Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 861

Kanal İstanbul Projesi
olumlu düşünüyorum 46.6%  46.6%  [1045]
olumsuz düşünüyorum 46.8%  46.8%  [1049]
fikrim yok / kararsızım 6.6%  6.6%  [148]
Toplam Oy : 2242

Ahmet YükselS
6 gün önce - Cum 12 Tem 2019, 14:56

Alıntı:
Kanaldan çıkacak hafriyatla Karadeniz ağzında, Küçükçekmece, Büyükçekmece, Avcılar, Yeşilköy sahillerinde de Yenikapı gibi dolgu alanları yapılacakmış. şehircilik ilkeleri açısından tam anlamıyla bir felaket. Yenikapı dolgu alanına Google Earth'den bakınız, nasıl çirkin duruyor. Tarihi Yarımada'nın bir çıkıntısı gibi. Sadece mitingler için yapılan bir meydan, arada bazı ufak tefek etkinlikler oluyor, halkın sahile ulaşması da mümkün değil.


Yenikapı ve Maltepe dolgu alanları zaten mitingler ve çeşitli etkinlikler (spor vs) için yapıldı, turizm amaçlı değil. Kimsenin bilmediği bir keşif yapmış gibi afra tafra yapma burda!! Kanal İstanbul için yapılacak olan yapay adalar ise tamamen turizm amaçlı olacak. Dubai'deki gibi, belki daha da gelişmişi. Dubaidekiler çok pahalı olmuştu, çünkü toprağı uzaktan getirmek durumu vardı. Oysa biz kanaldan çıkan toprağı kullanacağız. Böylece hem kanaldan çıkan toprağının nereye konulacağı sorunu çözülmüş olacak hem de hiç yoktan turizm adaları sahibi olacağız. Bir taşla 2 kuş..
Bunu anlayacak vizyon olmayabilir zatı alinizde, ama bari başkasının projesine çamur atmaya kalkma.


Mert tanış
6 gün önce - Cum 12 Tem 2019, 15:27

Alıntı:
Son 15 yılda istanbul biraz kuzeye doğru kaydırılmasa, Başakşehir, Çekmeköy gibi planlı konutlaşma yapılmasa İstanbul bitmişti. 80lerin istanbulunu da biliyoruz. Rezalet idi. Hala da eski semtler rezalet halinde. Yeşil alan yok. Binalar dibi dibine.. Bunları da mı iktidar yaptı? İstanbulun Kadıköy, Şişli, Ataşehir, Beşiktaş gibi ilçelerinde yeşil alan sıkıntısı yaşanırken dünya kadar gökdelene izin veriliyor!!. Bunu göremezsiniz ama şehri azcık rahatlatmaya çalışanları suçlarsınız. Buna da yavuz hırsızlık deniyor herhalde!! İmar izinleri konusunu bir daha araştırın isteseniz. İmar izin talepleri ilk önce ilçe belediyelerine gelir. Oradan geçerse BŞ'ye gelir.. Nadiren de kentsel dönüşüm kapsamında Bakanlık imar izni verebilir. Büyükşehir belediyesi ilçe belediyesinin onaylamadığı bir imar iznini veya tadilatını kabul edemez. Ortada bir suç varsa hem ilçe hem büyükşehir belediyesindedir. Sadece büyükşehir değil. Şişli belediyesi nüfusu az olmasına rağmen neden Türkiyenin en zengin ilçe belediyesidir? Bir düşünün bakalım? imar rantında muhalefet belediyeleri her zaman daha önde gider.. Çünkü ranta konu merkezi ilçeler genelde bunların elinde..

