Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 26
Cankatc
7 ay önce - Cum 17 May 2019, 04:45

Misafir arkadas, belirttiğin konuda haklısın. Yüksek binalarda yaşam, insan sağlığına zararlıdır.

Bunun nedenlerinden biride, ne kadar yükseklere çıkarsan doğal radyasyona daha çok maruz kalırsın.

Ve genel tabirdir ama doğrudur: Sürekli ucanlarin ömrü -pilot vs. - daha kısadır.

Amerika da yüksek binalar, iş/şehir merkezlerinde(downtown) bulunur ve diger yaşam alanları bilindiği üzere mustakil ev seklinde ve yükseklikleri bile belli seviyelerde tutulur.

Istanbul un durumu ne yazıkki farklı. Yüksek nüfusunda baskısı ile Atasehir de olduğu gibi, yüksek binalara yönelim devam ediyor. Hatta her ilçede yüksek binaların bulunduğu yerler ortaya çıkmaya başladı: Kadıköy fikirtepe, Şişli, Zeytinburnu aklıma gelenler.

15 milyon nüfusa sahip ve her sene artan nüfus icin yüksek binalar haricinde bir cözüm ben göremiyorum. Çare olarak iş imkanların diğer şehirlere yayılarak, geriye göçün başlatılmasi gerekli, bu da ne yazıkki uzun vadede oluşturulabilir.

Ek bilgi, Metropol Istanbul Avm nin açılısı için, Das Das taki görevlinin verdiği bilgiye göre Ağustos ayında olacakmış

Sağlıcakla kalın...


Burç

7 ay önce - Cum 17 May 2019, 05:52

Yüksek binalarda yaşamak sağlığa zararlı mı diye araştırdım, böyle bir çalışma bulamadım. Hatta tam tersine Avrupada 1.5 milyon insan üzerinde yapılan bir araştırmaya göre yer seviyesinde yaşayanların ölüm riski daha yüksek imiş.

https://link.springer.com/article/10.1007/s10654-013-9809-8



Cankatc
7 ay önce - Cum 17 May 2019, 06:49

Burc Bey,

Dogal radyasyon olarak, asagidaki linkten bazi bilgilere ulasabilirsiniz:

http://www.taek.gov.tr/tr/2016-06-09-00-43-46/108 ...klari.html

Yükseklerede yasamanın yada ucmanın olumsuz yönlerini bulabilirsiniz.

Aynı sekilde yerden, bu bina icinde dusunursek bir anda 200 metre uzerine cikmanin, kalbi yorucağını da varsaymak gerek.

Tabii bunlarin etkileri ayni anda gerceklesmez ancak zaman ile olumsuz etkilerini yuksek binalarda yasiyanlar karsilacaktir


Cankatc
7 ay önce - Cum 17 May 2019, 08:09
Binalar yükseldikçe ömürler kısalıyor


Istanbul Atasehir wow sayfasinda, misaflir arkadasin paylastigi yaziyida ekliyorum :

Binalar yükseldikçe ömürler kısalıyor.

Kanada’da yapılan bir araştırmaya göre, gökdelen ya da çok katlı binalarda yaşayanlar bir sürü sağlık riski ile karşı arşıyla kalıyorlar.

Adına gökdelen denilen yüksek katlı binalar, metal kaplama ve yüksek teknolojik donanımları nedeniyle radyasyon toplama âleti gibi çalışıyor. Sentetik maddelerle yapılan izolasyonlar binanın nefes almasını engellediği için de yaşayanlar temiz havadan mahrum kalıyor. Çevre irtibatının kopması ve izole bir hayatın dayatılması ise çoğu kişide psikolojik sorunlara, strese ve kalp krizine yol açıyor.

TABİİ DENGEYİ BOZUYOR
Sıra sıra dizilen yüksek binalar rüzgâr, güneş ve yağmuru da etkiliyor. Gökdelenlerin daha yoğun bulunduğu bölgelerde sıcaklık diğer bölgelere göre daha fazla hissedilirken, hava kirliliği de daha yüksek çıkıyor. Yüksek binalar rüzgârın yönünü etkilediği için şehrin bütününde kasvet ve kötü hava hâkim oluyor. Betonlaşmanın neticesi olarak tabii denge ve su kaynakları da kirleniyor.

BETONLAŞMAK GAYRİ MEDENİLİK
Yüksek katlı binaların yer altına doğru ilerlemesin aynı zamanda yer kürenin dengesini bozduğu, su kaynaklarının yatağını değiştirdiği, şehrin su kaynaklarının beslenmesini bozduğu biliniyor. Hava akımını bozması beraberinde pek çok sağlık sorununu da getirdiğini dile getiren batılı uzmanlar, yüksek binaların oluşturduğu radyoaktif akım şehirlerin tabii düzenini yok ettiğini dile getiriyor.

Betonun yüksek ısıyı üzerinde toplayarak çok ciddi derecede radyasyon yaydığıda kaydediliyor. Özellikle çocukların bu tür ortamlarda büyütülmesi sağlıklarını çok olumsuz yönde etkiliyor. İleri yaşlarda bir çok hastalığın ortaya çıkmasına neden oluyor. Uzmanlar çocuklu ailelerin Bahçeli evlerde büyütülmesinin önemini vurguluyor.

TOPRAK ARTIK SU GEÇİRMİYOR
Betonlaşmanın birçok olumsuz getirisi olduğunu söyleyen mimarlar Eyüp Muhçu, “Öncelikle betonlaşmayla birlikte ormanlar yok ediliyor ve ekosistem bozuluyor. Toprağın su geçirimliliği ortadan kalkıyor. Betonlaşma su kaynakları üzerine yapıldığında da yeraltı su kaynaklarının yatağı değişebiliyor, su kaynakları beslenmiyor ve kentin su ihtiyacının karşılanmasında yetersiz kalıyor” görüşünde.

HAVA AKIMI YOK OLUYOR
Yüksek yapılaşmayla birlikte hava akımları olumsuz etkilediğini kaydeden Muhçu, “Bu yapılar kentin ihtiyacı olan hava akımının, rüzgârların ya önünü kesiyor ya da yönünü değiştiriyor. Bu şekilde betonlaşma şehrin ısısının artmasına neden oluyor. O binalarda kullanılan enerji, binaların ısısının dışa vurumuyla birlikte güneş, hava ve suyun toprakla buluşamamasına da neden oluyor” diyor.

GÖKDELEN: FAKİR HAPİSHANESİ
Yapılan çalışmalar gökdelenlerde yaşayanlar daha umursamaz ve acımasız olduğunu gösteriyor. Komşuluk hukukunun yok olduğunu, aşırı güvenlikçi yaklaşımla güven sisteminin tümüyle yok edildiğini belirten gözlemciler, batılı zenginlerin hiç birinin bu tür mekânlarda yaşamadığını, gökdelenlerin daha çok fakir hapishanesi olduğunu kaydediyor. Batılı zenginlerin de kısa bir süre gökdelenlerde yaşadığını ancak gökdelen hayatının kötülüğünü görünce hemen terk edip, fakirleri buralara doldurduklarını aktaran mütehassıslar, yeni sistem gelişmekte olan ülkelere pazarlanarak hem kadim şehirlerin yok edildiğini hem kaynakların yok edildiği, hem de insanların sağlıkları bozularak yeni bir endüstrinin doğmasına yol açıldığını aktarıyor.

5 DERECE DAHA YÜKSEK
“Gökdelenler, asfalt yollar ve yeşilin olmaması şehirde ‘ısı adası' etkisi yapıyor Prof. Dr. Orhan Şen şunları söylüyor: “Bu ne demek? Çevreye göre buralarda sıcaklık 5 derece daha yüksek oluyor. Daha fazla yeşil alan olsa İstanbul'da ısı daha az hissedilecek. Aynı şehirde gökdelenlerin daha yoğun bulunduğu bir alanla, daha yeşillik bir alandaki sıcaklıkları karşılaştırdığınızda; gökdelen alanlarının 3-5 derece daha sıcak olduğunu görürsünüz.”

GÖKDELENLERDE YAŞAYANLARIN KURTULMA ŞANSI
Kanada'da St Michael's Hastanesi'nin gerçekleştirdiği araştırmaya göre, gökdelenlerde yaşayanların kalp krizi geçirdiklerinde hayatta kalma şansı azalıyor. Bunun nedeni olarak müdahale süresinin uzaması gösteriliyor. Ayrıca topraktan uzaklaştıkça kan basıncı yükseliyor, stres ve buna bağlı hastalıklar artıyor.


ahmetc
6 ay önce - Çrş 22 May 2019, 23:40

Avm kismi nisanda acilacakti fakat ertelendi, cunku halen insaat suruyor. Fakat dis taraftaki bazi restoran ve isletmeler(dasdas, midpoint, carrefour gibi) peyderpey acilmaya baslandi.

Cankatc
4 ay önce - Pzr 04 Ağu 2019, 13:10
Metropol İstanbul Avm 31 Ağustos ta açılıyor


Metropol Istanbul Avm 31 Ağustos ta açılıyor.

1 senedir Rezidans ve Ofis kısımlarında yaşam başlamıştı. Ayrıca bu sene Fenerbahce Üniversitesi de Metropol Istanbul içinde faaliyete geçiyor. Das Das ta da güzel etkinlikler bir süredir devam ediyor.

Tam kapasiteyle açıldıktan sonra, trafik bizler için daha da problem olacağı kesin

Uzun süren bir projenin sonuna gelmesi tabii güzel bir şey. An itibariyle bir kaç resim paylaşıyım


(+)




(+)




(+)




(+)




alicanxyz
4 ay önce - Sal 06 Ağu 2019, 18:51

Avm 30 Ağustos'ta açılacak

Yiğitler
4 ay önce - Sal 06 Ağu 2019, 19:21

Katlı yapılar şehrin kullanılan alanını arttırıyor aynı zamanda yüzey alanını arttırarak güneş ışınlarının temas yüzeyı dolayısıyla etkisi artıyor. Radyasyon dedikleri bu. Ama amaç farklı ise bunu nükleer radyasyon gibi cümle içinde kullanınca anlamayan anlamış gib i yapar. Katlı binadakinin daha kısa yaşaması ise -böyle bir mukayeseli tıbbi çalışma yapılamayacağı için- herkes bu konuda rahatlıkla yazı yazabilir.İsteyen inanır.



sayfa 26
« önceki   123 ... 242526
ANA SAYFA -> İSTANBUL - Haberler ve Sohbet