Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5
C. H. Engin Er

11 yıl önce - Prş 14 Ağu 2008, 20:09

Mesela akışkan yataklarda basınç kaybının hesaplanmasında kullanılan bir denklem var bu bütün dünyada Ergun denklemi olarak biliniyor ve kullanılıyor bulan da Prof.Dr Sabri Ergun...

abdullah1
11 yıl önce - Prş 14 Ağu 2008, 21:50
Işığı, dünyayı ve asırları aşan ilim adamı: Ali Kuşçu


15. yüzyıl Türk-İslâm âleminin en önemli astronomi ve matematik âlimlerinden olan Ali Kuşçu bugün Özbekistan sınırları içerisinde bulunan Semerkand’da doğdu. Daha küçük yaşlardan itibaren matematik ve astronomi alanında devrin büyük âlimlerinden dersler almaya başladı. Daha sonra bilgisini artırmak için Kirman şehrine gitti. Semerkand ve Kirman’da yoğun bir eğitim alan Ali Kuşçu, eğitimini tamamladıktan sonra devrin büyük âlimlerinden Uluğ Bey’in himayesine girdi. Uluğ Bey, çok değer verdiği bu öğrencisini genç yaşına rağmen rasathanesine müdür yaptı. Ali Kuşçu da genç yaşta rasathanenin müdürü olmasına vesile olan hocasının kendisine layık gördüğü bu görevi en iyi şekilde yerine getirebilmek için gece gündüz çalışarak önemli bilimsel araştırmalarda bulundu, eserler verdi.

FATİH SULTAN MEHMET’LE BULUŞMASI

Her zaman kendisine destek olan, can dostu Uluğ Bey’in bir ihanet sonucu öldürülmesi onda derin yaralar açmıştı. Bu olaydan kısa bir süre sonra ailesini de yanına alarak Tebriz’e gitmeye karar verdi. Tebriz’de onu Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan karşıladı ve ona büyük itibar gösterdi. Uzun Hasan, ondan Fatih Sultan Mehmet’in huzuruna gitmesini istedi. Uzun Hasan, Fatih Sultan Mehmet’in âlimlere ne kadar değer verdiğini biliyordu. Bunun üzerine Ali Kuşçu, kendisine bunca itibar eden Uzun Hasan’ın isteği üzerine yol hazırlıklarını tamamladı ve bu uzun yolculuğa çıktı. Yorucu bir yolculuğun sonunda Osmanlı’nın payitahtı İstanbul’a ulaştı. Huzura kabul edildiği zaman Osmanlı hükümdarından beklemediği kadar iltifat gördü. Çünkü kendisinden önce, eserlerinin ünü İstanbul’a kadar ulaşmıştı. Uluğ Bey Rasathanesi’ndeki çalışmalarından, Semerkand’a aylarca uzak mesafede bulunan İstanbul’daki hükümdarın haberi vardı. Fatih Sultan Mehmet kendisinden, İstanbul’da kalarak İstanbul medreselerinde dersler vermesini ve öğrenciler yetiştirmesini istedi. Bu nazik daveti emir telakki eden Ali Kuşçu, Fatih’in bu isteğini kabul etti, ardından da kendisinin ne kadar ahlâklı, sözünün eri olduğunu şu sözleriyle ispatladı: “Hünkârım izin verirlerse önce Tebriz’e döneyim. Çünkü burada bulunmamın asıl sebebi Akkoyunlu hükümdarının elçisi olmaktır. Elçiye zeval yoktur. Hünkârımın lütufkâr davetini kabul etmeden önce vazifemi iyi bir sonuca ulaştırdığımı beni gönderen, bana güvenmiş olan insana bildirmem gerektir...” Bu sözler Fatih’in de aklına yatmıştı. Ali Kuşçu’ya güveni bir kat daha artan Fatih, onun Tebriz’e geri dönmek üzere gitmesine izin verdi.

İSTANBUL MEDRESELERİNDE

Ali Kuşçu, İstanbul’dan ayrılalı iki yıl olmuştu. Tebriz’deki vazifesini hakkıyla yerine getirdiğine artık inanıyordu. Fatih Sultan Mehmet’e bir söz vermişti. Bu sözü yerine getirmek için ailesiyle birlikte İstanbul’a doğru yola çıktı. Osmanlı sınırlarına vardığında Fatih Sultan Mehmet’in bizzat görevlendirdiği bir heyet tarafından karşılanarak ihtişam içinde İstanbul’a getirildi. Ayasofya’ya müderris olarak atanan Ali Kuşçu, burada Semâniye medreselerinin programlarını hazırladı. İstanbul’daki çalışmalarında çeşitli güneş saatlerinin yapımı, İstanbul’un enlem ve boylamının hesaplanması gibi pek çok önemli konuda araştırmalar yaptı.

Ali Kuşçu’nun bilim dünyasına kazandırdığı önemli çalışmalardan birisi de ayın ilk haritasını çıkarmasıdır. Bugün Ali Kuşçu’nun adı ayın bir bölgesine verilmiştir.