Bakın istanbul u bitiren zaten kentin boyutunu büyütmek oldu bunu hala anlamıyorsunuz. Hangi kuzeye doğru yapılaşma rahatlatmış istanbul u bi anlatır mısınız. Tem in üstünde kalan bütün yapılaşma işi doğa katliamına dönüştürüyor hala anlamıyorsunuz. Seyrantepenin üstünde eskiden orman vardı, stad yapıldı, çevredeki ağaçlar "temizlendi" vadi istanbul gibi bir ucube gökdelen semti dikildi bunu mu savunuyorsunuz? Velev ki gökdelen değil 5 katlı evlerden site dikecekler bunun oradaki doğal yaşama vereceği zarardan haberiniz var mı? Orada yaşam hakkı olan yüzlerce canlı çeşidini durup bir saniye bile düşündünüz mü? Çamur attığınız semtler istanbul un en yaşanılabilir semtleri az da olsa park bahçe gibi düzenlemeleri var. Kağıthanede ne var peki? Ya da gaziosmanpaşada şirinevlerde bağcılarda? Buradaki belediyelerin yeşil alan hassasiyetini gerçekten beşiktaşla kadıköyle karşılaştırmak mı istiyorsunuz? Dilerseniz kişibaşı düşen yeşil alan hesabını yapalım semtlerdeki. Yanlış dediğiniz işlerin bin beteri bu yazdığım yerlerde yapılıyor. Gidip de şişli yi beşiktaşı yeşil alan eksiğiyle eleştiren adam diğer semtlere uğramamıştır bile istanbulda. Şirinevlere bir kere gitmiş olsanız bunu yazmaya utanırdınız diye düşünüyorum. Fazla uzaklaşmaya da gerek yok ya gidin büyükdere caddesinde bir üst geçitte durun. Sağınız kağıthane solunuz beşiktaş, ikisine de üst geçitten bi bakın ve nasıl bir yerde yaşamak istediğinize kendiniz karar verin.


Mehmet Kasım İyonya
6 gün önce - Cum 12 Tem 2019, 17:14

Bu kanaldan ülkeye hayır gelmez. KÖİ ile yapıp malüm kişileri zengin edip, oradan siyaseti finanse etme taktikleri bunlar. Aklı başında insan, İstanbul'un tarihi suriçi bölgesindeki turistik değerler varken, Karadeniz'e, Marmara'ya turistik yapay ada yapmayı hayal etmez. Dubai modeli kalkınma modeli ülkemize yakışmaz.

Bazı kişiler çok takıntılı. Metro hattında istasyon eksik dersin fetöcü der, havalimanı uzak dersin fetöcü der, Zincirlikuyu metrobüs patladı dersin fetöcü der, metro şurdan geçsin dersin fetöcü der, yapay ada olmaz dersin, her şeyi fetöye bağlar. Kanala karşı çıkanları fetöye bağlayanlara, başlıktaki ilk mesajı hediye ediyorum. Fetö bu kanalı destekliyordu. Kaynak: http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=110398

Montrö Anlaşması'nı eleştirenler, hayatında başarılı bir anlaşma imzalamış mı hiç? Ona bakmak lazım.



Burç

6 gün önce - Cum 12 Tem 2019, 17:18

Şu kanal projesini bile FETÖ'ye bağlamışsın, ne alaka ise? Sonra da başkalarını herşeyi FETÖ'ye bağlamak ile suçlamışsın.

Murat Altınay
6 gün önce - Cum 12 Tem 2019, 18:23

Alıntı:



Murat Bey,

Uluslararası deniz kanununu hiç okumadım, zahmet olmazsa bahsettiğiniz kısım nerede geçiyor belirtir misiniz? Bir de kılavuz kaptan almak neden avantaj oluşturmuyor?



Buyrun aşağıda Montrö yü okuyalım bir zahmet.

Bu anlaşmada görüldüğü üzere,
Değil barış zamanı, savaş zamanında bile ticaret gemilerinin geçiş serbestliği mevcut.
Yani Boğazların Uluslararası su yolu statüsü değişmemiş durumda.
Ayrıca kılavuz kaptan almak zorunludur ibaresi yok.
Gemilerin inisiyatifine bırakılmış.

Kılavuz kaptan almak neden avantaj oluşturmuyor sorusunu tam anlamadım.
Avantaj tabiki oluşturuyor.
Gemiler Boğazdan daha güvenli geçiyor ve kaza riski azalıyor.
Ayrıca Türkiye bu şekilde para kazanmış oluyor.
Fakat gemilerin çoğu, kaza riskine rağmen 200-300 Dolarlık kılavuz kaptan ücretini ödememek için kılavuz kaptan almadan geçiyorlar.
Örnek verdiğimiz nokta da zaten burada,
Biz daha gemilere kılavuz kaptan işini mecbur edemiyoruz, böyle bir değişikliğe gidemiyoruz,
Şovmenin biri çıkmış 200 Dolar vermekten kaçan gemiler için 100 Bin Dolarlık kanaldan mecburen geçirilecek diyor.
Ömrümde duyduğum en gülünç palavra da bu.

/////////////


TÜRK BOĞAZLARI ve MONTRÖ SÖZLEŞMESİ

Türk Boğazları, İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı ile Türkiye’nin bir iç denizi olan Marmara Denizi’nden oluşmakta ve ilgili uluslararası sözleşmelerde deniz ulaştırması maksadıyla kullanılan tek bir suyolu olarak kabul edilmektedir.

**Montrö Türk boğazlarından geçişin tabi olacağı rejimi belirleyen son antlaşmadır.

Amacı, Boğazlardan geçişi ve gemilerin ulaşımını, Türkiye’nin güvenliği ve Karadeniz’e kıyıdaş devletlerin güvenliği çerçevesinde koruyacak biçimde düzenlemektir. Hükümleri barış zamanı, savaş zamanı ve pek yakın savaş tehlikesi durumuna göre; ticaret gemisi ve savaş gemisi ayırımına göre uygulanır.

1. Ticaret gemileri;

a. Barış zamanında, bayrağı ve yükü ne olursa olsun, gündüz ve gece, serbestçe geçebilir. Yalnız Boğazların girişine yakın bir yerde sağlık kontrolüne tabi olurlar. Bu kontrol, kural olarak gündüz ve gece, en çabuk bir biçimde yapılır ve gemiler bundan sonra geçiş sırasında durdurulamazlar. Kılavuzluk, ihtiyaridir. Boğazlardan geçiş serbestisi ve mali yükümlülükler açısından Türk bayrağını taşıyan ve gemilerle diğer gemiler arasında ayrım yapılamaz.

b. Türkiye’nin tarafsız olduğu savaş zamanı, ticaret gemileri, bayrağı ve yükü ne olursa olsun, barış zamanı için öngörülen esaslar uyarınca, geçiş serbestisinden yararlanırlar.

c. Türkiye’nin muharip olduğu savaş zamanı, tarafsız devletlere mensup ticaret gemileri, düşmana yardım etmemek şartıyla, geçiş serbestisinden yararlanırlar. Bu gemilerin taşıdığı yük, kontrol edilebilir. Gemilerin Boğazlara gündüz girmeleri ve Türk makamları tarafından gösterilen yolu izlemeleri gerekir. Kılavuz alnması mecburiyeti getirilebilir; bu durumda ücret alınabilir.

d. Türkiye’nin kendisini pek yakın bir harp tehlikesi tehdidine maruz saydığı durum, ticaret gemileri, barış zamanı düzenine göre geçebilecektir. Fakat, gemilerin Boğazlara gündüz girmeleri ve Türk makamları tarafından gösterilen yolu izlemesi gerekir. Ayrıca, ücrete tabi olmamak koşuyla, kılavuz kullanma mecburiyeti konabilir.

2. Savaş gemileri bu belgede kabul edilmiş olandan daha farklı bir tanım yapılamaz. Barış zamanıyla ilgili düzen, savaş gemilerinin Boğazlardan geçişini ve Karadeniz’deki durumlarını kapsamına alır. Boğazlardan geçiş Türkiye’nin güvenliği için bazı sınırlamalara tabi tutulmuştur. Aynı şekilde, Karadeniz’e kıyıdaş devletlerin güvenliklerinin korunması için, yabancı devletlerin bu denizde bulundurabilecekleri deniz kuvveti sınırlanmıştır. savaş gemilerinin geçişlerini siyasi yoldan Türk hükümetine ihbar etmeleri gerekir.

*Kural olarak 8 gün önce ihbar yapılmalıdır. Karadeniz’e kıyıdaş olmayan devletler açısından süre 15 gündür.



MYuksel69
6 gün önce - Cum 12 Tem 2019, 22:59

Bazi tiplemeler var, butun proce basliklarinda ordan oraya kosar, millete laf yetistirir ettigi laflar da papagan gibi birbirinin aynidir, bos kuru gurultu. Ne zamanki bu proceler biter takke duser kel gorunuer unlar oraya hiiiicc ugramazlar baska bir baslikta yikama yaglama islemiyle mesguldurler. Merak ediyorum bunlara kac para veriyorlar, karinlari doyuyormu acaba

Ahmet YükselS
6 gün önce - Cum 12 Tem 2019, 23:25

Hayatında bir proje görmemiş adamlar gelmiş burda proje eleştirmenliği yapıyor!! Her proje yanlış!! Neye göre kime göre? Siz kimsiniz? Uzmanlık alanınız ne? Boş gezenin boş kalfası!!..
Kanala güya geliri yok diye karşısınız, peki havalimanına niye karşısınız, köprüye niye karşısınız? Karşı olmadığınız proje yok. Neden? Çünkü savunduğunuz ideoloji bu ülkeye bir şey vermemiş bugüne kadar, geri bırakmış, istiyorsunuz ki ülke hiç gelişmesin, sizden olmayanlar itibar kazanmasın, dolayısıyla gerici zihniyetiniz açığa çıkmasın, sahte ilerici rolü oynamaya devam edin siz!! Zihniyetiniz batsın sizin. Normalde başka ülkede olsa vatandaşlıktan çıkarıp kovarlar sizi de şükür edin merhametli insanlar yönetiyor ülkeyi..
Elemanın teki de orda hala Montroyu anlatıyor millete!! Sanki montro çok iyi bir anlaşma diyen var!!
Kanal yapılınca montro delinecek, ister istemez güncellenecek, ticari gemi geçişi kuralları değişecek. Hala nesini anlatıp duruyon Montronun? Dedene sor niye yapmış böyle bir anlaşmayı..

Alıntı:
Bazı kişiler çok takıntılı. Metro hattında istasyon eksik dersin fetöcü der, havalimanı uzak dersin fetöcü der, Zincirlikuyu metrobüs patladı dersin fetöcü der, metro şurdan geçsin dersin fetöcü der, yapay ada olmaz dersin, her şeyi fetöye bağlar. Kanala karşı çıkanları fetöye bağlayanlara, başlıktaki ilk mesajı hediye ediyorum. Fetö bu kanalı destekliyordu.


fetö iktidarla iyi anlaştığı yıllarda tüm projeleri destekliyordu ki rantına ortak olsun. Ama ne zaman iktidar fetoyu kapı dışarı koydu, feto birden projelere karşı olmaya başladı, tıpkı ana muhalefet gibi, zaten araları çok iyi bu aralar! zihniyetleri aynı çünkü.. Bu arada olan elemanlara oldu, fetodan gelen emir üzerine fırıldak gibi döne döne inandırıcılıklarını yitirdiler.. başta savundukları projeye sonra muhalefet etmeye başladılar...



Murat Altınay
6 gün önce - Cum 12 Tem 2019, 23:57

Alıntı:


Kanal yapılınca montro delinecek, ister istemez güncellenecek, ticari gemi geçişi kuralları değişecek. Hala nesini anlatıp duruyon Montronun? Dedene sor niye yapmış böyle bir anlaşmayı



Sağa sola gülücük atınca haklı olunmuyor.

Yukarıda yazdığın masala kaynak göstersen de masal demeyi bıraksam diyorum..


Ahmet YükselS
6 gün önce - Cmt 13 Tem 2019, 00:19

Nasıl olacağını merak ediyorsan bekleyip göreceksin. Patırtıya gerek yok.. Kimine seve seve kimine zorla göstereceğiz kanalımızı..
Bu arada gülücük koymak genelde sana cevap verirken aklıma geliyor nedense!! Gemiler kanalda çamura batar, bir de, AHL kapatılırsa etek giyerim gibi abide sözleri söylediğin için olabilir mi acaba?


Murat Altınay
6 gün önce - Cmt 13 Tem 2019, 00:35

Evet,
Sorduğum soruların kalitesine ve verilen cevapların seviyesine bakınca bile, bu kanalın kesinlikle yapılmayacağına karar verebilirsiniz.

Şimdi,
Bu kanal 8 değil 80 sene de geçse başlayamaz.
Bu kanal başlasa bile, hiçbir zaman bitirilemez.
Bu kanal bitirilse bile, hiçbir gemi zorunlu geçirilemez.
Herhangi bir gemi geçse bile, hiçbir zaman değil 100 bin, 1 Dolar ücret dahi alınamaz.
Gemiler bir ücret ödese bile, hiçbir zaman yapılan masraf çıkartılamaz.

Bunlar kanal için başından beri söylediğim manifestodur.

Karşı tarafsa şekil A-1 deki gibi,
Görürsün sen nasıl da yapılacak masalından öteye hiçbir zaman gidememiştir ve gidemeyecektir.



sayfa 861
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET