Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2
yusufyuşa23
3 yıl önce - Cum 04 Mar 2016, 12:52



Yıldırım23
3 yıl önce - Çrş 27 Tem 2016, 08:57



Cebrail23
1 yıl önce - Cmt 02 Arl 2017, 00:33

Bigün iki malatyalı, Elazığlı olmak istemiş. Komutana gidip,"Komutanım biz Elazığlı olmak istiyoruz" demişler. Komutan da şu dağa çıkarsanız olacaksınız demiş. Koşmuşlar biri zirveye tırmanmış,diğeri de "tut elimden ben de çıkayım" demiş.
Diğeri demiş ki "Sus lan Allah'ın Kofiği"



Misafir 368

1 yıl önce - Cmt 02 Arl 2017, 13:45

yani cebrail bunu da FIKRA diye yazmissin

Cebrail23
1 yıl önce - Sal 12 Arl 2017, 15:24

Gakgoşun biri sabah erken saatlerde duvarın dibine oturmuş güneşlenirken, karşıdan bir cenazenin taşındığını görür ve cemaatten birine sorar:

-Gakgom, ALLAH rahmet ede. Ecep kimin cenezesi? diye sorunca:

-Gırnatacı Nevzat Efendi, cevabını alır. Çok geçmeden bir cenazenin daha taşındığını görünce tekrar sorar:

-Gakgom, ALLAH rahmet ede, bu kimin cenezesi?

-Davulcu Halil Efendi’nin, derler. Gakgoş şaşırmıştır. Kendi kendine: “ALLAH ALLAH, bu ne biçim iş” diye mırıldanırken, birden gözleri faltaşı gibi açılır. Ne görse iyi. Bir de bakar ki ardından üçüncü bir cenaze daha taşınıyor. Heyecanla sorar:

-Gakgom ALLAH rehmet eyleye, ya bu kimin cenezesi?

-Cümbüşçü Yusuf Efendi’yi de gaybettük. Bu cevabı alınca karşısındaki adama:

-Gakgo desene o terefte bu gece eyi bir dügün var. Bütün çalgıcılar oraya daşıni. Keşke ALLAH bi sehet evvel benim de canımı ala da ben de yetişem.


yusufyuşa23
1 hafta önce - Çrş 11 Eyl 2019, 21:03

ELAZIĞLI

Elazığlının biri İtalya’da Fiat fabrikasında çalışan bir işçi...

O zamanki Sovyet lideri Krusçev, resmi bir ziyaret için İtalya’ya gelmiş. Programda Fiat tesisleri de var. Fabrikanın tezgâhları arasında dolaşırken Elazığlıya rastlamış. Herkesin gözü önünde “Vay Elazığlı kardeşim ” diye sarılıp kucaklaşmış. Orada ayaküstü sohbet etmişler.

Tüm protokol bu dostluktan şaşkın… Konuk gittikten sonra patron,,
Elazığlıyı çağırıp, Krusçev’i nereden tanıdığını sormuş. Hemşehrimiz ‘Hiiiç’ demiş. Ben eskiden komünisttim.
1 Mayıs kutlamaları için parti beni Moskova’ya göndermişti. Orada tanışmıştım.

Olay unutulmuş. Üç beş ay sonra bu kez Amerika Başkanı Nixon gelmiş İtalya’ya.

Yine aynı program ve fabrika ziyareti… Tezgahların arasında “Vay Elazığlı kardeşim … Vay Nixon…” muhabbeti.

İyice meraklanan patron ziyaretten sonra Elazığlıyı yine çağırtmış. Soru da cevap da aynı. Bir ara Amerika’ya göç etmeye kalkıştım. New York’ta başım polisle belaya girdi. Bu Nixon o zaman çiçeği burnunda bir avukattı. Beni o savunmuştu.

Olay bu kadarla kalsa iyi.

İki ay sonra Fransa Başkanı De Gaulle ziyaretinde de aynı manzara yaşanınca patron Agnelli derin bunalımlara girmiş. Kendisini tanıyan yok. Yanında çalışan Elazığlının uluslararası çevresi var.

- De Gaulle’ü nereden tanıyorsun?

- Nazilere karşı Paris’te yeraltı savaşı yapıyorduk. Özel kuryesiydim.

- Sen herkesi tanır mısın?

- Evet, hemen hemen... Patron iyice hırslanmış.

- Neredeyse Papa da arkadaşım diyeceksin.

Elazığlı gülmüş.

- Tabii. Yakın arkadaşımdır.

Çıldırma noktasına gelen Agnelli haykırmış:

- İspatla. İspatlayamazsan kovarım...

Elazığlı:

- Tamam, bu pazar ayininde Vatikan meydanında olun. Papa balkondan halkı takdis ederken ben yanında olacağım.

Patron pazarı iple çekmiş.

Vatikan’da Papa’yı bekleyen kalabalığın arasına karışıp beklemeye başlamış. Bir süre sonra Papa balkona çıkmış. Yanında Yine Elazığlı...
Kalabalığa bakıp, patronunu bulmaya çalışıyor.

O sırada bir kargaşa olmuş. Biri bayılmış.
Elazığlı bayılanın kendi patronu olduğunu görünce Papa’ya “Bana müsaade” deyip meydana koşmuş.

Agnelli yerde yatıyor. Bir iki kişi de ayıltmaya çalışıyor.

Elazığlı çevresindekilere, “Bu benim patronumdur, ne oldu?” diye sorunca biri cevap vermiş:

- Siz Papa ile balkona çıktığınızda bunun önünde iki Japon turist vardı. Japonlardan biri senin patronuna döndü. “Şu sağdaki bizim Elazığlı ama yanındaki kim?” diye sorunca seninki düşüp bayıldı.



sayfa 2
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET