Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Amerika'da yaşam nasıl?
« önceki   123 ... 109110111112113   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 110
Misafir 9ea

2 ay önce - Sal 16 Nis 2019, 01:02

mtoman ABD ve Türkiye arasında tercih yapmak zorunda kalsan hangisinin yanında olurdun,samimi olarak cevap verir misin?
Senin mesajları uzun süredir takip ediyorum ve sanırım Erdoğan'ı ve onun yönetimini pek sevmiyorsun?


ali dostbey
2 ay önce - Sal 16 Nis 2019, 01:03

Alıntı:
İlk geldiklerinde, Boston ve civarını Yeni Kudüs olarak görmüşler. Ülkeyi % 1 nüfus yönetiyor. 


New York'u da kuran bu zihniyet(Yahudi/Puriten) New York'a o zaman New Amsterdam ismini veriliyor.
Çünkü Amsterdam o zamanlar Yahudilerin Avrupa'daki merkez üslerinden biriydi.


mtoman
2 ay önce - Sal 16 Nis 2019, 01:05

Alıntı:
Mtoman mit devlet görevlendirilmiş onu başka bir devlet organı gücünü kullanıp cameralar çağırıp dünyaya terör devleti hükümeti imajı vermek hükümetin başındaki Erdoğan'ı terörist imajı ve sahte delil güya bulup laheyde yargılamaya çalışmak nedir . Yav zaten bu olaylar ABD bilgisi emri ile olan şeyler . Gasteci bozuntularida bu işin içinde herşey plan program ajanlık bunlar bir sarmal. Ortaya çıkınca ve çıkmadan kaçtı kaçabilen hainler . Biz samimi içten bir ulkesyiz eksikleri fazla ile. ABD kapitalist sömürgeci şeytanın vücut almış halı .



Aslında ortak söylemeler var. Ben daha öncede yazmıştım. ABD Edward Snowden'ı hapse atmak istiyorsa ülkenin gizli belgelerini açıklayanları Türkiye hayli hayli atar ve ABD buna bir şey diyemez. FETÖ ve onun yolunda gidenlerin yaptıklarını savunmak bile hatalı. Suç demiyorum bu arada.. Savunmak isteyen olabilir. Ama aynı işlemi yapan olursa suçlu olur.

ABD: Gerçek İsrail...



ali dostbey
2 ay önce - Sal 16 Nis 2019, 01:07

Alıntı:
ABD: Gerçek İsrail... 


Hangi anlamda gerçek?
ABD gerçek İsrail ise, Filistin topraklarını ve daha fazlasını(Golan Tepeleri v.d) işgal eden İsrail nedir?


mtoman
2 ay önce - Sal 16 Nis 2019, 01:38

Alıntı:
mtoman ABD ve Türkiye arasında tercih yapmak zorunda kalsan hangisinin yanında olurdun,samimi olarak cevap verir misin?
Senin mesajları uzun süredir takip ediyorum ve sanırım Erdoğan'ı ve onun yönetimini pek sevmiyorsun?


Zamanında tercih yaptım ve Türkiye'deyim. Hem de her şeyi elimin tersiyle iterek. Yeniden gitmek ile ilgili sıkıntım yok. Belki giderim. Bilemiyorum. ABD'yi dış politik tercihini göz ardı edersem beğeniyorum. Kendimi anti globalist yani anti püriten olarak konumlandırmış biriyim. ABD'nin Türkiye ile karşılaştırılmayacak sağlam bir sistemi var. Bunu kabul etmek lazım.Zamanında bu sistemin Türkiye'ye de gelebileceğini hayal etmiştim. Bugünlerde aslında biraz üzgünüm biraz da kırgın...Türkiye felakete doğru koşuyor..Yönetimin tercihleri maalesef her anlamda sıkıntılı. Özellikle Türkiye'nin son bir yıldır ısrarla hatalı dış politika izlemeye başladı. Yanlışta ısrar var. Mesela rahip olayı. Birazcık ABD tarihi bilen biri bu adamı tutmakta ısrar etmezdi.Bu tür olayların iç politika malzemesi haline getirmesine karşıyım. Doğru olmayanı iç politikaya yansıtmak işleri daha kötüleştirecek.Bunu görmek lazım. Zorla görünce de olmuyor. Venezuella meselesindeki tavır tamamıyla hatalı. Bir adam için kendini tamda onların istediği gibi konumlandırıyorsun. Maduro'dan Türkiye'ye fayda gelmedi. Gelmez de...

Erdoğan'ı kendi çapımda aslında ciddi bir şekilde destekledim ve Türkiye için şans gördüm. Başkanlık sistemine çok güvendim. Şu an nötr durumdayım. Yıprandığını ve yıpratıldığını dahası bilerek yanlış yönlendirildiğini düşünüyorum. Şu an Başkanlık sistemi ile ilgili sıkıntı var. Zamanında senato sistemini önermiştim Her şehirde iki senatör ve artı 300 milletvekili. Senato yürütme görevini üstlenmeyecek ama Yargı vs kritik noktalarda atamaları aynen Amerikan sistemi gibi onaylayacaktı. Bu eksiklikten dolayı Başkanlık sistemimiz şu an yürüyen ölü..

Erdoğan her şeye ulaşmaya çalışıyor ve etrafında bir çember oluşturuldu. O çemberin dışına çıkamadığı için dış politikamız maalesef Cervantes'in hikayesine dönmüş durumda. ABD ile çatışmak veya çatışmaya çalışmak ciddi hatalı tercihler. Türkiye kanatları olmadan uçan kuş misali havalanmaya çalıştıkça ABD direk aşağı çekiyor.

Şu an, Türkiye'ye yapılanlar, daha doğrusu Erdoğan'a yapılanlar Şili'ye 1969-1973 yılları arasında yapılanlar ile aynı. Evet ABD bize çelme çakıyor evet dış mihrak bizi baltalıyor ama, Erdoğan'ın çevresindeki elemanlar ABD'nin ne yapabileceğinin farkında bile değiller. Trump şu an Türkiye'yi korumaya çalışan bir meczup gibi.. Elinden geleni yapıyor. Yapamadığında olay patlıyor ve patlayacak.

Türkiye'nin ABD ile çatışması imkansız. Bir kere Amerikan sistemindeyiz. Bunu bir strateji oyun gibi düşünün Oyun kurulmuş ve karşımızıda bir dev var. Biz ise dev olmaya aday ülke. Sekiz şey eksik ve buna rağmen, ABD ile çatışma üzerine politika üretmeye çalışıyoruz.Tabi ki başarı şansımız zayıf. Eksiklikler ciddi.
Eksiklikler:
1. Milli Savunma
2. Enerji kaynakları
3. Güçlü ekonomi
4. Güçlü toplumsal yapı
5. Modern ve çağı yakalamış eğitim
6. Teknolojik Kapasite
7. insani kapasite
8. Adil ve güvenilir yargı sistemi



En son mtoman tarafından Sal 16 Nis 2019, 01:50 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


ali dostbey
2 ay önce - Sal 16 Nis 2019, 02:13

Alıntı:
Özellikle Türkiye'nin son bir yıldır ısrarla hatalı dış politika izlemeye başladı.


mtoman sizin yorumlarınızı çok uzun zamandan bu yana takip eder okurdum, Türkiye ile ABD arasında açığa çıkan çatışma sonrası(Bilhassa 15 temmuz Fetö darbe girişimi, Suriyedeki savaş ve ABD'nin pkk'nın Suriye koluna sınırsız desteği ve Suriye ve Ortadoğudaki planları) duruşunuz ve düşünceleriniz 360 derece değişti. Meğerse sizde gizli bir Amerikancılık varmış.
ABD, Türkiye'yi parçalamak yok etmek içim neredeyse herşeyi uygulamaya başlamış, siz Türkiye'yi hatalı dış politika izlemekle suçlamaktasınız!
Pkk'nın Suriye koluna binlerce TIR ve uçak dolusu silah verildi, hemde ağır silahlar, bunların içinde tanksavarlar, uçaksavarlar, tanklar ve füzeler bile var.
ABD herbalde bu silahları DEAŞ'e kullanılmak üzere vermedi, buna inanan aptalın önde gidenidir.
ABD tüm bu silahları, bu terör ordularını Türkiye ile savaş için hazırlıyor.
Türkiye bir kabile yada muz cumhuriyeti değil, istihbaratı, güçlü ordusu olan bir devlet, olan bitenlerden, yapılmak istenenlerden gayet haberdar.
Bundan dolayı Fırat Kalkanı, Zeytindalı gibi harekatları düzenledi, İdlib Mutabakatını sağladı, Kandil Operasyonlarını gerçekleştirdi, yakında Fırat'ın doğusumada operasyon başlatacaktır.
Türkiye ABD'ye değil ABD Türkiye'nin bekasına, bütünlüğüne, güvenliğine kast ettiği için tüm bu anlaşmazlık ve çatışmalar yaşandı, yaşanmakta ve böyle devam ederse daha şiddetli bir şekilde yaşanacaktırda...


mtoman
2 ay önce - Sal 16 Nis 2019, 02:39

Alıntı:
Hangi anlamda gerçek?
ABD gerçek İsrail ise, Filistin topraklarını ve daha fazlasını(Golan Tepeleri v.d) işgal eden İsrail nedir?



Evet dünyada iki israil var. Birincisi tarihi İsrail ve vaat edilmiş topraklar ülküsünde yayılmaya çalışıyor.

İkincisi Püritenlerin kurduğu İsrail. Yani ABD Püritenler Britanya'da yüzyıllarca gizli şekilde yaşamışlardı. O dönemde bizim FETÖ gibi sistemleri var. Her yerdeler ama gizli hareket ediyorlar. Bunların önemli bir kısmı tüccar ve zamanla güçlenmişler.. 1534 yılında İngiliz Kralı VIII Henry, evliliğini onaylamadığı için Papa'ya kızıp Anglikan Kilisesini kuruyor. Püriten: saflaştırcı anlamına gelir bu arada. Püritenler Kral'a çıkıp, Roma Kilisesinden ayrıldık şimdi reform zamanı diyor. Bir Püriten olan Canterbury Başpiskoposu Thomas Cromwell, daha sonra Kral'a çıkıp yeni incil bulduk. Reformları yapalım diyor. Bu reformları kısmen gerçekleştiriyorlar. Aniden ölünce yerine 10 yaşındaki vI. Edward geçiyor. Game of Thrones izleyenler bilir. Bu elemanı dizi de King Toomen oynuyor. Bu eleman etkisiz ve Püritenler tüm devleti ele geçiriyor. Diziyi izleyenler yine Püritenleri göreceklerdir. Bı eleman döneminde Anglikan Kilisesi tamamıyla ele geçiriliyor ve Yahudilik-Hristiyanlık karması bir kilise haline getiriliyor.

Durumun gidişini gören Roma Kilisesi müdahale ediyor. ve VI. Edward 16 yaşındayken öldürülüyor. Yerine Koyu katolik Mary Tudor geliyor. Yakaladığı Püritenlerin kellesini alıyor. Adeta tenor estiriyor. Kadına Kanlı Mary lakabı takılıyor.(Bu kadın Game of Thrones da Cercei Lanister) Bu kadının zulmünden kaçanlar Amsterdam vs yere gidiyorlar. Avrupa'da reform hareketine öncülük yapıyor. Kalvinizm vs böylece ortaya çıkıyor. Marry Tudor 1558 yılında öldürülüyor yerine Kraliçe I. Elizabeth geçiyor. Bu kadın biraz yumuşak. Püritenleri affediyor. Bir kısmı geri dönüyor ama bir türlü istedikleri olmuyor. Britanya'yı ele geçirme çabaları boşa çıkıyor. 1588 yılında Britanya, İspanya'nın yenilmez donanmasını mağlup edince Britanya için
Amerika kıtasına gitme yolu açılıyor. Elizabeth sonrası Kral I. James yeniden Püriten avına başlayınca, Britanyayı terk etme kararı alınıyor.

Bu göçe ikna olmaları için Amerika kıtası vaat edilen topraklar , Yeni İsrail ve Yeni Kudüs olarak lanse ediliyor ve böylece kutsal göç başlıyor. İlk göç eden gurup gemiden inmeden önce Tanrı ile sözleşme imzalıyor. Bu sözleşmeye göre onlar Tanrı'nın Krallığını kuracak, Tanrı da bunun karşılığında onları koruyacak ve dünyaya hakim kılacaktı.İnikten sonra Massachusetts kolonisi kuruluyor ve böylece ABD'nin temeli atılıyor. 1630 yılında ikinci gurup geliyor. New England kolonisini kuruyorlar. Bu gelenler oldukça zengin tipler. Başlarında meşhur vaiz John Winthrop var. Arbella gemisiyle henüz Atlantik okyanusu üzerindeyken evlerinden yurtlarından olan zengin Püritenlere ruh vermek adına meşhur vaazını veriyor.
Bin yılın en iyi hatibi olarak nitelendirilen Winthrop, Bir Hristiyan Hayrı Modeli başlıklı hutbesinde Amerika kıtasında inşa edilecek yeni yerleşim yerini, direk İncil’den aldığı terimle Tepenin Üstündeki Şehir olarak tanımlıyor. Meşhur vaazında İncil’den ve eski Ahitten alıntılara yapan Winthrop, Amerikan kıtasına gelmelerinin en büyük nedeni olarak Tanrının Krallığını yeryüzünde inşa etmek olarak öne sürüyor.

Winthrop’un vaazında Musa’ya atıfta bulunarak Yahudilerin Mısır’dan göçüyle kendilerinin Britanya’dan göçlerini karşılaştırıyor ve daha da öteye giderek Amerika’yı yeni Vaat Edilmiş Topraklar olarak nitelendiriyor. Amerika kıtasında kurulacak devlet yeni İsrail olarak adlanılıyor. Uzun lafın kısası Amerika kıtasına gelen Püritenlerin hedefi Tanının vaat ettiği topraklarda yeni İsrail'i kurmak. ABD'nin gayri resmi ismi Yeni İsrail. O gün bugün, ABD gizli İsrail olarak dünya düzenini şekillendirmek için çalışıyor...Biz böyle bir felsefe ile kurulan ABD ile mücadele etmeye çalışıyoruz. Ama ABD'yi tanımıyoruz. Tanımadığımıza düşmanız ama onu tam tanıyıp strateji üretemiyoruz.

İbranicem olmadığı için İngilizce kaynaklardan baktım. Vaat edilmiş Topraklar bir metafor. Yani sınırları çizilmiş bir yer değil. Yahudilerin yaşadıkları toprakları tanımlamak için kullanılıyor. Önemi şurdan kaynaklanıyor. Kıyamet gününden önce tüm Yahidliler vaat edilmiş topraklara dönecek. İsrail bunun peşinde. ABD ise gizli bir şekilde bu ülkü peşinde. Evanjelistler Püritenlerin mirasçısı. Amerikan dış politikasında devamlı olarak bu adamların söylemleri kullanılıyor.

Türkiye'de maalesef İbranice öğretilmiyor. Aslında öğretilmesi lazım. Dış politika ve tarih bölümleri İsrail ve ABD odaklı çalışmalar yapmalı. Yapılmadığı gibi yapanlar direk mimlemeye gidenler var.




Neyse kısa keseyim...



En son mtoman tarafından Sal 16 Nis 2019, 18:59 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


mtoman
2 ay önce - Sal 16 Nis 2019, 03:11

Alıntı:
mtoman sizin yorumlarınızı çok uzun zamandan bu yana takip eder okurdum, Türkiye ile ABD arasında açığa çıkan çatışma sonrası(Bilhassa 15 temmuz Fetö darbe girişimi, Suriyedeki savaş ve ABD'nin pkk'nın Suriye koluna sınırsız desteği ve Suriye ve Ortadoğudaki planları) duruşunuz ve düşünceleriniz 360 derece değişti. Meğerse sizde gizli bir Amerikancılık varmış.
ABD, Türkiye'yi parçalamak yok etmek içim neredeyse herşeyi uygulamaya başlamış, siz Türkiye'yi hatalı dış politika izlemekle suçlamaktasınız!
Pkk'nın Suriye koluna binlerce TIR ve uçak dolusu silah verildi, hemde ağır silahlar, bunların içinde tanksavarlar, uçaksavarlar, tanklar ve füzeler bile var.
ABD herbalde bu silahları DEAŞ'e kullanılmak üzere vermedi, buna inanan aptalın önde gidenidir.
ABD tüm bu silahları, bu terör ordularını Türkiye ile savaş için hazırlıyor.
Türkiye bir kabile yada muz cumhuriyeti değil, istihbaratı, güçlü ordusu olan bir devlet, olan bitenlerden, yapılmak istenenlerden gayet haberdar.
Bundan dolayı Fırat Kalkanı, Zeytindalı gibi harekatları düzenledi, İdlib Mutabakatını sağladı, Kandil Operasyonlarını gerçekleştirdi, yakında Fırat'ın doğusumada operasyon başlatacaktır.
Türkiye ABD'ye değil ABD Türkiye'nin bekasına, bütünlüğüne, güvenliğine kast ettiği için tüm bu anlaşmazlık ve çatışmalar yaşandı, yaşanmakta ve böyle devam ederse daha şiddetli bir şekilde yaşanacaktırda...





Ne FETÖ, ne Suriye ne de ABD ne de başka bir şeyde fikrim değişti. Nerden çıktı? Benim yazdıklarım hep açık ve doğru odaklıydı. Yanlışı savunmak benim işim olamaz.

ABD Neiyin Pelinde diye konu açıp kesin cümleler kullanmamak kaydıyla darbeyi yazan biriyim. Münceccim miyim? Asla gelen tehlike barizdi. Şu anda benzer şeyler yaşıyoruz. ABD, Erdoğan'ı saddamlaştıırıyor diye yazan benim. Fikrim değişti mi asla...Erdoğan'ı içeriden yanlış yönlendirenler var. Onlar gibi yanlış mı yönlendireyim? Vicdana sığar mı? Eleştiriyi her zaman tehike ve düşman olarak görmemek lazım. Hepimizi kuluz. Hata yapabiliriz. Evet Müslüman müslümanın günahını kapatmalı. Ama müslüman müslümanı da uyarmalı.

Allah'tan en son Sudanlı Beşhir'e sahip çıkmadı. Düzelme var gibi.. Rusya ve S400 konusunda gerekeni yapmalıyız. Ya Rusya ile olacağız ya da s400leri alıp depoya kaldıracağız. Gereken acilen yapılmalı. Benim terchim s400 al ve depoya kaldır. Şu an bundan başka çaren yok...

Hatalı şeye hatalı demezsem o zaman Türkiye'ye yazık etmiş olurum. Türkiye hatalı dış politika izliyor.Bu iki kere iki dört. ABD ile tavuk oyunu oynarsan, bu terim uluslarası ilişkiler terimi, ABD, terör örgütlerine yardım yağdırır. Rest çek geri adım at ile dış politika zor. Suriye'ye müdahale edilmesi gereken zamanda müdahale edilmedi. Rahip Bronson ki bu adam bildiğin ajan son ana kadar tutuldu. Olan ekonomiye oldu. O adamı direk sınır dışı etmek gerekirdi. Ama Türkiye ABD ile çatışmak istedi. Dik durarak dikleştik mi! Bence hayır. Her geri adım atış yeni bir Amerikan adımını getirdi. ABD ile tavuk oyunu oynarsan elindekini alır üstüne de borçlandırır.

Doğruları dile getirmek lazım. Gizili Amerikancı olsam oturup adamların ne yapmak istediklerini yazmam. Amerikan dış politikasını bildiğim için uyarı yapıyorum. Şili de yaşananların benzeri yaşanıyor. 1973'te darbeyle sonuçlandı. Terkiye'de darbe olacak demiyorum. Ama 1960 yılında, İnönü'ye milyonlarca dolar gönderen ve Türk ordusunun Almancı subaylarının hepsini emekli eden ve sonrasında tamamını Amerikancı subaylarla dolduran ve FETÖ'nün halen etkin olduğu bir ordunun darbe yapmayacağını kimse iddia edemez. Bu sefer darbe FETÖ'den gelmeyebilir. Darbe için ortam daha uygun değil. Uygun olunca yazarım inşallah.. Şili örneğini Amerikancı olsam vermezdim. Şu an bir kişi bile Şili'de tam olarak ne olduğunu bilmiyor. ABD gerekirse milyar dolar harcar yine darbe yapar.

Not: Türkiye'de askeri darbe olacak demiyorum. Onun için uygun ortam hazırlanıyor şu an diyorum. Bunlar ön görüller. Altı boş öngörüler değil. Amerikan arşivlerinde her şey tek tek yazıyor. Umarım dikkatli adımlar atılır ve Türkiye için en iyisi yapılır. John Bolton'u kesin bir şekilde durduran Trump şu an için. Mayıs ayına kadar süre var.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=149902


orhan akıncı
2 ay önce - Sal 16 Nis 2019, 12:47

Alıntı:
Olayı kişiselleştirmeden ya da vatan meselesi haline getirmeden de cevap verebilirsin.. Türkiye ile ABD'yi karşılaştırma yok aslında yazdıklarımda. Ama illa karşılatıracaksak bireysel özgürlükler ve syasal özgürlükler konusunda ABD önde. Bu tartışmasız bir gerçek.

Bakınız daha önce ki bir üyeye cevap yazdığınız yazı orda. O üye Türkiye de hertürlü olumsuz olayın olduğunu söylemiş ve bunun aynısı Abd de olsa hertürlü yaptırımı yapar demiş. Sizde ona yok abd de öyle değil,daha özgür vs demişsin. Karşılaştırmayı sen yapmışsın zaten. Bende sizin cevaplarınıza göre aslında öyle değil böyledir diye cevap yazdım.
S.dik yarışına sen sokmuşsun. Ayrıca olayı kişiselliştirme yok, vatan meselesi de yok. Bu tamamı ile tespit.
ortada dolaşan yanlış algıyı ve gerçekleri gözler önüne sermektir.
Bakınız yine aynı şeyi tekrarlamışsınız. Abd daha özgürmüş
Alıntı:
2. Amerikan dış politikası ile ABD'deki yaşam arasında korelasyon kurmak hatalı olur. ABD iç siyasette kendini özgürlükler ülkesi olarak lanse ediyor. Dünyanın her ülkesinden insan var. ABD'nin kuruluşu dini baskıya tepki olduğu için dini özgürlükler de has safhada. FETÖ'nün ABD'de destek görmesinin nedenlerinden biri de kendini siyasi baskı görmüş dini azınlık olarak lanse etmeyi başarması. Hatta kendilerini Müslüman dünyanın Püritenleri olarak lanse etmiş durumdalar. Böylece Amerikan kurucu temeliyle bağlarını kurabilmişler.

İlk önce abd halkı ile siyaseti arasında bir bağ olmadığı doğrudur. Abd halkı dünyadan bi haberdir. Asosyal ve medya,hoolywood,tv,eğlence,moda vs vs gibi yüzlerce şeyler ile beyinleri dizayn edilmektedir.
Siz bakmayınız abd teknolojide veya diğer bilimlerde geliştiğini. Onlar sadece göçmenlerden oluşan beyin göçü ile oluşmuş bir sömürüdür. Zaten abd diye bir halk yoktur. Bir ülke, bir ulus olmak için en azz bin yıl geçmesi gerekiyor.
Fetö ile açıklamanız yanlıştır. Fetö bir istihbarat aracı olduğu için ve kullanım alanı fazla olduğu için abd tarafından maşa olarak kullanılmaktadır. Dini baskı vs geçiniz bunları. Hikaye anlatmaya gerek yok. Abd de oluşan mason yada israil dini yapılanmasının en büyük düşmanı islamiyettir yada vatikan papazların siyaseti bu yöndedir. Abd gibi dini bir sapık düşüncede islamiyetin yeri yoktur ve olamaz. Kuruluş felsefesine ters. Bu fetö oluşumun asıl derdi islamiyetin altını boşaltmaktır. Bunu fetönün islam dışı hareketlerinden görebiliriz. Dinler arası diyalog gibi yada ılımlı müslümanlık gibi, lıgt müslümanlık gibi vs.
Zaten sapık fetö düşüncesinin islamiyet karşıtı bir sürü eylemleri vardır.

Alıntı:
ABD terörist devlettir diyerek akademik çalışma yapabilirsin. Bu nedenle ne vatana ihanet ne de millete ihanet ile suçlanamazsın. Bu tespitten Türkiye ile ilgili pay çıkarıp değerlendirme yapmışsın ama değerlendirmelerin zayıf. Bir daha düşünelim bakalım. Türkiye DEALŞ'e yardım ediyor diyenlerin başlarına neler geldi? Burada Türkiye hatalı vs demiyorum Türkiye'yi karıştıran sizsiniz. Ama onu bile objektif bir şekilde yapamamışsınız.

Bende sizlere bunların daniskasının bu ülkede olduğunu söylüyorum.Aynısı bu ülkede oldu ve oluyor zaten. Tabipler odası hergün hezayen açıklamalar yapıyor, üni hocaları bildirim yayınlıyor, muhalifler hem iftira atıyor hemde batıya şikayette bulunuyorlar. Yüzlerce örnek var bu konuda.

Türkiye deaşe yardım ediyor diyenlerin başlarına ne gelmiş demişsin hemde hatalı değil demişsin. Yok hatalı deseydin bari
1. Türkiyeyi karıştıran sizlersiniz demekle neyi kast ediyorsun?Oldu paşam salla bakalım.
Deaşe yardım ediyor diye yaygara yapanlar fetö örgütüdür. Bunun için tır baskınını dizayn etmişlerdir. Buna istinaden chp ve muhaliflerde bu konuya kayıtsız şartsız destek çıkmıştır. Bu olayın üzerine hükümet bu örgütün üstüne gitmiştir. Ama bu konulara ne hikmetse muhalifler fazla ses çıkarmıştır.
Dönen dolaplar ortadır. Yanlış algıyla bir yere varamazsın.


mtoman
2 ay önce - Sal 16 Nis 2019, 14:06

Alıntı:
Bakınız daha önce ki bir üyeye cevap yazdığınız yazı orda. O üye Türkiye de hertürlü olumsuz olayın olduğunu söylemiş ve bunun aynısı Abd de olsa hertürlü yaptırımı yapar demiş. Sizde ona yok abd de öyle değil,daha özgür vs demişsin. Karşılaştırmayı sen yapmışsın zaten. Bende sizin cevaplarınıza göre aslında öyle değil böyledir diye cevap yazdım.
S.dik yarışına sen sokmuşsun. Ayrıca olayı kişiselliştirme yok, vatan meselesi de yok. Bu tamamı ile tespit.
ortada dolaşan yanlış algıyı ve gerçekleri gözler önüne sermektir.
Bakınız yine aynı şeyi tekrarlamışsınız. Abd daha özgürmüş


Gece yarısı gözü kapalı bir sürü mesaj yazmışım. Kusura bakma biraz karıştırarak yazmış olabilirim.

Yazdıklarımın arkasındayım. Hatalı değerlendirmeler olabilir. ABD'yi hem siyasi yapı hem de günlük yaşam olarak iyi bildiğimi ve halen takip ettiğimi düşünüyorum.

ABD'de siyasi suç çin ciddi bir şekilde El Kaide örgütü sempatizanı olman ve harekete geçmen lazım ki FBI gelip seni evinden alsın. Öte ki türlü, ABD terörist devlettir diye Beyaz Saray önünde pankart açsan bile seni siyasi suçla yargılamazlar.

Ama asayiş suçlarında çok acımasızlar. Nedeni bireysel özgürlükleri korumak. Yaptığın eylem başkasının hayatını olumsuz etkiliyorsa polis gelir engel olur. Elinde her hangi bir suç unsuruyla polisin karşısına çıkıyorsan ölümü göze alman şart. Sarhoş olduktan sonra kız arkadaşını döven ve polis gelince eline bıçağı alarak bahçeye çıkan ve üç uyarı sonrası 5 kurşun yiyen biliyorum.

Oto yolda beni hızdan durdurup eli arkasında gelen ve bir sürü bağırıp çağıran polisle karşılaştım. Cam açık ellerim direksiyondaydı. Asayiş vs çok gergin. Nedeni dediğim gibi silahlanmanın anayasal hak olması. Polis o kadar tetikte olmazsa yaşam süresi çok kısalır.Gergin oluyorlar. Sakinleştirip güldürmen şart. Ben becerememiştim. Sonra ne bağırıyorsun ceza yazacaksan yaz demiştim. Büyük hata... Sen yanındaki eşine dua et yoksa seni kelepçelemiştim dedi. Hız limitinin çok üstünde olunca, polisin seni tutuklaması bile muhtemel.Tutuklamak yerine ne kadar ceza varsa yazmıştı. Otoyolda gürültü yapma cezasını ilk kez duymuştum.

Evet asayiş suçlarında polisin tavrı Türkiye'de çok iyi...Çünkü Türkiye'de polisi vurmak diye bir olay yok...



sayfa 110
« önceki   123 ... 109110111112113   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET