

CAN
13 yıl önce - Sal 10 Ağu 2004, 13:33

Durum şu:

İzmirliler Çeşme boş iken balığı 5 milyona yiyip 1 milyonda bahşiş bırakırken
İstanbullular Sarıyer-Ortaköy-İstinyede aynı balığı 50 milyona yiyince ve Çeşmede hesapta 5 milyon gelince garsona 5 milyon verip sofradan kalkıyorlar(dı) Sonradan adamlarda o paraların üzerine yüklendiler ve şimdi halkı pişman domatesi 2 milyona yiyor haklı olarakta kızıyor...Bu dünyanın her yerinde aynı...Ben bir tek DATÇA yı bozulmamış var sayıyorum onun dışında o çevredekilerin hepsi gitti sıra ile...



ANA SAYFA -> İZMİR - Haberler ve Sohbet