Ali Kuşçu’nun matematik ve astronomi alanında verdiği dersler pek çok İstanbul ulemasınca takip edilmiş olup bu durum on altıncı yüzyılda meyvelerini vermeye başlamıştır. Onun yetiştirdiği talebeler on altıncı yüzyıl ve sonrasında önemli çalışmalara imza atmışlardır.

Ali Kuşçu’nun en önemli eseri Fethiye adıyla Fatih Sultan Mehmet’e sunulmuş olan Risale-i fi’l Hey’e (Astronomi Risalesi)’dir. Batı dünyasında da hayret uyandıran bu eserde çeşitli gök cisimlerinin dünyamıza olan mesafeleri, ekliptiğin eğimi gibi konulara yer vermektedir. Bu eser Batı dünyasınca da kullanılan bir eser olması bakımından da büyük önem arz etmektedir.
Ali Kuşçu, vefat edene kadar İstanbul medreselerinde birçok genç ilim adamını yetiştirmekle uğraştı. Kuşçu’nun ders vermeye başlamasıyla, İstanbul medreselerinde astronomi ve matematik alanında büyük gelişmeler yaşandı. Ali Kuşçu ile birlikte Osmanlı sınırları içerisinde astronomi ve matematiğe olan ilgi arttı. Semerkand okulunun en önemli temsilcisi olan Ali Kuşçu, gerek yazdığı eserlerle gerekse örnek kişiliğiyle hem döneminin âlimlerine hem de kendisinden sonraki kuşaklara iyi bir örnek oldu.

Kuşçu’nun eserlerinden bazıları:

Risâle fi’l-Hey’e (Astronomi ile ilgili Farsça bir eser) Risâle fi’l-Hisâb (Üç makaleden oluşan Farsça bir eser) , er-Risâletü’l-Fethiyye (Fatih ’e ithaf edilmiş bir astronomi kitabı)


Songul7
3 yıl önce - Çrş 28 Eyl 2016, 11:01

Nice başarılara...





Misafir 2eb

8 ay önce - Çrş 13 Şub 2019, 13:33

Üniversite öğrencileri 'yenilebilir' plastik üretti.

Gaziantep Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü öğrencileri, "Sıfır Atık Projesi'ne" destek amacıyla nişasta bazlı "yenilebilir" biyobozunur filmler yaptı.

Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü öğrencileri Sıfır Atık Projesi'ne destek amacıyla nişasta bazlı "yenilebilir" plastik üretti.

Gıda Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencileri Melis Öcal, Güneş Zübarioğlu ve Pınar Altaş ile yüksek lisans öğrencisi Hatice Yaprak, Sıfır Atık Projesi'ne destek amacıyla yaklaşık 3 ay önce hem "yenilebilir" hem de doğada herhangi bir kalıntıya sebebiyet vermeden kısa sürede çözülebilen biyobozunur film çalışması başlattı.

NİŞASTA BAZLI PLASTİK
Bazı büyük oranda nişasta ve gıda maddelerinden oluşan biyobozunur film üreten öğrenciler, bu sayede hem ekonomiye hem de çevreye katkı sağlamayı amaçlıyor.

Öğrencilerden Hatice Yaprak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de ve dünyada sıfır atık üzerine çeşitli çalışmalar yapıldığını belirterek, kendilerinin de bu çabalara katkı sağlamayı istediklerini söyledi.

Gıda bazlı yenilebilir plastik üretiminin çevre ve ekonomiye katkısına işaret eden Yaprak, "Amacımız ekonomiye katkı sağlamak, düşük maliyetlerde yeni ürünler üretebilmek ve çevre dostu olmak. Ürettiğimiz yenilebilir plastikler doğada kayboluyor, çözülebiliyor ve ürünün tekrar geri dönüşümü sağlanabiliyor." dedi.


Kenanwow
1 ay önce - Pzr 15 Eyl 2019, 12:28

Alıntı:
Dünya bu Türk'ü konuşuyor! Alman tıp ödülüne layık görüldü


Almanya, Avusturya ve İsviçre’de tıp alanında başarılı çalışmalar yapan hekimlere ve tıbbi kuruluşlara verilen German Medical Award’a (Alman Tıp Ödülü) bu yıl Avrupa’da yapay kalp naklini gerçekleştiren ilk kadın cerrah Dr. Dilek Gürsoy layık görüldü.


Haberin Devamı:


http://www.haber7.com/dunya/haber/2896716-dunya-b ...ik-goruldu
[/b]



Kenanwow
4 hafta önce - Cum 20 Eyl 2019, 00:32




Kenanwow
1 hafta önce - Çrş 09 Ekm 2019, 18:24

Alıntı:
Türk bilim insanından müthiş buluş! Sınırları ortadan kaldırdılar...


İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Fotonik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Şahin öncülüğünde, İngiltere ve Belçika'dan bilim insanlarının da bulunduğu heyet, nano teknoloji alanında kullanılmak üzere elmas, altın ve alüminyum gibi tabakalı olmayan maddelerden "ultra ince" malzeme üretmenin formülünü buldu.


Haberin Devamı:


http://ekonomi.haber7.com/ekonomi/haber/2904601-t ...aldirdilar




sayfa 5
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET