Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 871

Kanal İstanbul Projesi
olumlu düşünüyorum 46.5%  46.5%  [1051]
olumsuz düşünüyorum 46.9%  46.9%  [1061]
fikrim yok / kararsızım 6.6%  6.6%  [149]
Toplam Oy : 2261

mafakyanc

1 ay önce - Cmt 20 Tem 2019, 10:52

Alıntı:
Amerikanın karadenizde müttefiki olan NATO üyesi ülkeler var zaten kardeşim, Romanya ve Bulgaristan var. Karadenizde istediği gibi kullanıyor amerika bunları.. Sizin kafa hala 1980 li yılların soğuk savaşında kalmış..


Gene hedef saptırtmaya çalışarak konuşulmakta!...

1) Şu anda Romanya ya da Bulgaristan, hatta Ukrayna istedikleri kadar Amerika'nın kankası ya da yalaması olsunlar... Ne yapabilirler? Toprakları üzerinde Amerika'ya deniz ve/veya hava üssü verebilirler. Hava üssü verirlerse, kolay: burada konuşlanacak uçaklar biryerlerden havadan gelir oraya iner, orada da istedikleri kadar kalırlar... Peki, deniz üssü olursa ne olacak? Orada konuşlanacak gemileri Coniler, (Fatih Sultan Mehmet'in yaptığı gibi) karadan mı yürütüp Karadeniz'e indirecekler... Tuna nehri de olamaz; gemileri Tuna'ya kim nasıl ve nereden sokacak?

Türk Boğazlarından geçen ve kıyıdaş olmayan ülkelerin savaş gemilerine Montrö Anlaşması kapsamında hem tonalito sınırlaması var, hem de Çanakkale Boğazının başlangıcı noktadan giriş yaptıktan sonra 21. günün sonunda aynı noktadan çıkış yapma zorunluğu var!

Amerika'nın ihtiyacı olan Romanya ya da Bulgaristan'da deniz üssü değil (bakın, hava üssü için aynı şeyi diyemiyorum!)! Tamı tamamına Türkiye'nin deniz şehri olan Hopa'da bir deniz üssü ve burada konuşlanacak savaş gemilerinin evladiyelik orada kalması. Askeri yönden nedenlerini daha önce anlattım; bir daha tekrarlamak da istemiyorum: bazı çok bilmişler zihn-i sinir proce hayalleriyle orada da hemen aksi savunmaya nasılsa geçeceklerdir.

Bu fiili durumu da yaratabilmek için gereken tek şey Montrö Anlaşmasının by-pass edilebilmesi. Bunun için de öncelikleKanal İstanbul'un açılması, ondan sonrasında da Saros Körfezinin Ege tarafından, Gelibolu yarımadasını karaya bağlayan en kısa mesafeli noktadan 2. kanalın yapılması; yani Gelibolu yarımadasının da artık büyücek bir ada olması. (Ne kadar da güzel olur: Ada fakiri olan ülkemiz, birden 2 adaya sahip oluverecek!... Asrın procesi!... ) O zaman da Montrö Karadeniz'e kıyıdaş olan/olmayan her ülke için by-pass ediliyor olacak. Zaten Montrö, o günkü anlayış veuygulamayla Türk Boğazlarını kapsamakta, Marmara Denizi ve kıyılarını kıyılarını DEĞİL!... Özetle bahsettiğim bu 2. Kanal açılsa, buradan Marmara'ya giriş yapacak herhangi bir ülkenin/ülkelerin, istediğiniz sayıdaki savaş gemisi Marmara Denizi kıyılarında (Erdek'te, Bandırma'da, Tekirdağ'da, İzmit'te vs.) sittin sene de kalabilir.

Bu bahsettiğim 2. Kanalın (Ege-Marmara arasında olcak, Saros veya Gelibolu kanalının) açılması, Kanal İstanbul'un yanında çocuk oyuncağı kalacağından tabi ki şimdiden dillendirilmiyor!...

Şimdi, istediğiniz sayıda Amerikan (Anti-balistik füzelere karşı füze taşıyan...) savaş gemisinin Doğu Karadeniz'de konuşlanacağı bir ortamın varlığına Putin ya da Putin sonrası Rusya'sı "eyvallah, misafirler hoş gelmiş olsunlar!" mı diyecek?


süleymanKS

1 ay önce - Cmt 20 Tem 2019, 12:07

Alıntı:
Türk Boğazlarından geçen ve kıyıdaş olmayan ülkelerin savaş gemilerine Montrö Anlaşması kapsamında hem tonalito sınırlaması var, hem de Çanakkale Boğazının başlangıcı noktadan giriş yaptıktan sonra 21. günün sonunda aynı noktadan çıkış yapma zorunluğu var!

Amerika'nın ihtiyacı olan Romanya ya da Bulgaristan'da deniz üssü değil (bakın, hava üssü için aynı şeyi diyemiyorum!)! Tamı tamamına Türkiye'nin deniz şehri olan Hopa'da bir deniz üssü ve burada konuşlanacak savaş gemilerinin evladiyelik orada kalması. Askeri yönden nedenlerini daha önce anlattım; bir daha tekrarlamak da istemiyorum: bazı çok bilmişler zihn-i sinir proce hayalleriyle orada da hemen aksi savunmaya nasılsa geçeceklerdir.

Bu fiili durumu da yaratabilmek için gereken tek şey Montrö Anlaşmasının by-pass edilebilmesi. Bunun için de öncelikleKanal İstanbul'un açılması, ondan sonrasında da Saros Körfezinin Ege tarafından, Gelibolu yarımadasını karaya bağlayan en kısa mesafeli noktadan 2. kanalın yapılması; yani Gelibolu yarımadasının da artık büyücek bir ada olması. (Ne kadar da güzel olur: Ada fakiri olan ülkemiz, birden 2 adaya sahip oluverecek!... Asrın procesi!... ) O zaman da Montrö Karadeniz'e kıyıdaş olan/olmayan her ülke için by-pass ediliyor olacak. Zaten Montrö, o günkü anlayış veuygulamayla Türk Boğazlarını kapsamakta, Marmara Denizi ve kıyılarını kıyılarını DEĞİL!... Özetle bahsettiğim bu 2. Kanal açılsa, buradan Marmara'ya giriş yapacak herhangi bir ülkenin/ülkelerin, istediğiniz sayıdaki savaş gemisi Marmara Denizi kıyılarında (Erdek'te, Bandırma'da, Tekirdağ'da, İzmit'te vs.) sittin sene de kalabilir.

Bu bahsettiğim 2. Kanalın (Ege-Marmara arasında olcak, Saros veya Gelibolu kanalının) açılması, Kanal İstanbul'un yanında çocuk oyuncağı kalacağından tabi ki şimdiden dillendirilmiyor!...

Şimdi, istediğiniz sayıda Amerikan (Anti-balistik füzelere karşı füze taşıyan...) savaş gemisinin Doğu Karadeniz'de konuşlanacağı bir ortamın varlığına Putin ya da Putin sonrası Rusya'sı "eyvallah, misafirler hoş gelmiş olsunlar!" mı diyecek?


mafakyanc

Yine korkunç derecede saçmalamışsın. Daha önce montrö ve Karadeniz ile ilgili buradan yazmıştım ama sen yine bildiğini okumaya devam ediyorsun. Açık ve net bir şekilde yeniden yazıyorum dikkatle oku.
Karadeniz'e kıyıdaş olmayan bir ülke değil 2. 3. bir kanal açılarak savaş gemisi soksun, isterse gökten indirsin yinede Karadeniz de belirli bir tonalite ve süre dışında gemi BU-LUN-DU-RA-MAZ.

Eğer bu münkün olaydı ABD çoktan bin türlü yolunu bulup yapmıştı.

İnanmadın mı?

Aha dayıya sor;


Montreux Boğazlar Sözleşmesi

MADDE 18.
1. Karadeniz kıyıdaşı olmayan Devletlerin barış zamanında bu denizde bulundurabilecekleri
toplam tonaj aşağıdaki gibi sınırlandırılmıştır.

a) Aşağıda b) paragrafında öngörülen durum dışında, sözü geçen Devletlerin toplam
tonajı 30.000 tonu asmayacaktır;
b) Herhangi bir anda, Karadeniz'in en güçlü donanmasının (filosunun) tonajı işbu
Sözleşmenin imzalanması tarihinde bu denizde en güçlü olan donanmanın (filonun) tonajını
enaz 10.000 ton asarsa, a) paragrafında belirtilmiş olan 30.000 tonluk toplam tonaj ayni
ölçüde ve en çok 45.000 tona varıncaya değin arttırılacaktır. Bu amaçla, kıyıdaş her Devlet,
işbu Sözleşmenin IV sayılı Ek'i uyarınca, Türk Hükümetine, her yılın 1 Ocak ve 1 Temmuz
tarihlerinde, Karadeniz'deki donanmasının (filosunun) toplam tonajını bildirecektir; Türk
Hükümeti de, bu bilgiyi, öteki Bağıtlı Yüksek Taraflara ve Milletler Cemiyeti Genel
Sekreterine ulaştıracaktır.
c) Karadeniz'e kıyıdaş olmayan Devletlerden herhangi birinin bu denizde
bulundurabileceği tonaj, yukarıdaki a) ve b) paragraflarında öngörülen toplam tonajın üçte
ikisiyle sınırlandırılmış olacaktır.
d) Bununla birlikte, Karadeniz kıyıdaşı olmayan bir ya da birkaç Devlet, bu denize,
insancıl bir amaçla deniz kuvvetleri göndermek isterlerse, toplamı hiçbir varsayımda 8.000
tonu asmaması gerekecek olan bu kuvvetler, işbu Sözleşmenin 13. maddesinde öngörülen önbildirime gerek duyulmaksızın, aşağıdaki koşullar içinde Türk Hükümetinden alacakları izin
üzerine, Karadeniz'e girebileceklerdir: Yukarıdaki a) ve b) paragraflarında öngörülen toplam
tonaj dolmamışsa ve gönderilmesi istenilen kuvvetlerle bu toplam tonaj asılmayacaksa, Türk
Hükümeti, kendisine yapılmış olan istemi aldıktan sonra en kısa süre içinde bu izni verecektir;
sözü geçen toplam tonaj daha önce kullanılmış bulunuyorsa ya da gönderilmesi istenilen
kuvvetlerle bu toplam tonaj asılacaksa, Türk Hükümeti, bu izin isteminden, Karadeniz
kıyıdaşı Devletleri hemen haberli kılacak ve bu Devletler, haberli kılındıklarından yirmi-dört
saat sonra bir karşı görüş öne sürmezlerse, ilgili Devletlere istemlerine ilişkin olarak verdiği
kararı en geç kırk-sekiz saat içinde bildirecektir.

[Karadeniz'e] kıyıdaş olmayan Devletler deniz kuvvetlerinin, Karadeniz'e bundan sonraki
her girişi ancak yukarıdaki a) ve b) paragraflarında öngörülen kullanılabilir toplam tonajın
sınırları içinde yapılacaktır.
2. Karadeniz'de bulunmalarının amacı ne olursa olsun, kıyıdaş olmayan Devletlerin savaş
gemileri bu denizde yirmi-bir günden çok kalamayacaklardır.


Yani dayı diyor ki; boğaz geçişlerinin haricinde KARADENİZ DE BULUNDURULACAK SAVAŞ GEMİLERİNE DE TONAJ VE GÜNÜ BEN DÜZENLEDİM.


Ahmet YükselS
1 ay önce - Cmt 20 Tem 2019, 15:44

Alıntı:
Bina yeni de yapılsa eski de olsa tanker çarpmasından dolayı oluşabilecek felakete dikkat çekmek istedim. Konu tarihi eser yada yeni eser olması değil. Tankerin çarpma riski. Kanala sıfır yalı yapıyorlar, tanker çarparsa yine facia olur. Halbu ki gerekçe ne idi? Tanker kazası idi. Şu binaya bakar mısınız? Tanker kafadan dalar buraya.

Mahalle tanker tehdidi altında kalmaya devam edecek. Kanala sıfır emlak örnekleri.


Dümdüz giden kanalda tanker gidip kenara çarpmaz, çarpsa da patlamaz. Yani yangın olmaz. Tankerin patlaması için iki tankerin çarpışması lazım. Kanalda böyle bir ihtimal yok, çünkü tek yön çalışacak.. Boğazdaki çapraz akıntı ve virajlar kanalda yok. Dolayısıyla bir gemi niye kenara çarpsın, çarpsa da niye patlasın?.. Azcık kafayı çalıştırsan anlayacaksın ama ısrarla düşünmeden yorum yapıyorsun!! Artı, o gördüğün görsel ile 2018'de kesinleşen gerçek proje arasında değişiklikler var dedim sana baştan.. O bir kaç tane bina ve süs amaçlı konmuş yalı son projede şu anda yok belki de.. Olsa da çok önemli değil zaten.. 43 km kanal boyunca topu topu 2-3 tane bina koymuşlar..

Vizyonu yetmeyenler bu projeyle ilgili konuşmayı bıraksa iyi olur. Konuştukça batıyorlar çünkü..


Alıntı:
Kanalda tampon da olacakmış.
Yok yan hava yastıkları ve ABS fren sistemi de olacak.

Adamın biri sürekli bir yerlerinden birşeyler uydurup uydurup yazıyor, diğerleri de olur mu olmazmıyı tartışıp duruyor.

Biri de çıkıp sormuyor, nerede bu bilgilerin kaynağı


Azcık araştırsan öğreneceksin ama ezbere tepki vermek huy olmuş!! Kaynak: 867 sayfada paylaştığım görsel. ANLATIYOR, Kanal boyunca kanal ile konutlar ve yollar arasında bir ara bölge olacak, bu 100 metrelik yeşil alandan oluşacak.. Buna ben tampon diyorum sen başka bir şey de..
Her anlamadığını soracağına biraz da araştırıp öğrensen nasıl olur acaba?


Alıntı:
Arka plandaki yüksek binalara bakınız. Şehrin böyle bir ihtiyacı yok. Bu kadar binaya ihtiyaç yok.


Anlamada sıkıntı var sanırım, Kaç defa söyledim, proje değişti, kat sayısı 5 ile sınırlandırıldı, o gökdelenler olmayacak.

Alıntı:
Hayaller Paris. Gerçekler Papua Yeni Gine.

Yok öyle püfür püfür sahiller.
Kanal yapılırsa kör kuyudan farklı bir görüntüsü olmayacak.


Muratın yavan esprileri bile daha mı zekiceydi?



Ahmet YükselS
1 ay önce - Cmt 20 Tem 2019, 16:08

Alıntı:
Gene hedef saptırtmaya çalışarak konuşulmakta!...

1) Şu anda Romanya ya da Bulgaristan, hatta Ukrayna istedikleri kadar Amerika'nın kankası ya da yalaması olsunlar... Ne yapabilirler? Toprakları üzerinde Amerika'ya deniz ve/veya hava üssü verebilirler. Hava üssü verirlerse, kolay: burada konuşlanacak uçaklar biryerlerden havadan gelir oraya iner, orada da istedikleri kadar kalırlar... Peki, deniz üssü olursa ne olacak? Orada konuşlanacak gemileri Coniler, (Fatih Sultan Mehmet'in yaptığı gibi) karadan mı yürütüp Karadeniz'e indirecekler... Tuna nehri de olamaz; gemileri Tuna'ya kim nasıl ve nereden sokacak?


Azcık düşünse anlayacak ama acil ve ezbere tepki vermek huy olduğu için zor oluyor!!..
Ne mi yapabilirler? Natoda müttefik oldukları Romanya ve Bulgaristanın savaş gemilerine Amerikan subayları ve amerikan silah ve makine techizatını koyup Rusyaya karşı kullanabilirler. Durdurabilecek misin Romanya ve Bulgaristan savaş gemilerini? Montroya göre ikisi de karadeniz ülkesi olarak Rusya ve Türkiye ile aynı haklara sahipler.. Yani karadenizde istediği kadar kalabilirler, ve zaten hep ordalar.
Yani Amerika için kendi gemilerini karadenize sokmanın bir önceliği kalmadı artık. O iş, Romanya ve Bulgaristan Natoya girmeden önce geçerliydi.

Alıntı:
Bu fiili durumu da yaratabilmek için gereken tek şey Montrö Anlaşmasının by-pass edilebilmesi. Bunun için de öncelikleKanal İstanbul'un açılması, ondan sonrasında da Saros Körfezinin Ege tarafından, Gelibolu yarımadasını karaya bağlayan en kısa mesafeli noktadan 2. kanalın yapılması;


İyi de bu gelibolu kanalı ne zaman yapılacak? Amerika dağıldıktan sonra mı? Neden kanal istanbul ile eş zamanlı yapılmıyor da, yıllar sonra yapılıyor? Efendim gelibolu kanalı yapımı kolay olduğu için şimdiden dillendirilmiyormuş!! Senaryo hazır hemen!! E peki o zaman adama sorarlar, Türkiye ile Amerikanın bu konuda neden işbirliği yapması gerekiyor? Türkiye S400 savunma sistemi alıp, f35 projesinden çıkarılacak kadar Amerikadan uzaklaşıp Rusyaya yaklaşmışken neden Türkiye Montroyu delmesi için Amerikaya kıyak yapsın, ve bunun için 2 tane kanal yapsın? Hem de Rusyayı karşısına alma pahasına!!
Neresinden baksan çürük ve atmasyon bir teori sizinki..


mafakyanc

1 ay önce - Cmt 20 Tem 2019, 20:30

Alıntı:
Natoda müttefik oldukları Romanya ve Bulgaristanın savaş gemilerine Amerikan subayları ve amerikan silah ve makine techizatını koyup Rusyaya karşı kullanabilirler. Durdurabilecek misin Romanya ve Bulgaristan savaş gemilerini? Montroya göre ikisi de karadeniz ülkesi olarak Rusya ve Türkiye ile aynı haklara sahipler.. Yani karadenizde istediği kadar kalabilirler, ve zaten hep ordalar.


Askeri bilgi yoksunu olduğunuz için bunları böyle yazmak kolay!... Amerika'nın derdi ve askeri yönden ihtiyacı, zamanında Osmanlı'nın yaptığı aptallığı yapıp da gidip Rusya'da Sivastopol'u bombardıman etmek değil. O günler tarihin derinliklerinde kaldı.

Amerika'nın Karadeniz'de (belli bir özelliğe sahip) donanma bulundurmak istemesinin tek bir nedeni var: Rusya'nın nükleer başlık(lar) taşıyan kıtalararaı balistik füzelerinin bir bölümü Ural dağlarındanır. Bunların hedefi Amerika'nın ortasına kadar uzanan doğusu ve doğu kıyılarıdır. Bu füzeleri ateşlendirdikten sonra durdurmanın en kolay ve olasılığı en yüksek yöntemi, denizden atılacak antti-balistik füzesavar füzelerle, nükleerr (başlıklı) füzeler daha parabolik yörüngelerine yerleşmeden vurup imha etmektir. Bunu da yapabilecek Amerikan savaş gemileri belli ve sayılıdır. Karadenize bunları çıkartıp 21 gün sonra geri döndürmekle bu iş "çevrilemiyor"; onun için Amerika'nın Karadeniz'de daha uzun süreli savaş gemisi bulundurmaya ihtiyacı var!

Sizin çocukça çözümünüzdeki gibi Romen veya Bulgar ve hatta Ukrayna donanmasındaki gemiler bu işlevi asla ve asla yerine getiremez. Bunlar, olsa olsa (bahsettiğim Amerikan savaş gemileri yanısıra) çatapat atabilirler!

Ben daha olurunu söyliyeyim: Amerika, güvenebiliyorsa,bunlara bahsettiğim savaş gemilerinden en az 5 tanesini satsın ve en iyşsi bunları o donanmalara Amerika'da teslim etsin... Gerçek anlamda, isterse tanesi 1 (bir) USD karşılığında. Sonra bunların Coni mürettebatı Bulgar/Romen/Ukrayna vatandaşlığına geçirtilsin, o ülke donanmalarının üniformalarını giysinler. (Zamanında Osmanlı'nın Yavuz (Goeben) ve Midilli (Breslau) savaş gemilerinde yediği haltın benzeri...) Ve bu gemiler, Türk Boğazlarından kıyıdaş ülkelerin gemileri olarak giriş yapsınlar! Sonrasnda da bizim karasularımızın dışında, Trabzon-Hopa açıklarında 7/24 en az 3 tanesi bir anda sürekli nöbet tutsun... O zaman olur, hem de en alâsından olur. Putin efendi yerse olur.

Alıntı:
Türkiye S400 savunma sistemi alıp, f35 projesinden çıkarılacak kadar Amerikadan uzaklaşıp Rusyaya yaklaşmışken neden Türkiye Montroyu delmesi için Amerikaya kıyak yapsın, ve bunun için 2 tane kanal yapsın? Hem de Rusyayı karşısına alma pahasına!!


Bu olay (S-400/F-35 konusu) daha günümüzün olayı. Bakalım nasıl gelişecek? Kanal İstanbul ilk dillendirildiğinde böyle bir statü var mıydı?

Erdoğan'ın Kanal İstanbul ve sonrasını Amerika'ya karşı koz olarak kullanıp kullanmak istemeyeceği gibi bir gizli ve dehşetengiz planı olmadığını nereden bilelim???

Bir de şunu sorayım: bu Kanal İstanbul madem ki şöyle büyük,şöyleönemli projeydi; buna neden bugüne kadar kazma vurulmadı/vurulamıyor. Göya, Kanal İstanbul'dan çıkartılacak hafriyatla İtanbul Havalimanı'nın kot yükseltme işlemi yapılacaktı... Ne oldu o işte? İstanbul Havalimanı bitti, hizmete açıldı ve dolgu hafriya,ı olamayan ve hatta başlanamayan bir Kanal İstanbul'dan gelemediği için de 30-35 mt düşük kotla açıldı!...

Ha pardonslar: buna da cevap olarak Fetö, 15 Temmuz falan filan dersiniz; değil mi?



Ahmet YükselS
1 ay önce - Cmt 20 Tem 2019, 21:28

Ordan oraya savrulan içi boş analizler bunlar. Çoğu uydurma tahminler üzerine kurulu.. İşi de garantiye alıp o olmazsa bu olur o da olmazsa bu olur, şöyle olmayacağı ne malum gibi kurnazlıklar da ihmal edilmemiş!!

Amerikanın derdi, evet Rusyanın füze teknolojisine karşı önlem almak veya tahrip etmek ise, bunu zaten Romanyaya Bulgaristana teknoloji vererek de yapabilir. Şart değil kendi gemisini karadenize sokmak..

F35 projesinden bizi niye çıkardılar? Rusyadan aldığımız S400'ler vasıtasıyla F35'lerin teknolojisinin bertaraf edileceğinden korktular. Başka sebepler de var tabi, ama ana sebep budur. Amaç karadenizde rus füze sistemini çökertmek ise, verirler Romanyaya bulgaristana yüksek teknoloji savaş gemileri ve füze sistemi olur biter. Rusyaya zarar vermek için illa kendi gemilerini karadenizde bulundurmaları gerekmiyor..

Dahası, amerika ile rusyanın tek karşı karşıya geldikleri tek yer de karadeniz değil. Dünyanın her yerinde her an karşı karşıyalar zaten. Kuzey denizi, Barent denizi, Pasifik, Bering boğazı, Alaska, Körfez, Hürmüz boğazı, gelelim daha yakına, doğu akdenizde suriyede, Egede, her yerde karşı karşıyalar. Birbirlerini test edecek çok yer var..
Kanalı illa bir dış güce bağlamak için böyle abuk subuk söylemlere sığınmaya gerek yok.

8 sene oldu Kanal niye yapılamadı? Böyle büyük projelerde 8 sene, 10 sene uzun süreler değil. Benzer projelere bakın, onlarca yıl hazırlık aşaması süren projeler var. Artı, Türkiye Kanada gibi sorunsuz bir ülke değili etraf kan çemberi, işte görüyoruz, her sene farklı bir şekilde geliyorlar üzerimize..
Kanalın toprağı ile havalimanını yapmak gereksiz bir fikirdi bence. Havalimanının aciliyeti nedeniyle bundan vazgeçildi ve iyi de oldu. Son olarak, havalimanının kotu bir çok yerde 95-100 metre zaten. Kotu düşürülen yerler sadece pistlerin kuzeye doğru olan kısımları. Terminal, apron, pistlerin güneyi, ortalama 95-98 metre kotunda bulunuyor. Çok mu değişmiş? İlk proje de zaten 105 metre değil miydi?


mafakyanc

1 ay önce - Cmt 20 Tem 2019, 23:07

Alıntı:
Amerikanın derdi, evet Rusyanın füze teknolojisine karşı önlem almak veya tahrip etmek ise, bunu zaten Romanyaya Bulgaristana teknoloji vererek de yapabilir. Şart değil kendi gemisini karadenize sokmak..

Halâ bilgi sahibi olmadığınız bir konuyu öğrenmeye çalışmak yerine, çocukça inatlaşmalar peşindesiniz.

Rusların balistik füze üsleri Ural Dağlarında. Buraya anti-balistik füze yollanacak en ideal, vuruş yüzdesinin en yüksek olacağı konum aslında Türkiye'nin Doğu Karadeniz'i. Ancak bu anti-balistik füzelerin Türkiye'de kara konuşlu olmasının da binbir türlü derdi var; bunu ABD dahil kimse tercih edemiyor. Bu nedenle Amerika'nın tek alternatifi, bunları yüzer platformlarda taşımak. Zaten Rusların, Amerika'nın batısını hedef alan nükleer füze rampaları da Sibirya'da. Amerikan Donanması bu anti-balistik füzelerle mücehhez, sınırlı sayıdaki savaş gemisini de zaten orada konuşlandırmış durumda (Bering Boğazı ve yakın çevresi...): orada 21 gün tarzı bir kural YOK!... ABD'nin Karadeniz'de aynı anda 21 gün dönüşümlü olarak tutabileceği 3-4 savaş gemisi YOK; olsa da bu sefer tonalito kuralına takılacaklar.

Amerika Romanya ya da Bulgaristan'da (karasal olarak) bu tür füzeleri konuşlandırmış olsa -- (ki bunlara yani eski Sovyet artıklarına neden ve nereden güvenecek?), Ural'lardan havalanan Rus füzelerini vurma olasılığı azalıyor zira Rus füzeleri artık parabolik yörüngelerine oturmuş oluyor.

Anlayabileceğiniz dille anlatayım: "Yılanın başı, küçükken ezilir!"

Kanal İstanbul tarzı projelerin hazırlık safhası tabi ki 8-10 yıl alabilir. Ben bugünden itibaren bir 8-10 yıl daha alabileceğini, sonrasnda Türkiye'den Erdoğan rejimi de ortada kalktığı takdirde bir daha gündeme bile sokulmayacağını söylüyorum! Ömrüm yeterse, hep birlikte göreceğiz.



Ahmet YükselS
1 ay önce - Cmt 20 Tem 2019, 23:28

Hayal dünyasında yaşadığınız için hayal görmek size serbest!!

Alıntı:
Amerika Romanya ya da Bulgaristan'da (karasal olarak) bu tür füzeleri konuşlandırmış olsa -- (ki bunlara yani eski Sovyet artıklarına neden ve nereden güvenecek?), Ural'lardan havalanan Rus füzelerini vurma olasılığı azalıyor zira Rus füzeleri artık parabolik yörüngelerine oturmuş oluyor.


Eski sovyet artığı diye bir şey mi kalmış, eski bloklar mı kalmış, adamlar natoya da avrupa birliğine de girmiş... Daha ötesi var mı? En son ne zaman haber izlediniz tvde? Herhalde bir 25 sene olmuştur!! Pek haberiniz yok dünyadan.. Amerika onlara güvenemiyor diyorsunuz, peki Türkiyeye güvenmesi için bir neden var mı amerikanın, ki bir çok konuda kafa kafaya çarpışıyoruz, ambargo koyuyorlar, karadeniz konusunda mı güvenecek?
Delinin biri bir laf attı ortaya, kanalı amerika istiyor diye, ne kadar saf muhalif varsa o düdüğü öttürüyor!! sizinki laf olsun torba dolsun, öğrenmişsiniz bir ural dağlarını. Romanya ve Bulgaristan ekonomisi çok zayıf geri ülkeler, Amerika bunlara 500 milyon verse kırk takla atarlar, kaldı ki, karadenizde bir de ukrayna var amerikanın kozu..Gürcistan var.. Var oğlu var..
Bu şehir efsaneleri çürüyeli çok oldu. Daha güncel ve tutarlı başka efsane üretseniz iyi olur artık.


Ahmet YükselS
1 ay önce - Cmt 20 Tem 2019, 23:34

Alıntı:
Kanal İstanbul tarzı projelerin hazırlık safhası tabi ki 8-10 yıl alabilir. Ben bugünden itibaren bir 8-10 yıl daha alabileceğini, sonrasnda Türkiye'den Erdoğan rejimi de ortada kalktığı takdirde bir daha gündeme bile sokulmayacağını söylüyorum! Ömrüm yeterse, hep birlikte göreceğiz.


Şayet Kanal istanbul bir Amerikan projesi ise, hiç merak etmeyin Erdoğan giderse yapılma ihtimali daha fazla artar. Çünkü bugün Erdoğanı yemeye çalışan gürüh zaten amerikan kontrolünde. Amerikan destekli 15 temmuz darbe girişimi muhalefet lideri KK'ya karşı yapılmadı, Erdoğana karşı yapıldı..
Bilmem anlatabildim mi?


Adil99
1 ay önce - Pzr 21 Tem 2019, 12:20

Alıntı:
her zaman ki gibi vizyonsuz tipler projeye karşı çıkıyor. boş heykel dikilse yere göğe sığdıramazlar

Melih Gökçek'in Ankarada diktiği mor renkli dev goril heykeli gibi mi mesela?



sayfa 871
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET