Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Gökhan Gök

15 yıl önce - Çrş 23 Şub 2005, 14:20
Dede Korkut


Dede Korkutun 570-632 yillari arasinda, Son peygamber zamaninda yasadiginada rivayet edilmistir. Oguzlarin Kayi veya Bayat boylarindan geldigi, hem geçmisten ve hem de gelecekten haber veren, "kerem sahibi bir evliya" oldugu rivayet edilmektedir. "Ozanlarin Piri" veya "Ozanlarin Basi" olarak da bilinen Dede Korkutun, Som peygamberin´in hayir duasini aldigi ve Oguzlara, bu gun nufusumuzun %98 nin kabul ettigi dini ögrettigi de bu rivayetlerle günümüze kadar ulasmistir

Destan özellikli pek çok halk kahramaninin mücadeleleri anlatilan Dede Korkut hikâyelerinde; güzel ve hikmetli sözler, Türklerin tarihine ait rivayetler, han ve beyler hakkinda methiyeler, Türk töresine ait pek çok konular islenerek, iyilere övgü kötülere elestiri vardir.

"Dede Korkut Kitabinda (Dede Korkut ala Lisan-i Taife-i Oguz han Oguzlarin Diliyle Dede Korkut Kitabi) 12 destan özellikli hikâye yer alir ve bu kitap, simdiki olan inaclarinin öncesi ve sonrasinda Türklerin yasayisini, dilini, tarihini, edebiyatini ve kültürünü içerir. Akici ve halkin kullandigi Türkçe ile yazilmis olan bu kitap; gerçek bir saheserdir. Kitapta, "Dede" ve "Ata" olarak geçen ve "Korkut Ata" olarak da bilinen Dede Korkut, Türkmen, Kazak, Özbek ve Kara kalpak boylari arasinda bu adlarla bilinmektedir. Türk dünyasinin bilge atasi olan Dede Korkut ve onun hikâyelerinde; Türk toplumunun savaslari ve barislari ile birlikte, aile ve egitim yapisiyla üstün ahlâk ve karakter saglamligina dikkati çeker. Türk milletiyle özdeslesmis olan dogruluk, sözünde durmak, mukaddes degerler ugruna ölmek gibi çesitli karekterler, hikâyelerin ana temasidir. Dede Korkut hikâyelerindeki tüm kahramanlarin aile, cemaat ve insan sevgisini ön planda tutmasi, millet olarak ahlâk ve yasam anlayisimizi göstermesi baksmindan önemlidir. Kahramanlarin çogu gençtir ve mutlaka bir yigitlik gösterdikten sonra ad verilir. Pek çogumuz biliriz, Dirse Han oglu bir bogayi öldürünce Dede Korkut o gencin adini "Bogaç" koyar ve onu san, seref, mal ve rütbe ile ödüllendirir. Dikkat edilirse, hikâyelerde, gençlige son derece önem verilmekte, onlarin, ailesine, milletine ve devletine bagli, cesur ve çaliskan olmalarina isaret edilmektedir. Savas, av, toy vb. eglencelere son peygamber anilarak baslanmasi da Türk Kavimleri'nin dinî yönden suurlu oldugunu ve devlet millet birliginin saglam temellere dayandigini göstermektedir

Dede Korkut hikâyelerinde özellikle göçebe Oguz Türkleri'nin tabiat sartlarina karsi dirençleri, düsmanlarina karsi sürekli üstünlügü ve birlik suurundan dogan kuvvetlilikleri dikkati çeker. Korkut Ata olarak saygi gören Dede Korkutun hikâyeleri yasli ve bilginlere büyük deger verildigini de göstermesi açisindan, son derece önemlidir. Allah, dogum, din ve ölüm düsüncesi, hayatin her aninda kendisini gösterir. Bugün Dede Korkut ve onun hikâyelerinden ve destanlarimizdan alacaigmiz önemli dersler vardir. Fertler arasinda saygi, sevgi, karsilikli hosgörü ve mertlik bunlarin basinda gelmektedir. Dede Korkut aslinda büyük bir vatanseverdir ve milletinin sonsuza dek güçlü ve mutlu yasamasini gerçeklestirme mücadelesi içindedir. Hikâyelerindeki örnek sahsiyetler olan Bayindir Han, Kazan Han, Bamsi Beyrek, Bogaç Han, Selcen Hatun, Segrek ve digerleri toplumda olmasi gereken ideal insan karakterlerini temsil ederler. Bu insanlar, milleti ve vatani için ölümü göze alan ve tüm zorluklarin üstesinden gelebilen kahramanlardir.

Dede Korkut, bütün Türk kavimlerinin fert fert kahraman olmasini arzu etmis olmali ki, hikâyelerinde zayifliga, çaresizlige ve ümitsizlige yer vermemistir. Rivayetlere göre Onun ölümü bile evliyaligini, bilge kisiligini göstermektedir: Çesitli Türk boylarinin kanaatine göre o, rüyasinda mezarinin hazirlandigini görmüs ve gittigi her yerde ölecegi ona rüyasinda bildirilmistir. Seyhun Irmagi'nin Aral Gölü'ne döküldügü yerin yakinlarinda, irmagin üzerine hirkasini sererek orada ruhunu Allah'a teslim etmistir. Bugün pek çok yerde onun mezarinin oldugu söylenmektedir. Tipki Yunus Emre ve Karaca oglan gibi milletimiz, onun mezarina da sahip çikarak kahramanlarini kendi içinde görmek istemektedir. Türk ve dünya edebiyatinin saheserleri arasina giren ve çesitli tarihî filmlere de konu olan Dede Korkut Hikâyeleri, insani ve yasadigi dünyayi tüm özellikleriyle ele almistir.

Bayburt ili; Türklerin Anadolu’da yerlestikleri en eski yerlesim yerlerindendir. Sosyologlar Bayburt’u gerek Selçuklular, gerekse Osmanlilar döneminde ikinci dereceden önemli bir kültür merkezi olarak nitelendirmektedirler. Bayburt, ünlü sinirlarimizin disina tasan pek çok bilim ve sanat adami yetistirmistir. Türk dünyasinin ortak kültür hazinelerinin en büyüklerinden biri olan Dede Korkut’ uda bunlardan saymak mümkündür. Dede Korkut, bütün Türk dünyasinda kabul görmüs – Tarihi ve Efsanevi – ortak ulularimizin en önemlilerindendir.



(Site deneticileri, Yazi benim deyildir alintidir site kuralarinin disina cikamak
icin bazi yerlerini deyistirdim, Umarim site kuralarinin disina cikamaistir )

Varsa hatam simdiden özur dilerim


En son Gökhan Gök tarafından Çrş 23 Şub 2005, 14:31 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


huseyinseker
15 yıl önce - Pzr 06 Mar 2005, 11:36

Bende dede korkut kitabı vardı, okumuştum ve çok güzeldi. Ve hatırladığım kadarıyla site kurallarına aykırı bir şey yoktu. Belki Ghan arkadaşımızın aldığı kaynakta değişik bilgiler olabilir. Bendeki kitapta deniyordu ki "Bütün Türk edebiyatını bir tarafa, Dede Korkut'un anlattıklarını bir tarafa koysanız Dede Korkut ağır basar". Çok ilginç...

Aykan Türk
13 yıl önce - Prş 11 Oca 2007, 22:11

Saat 21.10'da (5 dakika sonra) TRT1'de Dede Korkut Hikayeleri adlı yeni bir film serisinin ilk bölümü gösterilecek. Bu proje Türk ve dünya tarihinde bir ilk. Dede Korkut Hikayeleri'ni ilk kez televizyonlarımızda göreceğiz. Aşağıdaki alıntıda ayrıntılar var.

Bence kaçırılmaması gereken bir seri olacak. Daha izlemeden böyle dedim ama... Hadi hayırlısı  

Alıntı:
TRT'den Türk Kültürüne Armağan



Dede Korkut Hikayeleri yeni yılda izleyici ile buluşacak.

Yine büyük bir projeye imza atan TRT; "Dede Korkut Hikayeleri"ni izleyicisiyle buluşturuyor. Efsanelerde yer alan gerçeküstü unsurları, gerçekçi kılmak için kullanılan teknolojiyle ve destansı bir anlatımla izleyici, Korkut Ata'nın "soy soyladı, boy boyladı" diye başlayan hikayelerindeki Tepegöz'le, Deli Dumrul'la, Boğaç Han'la, masalsı ve gizemli bir yolculuğa çıkacak.

Milletlerin en büyük kültür mirasları destanlarıdır. Yüzyılların ötesinden, tarih öncesi çağlardan süzülerek gelen destanlar, milletlerin hafızalarıdır. Tarihi olmayan milletlerin, tarih yapmamış milletlerin destanları da olmaz, olamaz.

Destanlar milletlerin başından geçen olayları, dünyaya bakış açısını, olaylar karşısında toplumsal tavrını, kısacası hayatını anlatır. Destan kahramanları, yıllar, yüzyıllar geçse de milletin hafızasından silinmez, kaybolmazlar. Onlar toplumlardaki "manevi vatandaşlar"dır.

Varlığı insanlık tarihiyle eş zamanlı olan Türk milletinin de büyük destanları vardır. Bu destanlar içerisinde şüphesiz en görkemlisi, en önemlisi "Kitâb-ı Dede Korkut" yani "Dede Korkut Hikayeleri"dir.

Çünkü "Dede Korkut Hikayeleri" Türk milletinin hayatıdır… "Dede Korkut Hikayeleri", Türk milletinin tarihidir… "Dede Korkut Hikayeleri", Türk milletinin kahramanlık abidesidir…"Dede Korkut Hikayeleri", Türkçe'nin şekillendiği en görkemli edebi eserdir… "Dede Korkut Hikayeleri", başlı başına Türk milletinin kendisidir, millî ansiklopedisidir…

Çünkü Prof. Dr. M. Fuat Köprülü'nün de ifadesiyle; "Terazinin bir kefesine Türk edebiyatının tümünü, diğer kefesine de Dede Korkut'u koysanız yine de Dede Korkut ağır basar."

Sinematografik Atmosferdeki Destanlar
Dev projelerin altına imza atan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, "Dede Korkut Hikayeleri"ni ekrana taşıyarak, Türk kültür hayatı ve Türk televizyonculuğuna görkemli bir armağan sunuyor. Lirik bir destan olan "Dede Korkut Hikayeleri"ni, sinemanın büyülü diliyle buluşturacak olan proje, yeni yılda ekrana gelecek.

Gerek oyuncu, gerekse yapım ve çekim ekibiyle göz dolduran "Dede Korkut Hikayeleri"nde en son teknolojinin sunduğu tüm imkanlar kullanılıyor. Ağustos ayından bu yana Kapadokya'da çekimleri süren dev yapım, Attila Candemir (Yönetmen), Abdullah Yörük (Yapımcı), Atilla Engin (Senarist), Gökhan Kırdar (Müzik), Sinan Güngör (Görüntü Yönetmeni), Yaşar Mehmet Emin (Dijital EfektYönetmeni), Selim Keleşoğlu (Sanat Yönetmeni) ve Vugar Aliyev'in (Danışman) imzasını taşıyor.

Başlıca rollerde ise Fuad Poladov (Dede Korkut), Burak Sergen (Deli Dumrul- Salur Kazan), Işıl Sergen (Aycan - Ay Kız), Rüçhan Çalışkur (Hanım - Dumrul Anne), Demir Karahan (Duha Koca) Halef Tiken (Uruz), Tuçe Ersoy (Burla Hatun), Macit Sonkan (Bayındır Han), Ulgar Malzakoğlu (Toma), Funda Cen (Arethas) ve Güray Kip (fiöklü Melik) kamera karşısına geçiyor.

200 oyuncunun yanı sıra 1500 yardımcı oyuncunun görev alacağı "Dede Korkut Hikayeleri", TRT'de yayınlandıktan sonra, Türklerin yaşadığı ülkelerin televizyonlarında da gösterilecek.

Dede Korkut Hikayeleri, Oğuz Türklerinin yaşantılarıyla ilgili 12 destansı hikayenin toplandığı "Dede Korkut"un asıl adı "Kitab-ı Dede Korkut Ala Lisan-ı Taife-i Oğuzan - Oğuzların Diliyle Dede Korkut Kitabı"dır.

Dede Korkut'un anlattığı ve Oğuz Türklerinin Rum, Ermeni ve Gürcü beylikleriyle yaptığı savaşları ve Oğuz boyları arasındaki anlaşmazlıkları masal biçiminde aktaran bu hikayeler, Oğuzların günlük yaşantıları, dini inançları, töreleri, sosyal ve siyasi durumları hakkında bilgi verir.

Olayların, İslam öncesi ve sonrasına göre değişik biçimde değerlendirildiği bu hikayelere yer yer manzum parçalar eklenmiştir. Oğuz Türkleri arasında söylenen ve ağızdan ağıza dolaşarak geniş bir alana yayılan hikayelerin, XIV. yüzyıl sonu ile XVI. yüzyıl arasında yazıya geçirildiği sanılmaktadır.

Dede Korkut Kitabı"nın Arapça olarak yazılmış 12 hikayeden oluşan asıl nüshası Dresden Kütüphanesi'nde, 6 hikayelik ikinci bir nüshası ise Vatikan Kütüphanesi'nde bulunmaktadır.


Kaynak: http://www.dizifilm.com/forum/archive/index.php/t ...12856.html



mertcan_67
13 yıl önce - Prş 11 Oca 2007, 22:22

Dede Korkut'un Kişiliği

Dede Korkut’un destanların ilk anlatıcısı olduğu tahmin edilmektedir. Hikayelerde veli bir kişi olarak ortaya çıkar. Oğuzlar önemli meseleleri ona danışırlar. Keramet sahibi olduğuna inanılır. Gelecekten haberler verdiği söylenir. Ozan ve kamdır. Kopuz çalıp, hikmetli sözler söyler. Kopuzuna da kendine duyulduğu gibi saygı duyulur. Oğuzname’de, Dede Korkut’un 295 yıl yaşadığı ve Hz. Muhammed’e elçi olarak gönderildiği anlatılmaktadır. Oğuz Han’a vezirlik yapmış olduğu da düşünülmektedir.

Korkut kelimesinin “kork-” fiil kökünden türemiş olma ihtimalinin yanı sıra Arapça kökenli olup elçi manasına gelmesi de mümkündür. Her iki ihtimalde de ‘Korkut’ kelimesinin bir lakap, bir unvan olduğu görülmektedir. “Dede” kelimesinin ise ecdat manasında kullanıldığı tahmin edilmektedir. Fakat destanlarda daha çok halk arasında büyük hürmet ve kutsallık kazanmış halk bilgini anlamında kullanılmıştır.

Dede Korkut’un gerçek ismi, hayatı, yaşadığı çağ ve coğrafyayı kesin olarak aydınlatmak eldeki kaynaklar ve rivayet ile mümkün değildir. Destanlardan çıkarılabildiği kadarıyla ise Dede Korkut’un kişiliği iki şekildedir; 1- Kutsal Kişiliği , 2- Bilge Kişiliği. Başka kaynaklarda devlet adamı kişiliğinin de bulunduğu belirtilmektedir. Dede Korkut'un çok kişilikli olarak karşımıza çıkması farklı zaman, hatta farklı mekanda yaşamış benzer şahsiyetlerin destanlarda tek isim altında toplanmış olabileceğini düşündürüyor fakat bu kişiliklerin halkın eklentisi olma ihtimali de vardır Destanlar: Kitapta on iki tane destan vardır. Bu destanların her biri bir boy için söylenilmiştir. Bu destanlarda boyların hanlarının başından geçen olaylar, ad koyma, canavarlarla savaşma gibi bölümler yer almaktadır.

Hikayelerin dili oldukça sadedir. 15.-16. yy.da yazıya geçirildiği halde arı bir Türkçe’ye sahiptir. Az miktarda Arapça kökenli kelime de vardır. Orhan Şaik Gökyay ve Muharrem Ergin’in Latin harfleri ile yayınladıkları kitaplar ilköğretim öğrencilerinin anlayabileceği kadar sade ve basit cümle yapısına sahiptir. Hikayeler çoğunlukla manzum ve ahenkli bir şekilde anlatılır. Manzumların bir kısmı kafiyeli olmasa da kulağa hoş gelen bir söyleyiş tarzı vardır. Kitapta yaklaşık 8.000 tane farklı sözcük ve deyim geçer. Cümleler kısa ve yalındır.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Dede_Korkut_hikayeleri


Alperen_dt
13 yıl önce - Cum 12 Oca 2007, 03:59

Alıntı:
The Book of Dede Korkut is one of the most famous epics of the Turkmen or the Oghuz Turks. In 2000, "Kitab-i Dede Qorqud" was awarded the UNESCO literary work of the year as a celebration of its 1300th Anniversary.


Unesco 2000 yilinda dunya edebiyat odulunu "Kitab-i Dede Qorqud"e verdi ve o sene Dede Korkut senesi onlarak anildi, 1300 seneseni kutlandi.

Dede Korkut cok buyuk bir destan'dir, daha fazla onem vermeliyiz.


Ali KIRLI
13 yıl önce - Cum 09 Şub 2007, 22:01

TRT-1'de dizi olarak yayınlanan Dede Korkut hikayelerini indirebileceğimiz bir link var mı?

Bu eşsiz hikayeler daha önce Azeriler tarafından çizgi film yapılmış ve yayınlanmıştı. Onları da arşivime koymak isterdim. Yardımcı olabilecek arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim.


m_emin
13 yıl önce - Cum 22 Hzr 2007, 22:22

"DEDE KORKUT" Kitabı

Prof.Dr. Muharrem ERGiN'in günümüz türkçesiyle düzenlediği bu büyük eser için yazdığı önsözden...

"Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut'u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar."

Dedem Korkut un kitabının orjinal nüshaları vatikan kütüphanesinde ve dresden kütüphanesinde bulunmaktadır

Kitab-ı Dede Korkut'un pdf formatı:

http://rapidshare.com/files/24088599/dedekorkut.part1.rar
http://rapidshare.com/files/24099844/dedekorkut.part2.rar


Hasan Pullu
2 yıl önce - Cmt 22 Eyl 2018, 21:36

Alıntı:
Dede Korkutun 570-632 yillari arasinda, Son peygamber zamaninda yasadiginada rivayet edilmistir. Oguzlarin Kayi veya Bayat boylarindan geldigi, hem geçmisten ve hem de gelecekten haber veren, "kerem sahibi bir evliya" oldugu rivayet edilmektedir.


Türklerin şamanizmden kalan çok ciddi sapkınlıkları var .İslamı bir türlü anlayamamışlar. Türkiyedeki seküler kesim dinle çok ilgilenmemelerine rağmen islamla bu ülkedeki dindarların din anlayışlarının uyuşmadığını bilirler. Biraz Kur'an okusan anlarsın zaten.

Dede Korkut hakkında youtubedaki acemi filozof hesabı güzel yayınlar yapıyor. Dinleyebilirsiniz.




Musa Ovaci
1 hafta önce - Pzr 18 Ekm 2020, 01:11






ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET