Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1094
Kayserili Mehmet

1 yıl önce - Cum 30 Ağu 2019, 00:13

“Geçmediğim köprü/otoyol için neden para/vergi ödüyorum ?”

Nasıl yani? Siz Kars’taki Devlet Hastanesi’ni, Edirne’deki Havaalanını ya da Urfa’daki Müze’yi de hiç kullanmıyorsunuz ya da muhtemelen hiç kullanmayacaksınız, ama onlar da sizin vergilerinizle yapılıyor ya da yapıldı, buna ne diyorsunuz? Herhalde Urfa’daki hizmetlerin Urfalıların, Edirne’deki hizmetlerin Edirnelilerin ödedikleri vergilerle verildiğini düşünmüyorsunuz?
Lütfen büyük tabloyu görelim. Önceki sayfalarda bir arkadaşın ifade ettiği gibi Türkiye’de devlet, Cumhuriyet’in kurulduğu günden beri ‘Toplam Kalkınma Modeli’yle yönetiliyor. Yani devlet elindeki tüm imkanları değerlendirerek ve aciliyet durumuna göre sıraya koyarak mümkün olduğu kadar ülkenin her tarafına her hizmeti götürmeye çalışıyor. Yani siz geçseniz de, geçmeseniz de o köprünün, o tünelin (tabii İstanbul-İzmir otoyolunun) yapım ve işletim masrafları kısmen sizin ödediğiniz vergilerle, kısmen de geçiş ücretleriyle karşılanacak, bunu anlamak bu kadar mı zor?
Ulaşım sektöründe son derece cesaretli kararlara imza atılmış, ülke çıkarları için, gelecek tüm eleştiriler göze alınarak, Türkiye’ye o zamana kadar tartışılan ama bir türlü yaptırılamayan 3 boğaz geçişi, 1 körfez geçişi, 1 önemli otoyol dışında çok sayıda modern tünel ve viadüktler kazandırılmış, 1 büyük köprü (1915); 270 km (424 km) lik bir çevre otoyolu (KMO); 330 km lik Niğde otoyolu ve daha birçok projenin yapımı da devam ediyor. Bu projelerin arkasında yatan asıl motivasyon nedir, muasır medeniyet seviyesine ulaşmak için Türk insanının vizyonunun ve potansiyelinin farkına varmak ve bu yetenekleri değerlendirmektir. Ulu Önder Atatürk’ün 10. Yıl konuşmasını hatırlayalım: “Türk Milleti çalışkandır! Türk milleti zekidir!”. ‘Neymiş bu potansiyel?’ diye düşünüyorsanız, İsviçre-İtalya arasında açılan 57 km lik tüneli bir Türk şirketinin yapmış olması, bu örneklerden sadece bir tanesidir. Bu vizyonu ve potansiyeli merak edenler 2002-2018 dönemi için aşağıdaki linklerden tarafsız ve oldukça çarpıcı bilgiler edinebilirler:

Ar-Ge Bilim İnsanı Sayıları:
https://knoema.com/atlas/Turkey/Number-of-researc ...-RandDolik

Ar-Ge Teknik Eleman Sayıları:
https://knoema.com/atlas/Turkey/Number-of-technic ...s-in-RandD

Ar-Ge İçin Ayrılan Bütçeler:
https://knoema.com/atlas/Turkey/RandD-expenditure

Endeksli dergilerde yayınlanan bilimsel makale sayıları:
https://knoema.com/atlas/Turkey/Number-of-scienti ...l-articles

Patent Başvuruları:
https://knoema.com/atlas/Turkey/Number-of-patent- ...plications

Evet, konumuza dönersek, ulaşım ağı topyekün kalkınmanın en önemli bileşenidir ve üretme çabasında, yani potansiyeli yüksek olduğu halde ürünlerini uygun pazarlara nakletmekte büyük sorunlar yaşayan girişimcilerimizin acil ihtiyacıdır. Akdeniz ve Ege’deki işletmelerin nitelikli turizmle gelişmesi için çağdaş ulaşım sistemlerine ihtiyacı vardır. Bu müthiş potansiyeli atıl bırakmaya devam etmek artık hiç bir akılcı politikayla açıklanamaz. KGM’nin TEM otoyol ağı sayfasında da görüldüğü gibi

http://www.kgm.gov.tr/Sayfalar/KGM/SiteTr/Projele ...r/Tem.aspx

toplam otoyol ağının, orta vadede yeterli olmaz ama (hızlı tren ve ipekyolu’na paralel olarak), hedeflenen 6940 km uzunluğa ulaşması durumunda bile Türkiye’nin kalkınmada büyük bir ivme yakalayacağı konusunda kuşku yoktur. Avrupa haritasını açıp nüfusu Türkiye’nin nüfusuna eşit, ama yüzölçümü Türkiye’nin yarısından az olan Almanya’daki toplam otoyol uzunluğunun 13 000 km olduğunu görürsek belki o zaman Alman ekonomisinin 245 milyar Euro fazla verme nedenlerinden birini kavramış oluruz.

Sözün kısası, bir ülkede, tıpkı insan vücudundaki kan dolaşımı ya da sinir sistemi gibi, her yere kesintisiz ve sorunsuz ulaşım, hızlı kalkınmanın yolunu açar. Ulaşım sistemlerine yapılacak yatırımlar akılcı yönetimler açısından ülke refahı için vazgeçilmez birer stratejik politikadır. Milletimizin zihinsel enerjisi ve üretim potansiyeli, bu yatırımlar için harcanan kaynakları çok daha fazlasıyla ve kısa sürede karşılayacak güçtedir, bunu Kurtuluş Savaşı zaferinden ve sonraki dönemlerde üstesinden geldiğimiz krizlerden çok iyi biliyoruz. Burada geçiş ücretleri sayfalar dolusu tartışılan İstanbul-İzmir otoyolu’nun trafik yoğunluğunun hangi boyutlara geldiğini de 1-2 sene içerisinde hep birlikte göreceğiz.

“Bu yol çok pahalı”

Öncelikle şunu belirtmek lazım, son dönemde yapılan yolların, köprülerin standartları oldukça yüksek. Bu tercih aslında yapılan yatırımın uzun vadede verimli kullanımı açısından rasyonel bir yaklaşımı ifade ediyor. Doğal olarak maliyetinin de buna paralel düzeyde olması ve diğer paylarla birlikte geçiş ücretlerine yansımasını pek yadırgamamak lazım.
Otoyol geçiş ücretleriyle ilgili olarak ta konuyu farklı bir bakış açısıyla değerlendirmekte yarar var. Bilindiği gibi devlet vatandaşlarına bazan (herkese eşit ücret uygulanan ya da ücretsiz) tek kategoride hizmet verebiliyor, bazan da aynı hizmet için ücretleri farklı birkaç seçenek sunabiliyor.
Örneğin kamu hastanelerindeki tedavi hizmeti herkese tek standard olarak uygulandığı halde, tren seyahatlerinde yolcular (hemen tüm dünyadakine benzer şekilde) sunulan konfora göre farklı ücretlere tabi olan I. Mevki, II. Mevki gibi seçenekler arasında tercih yapabiliyor.
Otoyol ücretleri de tren biletleri gibi bir konfor seçimi olarak düşünülebilir. I. Mevki otoyolda gitmek biraz daha pahalıdır; ama daha az konfora sahip olan II. Mevki bölünmüş yolu ya da devlet yolunu kullanmak ise biraz daha ucuzdur (yok, pardon bedavadır). Almanya örneğinde tüm otoyollar ücretsiz, ancak onun hikayesi daha farklı. III. Reich döneminde 1932 yılında yapımı başlatılan otoyol ağı 1940 yılında 3736 km’ye ulaşmış, bu sistemin ekonomiye olağanüstü katkısı olduğu görülünce yapımlara II. Dünya Savaşı’nın ardından hız verilmiş ve toplam uzunluk 1990’da 8822 km ye, 2018 e kadar da Doğu Almanya’nın katılımıyla 13009 km yi bulmuştur. Görüldüğü gibi Almanya’da devlet bu yolların ne kadar önemli bir işleve sahip olduğunu görmüş ve bu yatırım için gerekli kaynakları planlı bir şekilde aktarmıştır. Teknik, sosyoekonomik ve sosyokültürel açıdan Almanya’dan çok farklı koşullara sahip olan Türkiye’de zaman zaman bu yönde çalışmalar olmuş, ancak ülkemizin jeopolitik konumu nedeniyle bu kaynaklar bir taraftan kolayca temin edilemediği gibi diğer taraftan sağlık, güvenlik, eğitim gibi önemli sektörler için kullanılmış, esasen miktar itibariyle de çoğu zaman yetersiz kalmıştır. Yakın dönemde ise çalışmalar bir kez daha acil çözüm bekleyen ulaşım sorunlarına yönelmiştir. Ancak hepimizin bildiği gibi bütçe imkanlarına dokunmadan hem ulaşım projelerini gerçekleştirebilmek hem de diğer hizmetleri kesintisiz verebilmek için YİD modeli benimsenmiştir. Web ortamında bu modeli ayrıntılarıyla açıklayan ve tartışan sayısız makale mevcuttur. İlk bakışta daha uzun soluklu ve maliyeti daha yüksek gibi görünse de insanımızın üretken ve geliştirici yapısıyla çağdaş uygarlık düzeyini yakalamak ve GSMH yı yükseltmek açısından akılcı olduğundan muhtemelen önümüzdeki dönemlerde de çoğu kamu yatırımı için bu model tercih edilmeye devam edecektir. GSMH’ın dolar bazında belirli bir seviyeye yükselmesiyle de YİD modeliyle yapılan otoyolların geçiş ücretleri makul düzeylere çekilmiş olacaktır.


serinyon
1 yıl önce - Cum 30 Ağu 2019, 00:18

Alıntı:
Konuyla çok alakası olmasada YİD yatırımları için belkide pek fazla bilinmeyen Göçek Tüneli örneği vermek istiyorum;
960 m uzunlukta olan tünel, yaklaşık 20 km lik sert rampa çıkışlı ve inişli karayolundan normalde en az 45 dk süren bir mesafe yerine birkaç dakikaya gelmekte olup YİD olarak senelerdir hizmet veriyor;
Ücreti 7 tl nakit
Kazandırdığı ise tartışılmaz fazlaca(yıllarca o rampalarda ter döktüm)
Yorum sizlerin..


Örnek çok guzel ancak onemli bir ayrinti var. Son 20 yilda gocek tunelinin kat ve kat fazlasi uzunlukta sayisiz tunel vatandasin hizmetine BEDAVA sunuldu. Bu ulke gocek tunelini ve bolu tunelini bile yapamayan zamanlardan nerelere geldi.

Bunu da belirtmeniz iyi olurdu.

gocek tuneli gibi tuneller bu ulke icin çerez artik.


erdall erdall
1 yıl önce - Cum 30 Ağu 2019, 01:17

Alıntı:
Sözün kısası, bir ülkede, tıpkı insan vücudundaki kan dolaşımı ya da sinir sistemi gibi, her yere kesintisiz ve sorunsuz ulaşım, hızlı kalkınmanın yolunu açar. Ulaşım sistemlerine yapılacak yatırımlar akılcı yönetimler açısından ülke refahı için vazgeçilmez birer stratejik politikadır



Çok akıcı ve açiklayıcı bir yazı olmuş hiç sıkılmadan okudum..Detayları anlamak açısından önemli buldum..

Gelecegimiz icin ülkemiz icin bu otoyol insallah lokomotif olacaktir yapanlardan ve emeği gecenlerden Allah razı olsun...


Gizem_K
1 yıl önce - Cum 30 Ağu 2019, 10:47

İstanbul'dan çıkıp, Akhisar tarafına giderken, Bursa çevre yolundan Görükle'den sonraki kavşağın ismi var mı?

Bir de otoyoldaki Karacabey civarındaki yol çalışmaları devam ediyor mu?

Bilenler söylerse teşekkürler


mustafaguler
1 yıl önce - Cum 30 Ağu 2019, 11:43

Alıntı:
Bursa çevre yolundan Görükle'den sonraki kavşağın ismi var mı?


Bursa Batı Kavşağı



Sefer GİRİŞEN

1 yıl önce - Cmt 31 Ağu 2019, 01:01

Alıntı:
Bir de otoyoldaki Karacabey civarındaki yol çalışmaları devam ediyor mu?

Karacabey yakınlarında Karacabey-Bursa istikametindeki şeritlerin tamamı kapalı. Trafik Bursa- Karacabey tarafından veriliyor. Karacabey yönüne bir şerit Bursa yönüne iki şerit ayrılmış.


Gizem_K
1 yıl önce - Cmt 31 Ağu 2019, 08:06

Otoyol ile lgili değil ama, Balıkesir-Savaştepe-Soma devlet yolu nasıldır? Epey eskiden geçmiş olduğumu ve çok virajlı olduğunu hatırlıyor gibiyim, ama emin de değilim. Otoyola girmeye değer mi?

serinyon
1 yıl önce - Cmt 31 Ağu 2019, 08:31

Alıntı:
Otoyol ile lgili değil ama, Balıkesir-Savaştepe-Soma devlet yolu nasıldır? Epey eskiden geçmiş olduğumu ve çok virajlı olduğunu hatırlıyor gibiyim, ama emin de değilim. Otoyola girmeye değer mi?


Eskiden nasil hatirliyorsaniz simdi de ayni. sadece otoyola yakin olan kisimlarini biraz duzelttiler.

Her gectigimde bu sefer kaza yapacakmiyim acaba diye sordugum yoldur balikesir soma yolu.


oguzgel
1 yıl önce - Cmt 31 Ağu 2019, 16:08
Balikesir - Savastepe - Soma


Alıntı:
Eskiden nasil hatirliyorsaniz simdi de ayni. sadece otoyola yakin olan kisimlarini biraz duzelttiler.

Her gectigimde bu sefer kaza yapacakmiyim acaba diye sordugum yoldur balikesir soma yolu.


Cok dogru. Ilave olarak, cok sayida hemzemin demiryolu gecidi var.


faruk1977

1 yıl önce - Cmt 31 Ağu 2019, 17:26
İstanbul-İzmir Otoyolu’nu kullanan araç sayısı 2,5 milyona yaklaştı


http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/bakan-turhan-i ...i-41317745



sayfa 1094
ANA SAYFA -> ULAŞIM